| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | indiscretion i. | patavatsızlık | ||
|
Shouldn't you overlook his indiscretions and forgive him? Onun patavatsızlıklarını görmezden gelmen ve onu affetmen gerekmez mi? More Sentences |
||||
| Genel | indiscretion i. | akılsızlık | ||
|
Accepting the contract was an indiscretion. Sözleşmeyi kabul etmek akılsızlıktı. More Sentences |
||||
| Genel | indiscretion i. | düşüncesizce söylenen söz | ||
| Genel | indiscretion i. | boşboğazlık | ||
| Genel | indiscretion i. | düşüncesizlik | ||
| Genel | indiscretion i. | sağgörüsüzlük | ||
| Genel | indiscretion i. | gevezelik | ||
| Genel | indiscretion i. | düşüncesiz bir davranış | ||
| Genel | indiscretion i. | düşünmeden davranma | ||
| Genel | indiscretion i. | tedbirsizlik | ||
| Genel | indiscretion i. | küçük kabahat | ||
| Genel | indiscretion i. | şipşak seks | ||
| Genel | indiscretion i. | ihtiyatsızlık | ||
| Genel | indiscretion i. | ayaküstü sevişme | ||
| Genel | indiscretion i. | toplum ahlakından sapan eylem | ||
| Genel | indiscretion N. | ağzından kaçırma | ||
| Genel | indiscretion N. | düşüncesiz davranış | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | indiscretion [scotland] i. | kabalık |
| Genel | indiscretion [scotland] i. | nezaketsizlik |