lapse - Türkçe İngilizce Sözlük

lapse

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lapse — Definition

Anlamı ve Tanımı:
geçerliliğini yitirme, aksama, düşüş
Okunuş (IPA):
(AmE /læps/ – BrE /læps/)
Terim Türü:
İsim: lapse (lapses); Fiil: lapse (lapses – lapsed – lapsing)
Bir sürenin, hakkın ya da durumun devam etmemesi veya kesintiye uğramasını tanımlayan terimdir; hukuki ve zihinsel bağlamlarda sıkça kullanılır. Latince lapsus (“kayma, düşme”) sözcüğüne dayanır ve fiziksel düşüşten soyut gerilemeye uzanan bir anlam genişlemesi yaşamıştır. Güncel kullanımda lapse, sözleşmelerin sona ermesi ya da dikkatin dağılması gibi durumları ifade etmek için tercih edilir.
Eş Anlamlılar:
expiration, slip
Zıt Anlamlılar:
continuation, validity

"lapse" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 103 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
lapse i. hata
She should have closed the oven, but her mother didn't notice the lapse.
Fırını kapatması gerekiyordu ama annesi bu hatayı fark etmedi.

More Sentences
lapse i. geri kalma
Despite the momentary lapse, we managed to finish the project.
Bir anlık geri kalmaya rağmen projeyi bitirmeyi başardık.

More Sentences
lapse i. geçen zaman
The usual lapse between the release of two episodes is one week.
İki bölümün yayınlanması arasında geçen normal zaman bir haftadır.

More Sentences
lapse f. geçmek
So many years had lapsed since the last time he saw her.
Onu son görüşünden bu yana çok uzun yıllar geçmişti.

More Sentences
lapse f. sapmak
Most of the new generation lapsed from Christianity.
Yeni neslin çoğu Hıristiyanlıktan saptı.

More Sentences
lapse f. dolmak
That has lapsed, and so I ask you to agree to this urgent procedure.
Bu süre doldu ve bu nedenle sizden bu acil prosedürü kabul etmenizi rica ediyorum.

More Sentences
lapse f. zaman aşımına uğramak
These emission allowances must lapse.
Bu emisyon tahsisatları zaman aşımına uğramalıdır.

More Sentences
lapse f. sona ermek
The negotiations lapsed due to a disagreement.
Görüşmeler bir anlaşmazlık nedeniyle sona ermiştir.

More Sentences
lapse f. geçersiz olmak
The contract will lapse if you don't make the payment in time.
Ödemeyi zamanında yapmazsanız sözleşme geçersiz olacaktır.

More Sentences
Hukuk
lapse i. hata
She should have closed the oven, but her mother didn't notice the lapse.
Fırını kapatması gerekiyordu ama annesi bu hatayı fark etmedi.

More Sentences
Genel
lapse i. sapma
lapse i. mürur
lapse i. yanılma
lapse i. zaman geçme
lapse i. adalette kusur
lapse i. kaytarma
lapse i. sehiv
lapse i. kayma
lapse i. kullanılmaz duruma gelme
lapse i. kusur
lapse i. sürçme
lapse i. yanlış (söz/yazı)
lapse i. geçme (zaman)
lapse i. zaman aşımı
lapse i. geçme
lapse i. yanlış
lapse i. bitme
lapse i. kaçma
lapse i. zamanaşımı
lapse i. sona erme
lapse i. ara
lapse i. (zaman) geçme
lapse i. gerileme
lapse i. beklenen sonucu vermeme
lapse i. noksanlık
lapse i. geçiş
lapse i. fasıla
lapse i. aralık
lapse i. (ahlaki) düşüş
lapse i. (doğru yoldan) sapma
lapse i. (alt seviyeye) düşme
lapse i. battal olma
lapse i. kullanılamaz hale gelme
lapse i. harap olma
lapse i. zarar görme
lapse f. zaman geçmek
lapse f. yanılmak
lapse f. kaçmak
lapse f. kapılmak
lapse f. bitmek
lapse f. zeval bulmak
lapse f. başkasına intikal etmek
lapse f. bir süre için inanç ve prensiplerinden vazgeçmek
lapse f. kusur etmek
lapse f. kullanılmaz durumda olmak
lapse f. düşmek
lapse f. kaymak
lapse f. hata yapmak
lapse f. akıp gitmek
lapse f. battal olmak
lapse f. hata etmek
lapse f. azalmak
lapse f. alçalmak
lapse f. gömülmek
lapse f. batmak
lapse f. hükmü kalmamak
lapse f. hükümsüzleşmek
lapse f. dalmak
lapse f. gömülmek
lapse f. batmak
lapse f. (kötü yola) sapmak
lapse f. yanlışa düşmek
lapse f. (zaman) geçmek
lapse f. ilkelerinden vazgeçmek
lapse f. yavaş yavaş azalmak
lapse f. sönmek
lapse f. son bulmak
lapse f. yok olmak
lapse f. çürümek
lapse f. bozulmak
lapse f. kullanılmaz duruma gelmek
lapse N. aksama
lapse N. geçerliliğini yitirme
Ticaret/Ekonomi
lapse i. başkasına intikal
lapse i. müruruzaman
lapse i. mürur
lapse f. intikal etmek
Hukuk
lapse i. mürur
lapse i. sehiv
lapse i. sükut
lapse i. vasiyetin hükümden düşmesi
lapse i. yanlış
lapse i. yanılma
lapse f. mürur etmek
lapse f. münfesih olmak
Sigortacılık
lapse i. sigorta hakkının primlerin ödenmemesi suretiyle kaybolması
lapse i. geçersizleşme
lapse i. hükümsüzleşme
Dilbilim
lapse i. sürçme
Meteoroloji
lapse i. düşüş
Askeri
lapse i. sıcaklığın irtifa ile azalması
Eski Kullanım
lapse i. devamlı akış
lapse i. yavaşça aşağıya doğru akma

"lapse" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 73 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
lapse rate i. düşme oranı
lapse of taste i. zevksizlik
lapse of the pen i. yazma yanlışı
lapse of time i. zamanaşımı
ethical lapse i. etik hata
ethical lapse i. ahlaka dayanarak alınan kararlarda yapılan yanlış
a momentary lapse of reason i. mantığın bir anlık durması
a momentary lapse of reason i. anlık mantık kaybı
lapse into silence f. sessizliğe gömülmek
lapse into silence f. sessizliğe bürünmek
lapse from grace f. gözden düşmek
lapse from grace f. saygınlığını yitirmek
lapse from grace f. itibarını yitirmek
lapse into silence f. sükuta dalmak
lapse into silence f. sessizliğe dalmak
lapse into a vegetative state f. bitkisel hayata girmek
time-lapse s. hızlandırılmış
time-lapse s. hızlandırılmış (çekim)
time-lapse N. hızlandırılmış çekim
Öbek Fiiller
lapse into f. '-e düşmek
lapse into f. '-e bürünmek
lapse into (something) f. (bir şeye/duruma) girmek
lapse into f. -e gömülmek
lapse into f. '-e girmek
lapse into (something) f. (bir şeye/duruma) düşmek
lapse into (something) f. (bir şeye/duruma) bürünmek
lapse into f. '-e dalmak
lapse into (something) f. (bir şeye/duruma) dalmak
lapse into (something) f. (bir şeye/duruma) gömülmek
İfadeler
with the lapse of time expr. zamanla
Deyim
lapse from grace f. gözden düşmek
lapse into silence f. sessizliğe bürünmek
lapse into silence f. sessizliğe gömülmek
lapse into a coma f. komaya girmek
Ticaret/Ekonomi
event which with notice or lapse of time or both would become a default i. ihbar üzerine, zamanın geçmesiyle veya her ikisi sonucunda bir temerrüt teşkil edecek durum
lapse of justice i. adli hata
lapse into default f. temerrüde düşmek
Hukuk
lapse of period i. sürenin geçmesi
lapse of time i. müddetin hitamı
the lapse of time i. zamanaşımı
a lapse of the pen i. yazı hatası
a lapse from duty i. yapılması gerekenin terk edilmesi
a lapse of the pen i. yazı yanlışı
a lapse from duty i. vacibin terki
the lapse of time i. müruru zaman
lapse of time i. zamanaşımı
lapse of time i. sürenin geçmesi
lapse of time i. müruru zaman
Sigortacılık
lapse in coverage i. sigorta teminatında prim ödemelerinin gecikmesinden, poliçe iptalinden ya da vaktinde yenilememekten doğan teminat dışı kalma
Teknik
lapse rate i. rakımın yükselmesiyle atmosfer sıcaklığının azalma miktarı
adiabatic lapse rate i. adiyabatik gecikme oranı
adiabatic lapse rate i. adiyabatik sıcaklık düşüş oranı
time lapse photography i. hızlandırılmış fotoğrafcılık
İnşaat
lapse of time i. müruru zaman
lapse of time i. zaman aşımı
Medikal
temporary memory lapse i. geçici hafıza kaybı
memory lapse i. hafıza kaybı
Çevre
adiabatic lapse rate i. yüksekliğin artması ile bağlantılı olarak ısıdaki düşme oranı
lapse rate i. irtifayla sıcaklık değişimi
adiabatic lapse rate i. adiyabitik sapma oranı
Coğrafya
lapse rate i. sapma oranı
atmospheric lapse rate i. atmosferik sapma oranı
Meteoroloji
lapse limit i. düşüş limiti
lapse limit i. tropopoz
lapse rate i. düşme oranı
superadiabatic lapse rate i. süperadiyabatik düşme oranı
adiabatic lapse-rate i. adyabatik lapse rate
dry-adiabatic lapse rate i. kuru adiyabatik sıcaklık düşüş hızı
lapse-rate i. düşüş oranı
super adyabatic lapse-rate i. süper adyabatik lapse-rate
Jeoloji
atmospheric lapse rate i. atmosferik geçiş oranı
adiabatic lapse rate i. adiyabatik sapma oranı
İngiliz Argosu
it's just a lapse expr. lafın gelişi