nature - Türkçe İngilizce Sözlük

nature

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

nature — Definition

Anlamı ve Tanımı:
doğa, yapı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈneɪtʃər/ – BrE /ˈneɪtʃə/)
Terim Türü:
İsim: nature (uncountable)
Fiziksel dünyayı veya bir şeyin öz niteliğini tanımlar. Latince natura kökünden günümüze ulaşmıştır. Bilimsel ve felsefi anlatılarda varoluşsal düzeni belirtir.
Eş Anlamlılar:
environment, essence
Zıt Anlamlılar:
artifice

"nature" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 54 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
nature i. mahiyet
They tried to figure out the true nature of the problem.
Sorunun esas mahiyetini anlamaya çalıştılar.

More Sentences
nature i. doğa
My grandmother had an abiding interest in nature.
Büyükannemin doğaya karşı derin bir ilgisi vardı.

More Sentences
nature i. tabiat
The personal stake in the competitive nature can negatively effect relationships.
Rekabetçi tabiatı olan kişisel çıkarlar, ilişkileri olumsuz etkileyebilir.

More Sentences
Genel
nature i. yapı
His unforgiving nature kept him from calling her.
Merhametsiz yapısı onu kadını aramaktan alıkoyuyordu.

More Sentences
nature i. doğa
My grandmother had an abiding interest in nature.
Büyükannemin doğaya karşı derin bir ilgisi vardı.

More Sentences
nature i. tür
I think she's a yoga instructor or something of that nature.
Sanırım yoga eğitmeni, ya da o türden bir şey işte.

More Sentences
nature i. nitelik
Many of the amendments contained in the committee's report are technical in nature.
Komite raporunda yer alan değişikliklerin birçoğu teknik niteliktedir.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
nature i. doğa
My grandmother had an abiding interest in nature.
Büyükannemin doğaya karşı derin bir ilgisi vardı.

More Sentences
nature i. tabiat
The personal stake in the competitive nature can negatively effect relationships.
Rekabetçi tabiatı olan kişisel çıkarlar, ilişkileri olumsuz etkileyebilir.

More Sentences
Teknik
nature i. nitelik
Many of the amendments contained in the committee's report are technical in nature.
Komite raporunda yer alan değişikliklerin birçoğu teknik niteliktedir.

More Sentences
nature i. tabiat
The personal stake in the competitive nature can negatively effect relationships.
Rekabetçi tabiatı olan kişisel çıkarlar, ilişkileri olumsuz etkileyebilir.

More Sentences
Genel
nature i. yaradılış
nature i. huy
nature i. kainat
nature i. maya
nature i. hilkat
nature i. çeşit
nature i. dünya
nature i. mizaç
nature i. alem
nature i. içgüdü
nature i. cibilliyet
nature i. yapılış
nature i. evren
nature i. cins
nature i. fıtrat
nature i. ayırt edici özellik
nature i. değiştirilemez temel özellik
nature i. nevi
nature i. evren
nature i. doğal durum
nature i. ilkel durum
nature i. evcilleşmemiş hal
nature i. kendiliğinden ortaya çıkan duygular
nature i. evrensel kuvvetler bütünü
nature i. varlıklar
nature i. mahlukat
nature i. insanlığın ilkel hali
nature i. temel ahlak kuralları
nature i. örf
nature f. kendine özgü doğasını vermek
nature s. doğaya ait
nature s. doğayla ilgili
Ticaret/Ekonomi
nature i. huy
Hukuk
nature i. özellikle cinsel ilişkiler konusunda yasaların öngördüğü norm
Gıda
nature s. sek
nature s. katkısız
Biyoloji
nature f. alışık hale getirmek
Dini
nature i. günahlarından arınmamış olan ruh
Felsefe
nature i. evrenin akıl ve rasyonalite ile uyumlu olan ideal karakteri
nature i. gerçek ve nesnel varoluş
nature i. gözlemciden bağımsız şekilde var olan zihin ve madde dünyası
Fotoğrafçılık
nature i. dış mekan görüntüsü (manzara vb.)
nature i. doğal görünüş

"nature" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
law of nature i. doğa kanunu
human nature i. insan doğası
ill nature i. huysuzluk
freak of nature i. hilkat garibesi
nature conservation i. doğa koruma
customs duties of a fiscal nature i. mali nitelikli gümrük vergileri
nature reserve area i. tabiatı koruma alanı
second nature i. adet
nature trail i. doğa parkuru
second nature i. kökleşmiş huy
good nature i. iyi mizaç
nature reserve i. doğa rezervatı
nature monuments i. doğal anıtlar
human nature i. insan hali
virgin nature i. bakir doğa
connoisseur of human nature i. insan sarrafı
sympathetic nature i. kalp
freak of nature i. ucube
state of nature i. doğal hal
second nature i. alışkı
man influence on nature i. doğaya insan etkisi
nature protection i. doğayı koruma
true nature i. mahiyet
socialization of nature i. tabiatın sosyalleşmesi
nature in literature i. edebiyatta doğa
love of nature i. doğa sevgisi
human nature i. insan tabiatı
nature park i. doğal park
second nature i. alışkanlık
participating nature i. ortaklık hakkı
nature protection zone i. doğa koruma alanı
mother nature i. tabiat ana
balance of nature i. doğanın dengesi
the arm's length nature of transactions i. işlemlerin emsallere uygunluk niteliği
strict nature reserve i. mutlak koruma alanı
nature sanctuary i. mutlak koruma alanı
wonder of nature i. doğa harikası
nature's wonder i. doğa harikası
nature-lovers i. doğa tutkunları
nature of soil i. zemin cinsi
nature of soil i. zemin karakteri
nature lover i. doğasever
nature lover i. doğa sever
the call of nature i. tuvalet ihtiyacı
nature training i. doğa eğitimi
nature education i. doğa eğitimi
the very nature of the crime i. suçun asıl mahiyeti
nature conservation i. doğayı koruma
the miracle of nature i. doğanın mucizesi
peace in nature i. doğada huzur
mother nature i. doğa ana
fact of nature i. doğa olayı
early identification of the genetic nature of a given condition i. belirli bir durumun genetik doğasının erken belirlenmesi
common substance in nature i. doğada yaygın olarak bulunan
nature of decision i. kararın niteliği
gift of nature i. doğanın hediyesi
nature's great events i. doğanın muazzam olayları
awakening of the nature i. doğanın uyanışı
force of nature i. doğal fenomen/olay
force of nature i. doğal afet
substances that are harmful to nature i. doğaya zarar veren maddeler
substances that are hazardous to nature i. doğaya zarar veren maddeler
human nature i. insanoğlunun doğası
legal nature i. hukuki niteliği
buddha-nature i. buda tabiatı
future of the nature i. doğanın geleceği
nature events i. doğa olayları
human nature i. insanlık hali
wild nature i. vahşi doğa
nature and nurture i. yaradılış ve yetiştirme
animal nature i. hayvan doğası
nature trip i. doğa turu
nature tour i. doğa turu
nature trip i. doğa gezisi
nature excursion i. doğa gezisi
nature tour i. doğa gezisi
nature excursion i. doğa turu
similar nature i. benzer nitelik
similar nature i. benzer özellik
nature photography i. doğa fotoğrafçılığı
nature documentary i. doğayla ilgili belgesel izlemek
nature documentary i. doğa belgeseli
nature photo i. doğa fotoğrafı
nature photography i. doğa fotoğrafı
defeatist nature i. yenilgiyi kabul eden yapı
defeatist nature i. yenilgiyi kabul eden yapıda
nature of the problem i. problemin doğası
nature shapes i. doğa şekilleri
nature strip i. bir evi yol ve diğer binalardan ayırmak için önüne çekilen çim ekilmiş şerit alan
nature [dialect] i. normal kalite/güç/esneklik
gift of nature i. allah vergisi
clean nature i. temiz doğa
pay one's debt to nature f. ölmek
nature trail f. bir bölgenin doğal atraksiyonlarını göstermek üzere söz konusu bölgenin içinden geçen tabelalı yol
relieve nature f. abdest bozmak
protect the nature f. doğayı korumak
dissolve in nature f. doğada çözülmek
preserve the nature f. doğayı korumak
upset the balance of the nature f. doğanın dengesini bozmak
upset the nature's balance f. doğanın dengesini bozmak
disturb the balance of the nature f. doğanın dengesini bozmak
harm the nature f. doğaya zarar vermek
damage the nature f. doğaya zarar vermek
destroy the nature f. doğayı yok etmek
be against one's nature f. doğasına aykırı olmak
be against one's nature f. tabiatına aykırı olmak
destroy the balance of nature f. doğanın dengesini bozmak
commune with mother nature f. tabiat anayla bütünleşmek/iç içe olmak
watch a nature documentary f. doğa belgeseli izlemek
watch a nature documentary f. doğayla ilgili belgesel izlemek
watch a nature documentary f. doğa belgeseli seyretmek
go on a nature walk f. doğaya yürüyüşe çıkmak
go on a nature walk f. doğa yürüyüşüne çıkmak
nature-identical s. doğala-özdeş
nature-friendly s. doğa dostu
nature compatible s. doğaya uyumlu
nature conscious s. doğaya duyarlı
compatible with nature s. doğa ile uyumlu
nature friendly s. çevre dostu
of similar nature s. benzer nitelikte/özellikte
in nature zf. her hangi bir yerde
by their nature zf. doğaları gereği
from nature zf. doğal görünümden
by nature zf. eşyanın tabiatı
by nature zf. doğuştan
in the nature of things zf. doğal olarak
in nature zf. imkanı dahilinde
by nature zf. yaradılıştan
by nature zf. yaratılışta
in nature zf. kainatta
no matter what its nature is zf. mahiyeti ne olursa olsun
regardless of the legal nature of the links zf. bağlantıların yasal durumu ne olursa olsun
by one's nature zf. tabiatı gereği
by one's nature zf. doğası gereği
by one's nature zf. tabiatının gereği
by nature zf. doğası gereği
in touch with nature zf. doğayla iç içe
in nature zf. tabiatı bakımından
in nature zf. tabiatı gereği
of the nature of zf. aynı şekilde
in the nature of zf. aynı şekilde
of the nature of zf. aracılığıyla
in the nature of zf. aracılığıyla
on the nature of ed. dolayısıyla
on the nature of ed. bu vesileyle
on the nature of ed. dolayısı ile
İfadeler
against nature i. fıtrata aykırı/ters
of this nature s. bu türden
in the nature of things expr. tabiatıyla
in the nature of things expr. durumun gerektirdiği şekilde