tune - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

tune

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"tune" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
tune f. akort etmek
tune i. ayar
tune i. ezgi
tune i. melodi
tune i. nağme
General
tune f. akortlamak
tune f. motoru ayar etmek
tune f. akortlu olmak
tune f. uyumlamak
tune f. yoluna koymak
tune f. çalgıyı akort etmek
tune f. uydurmak
tune f. istasyona ayarlamak
tune f. ayarlamak
tune f. uyumlu olmak
tune f. ayar etmek
tune i. uyum
tune i. düzen
tune i. ahenk
tune i. beste
tune i. kanal ayarı
tune i. hal
tune i. hava
tune i. akort
tune i. mizaç
tune i. istasyon ayarı
tune i. ezgi
Technical
tune vana
tune uyumlamak
tune buji boşluğu gibi aksamları ayarlamak
Computer
tune hassas ayarla
Art
tune akort etmek
Music
tune uyum
tune ezgi

"tune" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 136 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be in tune f. akortlu olmak
be out of tune f. uyumsuz olmak
be out of tune f. ahenksiz olmak
be out of tune f. akordu bozuk olmak
be out of tune f. akortsuz olmak
call the tune f. sözü geçmek
call the tune f. borusu ötmek
change one's tune f. alttan almak
change one's tune f. ağız değiştirmek
dance to somebody's tune f. suyuna gitmek
fine tune f. cilalayarak güzelleştirmek
fine tune f. boyayarak güzelleştirmek
fine-tune f. ince ayar yapmak
fine-tune f. ince ayarlamak
go out of tune f. akordu bozulmak
sing another tune f. alttan almak
sing to the tune of something f. bir şeyin tonunda söylemek
sing to the tune of something f. bir şeyin nakaratında söylemek
strike up a tune f. orkestra vb bir parça çalmaya başlamak
take out of tune f. detone olmak
tune in f. ayarlamak
tune in f. belirli bir istasyonu açmak
tune in f. (radyo) dalgayı ayarlamak
tune in on f. açmak
tune into f. aldırış etmek
tune into f. duyarlı olmak
tune out f. duymazdan gelmek
tune up f. ayarlamak
tune up f. uydurmak
tune up f. akort etmek
tune up f. (motoru) ayar etmek
tune up f. düzen vermek
catchy tune i. akılda kalan hoş şarkı
fine tune i. ince ayar
show tune i. gösteri müziği
signature tune i. radyo sinyal müziği
tune cycle i. kanal çevrimi
tune up i. ses açma
tune-up i. ısınma
tune-up i. motor ayarı
tune-up i. ayarlama (motoru)
tune-up i. ayarlama
tune-up i. ayar
in tune s. ahenkli
in tune s. akortlu
out of tune s. uyumsuz
out of tune s. geçimsiz
out of tune s. ahenksiz
out of tune s. akordu bozuk
out of tune s. akortsuz
out-of-tune s. akortsuz
out-of-tune s. ahenksiz
in tune zf. uygun
in tune with ed. ile uyumlu
to the tune of ed. melodisiyle
to the tune of something ed. tonunda
to the tune of something ed. nakaratında
Phrases
turn on tune in drop out lsd kullanımını özendiren bir slogan
Proverb
he who pays the piper calls the tune parayı veren düdüğü çalar
there's many a good tune played on an old fiddle yaşlılar çok yetenekli olabilir
Idioms
be in tune with uymak
be in tune with uyum içinde olmak
be in tune with aynı düşünceleri paylaşmak
be in tune with birbirine çok iyi gitmek
be in tune with uyuşmak
be in tune with benzeşmek
be in tune with the times çağa uymak
be in tune with the times çağa/zamana uymak
call the tune borusu ötmek
call the tune sözü geçmek
call the tune sözü geçer olmak
call the tune kontrolü elde tutmak
cannot carry a tune müzik kulağı olmamak
cannot carry a tune müzik yeteneği olmamak
can't carry a tune müzik kulağı olmamak
can't carry a tune müzik yeteneği olmamak
can't carry a tune in a bucket müzik yeteneği olmamak
can't carry a tune in a bucket müzik kulağı olmamak
can't carry a tune in a bushel basket müzik kulağı olmamak
can't carry a tune in a bushel basket müzik yeteneği olmamak
can't carry a tune in a paper sack müzik kulağı olmamak
can't carry a tune in a paper sack müzik yeteneği olmamak
carry a tune müzik kulağı olmak
carry a tune müzik yeteneği olmak
change one's tune ağız değiştirmek
dance to a different tune ağız değiştirmek
dance to a different tune döneklik etmek
dance to another tune fırıldaklık etmek
dance to another tune koşullara göre davranışı değiştirmek
dance to another tune her devrin adamı olmak
dance to another tune ağız değiştirmek
dance to another tune döneklik etmek
dance to somebody's tune dümen suyuna kapılmak
dance to someone's tune dümen suyundan gitmek
dance to someone's tune bir dediğini iki etmemek
dance to someone's tune kölesi olmak
dance to someone's tune dediklerini yapmak
dance to someone's tune buyruklarını yerine getirmek
dance to the tune of someone dümen suyundan gitmek
dance to the tune of someone buyruklarını yerine getirmek
dance to the tune of someone bir dediğini iki etmemek
get in tune with the times çağa/zamana uymak
keep in tune with times çağa uymak
march to a different tune ayrı telden çalmak
march to a different tune (brit) farklı telden çalmak
pay the piper and call the tune parayı veren düdüğü çalar
sing a different tune birisine karşı tutumunu değiştirmek (kötüden iyiye)
sing a different tune ağız değiştirmek
sing another tune ağız değiştirmek
sing another tune birisine karşı tutumunu değiştirmek (kötüden iyiye)
sing the same tune aynı şeyi söylemek
sing the same tune aynı ağzı kullanmak
to the tune of -lık/-e kadar (para miktarını ifade eder)
tune in anlamak
tune in bir şeye konsantre olmak
tune in bir şeye kanalize olmak
tune in kavramak
who pays the piper calls the tune parayı veren düdüğü çalar
Speaking
i'll make him dance to a different tune ben ona gösteririm
Slang
tune up memurdan yenilen dayak
Technical
tune of kapamak
tune on açmak
tune-up motor ayarı
Computer
tune for ayarlama
tune up wizard başarım ayarlama sihirbazı
Informatics
signature tune tanıtım müziği
Telecom
tune control ayar düğmesi
Mechanic
tune-up ayarlamak
Automotive
engine tune-up motor ayarı
engine tune-up motorun ayarlanması
tune-up tamir ve ayarı
tune-up maksimum performans için motor parçalarının kontrol
Music
a lively dance tune köçekçe
tune hejaz hicaz makamı
tune up çalgıları uyumlamak
tune-o-matic bridge ayarlı sabit köprü