half - Turco Inglés Diccionario

half

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

half — Definition

Significado:
yarım
Pronunciación (IPA):
(AmE /hæf/ – BrE /hɑːf/)
Categoría gramatical:
İsim; Sıfat
Sinónimo:
one-half
Antónimos:
whole

Significados de "half" en diccionario turco inglés : 46 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
half adj. yarım
What he gets paid is half a loaf, still better than none.
Ona verilen yarım somun ekmek, ama hiç yoktan iyidir.

More Sentences
half adj. yarı
The amount was about half the size of what he was told.
Miktar, ona söylenenin yarısı kadardı.

More Sentences
General
half n. önemli kısım
Half the excitement of this trip is the exploration of another culture.
Bu yolculuğun heyecanının önemli bir kısmı da, bir başka kültürü keşfetmek.

More Sentences
half adj. yarım
What he gets paid is half a loaf, still better than none.
Ona verilen yarım somun ekmek, ama hiç yoktan iyidir.

More Sentences
half adj. yarı
The amount was about half the size of what he was told.
Miktar, ona söylenenin yarısı kadardı.

More Sentences
half adj. buçuk
There are already one and a half million dead to mourn in the country.
Ülkede halihazırda yası tutulacak bir buçuk milyon ölü var.

More Sentences
half adj. kısmen
Charles kept half an eye on the street as he checked his phone.
Charles, telefonunu kontrol ederken kısmen de sokağa bakıyordu.

More Sentences
half adj. yarım yamalak
The ongoing healthcare issues may not be straightened out by mere half measures.
Devam eden sağlık sorunları sadece yarım yamalak tedbirler ile çözülmeyebilir.

More Sentences
half adv. yarı yarıya
One month later, consumption has fallen by 27%, and exports have halved.
Bir ay sonra tüketim %27 oranında düşmüş ve ihracat yarı yarıya azalmıştır.

More Sentences
half adv. kısmen
Charles kept half an eye on the street as he checked his phone.
Charles, telefonunu kontrol ederken kısmen de sokağa bakıyordu.

More Sentences
half adv. hiç
The movie wasn't half bad.
Film hiç de fena değildi.

More Sentences
Technical
half n. yarı
The opposing team shot better in the second half against us.
Karşı takım ikinci yarı bize karşı daha iyi şutlar attı.

More Sentences
Sport
half n. yarı saha
The national team played a successful game in their own half.
Milli takım kendi yarı sahasında başarılı bir oyun ortaya koydu.

More Sentences
General
half n. ara
half n. devre
half n. ortak
half n. önemli bölüm
half n. yarım pint
half n. yarım kron
half n. yarım dolar
half n. -den fazlası
half n.
half n. (daha dezavantajlı olan) kesim
half adj. nısıf
half adj. mesafenin yarısına ulaşan
half adj. sadece yarısını kapsayan
half adj. omurgayı ve panoların dörtte birini kaplayan
half adj. kısmi zamanlı
half adj. yarı zamanlı
half adj. tam olmayan
half adj. kısmi
half adj. tek ebeveyni ortak olan
half adv. hemen hemen
half adv. asla
half adv. kesinlikle
half adv. ilk pusula noktasından yarım puan ötede
half adv. ilk pusula noktasından yarım yön ötede
half adv. o kadar da
Colloquial
half n. elli sent
Trade/Economic
half n. yarım peni
Technical
half n. bir şeyin yarısı
Medical
half n. ışın dozunu yarı değere ulaştıran tabaka
Education
half n. sömestr
Sport
half n. golfte rakiple eşit sayı yapma
half n. hafbek
Baseball
half n. vuruş sırası

Significados de "half" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
half-way line n. orta saha çizgisi
half-way line n. santra çizgisi
General
one's better half n. kaşık düşmanı
half reaction n. yarıtepkime
half brother n. üvey kardeş
half moon n. yarımay
half fare n. yarım bilet
half wit n. moron
one half n. yarısı
first half n. birinci yarı
half a dozen n. yarım düzine
second half n. ikinci yarı
half sister n. üvey kızkardeş
half space n. yarıuzay
better half n.
half brother n. üvey erkek kardeş
half hitch n. dülger bağı
half wit n. idiot
half volley n. yarım vole
half note n. yarım nota
half a decade n. beş yıl
half the battle n. işin yarısı
half measure n. uzlaşma
half an hour n. yarım saat
half intensity n. yarı yoğunluk
half truth n. yarı gerçek
half face n. profil
half plane n. yarıdüzlem
half pay n. açık maaşı
half life n. yarı ömür
half sole n. gizli pençe
half sole n. yarım pençe
more than half of turks n. türklerin yarısından fazlası
half time n. devre
half the battle n. işin çoğu
half the battle n. işin en zor tarafı
half portion n. yarım porsiyon
half measures n. yeterli olmayan tedbirler
left half n. solhaf
half length n. yarı uzunluk
half hour n. yarım saat
half line n. yarıdoğru
half binding n. cilt
half glasses n. yarım gözlük
half time n. yarım gün
half light n. yarı ışık
second half of my life n. hayatımın ikinci yarısı
half caste n. melez
first half n. ilk yarı
half year n. yarıyıl
half year n. sömestr
half orphan n. öksüz
half gold coin n. yarım altın
a glass of half empty n. yarım bardak
half of people n. insanların yarısı
half load n. yarı yük
half time n. ara
half ray n. yarı ışın
pane of glass in the movable half of the window n. müteharrik pencere camı
half empty seed n. yarı dolu tohum
half shield n. yarı koruyucu
half adder n. yarı toplayıcı
half section n. yarım kesit
half hitch n. sade ilmik
half cone n. yarım koni
half timber n. yarım azman
half principal n. yarım mertek
half time n. haftaym
half round n. yarımyuvarlak
half span n. yarı açıklık
half round n. yarım yuvarlak
other half n. diğer yarısı
better half n. hayat arkadaşı
brick-and-half wall n. bir buçuk tuğla duvar
a two-and-a-half lira coin n. iki buçukluk
half-blood n. ebeveynlerinden biri üvey olan çocuk
half-shadow n. yarıgölge
half-span n. yarı açıklık
half-mast n. mezestre
half-cock n. horoz emniyeti
half-orphan n. yetim
half-mast n. bayrağın yarıya indirilmesi
half-hunter n. cep saati
half-way house n. aşama
half-way house n. uzlaşma
half-mast n. mezestre edilmiş bayrak veya sancak
half-moon n. yarımay
half-hitch n. yarım düğüm
half-track n. askeri araç
half-title n. iç kapak
centre-half n. santrhaf
half-brother n. sadece bir ebeveynin ortak olduğu erkek kardeş
half-glass door n. yarım camlı kapı
half-wit n. ahmak
half-a-dollar n. yarım dolar
half-wit n. kaşalot
half-sister n. sadece bir ebeveynin ortak olduğu kız kardeş
half-slip n. kısa külot
half-truth n. yarı gerçek
half-value thickness n. yarı değer kalınlığı
half-bread n. melez
half-wit n. denyo
half-term week n. yarım gün çalışmalı hafta
half-finished products n. yarımamül ürünler
half-man n. yarım adam
half-board n. yarım pansiyon
half-timbered house n. hımış ev
half-breed n. melezleme
half-term n. yarı yıl tatili
half-a-dollar n. yarım dolarlık madeni para
half-wit n. budala
half-pint n. yerden bitme
half-sister n. üvey kız kardeş
half-mast n. yarıya indirilmiş bayrak
half-length n. vücudun yukarı kısmını gösteren resim
half-value layer n. yarı değer kalınlığı
half-wit n. aptal
half-year holiday n. yarıyıl tatili
half-a-crown n. eski ingiliz parası
half-boot n. kısa çizme
half-mast n. bir bayrağın matem işareti olarak yarıya indirilmesi
half-burnt piece of wood n. öksü
paternal half-sister n. baba tarafından yarı-öz kardeş
half-width n. yarı genişlik
half sister n. üvey kız kardeş
half holiday n. yarım günlük tatil
half fare ticket n. yarım bilet
half pension n. yarım pansiyon
return half n. biletin dönüş yarısı
half-slip n. jüpon
half-slip n. iç eteklik
second half of the year n. yılın ikinci yarısı
first half of the year n. yılın ilk yarısı
nearly half of society n. toplumun neredeyse yarısı
one and a half n. bir buçuk
two and a half n. iki buçuk
one and half hour n. bir buçuk saat
half glass of wine n. yarım kadeh şarap
nearly half of the students n. öğrencilerin yarıya yakını
nearly half of the students n. öğrencilerin neredeyse yarısı
one-half cash n. yarısı peşin
first-half cash n. yarısı peşin
the first half of the year n. senenin ilk yarısı
the first half of the year n. yılın ilk yarısı
half-blood n. yarımkan
half-mast n. yarıya indirme (bayrak)
half-blood n. melez
half-hose n. kısa çorap
the final half of the year n. yılın son yarısı
three-and-a-half-hour meeting n. üç buçuk saatlik toplantı