grave - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

grave

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"grave" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
grave i. kabir
grave i. mezar
General
grave f. kazımak
grave f. oymak
grave f. gömmek
grave f. işlemek
grave i. karayer
grave i. aksan işareti
grave i. sin
grave i. makber
grave i. çukur
grave i. mezar
grave i. gömüt
grave i. ölme
grave s. vahim
grave s. ağırbaşlı
grave s. vakur
grave s. önemli
grave s. vakarlı
grave s. tehlikeli
grave s. kasvetli
grave s. pes
grave s. ağır
grave s. sıkıcı
grave s. ciddi
Law
grave ağır
grave şiddetli
Computer
grave yavaş
Linguistics
grave pes

"grave" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 117 sonuç

İngilizce Türkçe
General
turn in one's grave f. kemikleri sızlamak
make someone turn in his grave f. mezarında birinin kemiklerini sızlatmak
turn over in one's grave f. kemikleri sızlamak
rise from the grave f. hortlamak
dig somebody's grave f. çukurunu kazmak
go through a grave crisis f. ağır kriz geçirmek
throw into grave crisis f. ağır krize sokmak
go into a grave crisis f. ağır krize girmek
dig a grave f. mezar yapmak
dig a grave f. mezar kazmak
grave accent i. aksan işareti
war grave i. şehitlik
one foot in the grave i. bir ayağı çukurda
grave robber i. mezar hırsızı
grave stone i. mezar taşı
grave stone i. mezartaşı
grave danger i. büyük tehlike
mass grave i. toplu mezar
grave harm i. ağır zarar
grave digger i. mezar kazıcısı
retirement in grave (law) i. mezarda emeklilik (yasası)
baby grave i. bebek mezarı
family grave i. aile kabristanı
family grave i. aile mezarlığı
a grave dilemma i. yaman çelişki
a grave contradiction i. yaman çelişki
grave matters i. önemli konular
grave matters i. ciddi konular
grave site i. mezarlık
common grave i. kimsesizler mezarlığı
as grave as s. kadar ciddi
Phrases
from the cradle to the grave beşikten mezara
Colloquial
from the cradle to the grave doğumundan ölümüne kadar
from the cradle to the grave beşikten mezara kadar
from cradle to grave beşikten mezara
from cradle to grave doğumundan ölümüne kadar
from cradle to grave beşikten mezara kadar
say prayers upon one’s grave mezarı başında dua etmek
Idioms
on the brink of the grave bir ayağı çukurda
on the brink of the grave ölmek üzere
have one foot in the grave ölmek üzere olmak
as still as the grave mezar gibi sessiz
dig one's own grave kendi mezarını kazmak
from the cradle to the grave beşikten mezara
as silent as the grave mezar gibi sessiz
as quiet as the grave mezar gibi sessiz
have one foot in the grave bir ayağı çukurda olmak
have one foot in the grave elden ayaktan düşmek
be on the brink of the grave bir ayağı çukurda olmak
make someone turn in his grave kemiklerini sızlatmak
dig one's own grave kendi kuyusunu kendi kazmak
make turn over in his grave birinin kemiklerini mezarında sızlatmak
dig one's own grave kendi mezarını kendi kazmak
make turn over in his grave mezarında ter ter tepindirmek
make turn in his grave mezarında ter ter tepindirmek
make turn in his grave mezarında ters döndürmek
someone has just walked over my grave biri mezarımın üstünden geçti
make turn in his grave birinin kemiklerini mezarında sızlatmak
someone has just walked over my grave azrail yokladı
make turn over in his grave mezarında ters döndürmek
have one foot in the grave ölüme yaklaşmış olmak
have one foot in the grave ölüme yakın olmak
have one foot in the grave bir ayağı mezarda olmak
carry a secret to the grave bir sırrı mezara kadar götürmek
carry a secret to one's grave bir sırrı mezara kadar götürmek
turn over in one's grave mezarında kemikleri sızlamak
roll in one's grave mezarında kemikleri sızlamak
turn in one's grave mezarında kemikleri sızlamak
roll over in one's grave mezarında kemikleri sızlamak
spin in one's grave mezarında kemikleri sızlamak
swear on one's mother's grave (annenin mezarı vb.) üzerine yemin etmek
silent as the grave ölü gibi sessiz
swear on one's mother's grave annesinin mezarı üzerine yemin etmek
carry a secret to one's grave sırrını mezara kadar götürmek
as silent as the grave ölüm kadar sessiz
quiet as the grave çok sessiz
take it to one's grave bir sırrı mezara kadar götürmek
rise from the grave hortlamak
as quiet as the grave çok sessiz
have one foot in the grave bir gözü toprağa bakmak
have one foot in the grave gözü toprağa bakmak
dig one's own grave kendi ipini çekmek
somebody/a goose/rabbit just walked over my grave şeytan yokladı
somebody/a goose/rabbit just walked over my grave (birden) ürperdim
spin in somebody's grave mezarında kemikleri sızlamak
roll over in someone's grave mezarında kemikleri sızlamak
roll over in somebody's grave mezarında kemikleri sızlamak
turn over in someone's grave mezarında kemikleri sızlamak
make someone turn in his grave mezarında ters döndürmek
turn in one's grave mezarında ters dönmek
grave peril ölüm tehlikesi
be in grave peril ölüm tehlikesi ile karşı karşıya olmak
be on the brink of the grave gidici olmak
be on the brink of the grave bir gözü toprağa bakmak
have one foot in the grave gidici olmak
Speaking
this side of the grave henüz/daha nefes alıyorken
this side of the grave hayattayken
Trade/Economic
cradle-to-grave-analysis hayat boyu değerlendirme
Law
grave and obvious danger ağır ve muhakkak tehlike
grave robbing mezar soygunculuğu
grave robbery mezar hırsızlığı
grave robbery mezar soygunculuğu
grave robbing mezar hırsızlığı
grave violation ağır ihlal
grave breach ağır ihlal
grave mistake fahiş hata
grave crime ağır suç
Technical
grave emulsion soğuk karışım emülsiyon
Computer
grave accent vurgu işareti
grave accent üst tırnak
Marine
grave the ship gemiyi havuza çekmek
grave the ship gemiyi onarmak
Linguistics
grave accent peslik vurgusu
Military
common grave müşterek mezar
burial and grave registration gömme ve mezar kaydı
military grave registration service askeri mezar kayıt hizmeti
British Slang
dig (the grave) tıraş