önemsiz şey - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

önemsiz şey



"önemsiz şey" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 58 sonuç

Türkçe İngilizce
General
önemsiz şey rush i.
önemsiz şey bauble i.
önemsiz şey no big deal i.
önemsiz şey unessential i.
önemsiz şey stiver i.
önemsiz şey nicknack i.
önemsiz şey knickknack i.
önemsiz şey makeweight i.
önemsiz şey mickey mouse i.
önemsiz şey molehill i.
önemsiz şey fry i.
önemsiz şey cypher i.
önemsiz şey picayune i.
önemsiz şey straw i.
önemsiz şey toy i.
önemsiz şey tuppence i.
önemsiz şey trifle i.
önemsiz şey unimportant thing i.
önemsiz şey iota i.
önemsiz şey bagatelle i.
önemsiz şey knick-knacks i.
önemsiz şey inessential i.
önemsiz şey bean i.
önemsiz şey trivium i.
önemsiz şey nothing i.
önemsiz şey adiaphoron i.
önemsiz şey thraneen i.
önemsiz şey traneen [irish] i.
önemsiz şey traneen [irish] i.
önemsiz şey trantlum [dialect] i.
önemsiz şey trinkum i.
önemsiz şey baubee i.
önemsiz şey bauble i.
önemsiz şey quelquechose i.
önemsiz şey whirligig [obsolete] i.
önemsiz şey wraith i.
önemsiz şey minnow i.
önemsiz şey minute [obsolete] i.
önemsiz şey bosh i.
önemsiz şey boy's play i.
önemsiz şey breath i.
önemsiz şey hill of beans i.
önemsiz şey mouse i.
önemsiz şey rinky-dink i.
Colloquial
önemsiz şey small beer i.
önemsiz şey googaw i.
Idioms
önemsiz şey small beer i.
Archaic
önemsiz şey nothingism i.
önemsiz şey trangam i.
önemsiz şey vapor i.
önemsiz şey vapour i.
önemsiz şey whim-wham i.
önemsiz şey bee's knees expr.
Slang
önemsiz şey cack i.
önemsiz şey kack i.
önemsiz şey kak i.
önemsiz şey flying-fuck i.
önemsiz şey french-fried-fuck i.

"önemsiz şey" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 36 sonuç

Türkçe İngilizce
General
önemsiz bir şey için kavga etmek/tartışmak bicker f.
önemsiz bir şey için kavga etmek/tartışmak pettifog f.
önemsiz bir şey için kavga etmek/tartışmak niggle f.
önemsiz bir şey için kavga etmek/tartışmak squabble f.
önemsiz bir şey için kavga etmek/tartışmak brabble f.
önemsiz bir şey için kavga etmek/tartışmak quibble f.
en önemsiz şey least i.
önemsiz (şey) nothing i.
küçük ve önemsiz şey pinhead i.
önemsiz bir şey için yapılan tartışma fuss i.
önemsiz bir şey için yapılan tartışma squabble i.
önemsiz bir şey için yapılan tartışma bickering i.
önemsiz bir şey için yapılan tartışma tiff i.
önemsiz bir şey için yapılan tartışma pettifoggery i.
önemsiz bir şey için yapılan tartışma spat i.
önemsiz bir şey için yapılan tartışma bicker i.
önemsiz fakat çekici olan şey embroidery i.
ilerlemeyi geciktiren önemsiz şey hinderance i.
Phrasals
(biriyle) önemsiz bir şey için tartışmak/kavga etmek quibble with (someone) f.
Colloquial
geçici/önemsiz şey blip i.
ufak tefek önemsiz şey small beer i.
önemsiz, değersiz, incir çekirdeğini doldurmayacak bir şey a hill of beans i.
önemsiz, değersiz, incir çekirdeğini doldurmayacak bir şey a row of beans i.
Idioms
(önemsiz bir şey için) canını sıkmak get one's knickers in a knot f.
(önemsiz bir şey için) canını sıkmak get one's knickers in a twist f.
önemsiz bir şey için canını sıkmak get (one's) panties in a knot f.
önemsiz bir şey için canını sıkmak get (one's) panties in a twist f.
önemsiz bir şey için canını sıkmak get (one's) shorts in a knot f.
önemsiz bir şey için canını sıkmak have (one's) knickers in a twist f.
önemsiz ve gereksiz her şey every fool thing i.
en önemsiz şey littlest thing i.
küçük/önemsiz görünen ama geleceği parlak şey a grain of mustard seed i.
küçük/önemsiz görünen ama potansiyeli yüksek şey a grain of mustard seed i.
önemsiz/değersiz/incir çekirdeğini doldurmayacak bir şey a hill of beans i.
önemsiz/değersiz/incir çekirdeğini doldurmayacak bir şey a row of beans i.
sonradan başa iş açabilecek önemsiz şey thin end of the wedge expr.