| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | half s. | yarım | ||
|
What he gets paid is half a loaf, still better than none. Ona verilen yarım somun ekmek, ama hiç yoktan iyidir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | half s. | yarı | ||
|
The amount was about half the size of what he was told. Miktar, ona söylenenin yarısı kadardı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | half i. | önemli kısım | ||
|
Half the excitement of this trip is the exploration of another culture. Bu yolculuğun heyecanının önemli bir kısmı da, bir başka kültürü keşfetmek. More Sentences |
||||
| Genel | half s. | yarım | ||
|
What he gets paid is half a loaf, still better than none. Ona verilen yarım somun ekmek, ama hiç yoktan iyidir. More Sentences |
||||
| Genel | half s. | yarı | ||
|
The amount was about half the size of what he was told. Miktar, ona söylenenin yarısı kadardı. More Sentences |
||||
| Genel | half s. | buçuk | ||
|
There are already one and a half million dead to mourn in the country. Ülkede halihazırda yası tutulacak bir buçuk milyon ölü var. More Sentences |
||||
| Genel | half s. | kısmen | ||
|
Charles kept half an eye on the street as he checked his phone. Charles, telefonunu kontrol ederken kısmen de sokağa bakıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | half s. | yarım yamalak | ||
|
The ongoing healthcare issues may not be straightened out by mere half measures. Devam eden sağlık sorunları sadece yarım yamalak tedbirler ile çözülmeyebilir. More Sentences |
||||
| Genel | half zf. | yarı yarıya | ||
|
One month later, consumption has fallen by 27%, and exports have halved. Bir ay sonra tüketim %27 oranında düşmüş ve ihracat yarı yarıya azalmıştır. More Sentences |
||||
| Genel | half zf. | kısmen | ||
|
Charles kept half an eye on the street as he checked his phone. Charles, telefonunu kontrol ederken kısmen de sokağa bakıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | half zf. | hiç | ||
|
The movie wasn't half bad. Film hiç de fena değildi. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | half i. | yarı | ||
|
The opposing team shot better in the second half against us. Karşı takım ikinci yarı bize karşı daha iyi şutlar attı. More Sentences |
||||
| Spor | ||||
| Spor | half i. | yarı saha | ||
|
The national team played a successful game in their own half. Milli takım kendi yarı sahasında başarılı bir oyun ortaya koydu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | half i. | ara | ||
| Genel | half i. | devre | ||
| Genel | half i. | ortak | ||
| Genel | half i. | önemli bölüm | ||
| Genel | half i. | yarım pint | ||
| Genel | half i. | yarım kron | ||
| Genel | half i. | yarım dolar | ||
| Genel | half i. | -den fazlası | ||
| Genel | half i. | eş | ||
| Genel | half i. | (daha dezavantajlı olan) kesim | ||
| Genel | half s. | nısıf | ||
| Genel | half s. | mesafenin yarısına ulaşan | ||
| Genel | half s. | sadece yarısını kapsayan | ||
| Genel | half s. | omurgayı ve panoların dörtte birini kaplayan | ||
| Genel | half s. | kısmi zamanlı | ||
| Genel | half s. | yarı zamanlı | ||
| Genel | half s. | tam olmayan | ||
| Genel | half s. | kısmi | ||
| Genel | half s. | tek ebeveyni ortak olan | ||
| Genel | half zf. | hemen hemen | ||
| Genel | half zf. | asla | ||
| Genel | half zf. | kesinlikle | ||
| Genel | half zf. | ilk pusula noktasından yarım puan ötede | ||
| Genel | half zf. | ilk pusula noktasından yarım yön ötede | ||
| Genel | half zf. | o kadar da | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | half i. | elli sent | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | half i. | yarım peni | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | half i. | bir şeyin yarısı | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | half i. | ışın dozunu yarı değere ulaştıran tabaka | ||
| Eğitim | ||||
| Eğitim | half i. | sömestr | ||
| Spor | ||||
| Spor | half i. | golfte rakiple eşit sayı yapma | ||
| Spor | half i. | hafbek | ||
| Beysbol | ||||
| Beysbol | half i. | vuruş sırası | ||