up - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

up

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"up" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 88 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
up ünl. yukarı
General
up f. artırmak
up f. yükseltmek
up f. ayağa kalkmak
up i. artış
up i. uyarıcı
up i. çıkış
up s. hazır
up s. özellikle kuzeyde veya yukarıda olan bir yeri gösteren söz öbeği
up s. yukarı giden
up s. önde
up s. olmuş
up s. dik
up s. yüksek
up s. ayakta
up s. keyifli
up s. çıkmış
up s. ayaklanmış
up s. olmakta
up s. üstün
up s. yükselmiş
up s. kabarık
up s. ümitli
up s. yukarıdaki
up s. yüksekte
up s. çalışır
up s. (yol) onarımda
up s. ayağa kalkmış
up s. yataktan kalkmış
up s. yukarı bakan
up s. yukarı hareket eden
up s. yukarıya dönük
up s. heyecanlanmış
up s. değerlendirilen
up s. incelenen
up s. bitirilmiş
up s. bitmiş
up s. bilgili
up s. haberdar
up s. son gelişmeler ile ilgili bilgi sahibi
up s. tehlikede
up zf. ileri
up zf. sonuna kadar
up zf. tamamen
up zf. yukarıda
up zf. yukarda
up zf. yukarıya doğru
up zf. sıkı sıkı
up zf. görünerek
up zf. belirerek
up zf. dikkate alarak
up zf. hesaba katarak
up zf. göz önünde bulundurarak
up zf. yoğun bir şekilde
up zf. heyecanla
up zf. daha çok
up zf. daha yoğun
up zf. daha yüksek seviyede
up zf. tamamen
up zf. durma noktasına gelecek şekilde
up zf. her biri
up zf. ayrı
up zf. parçalar halinde
up ed. tepesinde
up ed. kuzeye
up ed. yukarı
up ed. yukarısında
up ed. yukarıya
up ed. ileride
up ed. yukarısına
Law
up s. yargı sürecinde olan
up s. suçlanan
Politics
up s. aday olan
up s. adaylığını koymuş
Technical
up s. çalışır
up zf. -e kadar
Aeronautic
up zf. -e kadar
Marine
up s. gitmek üzere olan
up s. hareket eden
up zf. rüzgar yönünde
up ed. karşı
up ed. ters olarak
up ed. -e doğru
Military
up expr. kaldır! komutu
Sport
up s. önde olan
Baseball
up s. vuruş sırası onda olan
Slang
up s. mutlu ve heyecanlı
up s. sevinçten havalara uçan

"up" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
sum up f. özetlemek
straighten up f. doğrulmak
break up f. ayrılmak
cheer up f. neşelenmek
chop up f. doğramak
hurry up f. acele etmek
put up with f. katlanmak
pile up f. yığmak
cheer up f. neşelendirmek
shut up f. susturmak
cover up f. örtmek
make up f. uydurmak
act up f. teklemek
clean up f. temizlemek
stand up f. ayağa kalkmak
act up f. yaramazlık yapmak
pick up f. almak (bir yere gelip/gidip birini)
pile up f. birikmek
speed up f. hızlandırmak
freshen up f. ferahlamak
blow up f. patlatmak
pick up f. toplamak
break up f. ilişkiyi kesmek
froth up f. köpürtmek
blow up f. şişirmek
curl up f. kıvırmak
throw up f. kusmak
pay up f. tamamen ödemek
pick up f. radyoda duymak
pick up f. yerden kaldırmak
pay up f. borcunu kapamak
give up f. bırakmak
warm up f. ısıtmak
stand up f. kalkmak
get up f. kalkmak
give up f. vazgeçmek
use up f. tüketmek
sum up f. toplamak
wake up f. uyanmak
end up f. sonuçlanmak
follow-up f. izlemek
show up f. çıkagelmek
show up f. ortaya çıkmak
work up f. körüklemek
work up f. geliştirmek
call up f. telefon etmek
call up f. anımsamak
call up f. hatırlatmak
follow-up i. takip
stuck-up s. burnu havada
General
queue up f. kuyruğa girmek
cheer somebody up f. gönül açmak
shoot up f. damardan vermek
strike up a tune f. orkestra vb bir parça çalmaya başlamak
swoop up f. kapmak
set up shop f. tezgah kurmak
get up early f. erken kalkmak
keep up with the times f. çağın gerisinde kalmamak
keep up f. seviyesine ulaşmak
make up for f. telafi etmek
wind up f. kaldırmak (manivela vb'ni çevirerek)
measure up f. istenilen ölçülere uygun olmak
set up f. birisine tuzak kurmak
fall back up f. son çare olarak başvurmak
round up f. bir araya toplamak
light up f. neşelendirmek
bring up the rear f. arkada olmak
be mixed up in something bad f. adı karışmak
chat someone up f. ayarlamak
hold up f. desteklemek
plug up f. göklere çıkarmak
keep up with f. ayak uydurmak (çağa/zamana)
burn up f. yanıp yok olmak
mop up f. paspaslamak
put away make up f. makyajı temizlemek
keep up with the times f. çağa ayak uydurmak
step up f. terfi ettirmek
summon up f. toplamak (gücünü/cesaretini)
double up on f. paylaşmak
kick up one's heels f. hoşça vakit geçirmek
ring up f. açmak
tense up f. germek
swallow up f. içine çekmek
brisk up f. canlandırmak
come up suddenly f. sökün etmek
come up with f. çözüm yolu bulmak
be mixed up f. kafası karışmak
line up with f. savunmak
let up f. sertliğini kaybetmek
push up f. yukarı sürmek
stand up f. taraftarı olmak
whore up f. abartmak
do up f. bağlamak
give up a claim f. davadan vazgeçmek
be laid up with f. yatakta kalmak zorunda olmak (hastalık vb nedeniyle)
doll up f. süslemek
loom up f. karaltı gibi görünmek
send somebody up the wall f. kudurtmak
wind something up f. saat vb gibi bir şey kurmak
tickle up f. heyecanlandırmak
cover up one's fraud f. açığını örtmek
stick up for f. savunmak
clear up f. düzelmek
end up f. bitirmek
jolly a place up f. bir yeri neşelendirmek
curl oneself up f. dertop olmak
catch up on f. tamamlamak
set someone up f. birine tuzak kurmak
be washed up onto a shore f. karaya vurmak
cuddle up f. sokulmak
come up f. yaygın olmak
break up f. tatile girmek (okul)
mix somebody up f. benzetmek
come up again f. karşılaşmak
stir up trouble f. ortalığı karıştırmak
foul up f. karıştırmak
step up on f. çıkmak
stir up f. tahrik etmek
pick up f. şans eseri satın almak
fix somebody up f. ayarlamak
ice up f. buzlanmak
date up f. buluşmak
hold up f. dayanmak
silt up f. kum ve çamurla dolmak
chalk up f. sayı kaydetmek
sew something up f. bir işi sağlam kazığa bağlamak
redound up f. etkilemek
spice a food up f. baharat katarak bir yemeği daha lezzetli yapmak
lay somebody up f. yatağa düşürmek
liven up f. keyiflenmek
let up f. dinmek (yağmur)
wash up f. bulaşıkları yıkamak
soup up f. güçlendirmek
turn something up f. sesini açmak
clear up f. aydınlanmak
divvy up f. paylaşmak
shoot up f. her tarafa rasgele ateş etmek
grow up f. yetişmek
put up f. sunmak
cut somebody up f. yok etmek
slack up f. koyvermek
prink up f. süslenmek
be up to f. anlamak
sit up f. yatmamak (gece)
turn up f. bulunmak
silt up f. alüvyon ile dolmak
shape up f. biri iyi bir yolda olmak
burn up f. yakıp yok etmek
hang up f. için yanıp tutuşmak
key up f. coşturmak
show someone up f. birinin foyasını ortaya çıkarmak
turn up one's nose at f. beğenmemek
hunt up f. araştırmak
set up f. saldırmak
stand up f. göğüs germek
make somebody to dig up f. eştirmek
mew up f. kafese koymak
trip up f. yalanını yakalamak
burn somebody up f. ifrit etmek
lead up to f. yolunu yapmak
tally up f. uydurmak
build up f. kuvvetlendirmek
heap up f. kümelenmek
sum up f. kavramak
stir up one's trouble f. derdini deşmek
mix up f. karman çorman etmek
boil up f. coşmak
wrap up in a bundle f. bohçe etmek
step up onto f. çıkmak
dry up f. kesilmek
mist up f. buğulanmak
pound up coffee in a mortar f. kahve dövmek
team up f. takım oluşturmak
turn thumbs up on f. kabul etmek
come up to f. eşitlenmek
liven up f. şenlendirmek
clam up f. ağzını açmamak
scoop up f. toplamak
pick up f. iyileşmek
cock up the nose f. kurumlanmak
set up f. yükseltmek
hike up f. yürüyüş yapmak
write up f. tamamen yazmak
wrap up f. son vermek
carve up f. bölmek
be up for f. aday olmak
dam up f. engellemek
rout up f. uzaklaştırmak
buy up f. tümünü satın almak
pick up f. arabayla birini almak
smarten up f. sağını solunu toplamak
gang up on f. toplanıp karşı saldırmaya hazırlanmak
coil up f. dolamak
come up f. ortaya çıkmak
be brought up f. yetişmek
bloat up f. kabartmak
butter up f. yağ çekmek
back up f. geri gitmek
call up f. ansıtmak
stand up to f. karşı koymak
stick up for f. tarafını tutmak
cheer somebody up f. moral vermek
reel up f. sarmak
follow up f. ardını bırakmamak
rough somebody up f. fena benzetmek
tank up f. doldurmak (taşıtın benzin deposunu)
spring up f. sıçramak
be up f. ayakta olmak
climb up stairs f. merdiven çıkmak
freshen up f. daha güzel ve daha çekici bir hale sokmak (bir yeri)
root up f. kökünden sökmek
do up f. tamir etmek
be booked up f. programı dolu olmak
cheer up f. keyiflenmek
mop up f. temizlemek
jazz up f. canlandırmak
be laid up f. ilerisi için saklanmak
take up the slack f. halatı boşaltmak
mop up f. silip süpürmek
be fed up with f. usanmak
put up a poster f. afiş asmak
make up for something f. telafi etmek
tighten up f. germek
stir up f. coşturmak
lock somebody up f. içeri tıkmak
screw up one's courage f. cesaretini toplamak
type up f. bilgisayarda yazmak
clam up f. tek bir kelime etmemek
work somebody up (into something) f. gaza getirmek
sign up f. yazılmak
bob up f. baskın yapmak
send up f. havaya atmak
cheer up f. avutmak
bristle up f. sinirlenmek
brush up on f. bilgiyi tazelemek
tie someone up f. birini iple bağlayarak etkisiz hale getirmek
stir up f. sebep olmak
slip up f. yanılmak
beat up f. çalkalamak
have one's guard up f. tetikte olmak
run up to f. erişmek
have one's hackles up f. küplere binmek
swallow up f. tüketmek
take up f. giysiyi kısaltmak
light up f. parlamak
hive up f. toplamak
double up f. paylaşmak
crack up f. övmek
crack up f. yıkılmak
set up f. tuzak kurmak
fix oneself up f. süslenmek
liven up f. neşelenmek
hang up f. telefonu kapatmak
tuck up one's legs f. kıvrılmak
dream up f. icat etmek
go up in smoke f. havaya gitmek
work one’s way up f. düzenlemek
fix oneself up f. kendini süslemek
jolly a place up f. bir yere sevimli bir hava vermek
break up f. parçalamak
tog up f. giydirmek
come up with f. bulmak (fikir vb)
tune up f. düzen vermek
clutter up f. tıka basa doldurmak
keep up appearances f. istifini bozmamak
polish up f. iyice parlatmak
make blow up f. patlatmak
cut up rough f. öfkelenmek
pick up f. şans eseri bulmak
end up owing somebody something f. borçlu çıkmak
dote up f. üstüne titremek
be chocked up with something f. tıkanmak
pin up f. iğneyle tutturmak
kick up one's heels f. eğlenceye dalmak
ball up f. rezil etmek
do up f. yormak
suck up f. içine çekmek
clean something up f. tertemiz yapmak
scoop up f. kapmak
puff up f. kabartmak
clam up f. sesini kesmek
cover up f. kılıfına uydurmak
stir up f. teşvik etmek
put up f. kaldırmak
beat up f. hırpalamak
lay up f. yığmak
get liquored up f. içki içmek
link up f. bağlantı kurmak
goof up f. bozmak
count up f. hesap etmek
cotton up to f. anlaşmak
seam up f. dikmek
put someone up f. birini misafir etmek
clear up f. düzene koymak
lift up f. refetmek
curl up f. bükmek
come up with f. ileri sürmek
turn up f. ortaya çıkmak
perk oneself up f. canlanmak
hold up f. tutmak
parcel up f. paketlemek
buck up f. neşelendirmek
hold up f. çevirmek
get puffed up f. hindi gibi kabarmak
butter up f. dalkavukluk etmek
start something up f. bir şeyi başlatmak
whip up f. tahrik etmek
chew up f. ağır bir dille eleştirmek
go up in price f. fiyatlanmak
sneak up f. gizlice yaklaşmak
take up the slack f. halatın boşunu almak
prop up f. dayamak
pile up f. karaya oturtmak
run up f. artırmak
frame up f. komplo kurmak
patch someone up f. birinin yaralarını tedavi etmek
rake up f. aydınlatmak
give up f. vazgeçmek
play up f. üzerinde durmak
take up f. meşgul olmak
clean up f. düzeltmek
steam up f. kızdırmak
come up with a solution f. çözüme kavuşturmak
put up a poor show f. yaptığı iyi olmamak
bone up on f. çok çalışmak
act up f. arıza çıkarmak
make up f. düzenlemek
clean up f. vurgun vurmak
feed up f. besiye çekmek
toss up f. yazı tura atmak
whip up f. artırmak
leave up in the air f. sallantıda bırakmak
tidy up f. etrafı toparlamak
grub up f. belleyerek sökmek
put somebody back up f. gıcık etmek
lead up to f. zemin hazırlamak
get up f. hazırlamak
foot up f. hesaplamak
crumple up f. kırıştırmak
pick up f. şans eseri edinmek
rear up f. yükselmek
stand up to f. karşı çıkmak
shrivel up f. buruşmak
show somebody up f. rezil etmek
add up to f. demeğe gelmek
break up f. bitirmek
double up f. bükülmek
add up to f. tutmak
eaten up with pride f. kendini devaynasında görmek
rake up the past f. eski defterleri karıştırmak
clean up f. bitirmek
turn up f. sıvamak
sum up f. araştırmak
wait up for someone f. yatmayıp birini beklemek
flame up f. parlamak
hang up f. asmak
throw up f. durdurmak
trick up f. süslemek
be up to one's eyes in f. ile çok meşgul olmak
sit up all night f. sabahı etmek
shoot up f. hızla uzamak (boy)
run up f. koşuşmak
look up f. uğramak
take up f. yapmaya başlamak
give somebody up f. ilişkiyi kesmek
shake something up f. sıvıyı çalkalamak
flare up f. alevlenmek
start up f. çalışmak
grub up f. eşelemek
tick up f. tik koymak
pile up something f. arttırmak
shut someone up in f. birini bir yere kapatmak
bash up f. dayak atmak
spoon up f. kaşıkla almak
jacks up f. kriko ile kaldırmak
turn up f. sesini açmak
treasure up f. toplamak
run up f. borcun birikmesi
carve up f. taksim etmek
muck up f. bozmak
send up f. artırmak
act up f. yaramazlık etmek
cheer up f. teselli etmek
draw up f. yaklaşıp durmak
work up f. planlamak
be lined up f. dizilmek
wake up f. gözlerini açmak
rev up f. motorun hızını artırıvermek
haul up f. çıkarmak
break something up f. ovalamak
shut somebody up f. sözü ağzına tıkamak
give up frequenting f. ayağını kesmek
step up f. gücünü artırmak
mess something up f. bir şeyi bozmak
bring up f. bahis açmak
round something up f. yuvarlak hesap yapmak
be mixed up with f. ile ilişkisi olmak
knock up f. telaşlandırmak
pull up f. durmak
put up with f. acıya dayanmak
wipe up f. çıkarmak
tear up f. parça parça etmek
tidy oneself up f. toparlanmak
pick up f. almak
work up f. hedeflemek
cock up f. karmakarışık etmek
swallow up f. bütün bütün yutmak
take up the gauntlet f. meydan okuyanın çağrısını kabul etmek
close up f. birbirine yaklaşmak
gussy up f. kendine çeki düzen vermek
hot up f. ısıtmak
wrap it up f. kısa kesmek
speak up f. açıkça konuşmak
fasten up f. sabitlemek
warm up f. son bir hazırlık yapmak (konserden/temsilden önce)
look up to f. hürmet etmek
take up f. giysi daraltmak
hang up on someone f. telefonu suratına kapatmak
straighten up f. bir düzene sokmak (bir yeri)
screw up f. fiyat yükseltmek
speed up f. hız vermek
be in something up to one's eyes f. yasadışı bir işin içinde olmak
trespass up f. istismar etmek
figure up f. bir hesabı toplamak
prevail up f. ikna etmek
stand up f. bekletmek
show up f. görünmek
come up f. tutulmak
back up f. destek olmak
bark up the wrong tree f. yanlış kapı çalmak
be up in arms f. öfkelenmek
sneak up on f. gizlice yaklaşmak
fuel up f. benzin doldurmak
buck up f. neşelenmek
keep up with f. yetişmek
ruck up f. kırışmak
blow somebody up f. fırça çekmek
grow up f. çıkmak
be puffed up f. şişmek
run up against somebody f. karşılaşmak
lead up to f. demeye çalışmak
make up f. barışmak
wash up f. bulaşık yıkamak
prop up f. arkalamak
hook up f. bağlamak
get up f. yükseltmek
bump up f. artırmak
key up f. canlandırmak
work oneself up into a rage f. öfkelenmek
tone up f. kuvvetlendirmek
lie up f. yatmak
roll up f. biriktirmek
limber up f. harekete alıştırmak
give up f. ayrılmak
be used up f. bitmek
tie up f. şarta bağlamak
split up f. bölünmek
blaze up f. alevlenmek
hash up f. yüzüne gözüne bulaştırmak
wind up f. sarıp sarmalamak
wrap up f. sarmalamak
be cut up f. mahvolmak
knit up f. kaynaşmak
speed up f. çabuklaştırmak
one's fever go up f. ateşi yükselmek
catch up on f. ihmal edilmiş bir işi yapmak
pick up someone's trail f. takip edilen birinin izini bulmak
make it up f. barışmak
conjure up f. icat etmek
fold up f. çökmek
hurry up f. çabuk olmak
tidy up f. derleyip toparlamak
run up against somebody f. rastlamak
line up f. kurmak
catch up on f. (arada olup biteni) öğrenmek
well up f. ile dolmak (gözyaşı/bir duygu)
limber up f. yumuşamak
bone up on a subject f. kısa zamanda bir konuyu çalışıp öğrenmek
suck up f. emmek
blow up f. havaya uçurmak
keep up with f. izleyerek bilgi sahibi olmak
break up f. bozuşmak
fasten up f. kilitlemek
beat somebody up f. girişmek
mix up f. zihinsel karıştırmak
hang up f. telefonu kapamak
split up f. ayrılmak
dry up f. kurumak
turn up the wick f. lambayı açmak
break up f. kırmak
blow up f. patlak vermek
stand up for f. taraftar olmak
doll oneself up f. süslenip püslenmek
bone up on f. ineklemek
whip up f. yapıvermek
cut up f. küçük parçalara bölmek
be up all night f. sabahlamak
burn up f. alev alev yanmak
clear up f. çözülmek
be hung up on f. tutturmak