static - Türkçe İngilizce Sözlük

static

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

static — Definition

Anlamı ve Tanımı:
durağan, statik
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈstætɪk/ – BrE /ˈstætɪk/)
Terim Türü:
Sıfat: static
Bu sıfat, hareket veya değişim göstermeyen durumu betimler. Yunanca statikos kökünden gelir. Fizik ve mecazi durağanlık anlatımlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
fixed
Zıt Anlamlılar:
dynamic

"static" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 63 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
static i. statik elektrik
Improper storage of fabric generates static.
Kumaşın yanlış şekilde depolanması statik elektrik üretir.

More Sentences
static s. sabit
Economists predict that car prices will remain static for a long period.
Ekonomistler otomobil fiyatlarının uzun bir süre sabit kalacağını öngörüyor.

More Sentences
static s. statik
In such situations, a stronger static bar is utilized.
Bu gibi durumlarda daha güçlü bir statik çubuk kullanılır.

More Sentences
Konuşma Dili
static i. sorun
Her promotion has caused a lot of static.
Onun terfisi pek çok soruna yol açtı.

More Sentences
Teknik
static s. statik
In such situations, a stronger static bar is utilized.
Bu gibi durumlarda daha güçlü bir statik çubuk kullanılır.

More Sentences
Elektrik
static i. parazit
Due to the static, I can hardly watch the show.
Parazit yüzünden programı doğru düzgün izleyemiyorum.

More Sentences
Gıda
static s. statik
In such situations, a stronger static bar is utilized.
Bu gibi durumlarda daha güçlü bir statik çubuk kullanılır.

More Sentences
Genel
static i. radyo paraziti
static i. (ortamda) iletişimi bozan şey
static i. (ortamda) araya giren şey
static i. sert eleştiri
static i. ihtilaf
static i. düşmanlık
static i. tenkit
static s. ilerleme göstermeyen
static s. gelişme göstermeyen
static s. değişmez
static s. sakin
static s. dengeli
static s. değişmeyen
static s. dural
static s. duruk
static s. durgun
static s. hareketsiz
static s. durağan
static s. (su) depoda biriktirilen
static s. (su) depoda saklanan
static s. (su) depoda muhafaza edilen
static s. iç kulakta bulunan duyusal sisteme ait
static s. iç kulakta bulunan duyusal sistem ile ilgili
static s. iç kulakta bulunan duyusal sistemi oluşturan
Konuşma Dili
static i. zorluk
static i. problem
static i. dert
static i. külfet
static i. anında yapıştırılan cevap
static i. hazırcevaplık
Ticaret/Ekonomi
static s. değişmeyen
Teknik
static i. elektrostatik boşalma
static i. atmosferik gürültü
static i. atmosferik bozunum
static s. duruk
static s. durağan
static s. dural
static s. hareketsiz
Bilgisayar
static s. (veri depolama, işleme veya programlama) dış durumlardan etkilenmeyen
static s. (veri depolama, işleme veya programlama) sürekli korunan
Bilişim
static s. duruk
Radyo
static s. telsiz statiğine ait
static s. telsiz statiği ile ilgili
static s. telsiz statiğini yaratan
static s. radyo statiğine ait
static s. radyo statiği ile ilgili
static s. radyo statiğini oluşturan
Gıda
static s. durağan
static s. hareketsiz
Kimya
static s. durgun
Biyokimya
static s. dingin
Sosyal Bilimler
static s. (sosyal yaşam) geleneksel
static s. (sosyal yaşam) tekdüze
static s. (sosyal yaşam) banal
static s. (sosyal yaşam) sıkıcı
Dilbilim
static s. dural

"static" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
static friction i. durağan sürtünme
static level i. statik su seviyesi
static state i. statik durum
static paint i. statik boya
static library i. sabit kütüphane
static environment i. hareketsiz ortam
static calculation i. statik hesap
static hair i. saç elektriklenmesi
hair static i. saç elektriklenmesi
static routine i. tek parametrenin işlemci adresleri olduğu bir alt program türü
become static f. statikleşmek
static [obsolete] s. tartma işlemi ile ilgili
static [obsolete] s. tartmada kullanılan
static [obsolete] s. ağırlık kuvveti uygulayan
static [obsolete] s. tartma işlemine ait
static [obsolete] s. ağırlık ölçümü ile ilgili
static [obsolete] s. ağırlık ölçümüne ait
static [obsolete] s. ağırlık ölçümünde kullanılan
Deyim
give someone static f. birisiyle tartışmak
give someone static f. birine karşılık vermek
give static f. tartışmak
give static f. birine karşılık vermek
Ticaret/Ekonomi
static economy i. büyümeyen ekonomi
static benefits of trade i. statik dış ticaret kazançları
static analysis i. statik analiz
static analysis i. zaman içindeki değişmelerin ele alınmaması
static economy i. statik ekonomi
static balance sheet i. statik bilanço
static gains from trade i. statik dış ticaret kazançları
static efficiency i. statik etkinlik
static market i. durgun piyasa
static economy i. durgun ekonomi
static economy i. durağan ekonomi
static analysis i. ilişkilerin belli bir zaman noktasındaki durumunun incelenmesi
static economics i. statik ekonomi
static benefits i. statik yararlar
static display i. sabit teşhir
static pool i. statik havuz
Teknik
static error i. statik hata
static variable i. duruk değişken
static state position error i. kalıcı konum hatası
static load i. durağan yük
static best effort traffic rate i. durağan en iyi trafik oranı
static level i. statik seviye
static memory i. statik bellek
static penetrometer i. statik penetrometre
static velocity error coefficient i. kalıcı hız hata katsayısı
static pressure head i. statik basınç yüksekliği
static cathode voltage i. statik katot gerilimi
static charge i. statik yük
static suction head i. statik emme yükü
static memory i. duruk bellek
static subroutine i. statik altyordam
static equilibrium i. statik denge
static state acceleration error i. kalıcı ivme hatası
static machine i. statik makine
static emitter current i. statik emitör akımı
static shear strength i. statik kesme mukavemeti
static charge i. duruk yük
static converter i. statik dönüştürücü
static error i. duruk hata
static emitter resistance i. statik emitör direnci
static cathode current i. statik katot akımı
static storage i. statik bellek
static storage i. duruk bellek
static conditions i. durağan koşullar
static full reservoir level i. maksimum rezervuar seviyesi
static state of stress i. statik gerilme hali
static acceleration error coefficient i. kalıcı ivme hata katsayısı
static frequency changer i. statik frekans çevirici
static stress i. statik gerilme
static structure i. statik yapı
static emitter voltage i. statik emitör gerilimi
static head i. statik yük
measurement of static pressure i. statik basınç ölçümü
static cathode resistance i. statik katot direnci
static dump i. statik döküm
static toad i. statik yük
static loading test i. statik yükleme deneyi
static game i. duruk oyun
static modulus i. statik modül
static pressure per unit of area i. birim alandaki statik basınç
static dump i. duruk döküm
static loading test i. statik yükleme testi
elasticity in static bending i. statik eğilmede elastikiyet
static subroutine i. duruk altyordam
static electricity i. statik elektrik
static file i. duruk kütük
static bearing capacity i. statik taşıma kapasitesi
static file i. statik dosya
static hysteresis i. statik histerezis
static forces i. statik kuvvetler
static relay i. statik röle
static moment i. statik moment
static characteristic i. duruk özellik
state of static equilibrium i. statik denge hali
static pressure per unit of area i. birim alandaki dingin basınç
static pressure i. statik basınç
static head i. statik basınç
static variable i. statik değişken
static balance i. static denge
static balance i. statik denge
static-regain method i. statik geri kazanma metodu
pilot static system i. altımetreler ve dikey hız indikatörleri için basınç sistemi
pilot static system i. havahızı indıkatörleri
static grounding i. topraklama
static port i. havahızı indıkatörü
static measurement i. duruk ölçüm
static port i. uçak gövdesi statik girişi
static load test i. statik yükleme deneyi
static resistance i. statik dayanım
static properties i. statik özellikler
static instability i. durgun dengesizlik
static load i. sürekli yük
static stress i. duruk gerilme
static current i. statik akım
static load i. statik yük
static charge i. sabit yük
static energy i. statik enerji
static current i. sürekli akım
static load i. ölü yük
static stability i. kalıcı denge
static probing i. statik deneme
static stability i. duruş denkliği
static pressure i. duruk basınç
static lift i. statik kaldırma kuvveti
static head i. basınç yükü
static electrical propensity i. statik elektriklenme eğilimi
static screw retention strength i. statik vida tutma dayanımı
static employment i. sabit kullanma
pitot-static tube i. pito-statik borusu
static air temperature i. sabit hava sıcaklığı
static marking i. sabit işaretleme
static bomb i. sürat kontrol aleti
static bypass switch i. statik baypas anahtarı
static test load i. statik deneme yükü
static test i. statik deneme
positive and negative static air pressure i. pozitif ve negatif hava basıncı
determination of residual indentation after static loading i. statik yüklemeden sonra kalıcı ezilmenin tayini
positive and negative static air pressure i. pozitif ve negatif statik hava basıncı
static stress in torsion i. burulmadaki statik gerilme
severe static environmental conditions i. ağır statik çevre şartları
direct connected alternating current static watt-hour meter i. doğrudan bağlı alternatif akım aktif enerji sayacı
measurement of static shear adhesion i. statik kayma yapışma kuvvetinin ölçümü
static shear adhesion i. statik kayma yapışma kuvveti
coefficient of static friction i. sabit sürtünme katsayısı
alternating current static watt-hour meters i. alternatif akım statik vat saat metreler
determination of static stability i. statik denge tayini
static properties i. durağan özellikler
static stiffness i. durağan esnemezlik