| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | scratch i. | çizik | ||
|
I had long scratches on my arm from walking in the woods. Ormanda yürüdüğüm için kolumda uzun çizikler vardı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | scratch f. | kazımak | ||
|
The two children scratched their names on the tree. İki çocuk isimlerini ağaca kazıdılar. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | scratch f. | çizmek | ||
|
As he cut the steak, I could hear the knife scratching my new plate. O bifteği keserken, bıçağın yeni tabağımı çizdiğini duyabiliyordum. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | scratch f. | tırmalamak | ||
|
I was playing with the cat when she accidentally scratched me. Kediyle oynarken yanlışlıkla beni tırmaladı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | scratch f. | kaşımak | ||
|
All summer, I was scratching from the mosquito bites on my body. Bütün yaz boyunca vücudumdaki sivrisinek ısırıkları yüzünden kaşınıp durdum. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | scratch i. | sıyrık | ||
| Yaygın Kullanım | scratch i. | çizinti | ||
| Yaygın Kullanım | scratch f. | karalamak | ||
| Genel | ||||
| Genel | scratch i. | kaşıma | ||
|
The cat was showing his belly, so I gave it a good scratch. Kedi karnını gösteriyordu, ben de onu bir güzel kaşıdım. More Sentences |
||||
| Genel | scratch i. | sıfır | ||
|
It will therefore have to be up to scratch. Bu nedenle sıfıra kadar olması gerekecektir. More Sentences |
||||
| Genel | scratch i. | tırmalama | ||
|
Sometimes I hear the scratch of a raccoon on the window. Bazen camda bir rakunun tırmalama sesini duyuyorum. More Sentences |
||||
| Genel | scratch f. | kaşınmak | ||
|
Is your dog scratching more than usual? Köpeğiniz normalden daha fazla mı kaşınıyor? More Sentences |
||||
| Genel | scratch f. | tırmalamak | ||
|
I was playing with the cat when she accidentally scratched me. Kediyle oynarken yanlışlıkla beni tırmaladı. More Sentences |
||||
| Genel | scratch f. | silmek | ||
|
Scratch that idea. Bu fikri sil. More Sentences |
||||
| Genel | scratch f. | çıkarmak | ||
|
I scratched him; he was too old to race for this league. Ben onu çıkardım; bu ligde yarışmak için çok yaşlıydı. More Sentences |
||||
| Genel | scratch f. | kaşımak | ||
|
All summer, I was scratching from the mosquito bites on my body. Bütün yaz boyunca vücudumdaki sivrisinek ısırıkları yüzünden kaşınıp durdum. More Sentences |
||||
| Genel | scratch f. | eşelemek | ||
|
The dog scratched around the yard, looking for a bone. Köpek kemik aramak için bahçeyi eşeledi. More Sentences |
||||
| Genel | scratch f. | (fikri) rafa kaldırmak | ||
|
Now we scratched the idea of going snowboarding. Snowboard yapma fikrini rafa kaldırmış bulunuyoruz. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | scratch i. | çizik | ||
|
I had long scratches on my arm from walking in the woods. Ormanda yürüdüğüm için kolumda uzun çizikler vardı. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | scratch i. | çizik | ||
|
I had long scratches on my arm from walking in the woods. Ormanda yürüdüğüm için kolumda uzun çizikler vardı. More Sentences |
||||
| Otomotiv | scratch f. | çizmek | ||
|
As he cut the steak, I could hear the knife scratching my new plate. O bifteği keserken, bıçağın yeni tabağımı çizdiğini duyabiliyordum. More Sentences |
||||
| Sinema | ||||
| Sinema | scratch i. | çizik | ||
|
I had long scratches on my arm from walking in the woods. Ormanda yürüdüğüm için kolumda uzun çizikler vardı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | scratch i. | çizgi | ||
| Genel | scratch i. | gıcırdama | ||
| Genel | scratch i. | cızırtı | ||
| Genel | scratch i. | başlangıç çizgisi | ||
| Genel | scratch i. | spor başlama çizgisi | ||
| Genel | scratch i. | cızırdama | ||
| Genel | scratch i. | gıcırtı | ||
| Genel | scratch i. | tırmık | ||
| Genel | scratch i. | başlama çizgisi | ||
| Genel | scratch i. | çıtırtı | ||
| Genel | scratch i. | çizinti | ||
| Genel | scratch i. | kaşıma sesi | ||
| Genel | scratch i. | alt uzuvlarda gelişen iltihaplı bir deri hastalığı | ||
| Genel | scratch i. | kısa peruk | ||
| Genel | scratch i. | kazıma sesi | ||
| Genel | scratch i. | sıyırma sesi | ||
| Genel | scratch i. | plak sesi | ||
| Genel | scratch i. | gramofon sesi | ||
| Genel | scratch i. | hiçbir şey | ||
| Genel | scratch i. | önemsiz şey | ||
| Genel | scratch i. | cesaret denemesi | ||
| Genel | scratch i. | tatmin edici fiziksel durum | ||
| Genel | scratch i. | tatmin edici performans | ||
| Genel | scratch i. | kötü el yazısı | ||
| Genel | scratch i. | hasar göstergesi | ||
| Genel | scratch i. | hasar belirtisi | ||
| Genel | scratch i. | küçük deri sıyrıkları | ||
| Genel | scratch f. | eşmek | ||
| Genel | scratch f. | çizerek zarar vermek/berelemek | ||
| Genel | scratch f. | tırnaklamak | ||
| Genel | scratch f. | eşelenmek | ||
| Genel | scratch f. | kurcalamak | ||
| Genel | scratch f. | bozmak | ||
| Genel | scratch f. | çekilmek | ||
| Genel | scratch f. | oymak | ||
| Genel | scratch f. | tırmıklamak | ||
| Genel | scratch f. | yırtmak | ||
| Genel | scratch f. | acele ile yazmak | ||
| Genel | scratch f. | tırtıklamak | ||
| Genel | scratch f. | cızırdamak | ||
| Genel | scratch f. | eşinmek | ||
| Genel | scratch f. | yarıştan çekilmek | ||
| Genel | scratch f. | (para) toplamak | ||
| Genel | scratch f. | (para) bir araya getirmek | ||
| Genel | scratch f. | (yüzeye) harf/şekil kazımak | ||
| Genel | scratch f. | kalem darbeleri ile aşındırmak | ||
| Genel | scratch f. | kalem ile üst üste vurarak aşındırmak | ||
| Genel | scratch f. | tel fırça ile temizlemek | ||
| Genel | scratch f. | pas çıkarma kalemi ile temizlemek | ||
| Genel | scratch f. | (atı) dehlemek | ||
| Genel | scratch f. | (kazmak, çukur açmak veya parçalamak için) pençe ya da pati kullanmak | ||
| Genel | scratch f. | hayatını idame ettirmek | ||
| Genel | scratch f. | kendi başının çaresine bakmak | ||
| Genel | scratch f. | çok çalışarak para kazanmak | ||
| Genel | scratch f. | tırnakları ile kazıyarak hayatını sürdürmek | ||
| Genel | scratch f. | kazıma sesi çıkarmak | ||
| Genel | scratch f. | tırmalama sesi çıkarmak | ||
| Genel | scratch f. | plak çalmak | ||
| Genel | scratch f. | sosyalleşememek | ||
| Genel | scratch f. | topluma uyamamak | ||
| Genel | scratch f. | adayın adını kendi parti pusulasına eklemek | ||
| Genel | scratch f. | (bazı kart oyunlarında) sayı alamamak | ||
| Genel | scratch f. | yüzeysel davranmak | ||
| Genel | scratch f. | yüzeysel işlem uygulamak | ||
| Genel | scratch s. | acele ile toplanmış | ||
| Genel | scratch s. | gelişigüzel | ||
| Genel | scratch s. | derme çatma | ||
| Genel | scratch s. | avanssız | ||
| Genel | scratch s. | rastgele | ||
| Genel | scratch s. | farklı elementlerden oluşan | ||
| Genel | scratch s. | çeşitli etkenlerden meydana gelen | ||
| Genel | scratch s. | heterojen | ||
| Genel | scratch s. | iptal edilen | ||
| Genel | scratch s. | basit | ||
| Genel | scratch s. | kolay | ||
| Genel | scratch s. | sade | ||
| Genel | scratch s. | temel malzemeler ile yapılan | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | scratch f. | (oy pusulasını) birden fazla adaya oy vermek için işaretlemek | ||
| Siyasal | scratch f. | (birinin oyunu) bölmek | ||
| Siyasal | scratch f. | (parti pusulasında yer alan) belirli isimlere oy vermeyi reddetmek | ||
| Siyasal | scratch f. | (parti pusulasında) belirli isimlerin üzerini çizmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | scratch i. | çizme | ||
| Teknik | scratch i. | karalama | ||
| Teknik | scratch f. | pürüzlendirmek | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | scratch i. | boş | ||
| Bilgisayar | scratch s. | test veya geçici kullanım için bir makineye bağlı veri yapısı ile ilgili | ||
| Bilgisayar | scratch s. | test veya geçici kullanım için bir makineye bağlı veri kayıt ortamı ile ilgili | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | scratch i. | lastik izi | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | scratch i. | yüzeyde gelişen çöküntü | ||
| Patoloji | ||||
| Patoloji | scratch i. | sıyrık | ||
| Hayvancılık | ||||
| Hayvancılık | scratch i. | tavuk yemi | ||
| Spor | ||||
| Spor | scratch i. | atma veya atlama | ||
| Spor | scratch i. | boksörün dövüşe başlamak için yaklaşması gereken ring çizgisi | ||
| Spor | scratch i. | yarışmacının başlama zamanı | ||
| Spor | scratch i. | yarışmacının başlama yeri | ||
| Spor | scratch i. | yarışmacının ilk sayısı | ||
| Spor | scratch i. | yarıştan çekilen yarışmacı | ||
| Spor | scratch i. | (bilardo) beyaz topu cebe düşürme | ||
| Spor | scratch i. | (bilardo) oyun kurallarını ihlal eden vuruş | ||
| Spor | scratch i. | kaza vuruşu | ||
| Spor | scratch i. | kazara puan getiren vuruş | ||
| Spor | scratch f. | (bilardo) beyaz topu cebe düşürmek | ||
| Spor | scratch f. | beyaz topu cebe düşürerek puan almak | ||
| Spor | scratch s. | (yarışma veya yarışmacı) handikapsız | ||
| Spor | scratch s. | (takım) apar topar hazırlanmış | ||
| Spor | scratch s. | (takım) alelacele kurulmuş | ||
| Spor | scratch s. | (handikaplı spor) cezasız | ||
| Beysbol | ||||
| Beysbol | scratch i. | kötü vuruş | ||
| Beysbol | scratch s. | (vuruş) yetersiz | ||
| Beysbol | scratch s. | (vuruş) kötü | ||
| İskambil | ||||
| İskambil | scratch i. | (bazı kart oyunlarında) sıfır puan | ||
| Bahisçilik | ||||
| Bahisçilik | scratch i. | yarışmacının geri çekilmesi | ||
| Argo | ||||
| Argo | scratch i. | para | ||
| Argo | scratch i. | papel | ||
| Argo | scratch i. | mangır | ||
| Argo | scratch f. | iptal etmek | ||