light - Türkçe İngilizce Sözlük

light

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

light — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ışık, hafif
Okunuş (IPA):
(AmE /laɪt/ – BrE /laɪt/)
Terim Türü:
İsim: light (lights); Sıfat; Fiil: light (lights – lit – lighting)
Görmeyi sağlayan fiziksel olguyu ya da ağırlık bakımından azlığı anlatan çok işlevli kelimedir. Eski İngilizcede lēoht biçimiyle yer almıştır. Fizikten metafiziğe, algıdan sembolizme kadar geniş bir anlam alanına sahiptir.
Eş Anlamlılar:
illumination, lightweight
Zıt Anlamlılar:
darkness, heavy

"light" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
light i. aydınlık
Your baby opens its eyes and can distinguish between light and dark.
Bebeğiniz gözlerini açar ve aydınlık ile karanlığı ayırt edebilir.

More Sentences
light i. ışık
The color of the dress changed in different lights.
Farklı ışıklar altında elbisenin rengi değişiyordu.

More Sentences
light s. açık (renk)
She picked a light blue dress for the engagement party.
Nişan için açık mavi bir elbise seçmişti.

More Sentences
light s. hafif
The child received a light punishment for hitting his friend.
Çocuk arkadaşına vurduğu için hafif bir ceza aldı.

More Sentences
light i. nur
Genel
light i. gün ışığı
Experience has not brought any major problems to light.
Deneyimler büyük bir sorunu gün ışığına çıkarmamıştır.

More Sentences
light i. ışıltı
A light of humor momentarily lit her face.
Bir an için yüzünde esprili bir ışıltı belirdi.

More Sentences
light i. ışık
The color of the dress changed in different lights.
Farklı ışıklar altında elbisenin rengi değişiyordu.

More Sentences
light i. far
My car's lights on the left side aren't working.
Arabamın sol tarafındaki farlar çalışmıyor.

More Sentences
light i. lamba
Some 40% of the street lights do not work.
Sokak lambalarının yüzde 40'ı çalışmıyor.

More Sentences
light i. aydınlık
Your baby opens its eyes and can distinguish between light and dark.
Bebeğiniz gözlerini açar ve aydınlık ile karanlığı ayırt edebilir.

More Sentences
light i. trafik ışığı
The light turned green.
Trafik ışığı yeşile döndü.

More Sentences
light f. aydınlatmak
The podium was lit by bright spotlights.
Podyum parlak spot ışıklarıyla aydınlatılmıştı.

More Sentences
light f. aydınlanmak
Once again, his path was lit by a thought experiment.
Bir kez daha yolu bir düşünce deneyiyle aydınlandı.

More Sentences
light f. yakmak
A young gentleman offered to light her cigarette.
Genç bir bey sigarasını yakmayı teklif etti.

More Sentences
light f. yanmak
Tom struck the match, but it didn't light.
Tom kibriti çaktı ama yanmadı.

More Sentences
light f. ışık tutmak
The women's conference in Beijing brought an important point to light.
Pekin'deki kadın konferansı önemli bir noktaya ışık tuttu.

More Sentences
light f. ateşlenmek
Europe is a powder keg waiting to be lit.
Avrupa ateşlenmeyi bekleyen bir barut fıçısıdır.

More Sentences
light f. çakmak
Tom lit a match.
Tom bir kibrit çaktı.

More Sentences
light f. ışık tutmak
The women's conference in Beijing brought an important point to light.
Pekin'deki kadın konferansı önemli bir noktaya ışık tuttu.

More Sentences
light s. açık (renk)
She picked a light blue dress for the engagement party.
Nişan için açık mavi bir elbise seçmişti.

More Sentences
light s. az
Traffic was light.
Trafik çok azdı.

More Sentences
light s. ufak
They had a light dinner at home.
Evde ufak bir akşam yemeği yediler.

More Sentences
light s. iyi mayalanmış
The focaccia she made was light and fluffy.
Yaptığı İtalyan pidesi iyi mayalanmış ve kabarıktı.

More Sentences
light s. ince
Remember to bring a light coat with you.
Yanınızda ince bir palto getirmeyi unutmayın.

More Sentences
light s. hafif
The child received a light punishment for hitting his friend.
Çocuk arkadaşına vurduğu için hafif bir ceza aldı.

More Sentences
light s. aydınlık
Their hotel room was light and spacious.
Otelde kaldıkları oda aydınlık ve ferahtı.

More Sentences
Teknik
light i. ışık
The color of the dress changed in different lights.
Farklı ışıklar altında elbisenin rengi değişiyordu.

More Sentences
light i. lamba
Some 40% of the street lights do not work.
Sokak lambalarının yüzde 40'ı çalışmıyor.

More Sentences
light s. hafif
The child received a light punishment for hitting his friend.
Çocuk arkadaşına vurduğu için hafif bir ceza aldı.

More Sentences
Otomotiv
light i. ışık
The color of the dress changed in different lights.
Farklı ışıklar altında elbisenin rengi değişiyordu.

More Sentences
light s. hafif
The child received a light punishment for hitting his friend.
Çocuk arkadaşına vurduğu için hafif bir ceza aldı.

More Sentences
Meteoroloji
light s. hafif
The child received a light punishment for hitting his friend.
Çocuk arkadaşına vurduğu için hafif bir ceza aldı.

More Sentences
Genel
light i. ateş (sigara vb için)
light i. bir resmin aydınlık kısmı
light i. deniz feneri
light i. ışık veren şey
light i. gündüz
light i. şavk
light i. ateş
light i. çırağ
light i. ziya
light i. güneş ışığı
light i. ışık penceresi
light i. pencere gözü
light i. aydınlanma
light i. aydın kimse
light i. aydınlatma seviyesi
light i. görme kabiliyeti
light i. parıltı
light i. şafak
light i. gündüz
light i. şule
light f. tutuşturmak
light f. denk gelmek
light f. rastlamak
light f. ışık saçmak
light f. parlatmak
light f. canlandırmak
light f. odun yakmak
light f. neşelendirmek
light f. gerçekleşmek
light f. inmek (attan/arabadan)
light f. sigara yakmak
light f. parıldamak
light f. soba yakmak
light f. üzerine düşmek
light f. fayrap etmek
light f. konmak
light f. ışık vermek
light f. ışımak
light f. tutuşmak
light f. ışıldamak
light f. ateşlemek
light f. alevlenmek
light f. alev almak
light f. gelmek
light f. ışık almak
light f. inmek
light f. ışık ile yol göstermek
light f. rastlamak
light f. isabet etmek
light s. yeğni
light s. yükü hafif
light s. fingirdek
light s. yüksüz
light s. gailesiz
light s. endişesiz
light s. çevik
light s. önemsiz
light s. hafifmeşrep
light s. ehemmiyetsiz
light s. tasasız
light s. umursamaz
light s. kararsız
light s. eksik
light s. açık
light s. yumuşak
light s. ışıklı
light s. aydınlanmış
light s. parlak
light s. parlayan
light s. yükü hafif
light s. sindirimi kolay
light s. atik
light s. hızlı
light s. şen
light s. hemen değişen
light s. dayanılması kolay
light s. eğlenceli
light s. havai
light s. kabarık
light s. narin
light s. kırılgan
light s. nurlu
light s. önüne gelenle düşüp kalkan
light s. sersemlemiş
light s. şuh
light s. uçucu
light s. ahlaksız
light s. sütlü/kremalı (kahve)
light s. (pokerde) borçlu
light s. soluk (renk)
light s. kumlu (arazi/toprak)
light s. alkolü az
light s. belirsiz
light s. dayanılır
light s. tahammül edilebilir
light s. kararsız
light zf. az bagajla
light zf. az eşya ile
light zf. hafifçe
light zf. hafif bir şekilde
light zf. kolayca
Irregular Verb
light f. lit/lighted - lit/lighted
Konuşma Dili
light i. budala
light s. ahmak
Teknik
light i. açık renk
light i. ışıklı ikaz
light s. yeğni
Otomotiv
light i. pencere
light f. tutuşmak
light f. tutuşturmak
Denizcilik
light f. ilerletmek
light f. (yelken vb) yürütmek
light s. yüksüz
Mutfak
light f. kibrit yakmak
Dilbilim
light s. hafif vurgulu
Resim
light f. ışıklamak
light f. ışık vermek

"light" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
test light i. kontrol kalemi
Genel
light buoy i. fener şamandırası
red light district i. kent veya kasabalarda genelevler veya seks endüstrisinin diğer kollarının bulunduğu kesim
green light i. izin
light duty i. hafif iş
electric light i. elektrik lambası
neon light i. neon ışığı
bright light i. parlak ışık
light leather i. hafif deri
candle light i. mum ışığı
half light i. yarı ışık
light literature i. kolay okunan hafif kitaplar
night light i. gece lambası
light meter i. ışıkölçer
deck light i. ispiralya
light grey i. açık gri
light positive i. ışıklı pozitif
red light i. trafik lambasında kırmızı ışık
track light i. raya monte edilen lamba
light ray i. ışık ışını
artificial light film i. suni ışık filmi
light air i. hafif hava
play of light i. ışık oyunu
light stability i. ışık kararlılığı
light drizzle (of rain) i. ahmak ıslatan
light teal i. açık deniz mavisi
light resistance i. ışık rezistansı
light house i. fener kulesi
light indicator i. ışıklı gösterge
light oil i. hafif yağ
bengal light i. işaret ışığı
red light district i. fahişeler mahallesi
fluorescent light i. floresan ışık
light metro i. hafif metro
ultraviolet light i. morötesi ışık
floating light i. fener gemisi
light beam angle i. ışık açısı
divine light i. nur
pilot light i. işaret lambası
light touch i. hafif dokunma
cast light i. aydınlatma
light sleeper i. sak
wave theory of light i. ışığın dalga kuramı
light pink i. yavruağzı
light industry i. hafif endüstri
studio light i. stüdyo ışığı
light sources i. ışık kaynakları
mechanical equivalent of light i. ışığın mekanik eşdeğeri
light machine gun i. hafif makineli tüfek
light pink i. tozpembe
light distribution i. ışık dağılımı
light meter i. fotometre
very light sleep i. tavşan uykusu
navigation light i. seyir feneri
light brown i. devetüyü
light comedy i. hafif komedi
electric light i. elektrik ışığı
light duty trucks i. kamyonet
wax light i. mum ışığı
night light i. idare lambası
light year i. ışık yılı
light indicator i. ışık göstergesi
floating light i. fener dubası
light alloy i. hafif alaşım
traffic light i. trafik lambası
first light i. ilk ışık
cold light i. ısısız ışık
parking light i. park ışığı
warning light i. uyarı lambası
running light i. seyir feneri
light meter i. pozometre
light engineering i. aydınlatma mühendisliği
tail light i. arka lambası
light duty truck i. hafif hizmet kamyonu
heavenly light i. nur
light in architecture i. mimaride ışık
revolving light i. döner fener
light gathering power i. ışık toplama gücü
leading light i. rehber feneri
incoherent light i. inkoherent ışık
light cream i. gündüz kremi
light sleeper i. uykusu hafif
light breeze i. hafif meltem
visible light i. görünebilir ışık
first light i. şafak
timed light switch i. otomat
light absorption i. ışığı emme
runway light i. pist ışığı
light purple fig i. kavakinciri
light purse i. cimri
light velocity i. ışık hızı
a kind of light fritter i. mafiş
light music i. hafif müzik
warning light i. uyarı ışığı
light pollution i. ışık kirliliği
light absorption i. ışık soğurulması
light wave i. ışık dalgası
pilot light i. ateşleme brülörü
light case i. ince doku
fluorescent light i. floresan
light efficiency i. ışık verimi
signal light i. uyarı ışığı
light opera i. operet
light beer i. hafif bira
light overcoat i. pardösü
accessory light i. aksesuar lambası
light metal i. hafif metal
light damage i. hafif hasar
light waterline i. boş su kesimi
fluorescent light i. floresan lamba
ray of light i. ışık ışını
light breeze i. hafif rüzgar
imaginary light i. hayali ışık
light soil i. hafif toprak
light cruiser i. hafif kruvazör
light box i. ışık kabini
light current i. ışık akımı
night light i. gece kandili
white light i. ak ışık
light flux i. ışık akısı
light trap i. ışık kapanı
green light i. yeşil ışık
light shaft i. aydınlık
natural light i. doğal ışık
light in the head i. ahmak
light meter i. ışık ölçer
ultraviolet light i. ultraviyole ışınları
green light i. yeşil ışık (trafik lambasında)
light curve i. ışık eğrisi
speed of light i. ışık hızı
light refraction i. ışığın kırılması
light house i. deniz feneri binası
light bulb i. ampul
light rug i. cicim
light brown colour i. devetüyü
light sleeper i. uykusu hafif kimse
light spectrum i. ışık spektrumu
light modulation i. ışık modülasyonu
neon light i. neon lambası
yellow light i. sarı ışık
light modulator i. ışık modülatörü
pilot light i. pilot alevi (şofben, fırın vb'nde)
light mindedness i. kararsızlık
light cones i. hafif koniler
light industry i. hafif sanayi
anchor light i. demir feneri
anchor light i. liman feneri
tail light i. arka ışık
light vessel i. fener dubası
light plane i. hafif uçak