half - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

half

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"half" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
half s. yarım
half s. yarı
General
half i. devre
half i. ara
half s. yarım
half s. yarı
half s. nısıf
half s. buçuk
half zf. kısmen
half zf. hemen hemen
half zf. yarı yarıya
Technical
half yarı
half bir şeyin yarısı
Medical
half ışın dozunu yarı değere ulaştıran tabaka

"half" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
half-way line i. orta saha çizgisi
half-way line i. santra çizgisi
General
cut in half f. yarıya bölmek
meet half way f. uzlaşmak
be too clever by half f. zekasına çok güvenmek
half close f. aralık bırakmak
be left half finished f. yarım kalmak
be left half open f. aralık kalmak
go off at half cocked f. hazırlıksız iş görmek
be left half finished f. yarıda kalmak
half finish f. yarılamak
reduce by half f. yarıya indirmek
finish the half f. devreyi kapatmak
fold in half f. ikiye kıvırmak
fold in half f. ikiye katlamak
break in half f. ikiye bölmek (ekmeği vb)
put half the money in the bank f. paranın yarısını bankaya yatırmak
split the work half and half f. yapılacak işi yarı yarıya bölmek
go off at half cocked f. yolunu şaşırmak
draw a half moon f. yarımay çizmek
fly the flag at half-mast f. bayrakları yarıya indirmek
half-fall f. neredeyse düşmek
lower the flag to half-staff f. bayrağı yarıya indirmek
lower the flag to half-mast f. bayrağı yarıya indirmek
half-open f. biraz açmak
half-sole f. yarım pençe vurmak (ayakkabıya)
lower a flag to half-staff f. bayrağı yarıya indirmek
go off at half-cocked f. yolunu şaşırmak
half-open f. aralamak
go off at half-cocked f. sinirlenmek
have half a mind to f. -eceği gelmek
have half a mind to f. -esi gelmek
half-sole f. ayakkabıya yarım pençe vurmak
half-sole f. yarım pençe vurmak
fly the flag at half-mast f. bayrağı yarıya indirmek
be scared half to death f. çok korkmak
cut the expenses in half f. masrafları yarıya indirmek
complete half of f. yolu yarılamak
turn back half-way f. yarı yoldan dönmek
last a day and a half f. bir buçuk gün sürmek
take half f. (ilacı) yarım almak
spend half of his/her life in the music business f. hayatının yarısını müzik piyasasında harcamak
spend half of one's life in something f. hayatının yarısını bir şeye/bir yerde harcamak
spend half of one's life in something f. hayatının yarısını bir şeyle geçirmek
fold into half f. (kağıdı vb) ikiye katlamak
take a half day off from work f. işten yarım gün izin almak
take a half day off f. yarım gün izin almak
take a half day off f. yarım gün izin kullanmak
be half dead with a bullet hole in one's shoulder f. omzunda bir kurşun deliğiyle yarı ölü bir halde olmak
fly the flag at half-staff f. bayrakları yarıya indirmek
take half measures f. yarım yamalak yapmak
split in half f. ikiye ayrılmak
cut in half f. yarıya düşürmek
cut in half f. yarıya indirgemek
fall by half f. yarı yarıya düşmek
half believe f. şüphelenmek
half time i. devre
half plane i. yarıdüzlem
half sole i. yarım pençe
half time i. yarım gün
half sister i. üvey kızkardeş
better half i.
half hour i. yarım saat
half brother i. üvey kardeş
half pay i. açık maaşı
half brother i. üvey erkek kardeş
half portion i. yarım porsiyon
half measures i. yeterli olmayan tedbirler
half an hour i. yarım saat
one half i. yarısı
half the battle i. işin çoğu
second half i. ikinci yarı
half the battle i. işin en zor tarafı
half life i. yarı ömür
one's better half i. kaşık düşmanı
first half i. birinci yarı
half truth i. yarı gerçek
half length i. yarı uzunluk
half note i. yarım nota
half wit i. moron
half intensity i. yarı yoğunluk
half line i. yarıdoğru
half a dozen i. yarım düzine
half hitch i. dülger bağı
half glasses i. yarım gözlük
half measure i. uzlaşma
half sole i. gizli pençe
second half of my life i. hayatımın ikinci yarısı
half caste i. melez
half reaction i. yarıtepkime
half the battle i. işin yarısı
half space i. yarıuzay
left half i. solhaf
more than half of turks i. türklerin yarısından fazlası
half light i. yarı ışık
half a decade i. beş yıl
half face i. profil
half wit i. idiot
half binding i. cilt
half fare i. yarım bilet
half moon i. yarımay
half volley i. yarım vole
first half i. ilk yarı
half year i. yarıyıl
half year i. sömestr
half orphan i. öksüz
half gold coin i. yarım altın
a glass of half empty i. yarım bardak
half of people i. insanların yarısı
half ray i. yarı ışın
half time i. haftaym
pane of glass in the movable half of the window i. müteharrik pencere camı
half shield i. yarı koruyucu
half empty seed i. yarı dolu tohum
half round i. yarımyuvarlak
half principal i. yarım mertek
half span i. yarı açıklık
half load i. yarı yük
half hitch i. sade ilmik
half timber i. yarım azman
half adder i. yarı toplayıcı
half time i. ara
half cone i. yarım koni
half round i. yarım yuvarlak
half section i. yarım kesit
other half i. diğer yarısı
better half i. hayat arkadaşı
a two-and-a-half lira coin i. iki buçukluk
brick-and-half wall i. bir buçuk tuğla duvar
half-cock i. horoz emniyeti
half-brother i. üvey kardeş
half-truth i. yarı gerçek
half-mast i. yarıya indirilmiş bayrak
half-mast i. mezestre
half-way house i. uzlaşma
half-board i. yarım pansiyon
half-hitch i. yarım düğüm
half-a-crown i. eski ingiliz parası
half-sister i. üvey kız kardeş
half-glass door i. yarım camlı kapı
half-mast i. bir bayrağın matem işareti olarak yarıya indirilmesi
half-way house i. aşama
centre-half i. santrhaf
half-boot i. kısa çizme
half-wit i. kaşalot
half-year holiday i. yarıyıl tatili
half-wit i. budala
half-finished products i. yarımamül ürünler
half-wit i. denyo
half-value layer i. yarı değer kalınlığı
half-wit i. ahmak
half-term week i. yarım gün çalışmalı hafta
half-wit i. aptal
half-orphan i. yetim
half-timbered house i. hımış ev
half-hunter i. cep saati
half-bread i. melez
half-value thickness i. yarı değer kalınlığı
half-a-dollar i. yarım dolar
half-length i. vücudun yukarı kısmını gösteren resim
half-sister i. üvey kardeş
half-breed i. melezleme
half-slip i. kısa külot
half-term i. yarı yıl tatili
half-pint i. yerden bitme
half-track i. askeri araç
half-moon i. yarımay
half-span i. yarı açıklık
half-man i. yarım adam
half-a-dollar i. yarım dolarlık madeni para
half-blood i. ebeveynlerinden biri üvey olan çocuk
half-shadow i. yarıgölge
half-mast i. bayrağın yarıya indirilmesi
half-burnt piece of wood i. öksü
half-mast i. mezestre edilmiş bayrak veya sancak
half-title i. iç kapak
half-brother i. üvey erkek kardeş
paternal half-brother i. öz kardeş
paternal half-sister i. öz kardeş
half-width i. yarı genişlik
half sister i. üvey kız kardeş
half fare ticket i. yarım bilet
half pension i. yarım pansiyon
half holiday i. yarım günlük tatil
return half i. biletin dönüş yarısı
half-slip i. iç eteklik
half-slip i. jüpon
first half of the year i. yılın ilk yarısı
second half of the year i. yılın ikinci yarısı
nearly half of society i. toplumun neredeyse yarısı
two and a half i. iki buçuk
one and a half i. bir buçuk
one and half hour i. bir buçuk saat
half glass of wine i. yarım kadeh şarap
nearly half of the students i. öğrencilerin yarıya yakını
nearly half of the students i. öğrencilerin neredeyse yarısı
one-half cash i. yarısı peşin
first-half cash i. yarısı peşin
the first half of the year i. yılın ilk yarısı
the first half of the year i. senenin ilk yarısı
half-blood i. yarımkan
half-mast i. yarıya indirme (bayrak)
half-blood i. melez
half-hose i. kısa çorap
the final half of the year i. yılın son yarısı
three-and-a-half-hour meeting i. üç buçuk saatlik toplantı
half an inch i. yarım inç
half of national income i. ulusal gelirin yarısı
half awake half asleep state i. uyku ile uyanıklık arasındaki durum
half awake half asleep state i. yarı uyur yarı uyanıklık durumu
a mile and a half i. bir buçuk mil
half-siblings i. üvey kardeşler
half-sibling i. üvey kardeş
half bath i. (bir klozet ve bir lavabodan oluşan) küçük tuvalet
half-staff i. bayrağı yarıya indirme
half measure i. yarım yamalak
half-drop-match i. yarım (soter) raport
half century i. yarım yüzyıl
four and a half i. dört buçuk
half up half down i. saçın bir kısmını arkadan birleştirerek, bir kısmını ise açık bırakacak şekilde toplama biçimi
center-half i. santrhaf
half-frame glasses i. yarım çerçeve gözlük
half century i. yarım asır
paternal half-brother i. baba bir ana ayrı erkek kardeş
the 1st half i. 1. yarı
half a cup of water i. yarım bardak su
half teaspoon i. yarım çay kaşığı
half shirt i. yarım tişört
brick-and-half wall i. kalın bir tuğla duvar
half socks i. yarım çorap
half smile i. yarım ağız gülme
half eternity ring i. yarımtur yüzük
half eternity ring i. yarım tur yüzük
one and a half year i. bir buçuk yıl
half sovereign i. 10 şilin değerinde eski bir ingiliz altın parası
half breed s. kırma
more than half s. yarıdan fazla
half cocked s. düşüncesiz
not half bad s. fena değil
half baked s. yarı pişmiş
half hearted s. isteksiz
half-witted s. ebleh
half breed s. melez
half way s. yetersiz
first half of s. ilk yarısı
half blooded s. melez
not half bad s. hiç de fena olmayan
half-witted s. salak
more than half of s. yarısından çoğu
half size s. yarı ölçekli
half oval s. yarımyuvarlak
half duplex s. yarı çift yönlü
half trained s. yarı yetişmiş
half size s. yarım boy
half trained s. yarı eğitilmiş
one more than half s. yarısından bir fazlası
too clever by half s. anasının gözü
too clever by half s. kaçın kurası
half-breed s. melez
half-caste s. melez
half-read s. yarım okunmuş
half-baked s. deneyimsiz
half-length s. yarım boy
half-timbered s. yarı ahşap
half-hearted s. gönülsüz
half-cock s. tetiklemeye hazır
half-assed s. beceriksiz
half-light s. loş
half-witted s. aptal
half-baked s. acemi
half-witted s. dangalak
half-way s. yetersiz
half-done s. yarım
half-assed s. işe yaramaz
half-breed s. kırma
half-open s. yarı açık
half-open s. aralık
half-baked s. aptalca
half-baked s. yarı pişmiş
half-witted s. ahmak
half-size s. yarı boyut
half-baked s. iyi düşünülmemiş
half-bred s. melez
half-witted s. açık ağızlı
half-hour s. yarım saatlik
half-time s. yarım günlük
half-hearted s. isteksiz
half-breed s. azma
half-read s. yüzeysel
half-blooded s. melez
half-witted s. budala
half-way s. yarım yamalak
half-witted s. gebeş
half-baked s. düşüncesiz
half-time s. yarım günlük (iş/çalışma)
half-dozen s. yarım düzine
half duplex s. yarı dubleks
less than half s. yarıdan daha az
half-breed s. yarımkan
half-bred s. yarımkan
half-witted s. kalın kafalı
one-half s. yarısı
half empty s. yarı boş
half full s. yarı dolu
one and a half s. bir buçuk katı
half blind s. yarı kör
half sunk s. yarıya kadar gömülmüş
half-buried s. yarıya kadar gömülü
half-buried s. yarı gömülü
half-buried s. (toprağa) yarısına kadar gömülü
at half-mast s. yarıya indirilmiş (bayrak)
at half-staff s. yarıya indirilmiş (bayrak)
a half-carat s. bir buçuk karatlık
half-clothed s. yarı giyinik
half-stunned s. yarı baygın
half-dark s. yarı karanlık
half-naked s. yarı çıplak
half empty s. yarıya kadar boş
half empty s. yarı yarıya boş
half-blind s. yarı kör
half hidden s. belli belirsiz
split half s. ikiye bölünmüş
split half s. yarıya bölünmüş
half-awake s. yarı uyanık
half and half zf. yarıyarıya
at half speed zf. yarım süratle
in half zf. yarı yarıya
half yearly zf. altı aylık
at half cock zf. tetiği yarım çekilmiş halde
in half zf. yarıya
by half zf. çok fazla
half and half zf. yarı yarıya
half way zf. yetersiz olarak
half and half zf. karışık
at half cock zf. hazırlıksız
in half shares zf. yarı yarıya
with half an eye zf. kolay bir tahminle
with half an eye zf. ilk bakışta
in half zf. yarım halde
at half price zf. yarı fiyatla
half-hourly zf. yarım saatte bir
half-heartedly zf. isteksizce
in a half-assed way zf. kör topal
half-heartedly zf. gönülsüzce
half-price zf. yarı fiyatına
half-heartedly zf. yarım ağızla
half-and-half zf. yarım yarım
half-mockingly zf. hafif alaylı bir şekilde
half-mockingly zf. hafif alaycı bir şekilde
at half cock zf. yarı kurulu
at half mast zf. yarıya indirilmiş
half-jokingly zf. yarı şaka yarı ciddi
for another half hour zf. bir yarım saat daha
at least for another half-hour zf. en az bir yarım saat daha
half-heartedly zf. üstünkörü
as much as half of ed. -nın yarısı kadar
Phrases
i have half a mind to şeytan diyor ki
not half bad hiç fena değil
on half pay açıkta
one in half a million yarım milyonda bir
it's half past seven saat yedi buçuk
in over half of yarısından fazlasında
more than half of the boys erkek çocuklarının yarısından fazlası
more than half of the boys erkek çocuklarının yarıdan fazlası
more than half of the boys oğlanların yarıdan fazlası
more than half of the boys oğlanların yarısından fazlası
believe nothing of what you hear, and only half of what you see duyduğunun hiçbirine, gördüğünün yarısına inan.
Proverb
well begun is half done iyi başlayan işin yarısı bitmiş demektir
well begun is half done başlamak bitirmenin yarısıdır
half the world knows not how the other half lives tok açın halinden anlamaz
believe nothing of what you hear, and only half of what you see duyduğunun hiç birine, gördüğünün yarısına inan
half the truth is often a whole lie gerçeğin bir kısmını saklamak yalan söylemekle eşdeğerdir bazen
half the truth is often a whole lie olanın tümünü söylemeyen yalan söylemiş sayılır bazen
a fault confessed is half redressed zararın neresinden dönersen kardır
a fault confessed is half redressed tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir
half the world knows not how the other half lives zengin, fakirin halinden anlamaz
Colloquial
be half asleep f. ımızganmak
be scared half to death f. yusuf yusuf etmek
half wit moron
half wit ahmak
half wit aptal
be scared half to death üç buçuk atmak
half as much again yarısı kadar daha
go off half-cocked yeterince düşünmeden hemen harekete geçmek
cheap at half the price! çok pahalı!
cheap at half the price! el yakıyor!
more than half an hour yarım saatten fazla
for the last half-hour son yarım saattir
for the last half-an-hour son yarım saattir
be half-dead yarı ölü gibi olmak
in about an hour and a half yaklaşık 1.5 saat sonra
be half-dead çok yorgun olmak
half-black yarı siyahi
half-drunk yarı sarhoş
half-asian girl yarı asyalı kız
in half that time bu sürenin yarısı geçince
beginning is half done başlamak bitirmenin yarısıdır
a day and a half bir buçuk gün
for half an hour yarım saattir
half now half at end of the week yarısı şimdi yarısı hafta sonu
not half yarısı bile
not half yarısını bile
half/Just a mo (kısa süreliğine) bekle beni
half an hour ago yarım saat önce
half a mo biraz bekle
half a mo bir dakika/saniye
get the other half (paranın vb) diğer yarısını almak
half dead yarı ölü
Idioms
a good beginning is half the battle başlamak bitirmenin yarısıdır
it's six of one and half a dozen of the other al birini vur ötekine
better half hayat arkadaşı
half-baked yarım yamalak
scare half to death duman attırmak
be half tipsy çakırkeyif olmak
half-baked yeterince düşünülmemiş
the half of it bir şeyin yalnızca bir bölümü
half-baked aptal
someone's better half birinin karısı/kocası
the half of it bu daha hiçbir şey değil
half-hearted ölü gibi
half-hearted isteksiz
someone's better half
half-baked iyi düşünülmemiş
half-and-half yarı yarıya
the half of it yalnızca yarısı
the half of it daha işin yarısı
not half çok fazla
half-hearted cansız
not half ziyadesiyle
half-hearted gayretsiz
half-hearted neşesiz
half-hearted gevşek
half-baked budala
half-hearted gevşemiş
not half fazlası ile
half-and-half elli-elli
half-hearted gönülsüz
half-baked iyi hazırlanmamış (plan vb)
half-baked ahmak
hell's half acre çok uzun mesafe
too clever by half aklını beğenmiş
too clever by half kendini zeki sanan
see with half an eye çabucak kavrayabilmek
see with half an eye gözü kapalı bilmek
see with half an eye gözleri kapalı olsa da bilmek
go off half-cocked eksik veya yarım bırakmak
be half the battle başarmanın yarısı olmak
go off at half cocked tam olarak gerçekleştirememek
go off at half cocked tam olarak sonlandıramamak
go off at half cocked eksik veya yarım bırakmak
be half the battle zafere giden yolun yarısı olmak
go off half-cocked tam olarak sonlandıramamak
go off half-cocked tam olarak başaramamak
go off half-cocked tam olarak gerçekleştirememek
go off half-cocked eksik kalmak
go off at half cocked eksik kalmak
go off at half cocked tam olarak başaramamak
half a loaf is better than no bread olmamasından daha iyi
half a loaf is better than none olmamasından daha iyi
half a loaf is better than none hiç yoktan iyidir
half a loaf is better than no bread hiç yoktan iyidir
a half-wit saf
a half-wit yarım akıllı
a half-wit salak
go off half-cocked iyice tartıp biçmeden hareket etmek
go off half-cocked kafadan girmek
go off half-cocked düşünmeden yapmak
go off half-cocked bodoslama dalmak
go off half-cocked dereyi görmeden paçaları sıvamak
see the glass as half empty olaya bir de kötü tarafından bakmak
see the glass as half empty bardağın boş tarafını görmek
see the glass half empty bardağın boş tarafını görmek
see the glass as half empty olaya bir de tersinden görmek
see the glass half empty olaya bir de tersinden görmek
see the glass half empty olaya bir de kötü tarafından bakmak
all over hell and half of georgia her yer
all over hell and half of georgia her yere
all over hell and half of georgia her tarafa
keep half an eye on tam dikkatini vermemek
have half an eye on tam dikkatini vermemek
have half an eye on bir gözü başka birinde olmak
keep half an eye on bir gözü başka birinde olmak
have half an eye on bir gözü başka bir şeyde olmak
keep half an eye on bir gözü başka bir şeyde olmak
have half a mind to do something yapmaya niyet etmek
six of one and half a dozen of the other al birini vur ötekine
six of one and half a dozen of the other ha bu ha o
six of one and half a dozen of the other ikisi de aynı
half a bubble off plumb çılgın
half a bubble off plumb kaçık
go off half-cocked sonucunu düşünmeden konuşmak
go off half-cocked fevri davranmak
go off half-cocked bodoslama girmek/dalmak
go off at half-cocked fevri davranmak
go off at half-cocked bodoslama girmek/dalmak
go off at half-cocked sonucunu düşünmeden hareket etmek
not be half bad kötü değil
not be half bad iyi
not be half bad düşünülenden daha iyi
half the battle won işin zor olan kısmı/bölümü