trifle - Türkçe İngilizce Sözlük

trifle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

trifle — Definition

Anlamı ve Tanımı:
önemsiz şey, trifıl
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈtraɪfəl/ – BrE /ˈtraɪfəl/)
Terim Türü:
İsim/Fiil: trifle (trifles – trifled – trifling)
Değersiz görülen küçük şey ya da tatlı türü. Eski Fransızca trufle kökünden evrilmiştir. Değer yargısı içeren mecazi kullanım ile mutfak terimi arasında çift anlamlıdır.
Eş Anlamlılar:
triviality, dessert (contextual)
Zıt Anlamlılar:
significance, staple

"trifle" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
trifle i. önemsiz şey
I don't have time to spend on trifles.
Önemsiz şeylere harcayacak vaktim yok benim.

More Sentences
trifle i. meyveli tatlı
The coffee was served with chocolate strawberry trifle.
Kahve, çikolatalı çilekli meyveli tatlı ile servis ediliyordu.

More Sentences
trifle f. oynamak
You should not trifle with his feelings.
Onun duygularıyla oynamamalısınız.

More Sentences
trifle i. pandispanya
trifle i. ucuz ve adi süs eşyası
trifle i. önemsiz
trifle i. ucuz süs
trifle i. cüzi şey
trifle i. küçük şey
trifle i. az miktar
trifle i. kremşantiyi ve meyve ile yapılan bir tatlı
trifle i. değersiz şey
trifle i. ıvır zıvır
trifle i. cüzi miktarda para
trifle f. hafife almak
trifle f. oyalanmak
trifle f. boş konuşmak
trifle f. önemsememek
trifle f. çarçur etmek
trifle f. boş şeyler konuşmak
trifle f. oyalamak
trifle f. dalga geçmek
trifle f. harcamak
trifle N. trifıl
Teknik
trifle i. kurşun ve kalay alaşımı madde

"trifle" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
trifle [obsolete] i. saçma sapan hikaye
trifle [obsolete] i. dikkate almaya değmeyecek kimse
trifle away f. çarçur etmek
trifle with f. aşağısamak
trifle over f. ile oynamak
trifle with f. ciddiye almamak
trifle with f. ile oynamak
trifle with something f. ağırsamak
trifle away f. boşuna harcamak (para/zaman vb'ni)
trifle with f. hafife almak
trifle with f. vakit öldürmek
trifle with f. oyalanmak
trifle with f. önemsememek
trifle away f. önem vermemek
trifle away f. ciddiye almamak
a trifle zf. biraz
a trifle zf. azıcık
Öbek Fiiller
trifle with f. taklit etmek
trifle with (someone or something) f. (birini/bir şeyi) önemsememek
trifle with (someone or something) f. (birini/bir şeyi) aşağısamak
trifle with (someone or something) f. (birini/bir şeyi) ciddiye almamak
trifle with (someone or something) f. (birini/bir şeyi) hafife almak
Deyim
mere trifle i. (çok) önemsiz/değersiz/sözünü etmeye değmez
mere trifle i. cüzi/az miktarda (bir şey)
mere trifle i. ufacık (bir şey)
mere trifle i. küçücük (bir şey)
mere trifle i. minicik (bir şey)
mere trifle i. azıcık (bir şey)
Konuşma
he is not a man to trifle with expr. o hafife alınacak bir kimse değildir