work up - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

work up

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"work up" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
work up f. körüklemek
work up f. geliştirmek
General
work up f. duygularını giderek doruğa çıkarmak
work up f. hedeflemek
work up f. planlamak
work up f. iyileştirmek
work up f. amaçlamak
work up f. uyandırmak (ilgi/heves/heyecan vb'ni)
work up f. geliştirmek
work up f. heyecanlandırmak
work up f. hareket ederek (susamış/terlemiş) bir hale gelmek
work up f. körüklemek
work up f. tahrik etmek
work up f. artırmak
work up f. sokmak
work up f. düzenlemek
work up f. tamamlamak
work up f. heyecan uyandırmak
work up f. hazırlamak
work up f. getirmek
work up f. azdırmak
work up f. ilerletmek

"work up" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 49 sonuç

İngilizce Türkçe
General
work up to f. giderek varmak (bir yere)
work up into f. geliştirerek (başka bir şey) yapmak
work one's way up f. terfi etmek
finish up work f. işten çıkmak (mesainin bitmesi)
work up into f. haline getirmek
finish up work f. mesaiyi bitirmek
work oneself up into a rage f. öfkelenmek
work one’s way up f. düzenlemek
work somebody up (into something) f. gaza getirmek
work up a sweat f. çok çalışmak
work up a sweat f. terlemek
work up a sweat f. ter dökmek
work one's way up f. çalışmalarıyla kendini ispatlayarak derece derece terfi etmek
to work up a connection f. ilişki kurmak
finish up work f. işten çıkmak
work up the courage f. cesaret toplamak
work one’s way up f. ıslah etmek
Phrasals
work up to bir sonuca doğru gitmek
work up to bir sona doğru gelişmek
work oneself up to something cesaretli bir şekilde/cesaretini toplayarak bir şeye hazırlanmak
work someone up (ameliyata vb) birini hazırlamak
Colloquial
work one's way up daha iyi mevkilere ulaşmak
work one's way up yükselmek
work one's way up terfi etmek
work up an appetite acıkmak
Idioms
up to the eyes in work işi başından aşkın
up to the eyes in work çok meşgul
up to one's ears in work fazla meşgul
be up to one's eyes in work başını kaşıyacak vakti olmamak
work up an appetite iştah açmak
work up an appetite iştahı açılmak
work up an appetite karnını acıktırmak
work up a head of steam (bir işi/görevi yapmak için) enerjisi/isteği/arzusu olmak
work up a head of steam kendinde bir şeyi yapacak enerjiyi bulmak/toplamak
work up a thirst susatmak
work oneself up into a lather çalışmaktan kan ter içinde kalmak
work oneself up into a lather çok çalışmak
work oneself up into a sweat çalışmaktan kan ter içinde kalmak
work oneself up into a lather heyecanlanmak veya sinirlenmek
work oneself up into a sweat heyecanlanmak veya sinirlenmek
work oneself up into a sweat çok çalışmak
work oneself up kendi kendini üzmek
work oneself up kendini yiyip bitirmek
Speaking
i am up to the eyes in work işten başımı kaşıyacak vaktim yok
keep up the good work aferin böyle yapmaya devam et
keep up the good work aferin böyle devam et
keep up the good work (iyi gidiyorsun) aynen devam et
Trade/Economic
catch-up work bilgilendirme çalışması
make up work devamsızlıklar nedeniyle yitirilen zamanı telafi etmek maksadıyla normal çalışma programı dışında yapılan iş