kabarık - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

kabarık



"kabarık" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
kabarık fluffy s.
kabarık puffy s.
kabarık swollen s.
General
kabarık eruption i.
kabarık fluff i.
kabarık protuberant s.
kabarık bouffant s.
kabarık bloated s.
kabarık raised s.
kabarık swelling s.
kabarık bulgy s.
kabarık tumid s.
kabarık blistered s.
kabarık up s.
kabarık lanuginose s.
kabarık high s.
kabarık bunchy s.
kabarık bagging s.
kabarık swollen s.
kabarık turgid s.
kabarık balloon s.
kabarık shaggy s.
kabarık fuzzy s.
kabarık convex s.
kabarık brushy s.
Technical
kabarık convex
kabarık umbonal
kabarık tumescence
kabarık tumescent
kabarık tumid
kabarık bulging
Computer
kabarık emboss
Textile
kabarık mouldable
kabarık moldable
Medical
kabarık tumorous
kabarık tumourous
Marine Biology
kabarık bossy
Printery
kabarık bulky

"kabarık" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 58 sonuç

Türkçe İngilizce
General
sabıkası kabarık olmak have a criminal record a mile long f.
sabıkası kabarık olmak have a long rap sheet f.
mayalı kabarık hamur sponge i.
kabarık etek crinoline i.
arkası kabarık ve yüksek oturacak yeri ise geniş koltuk wing chair i.
arkası kabarık ve yüksek oturacak yeri ise geniş koltuk grandfather chair i.
arkası kabarık ve yüksek oturacak yeri ise geniş koltuk winged chair i.
1800'lü yıllarda kadınların eteklerinin kabarık görünmesi için giydikleri yastık metal ve kemikten oluşan bir tür kumaş bustle i.
kabarık saç frizzy hair i.
kabarık kanepe chesterfield i.
kabarık hesap heavy bill i.
kıvırcık ve kabarık saç modeli afro hairdo i.
uzun saçın içine yerleştirilerek kabarık gösteren dolgu malzemesi rat i.
tıraş makinesi ile kırpılan kabarık saç modeli razor-cut i.
tüyleri kabarık furry s.
kabarık saçlı fuzzy s.
tüyleri kabarık fluffy s.
kabarık saçlı towheaded s.
daha kabarık shaggier s.
en kabarık shaggiest s.
suç dosyası kabarık criminous s.
kabarık bir şekilde fluffily zf.
kabarık bir şekilde shaggily zf.
kabarık bir şekilde bunchily zf.
kabarık bir halde turgidly zf.
kabarık bir halde puffily zf.
kabarık bir şekilde bigly zf.
kabarık bir şekilde bossily zf.
kabarık olarak shaggily zf.
Colloquial
sabıkası kabarık bir keş junkie with a long string of convictions
Idioms
sabıkası kabarık olmak have a mile long criminal record
Speaking
adamın sabıkası oldukça kabarık the guy had a long track record
Slang
zencilerin kabarık ve doğal saç modeli afro
kabarık saçlı zenci fuzzy-wuzzy
Trade/Economic
bilançoyu şişirerek hesapları kabarık gösterme window dressing
bilançoyu şişirerek hesapları kabarık göstererek window dressing
Law
suç dosyası kabarık olmak have a lengthy criminal record
suç dosyası kabarık lengthy criminal record
Technical
iki ucu kabarık elipsoit prolate ellipsoid
pamuktan yapılmış genelde gecelik kullanılan yüzeyi kabarık kumaş winceyette
kabarık kol puffsleeve
kabarık kiriş camber beam
kabarık yer puff
kabarık yen puffsleeve
kumaşta kabarık çizgi wale
kabarık kesmetaş işleme rustication
kumaştaki kabarık çizgi wale
Computer
kabarık etki raised effect
3b kabarık emboss 3d
Informatics
kabarık karakter embossed character
Textile
kabarık kol puff sleeve
kabarık etek riding skirt
kabarık yen puff sleeve
kabarık çapraz dokulu kumaş twill
Construction
ortası kabarık çatı hip roof
kabarık derzleme bastard pointing
Medical
ciltte oluşmak/çıkmak (kabarık, kabarcık, sivilce vb.) raise f.
History
kabarık etek crinoline