intimate - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

intimate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"intimate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
intimate s. sıkı fıkı
intimate s. samimi
intimate s. çok yakın (ilişki/kimse)
intimate s. yakın (ilişki)
General
intimate f. üstü kapalı söylemek
intimate f. açıklamak
intimate f. bildirmek
intimate f. üstü kapalı anlatmak
intimate f. ima etmek
intimate f. sezindirmek
intimate f. imlemek
intimate f. çıtlatmak
intimate i. samimi arkadaş
intimate i. yakın arkadaş
intimate i. arkadaş
intimate s. içlidışlı
intimate s. yakından
intimate s. içten
intimate s. canciğer kuzu sarması
intimate s. mahrem
intimate s. ilişkisi olan
intimate s. can ciğer
intimate s. kafadar
intimate s. ayrıntılı (bilgi)
intimate s. tam
intimate s. çok yakın (arkadaş)
intimate s. derin
intimate s. sıkı
intimate s. sırdaş
intimate s. yürekten
intimate s. özel
intimate s. kişisel
intimate s. candan
intimate s. gizli
intimate s. içli dışlı
intimate s. canciğer
intimate s. detaylı
Construction
intimate yakın
intimate iç içe
Psychology
intimate içten

"intimate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be on intimate terms f. sıkı fıkı olmak
be on intimate terms f. senlibenli olmak
be intimate f. canciğer olmak
be on intimate terms with f. sıkı fıkı olmak
be intimate with f. ile samimi olmak
be on intimate terms with f. senlibenli olmak
feel intimate f. yakın hissetmek
feel intimate with f. yakın hissetmek
be in intimate relationship with f. samimi ilişkide bulunmak
intimate knowledge i. ünsiyet
intimate friend i. kafadar
intimate knowledge i. ülfet
intimate friend i. yakın dost
intimate knowledge i. engin bilgi
intimate chat i. koyu sohbet
intimate conversation i. koyu sohbet
intimate talk i. koyu sohbet
intimate relations i. iyi ilişkiler
intimate relations i. samimi ilişkiler
intimate scenes i. samimi görüntüler
intimate encounter i. seks
intimate distance i. mahrem mesafe
intimate area i. genital bölge
intimate area i. özel bölge
intimate partner violence i. aile içi şiddet
on intimate terms s. sıkı fıkı
Phrasals
intimate something to someone (birine bir şeyi) ima etmek
Idioms
be intimate seks yapmak
be intimate cinsel ilişkiye girmek
have intimate relations with someone biriyle samimi ilişkiler içinde olmak
intimate apparel kadın iç çamaşırı
be on intimate terms yakınlaşmak
have intimate relations with someone biriyle cinsel ilişkiye girmek
Slang
be intimate mala vurmak
be intimate götürmek
be intimate sevişmek
Social Sciences
intimate partner violence eş şiddeti
Linguistics
intimate speech yakın konuşma