banal - Türkçe İngilizce Sözlük

banal

banal — Definition

Anlamı ve Tanımı:
bayağı, sıradan, klişe
Okunuş (IPA):
(AmE /bəˈnæl/ – BrE /bəˈnɑːl/)
Terim Türü:
Sıfat
Özgünlükten yoksun, aşırı sıradanlaşmış şeyi niteleyen sözcüktür. Fransızca banal kökünden günümüze ulaşır; modern eleştiride “banal remarks” gibi kullanımlar yaygındır.
Eş Anlamlılar:
trite, commonplace, hackneyed
Zıt Anlamlılar:
original, novel, distinctive

"banal" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
banal s. bayağı
Genel
banal s. banal
Politics is the banalest subject for me to talk about.
Politika benim için konuşulacak en banal konu.

More Sentences
banal s. adi
I don't need your banal platitudes.
Senin adi zırvalarına ihtiyacım yok.

More Sentences
banal s. sıradan
He asked banal questions.
Sıradan sorular sordu.

More Sentences
banal s. basmakalıp
banal s. genel (görüş)
banal s. bayat ve sıkıntı veren
banal s. alelade
banal s. orijinallikten yoksun
banal N. klişe
Medikal
banal s. yaygın

"banal" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 24 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
banal banal s.
Politics is the banalest subject for me to talk about.
Politika benim için konuşulacak en banal konu.

More Sentences
banal cheesy s.
Tom likes cheesy movies.
Tom banal filmleri sever.

More Sentences
banal pedestrian s.
banal trite s.
banal banausic s.
banal ricky-tick s.
banal hoar s.
banal hoary s.
banal old-hat s.
banal clichéd s.
banal feeble s.
banal cornball s.
banal corn-fed s.
banal prehistoric s.
banal prehistorical s.
banal premodern s.
banal pokey s.
banal poky s.
banal strict s.
banal paint-by-numbers s.
banal sterile s.
Konuşma Dili
banal hokey s.
Argo
banal ghetto s.
banal gay s.

"banal" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 19 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
banal söz banality i.
banal şey banality i.
banal olma uncreativeness i.
banal hale getirme banalisation i.
banal hale getirme banalization i.
çekici olmayan banal kimse grub i.
banal şey old hat i.
banal fikir pabulum i.
banal tip deadhead i.
banal bulmak superannuate f.
(sözcük veya ifade) banal overused s.
banal bir biçimde banally zf.
banal bir şekilde unoriginally zf.
Konuşma Dili
banal şey corn i.
Deyim
banal şey old-hat i.
Medikal
banal melanositik nevüs common melanocytic nevus i.
Sosyal Bilimler
(sosyal yaşam) banal static s.
Müzik
avrupalı sanatçılara özgü olduğu düşünülen banal bir müzik türü europop i.
Argo
çok banal! that's so chun! expr.