earnest - Türkçe İngilizce Sözlük

earnest

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

earnest — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ciddi, içten
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɜːrnɪst/ – BrE /ˈɜːnɪst/)
Terim Türü:
Sıfat: earnest
Samimi ve önemseyen tutum. Eski İngilizce eornost kökünden evrilmiştir. Duygusal ve ahlaki anlatımda içtenlik vurgusu taşır
Eş Anlamlılar:
sincere
Zıt Anlamlılar:
frivolous

"earnest" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
earnest s. ağırbaşlı
Genel
earnest s. ciddi
He is being earnest today.
Bugün ciddi davranıyor.

More Sentences
earnest s. çalışkan
She is an earnest student.
O çalışkan bir öğrenci.

More Sentences
earnest s. azimli
Despite our earnest efforts, we couldn't save the patient.
Tüm azimli çabalarımıza rağmen hastayı kurtaramadık.

More Sentences
earnest i. avans
earnest i. teminat
earnest i. pey akçesi
earnest i. delil
earnest i. tadım
earnest i. kapora
earnest i. ciddiyet
earnest i. ciddilik
earnest s. samimi
earnest s. gerçekten
earnest s. içten
earnest s. istekli
earnest s. gerçek
earnest s. hevesli
Ticaret/Ekonomi
earnest i. avans
earnest i. kapora
earnest i. pey
earnest i. pey akçesi
Eski Kullanım
earnest i. ciddi konu
earnest i. ciddi ifade

"earnest" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
earnest money i. teminat akçesi
earnest money i. pey
earnest money i. pey akçesi
earnest desire i. kuvvetli arzu
earnest money i. kapora
in earnest s. ağırbaşlı
in earnest s. ciddi
in earnest zf. şakası yok
in earnest zf. ciddilikle
in sober earnest zf. ciddi olarak
in good earnest zf. layıkı veçhile
in earnest zf. cidden
in earnest zf. çok
in earnest zf. samimi olarak
in earnest zf. gerçekten
in earnest zf. ciddi olarak
in earnest zf. ciddiyetle
in earnest zf. tüm olanakları seferber ederek
in earnest zf. samimi gayretle
in earnest zf. canla başla
in earnest zf. varını yoğunu ortaya koyarak
earnest [obsolete] zf. ciddi bir şekilde
earnest [obsolete] zf. ciddiyetle
Deyim
take off in earnest f. ciddiye almak
Ticaret/Ekonomi
earnest money i. avans
earnest money i. kapora
earnest money i. peşinat olarak ödenen para
earnest money i. pey akçesi
earnest payment i. avans
earnest payment i. pey akçesi
earnest payment i. kısmi tediye
earnest penny i. pey akçesi
earnest payment i. kapora
Hukuk
earnest money i. pey akçesi
Teknik
earnest money i. geçici teminat