strict - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

strict

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"strict" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
strict s. katı
strict s. sıkı
General
strict s. kurallara çok bağlı
strict s. otoriter
strict s. mutlak
strict s. tam
strict s. sofu
strict s. şiddetli
strict s. sert
strict s. dikkatli
strict s. çok kuralcı
strict s. harfi harfine
strict s. müsamahasız
strict s. hoşgörüsüz
Technical
strict katı
strict sert
strict değişmez

"strict" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 56 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be a strict follower of something f. sıkı takipçisi olmak
pay strict attention to f. çok özen göstermek
take strict measures f. sıkı önlem almak
strict censorship i. sıkı sansür
strict control i. sıkı kontrol
strict diet i. sıkı diyet
strict diet i. katı diyet
strict discipline i. katı disiplin
strict discretion i. ketumluk
strict law i. sıkı/katı kanun
strict laws i. katı yasalar
strict liability i. kusursuz sorumluluk
strict measures i. sert önlemler
strict measures i. kesin önlemler
strict measures i. sıkı önlemler
strict nature reserve i. mutlak koruma alanı
strict preservation zone i. mutlak koruma alanı
strict protected area i. mutlak koruma alanı
strict rule i. katı kural
strict secrecy i. tam bir gizlilik
strict supervision i. sıkı inceleme
strict vegetarian i. katı vejeteryan
strict wilderness area i. mutlak koruma alanı
in strict confidence zf. son derece gizli bir şekilde
in strict confidence zf. büyük bir gizlilik içinde
in the strict sense zf. dar anlamda
in the strict sense zf. tam manasıyla
Colloquial
in strict confidence aşırı gizli biçimde
in strict confidence son derece gizli olarak
in strict confidence son derece özel olarak
in strict confidence tam bir gizlilik içerisinde
Idioms
in the strict sense tam manasıyla
in the strict sense tam anlamıyla
on the strict qt aramızda sır olarak kalmak koşuluyla
Speaking
he is a strict moslem koyu bir müslümandır
Trade/Economic
strict discipline katı disiplin
strict exogeneity kesin dışsallık
strict implication kesin gerektirme
strict measures sıkı önlemler
strict order kesin talimat
strict order kesin emir
strict product liability sıkı mal sorumluluğu kavramı
strict standard sıkı standart
Law
strict construction dar yorum
strict construction lafzi tefsir
strict liability kusursuz sorumluluk
Politics
strict bureaucracy katı bürokrasi
strict communist regime katı komünist rejim
strict policy sıkı politika
Computer
both strict ikisi de asıl
both strict ikisi de kesin
strict yaa asıl ye
Informatics
strict inequality kesin eşitsizlik
Biology
strict anaerobe zorunlu anaerob
Social Sciences
strict norms katı normlar/kurallar
Education
impose strict discipline katı disiplin uygulamak