serious - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

serious

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"serious" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
serious s. ciddi
serious s. ağır
General
serious s. ağırbaşlı
serious s. ağır
serious s. kerli ferli
serious s. temkinli
serious s. vahim
serious s. gerçek
serious s. vakarlı
serious s. bitik
serious s. tehlikeli
serious s. ciddi
Technical
serious önemli
serious ciddi

"serious" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 147 sonuç

İngilizce Türkçe
General
become serious f. ciddileşmek
commit a serious crime f. ağır suç işlemek
become serious f. ciddiye binmek
become serious (illness) f. ciddi bir hal almak (hastalık)
take someone serious f. birisini ciddeye almak
commit a serious offense f. ağır suç işlemek
take serious f. ciddiye almak
become more serious f. ağırlaşmak
have serious consequences f. ciddi sonuçlara sahip olmak
become serious f. ciddiyet kazanmak
do some serious drinking f. kafayı çekmek
not to be serious f. ciddi olmamak
contract a serious illness f. amansız bir hastalığın pençesine düşmek
contract a serious illness f. ciddi bir hastalığa yakalanmak
contract a serious disease f. amansız bir hastalığın pençesine düşmek
contract a serious disease f. ciddi bir hastalığa yakalanmak
turn serious f. ciddiye binmek
grow serious f. ciddileşmek
grow serious f. ciddiye binmek
get serious f. ciddiyetini takınmak
have a serious disorder f. ciddi bir rahatsızlığı olmak
have a serious disorder f. ciddi bir rahatsızlık geçirmek
find something serious f. ciddi bulmak
become a serious health concern f. önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya başlamak
become a serious health concern f. önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmek
become serious f. ciddileşmeye başlamak
become a more serious f. daha ciddi bir hal almak
want a serious relationship f. ciddi bir ilişki istemek
serious disease i. ağır hastalık
serious music i. ciddi müzik
serious coin i. çok para
serious mindedness i. ciddi düşünme
serious mistake i. büyük hata
serious danger i. ciddi tehlike
serious injury i. ağır yaralanma
serious problem i. önemli problem
serious-heavy imbecility i. ağır zeka geriliği
serious-minded man i. ağır adam
serious mistake i. ciddi hata
serious criticism i. ağır eleştiri
serious criticism i. sert eleştiri
serious criticism i. acımasız eleştiri
serious company i. ciddi şirket
serious look i. ciddi ifade
serious expression i. ciddi ifade
serious legal result i. ciddi hukuki sonuç
a serious criticism i. sıkı bir eleştiri
a serious drug habit i. ciddi bir uyuşturucu alışkanlığı
first serious attack i. ilk ciddi saldırı
first serious attack i. ilk ciddi atak
a serious question i. ciddi bir soru
serious matter i. ciddi mesele
serious fight i. ciddi kavga
serious warning i. ciddi uyarı
serious relationship i. düzeyli birliktelik
serious relationship i. düzeyli ilişki
most serious s. en ciddi
serious minded s. ağır
serious-minded s. ağırbaşlı
get serious ünl. ciddi ol
Phrases
this is a serious business bu iş şakaya gelmez
Colloquial
dead serious çok ciddi
dead serious şakaya gelmez
talk some serious business ciddi bir iş konuşmak
a serious chaos ciddi bir kaos
be serious about her/him biriyle ciddi düşünmek
Idioms
be serious about someone biriyle ciddi olmak
be serious about someone biriyle ilişkisi ciddi olmak
in a serious spirit büyük bir ciddiyetle
in a serious spirit yürekten
Speaking
are you serious? ciddi misiniz?
are you serious? ciddi misin?
are you serious about going? gitme konusunda ciddi misin?
i'm dead serious çok ciddiyim
i'm serious ciddiyim!
it's nothing serious ciddi bir şey değil
you can't be serious ciddi olamazsın
are you serious? sen ciddi misin?
you can't be serious inanmıyorum!
you can't be serious yok artık!
you can't be serious şaka yapıyorsun!
you can't be serious! ciddi olmazsın!
you can't be serious hadi canım!
you can't be serious dalga geçiyorsun!
you can't be serious atıyorsun!
you can't be serious yok daha neler!
i could not be more serious çok ciddi söylüyorum
we have a serious problem ciddi bir sorunumuz var
I don't know how serious he is onun ne kadar ciddi olduğunu bilmiyorum
i think he's serious this time sanırım bu sefer ciddi
are you serious? gerçekten mi?
are you serious? cidden mi?
are you serious? harbi mi?
are you serious? doğru mu söylüyorsun?
Slang
dead serious çok ciddi
serious coin çok para
get in some serious shit başına ciddi işler açılmak
we are in some serious shit here başımız gerçekten büyük belada
serious shit büyük bela
serious shit ciddi sorun
we are in some serious shit şimdi hapı yuttuk
we are in some serious shit başımız büyük belada
put some serious paper ciddi para kaldırmak
he's got some serious balls çok taşaklı bir adam
he's got some serious balls çok taşaklı biridir
he's got some serious balls çok sağlam biridir
this is some pretty serious stuff bu bir hayli sert bir mal
Trade/Economic
serious capital punishment büyük maddi ceza
serious competition ciddi rekabet
serious competition aşırı rekabet
serious competition environment aşırı rekabet ortamı
Law
serious injury ciddi yaralanma
serious non-political crime ağır adi suç
court of serious crimes ağır ceza mahkemesi
court of serious crimes ağır suçlar mahkemesi
serious organised crime agency (soca) örgütlü ağır suçlar dairesi
serious organised crime agency (soca) organize ağır suçlar dairesi
serious offender azılı suçlu
serious acquisitive crime mala yönelik suç
serious acquisitive crime mala yönelik hırsızlık suçu
Politics
serious underemployment ağır işsizlik
serious misconduct suihal
Technical
serious faults önemli arıza
less serious faults küçük sorunlar
Computer
serious error önemli hata
Traffic
serious injury ciddi yaralanma
Medical
serious health impairment ciddi rahatsızlık
serious health impairment ciddi sağlık problemi
serious ailment ciddi sağlık problemi
serious health problem ciddi rahatsızlık
serious health problem ciddi sağlık problemi
serious ailment ciddi rahatsızlık
serious side-effect ciddi yan etki
serious side effects ciddi yan etkiler
serious illness ciddi hastalık
a serious clinical course ciddi bir klinik seyir
a serious complication ciddi bir komplikasyon
most serious clinical form of tuberculosis tüberkülozun en ciddi klinik formu
serious maternal-fetal complications ciddi maternal-fetal komplikasyonlar
serious injury of the alimentary tract sindirim kanalının ciddi yaralanması
potential serious side effects potansiyel ciddi yan etkiler
serious symptom ciddi semptom
serious pulmonary disease ciddi akciğer hastalığı
serious cardiovascular adverse effects ciddi kardiovasküler yan etkileri
unanticipated serious deterioration in state of health sağlık durumunda beklenmeyen ciddi bozulma
suspected unexpected serious adverse reactions şüpheli beklenmeyen ciddi advers reaksiyonlar
Psychology
serious emotional disturbance ciddi duygusal rahatsızlık