faal - Türkçe İngilizce Sözlük

faal

"faal" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 58 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
faal active s.
Sudoku keeps your mind active.
Sudoku zihninizi faal tutar.

More Sentences
Genel
faal functioning s.
However, we note that the Civil Service Commission is not yet fully functioning.
Ancak, Kamu Hizmeti Komisyonu'nun henüz tam olarak faaliyete geçmediğini belirtmek isteriz.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
faal active s.
Sudoku keeps your mind active.
Sudoku zihninizi faal tutar.

More Sentences
Teknik
faal active s.
Sudoku keeps your mind active.
Sudoku zihninizi faal tutar.

More Sentences
Genel
faal full of action s.
faal rousing s.
faal on the go s.
faal busy s.
faal spry s.
faal living s.
faal militant s.
faal brisk s.
faal energetic s.
faal hard s.
faal strenuous s.
faal up and doing s.
faal alive s.
faal dynamic s.
faal industrious s.
faal quick s.
faal dashing s.
faal agile s.
faal go s.
faal operative s.
faal gumptious s.
faal up and coming s.
faal alacrious s.
faal alacritous s.
faal nippy s.
faal energic s.
faal vigorous s.
faal willing [australia] s.
faal worksome s.
faal humming s.
faal operose s.
faal operous s.
faal good s.
faal peert [dialect] s.
faal springe [dialect] [uk] s.
faal spruce s.
faal sprunt [obsolete] s.
faal sparkful s.
faal swank [scotland] s.
faal furious s.
faal up s.
faal in working condition zf.
Konuşma Dili
faal high old s.
Deyim
faal in business s.
faal been around s.
Ticaret/Ekonomi
faal operative s.
faal online s.
Teknik
faal activating s.
faal in operation s.
faal workable s.
faal operative s.
Tütün
faal operative s.
Eski Kullanım
faal throughgoing s.
faal yern s.

"faal" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
faal olmayan (yanardağ) dormant s.
faal olmayan inactive s.
Genel
faal yaşlanma active ageing i.
faal üye active member i.
faal yaş active age i.
faal gelişim active development i.
faal alkolik functioning alcoholic i.
çok faal olma actuosity i.
(suçun önlenmesinde) faal vatandaş active citizen i.
faal olmama unactiveness i.
yeterince faal olmama underactivity i.
bir şeyin en faal, üretken, canlı, işlek olan kısmı mainstream i.
abd veya orta amerika'da faal olan bir tür çeteye mensup kimse marero i.
batı şeria'da faal olan, el fetih'in militan bir yan örgütü martyrs of al-aqsa i.
gece vakti faal olan kimse moonlighter i.
faal operasyon motion i.
faal akıl demiurge i.
faal olma operosity i.
(gemi) faal hizmet commission i.
faal kimse peeler i.
faal konum foreground i.
aşırı faal kimse sparrow i.
faal bir hayat sürmek be in the swim of things f.
faal bir sosyal hayatı olmak be in the swim f.
faal bir sosyal hayatı olmak be in the swim of things f.
faal bir hayat sürmek be in the swim f.
faal hale getirmek make active f.
gayri faal hale sokmak inactivate f.
faal olmak be active f.
faal görünmek look active f.
faal görünmek seem active f.
faal hale getirmek activate f.
faal hale getirmek activize f.
faal hale getirmek activise f.
faal hale gelmek commission f.
faal hale getirmek commission f.
faal hale gelmek inure f.
faal olmak scraffle f.
aşırı faal overactive s.
gayri faal nonactive s.
gayri faal inactive s.
faal olmayan nonoperative s.
faal olmayan nonoperating s.
faal olmayan nonworking s.
faal ve geleceği parlak up-and-coming s.
çok faal actuose s.
hayli faal actuose s.
faal olmayan cessant [obsolete] s.
faal olmayan unagile s.
faal olmayan unalive s.
faal olmayan unactive s.
faal olmayan uncommitted s.
faal görevli incumbent s.
evrenin biçimsel, faal veya üretici prensiplerine ait male s.
evrenin biçimsel, faal veya üretici prensipleri ile ilişkili male s.
yalnızca bolluk zamanındayken ve zorluk veya tehlike yokken faal, etkili, elverişli veya sadık olan fair-weather s.
faal olmayan moribund s.
faal olmayan low-pressure s.
faal, kişisel ve sorumlu direct s.
faal olarak muhalefet eden opposing s.
faal olarak karşı koyan opposing s.
bazı faal değişkenlerden olumsuz etkilenmiş performansı düzelten (yardımcı ünite) compensating s.
arazide faal olan field s.
aşırı faal superactive s.
faal olarak militantly zf.
faal bir şekilde spryly zf.
faal bir biçimde livingly zf.
faal olarak operatively zf.
faal olarak actively zf.
faal durumda on zf.
sürekli faal on the fly zf.
faal durumda on line zf.
faal halde rousingly zf.
faal bir şekilde down zf.
faal bir şekilde spruntly zf.
faal hizmette oas (on active service) kısalt.
faal görevde oas (on active service) kısalt.
Öbek Fiiller
faal hale gelmek act up f.
faal askerlik görevine çağırmak call someone up f.
faal askerlik görevine çağırmak call up f.
Konuşma Dili
faal olarak dahil olmuş at it expr.
Deyim
enerjik ve faal real go-getter i.
(o anda faal durumdaki) silahlı saldırgan active shooter i.
çok faal olmak hum with activity f.
faal bir hayat süren in the swim of things expr.
faal bir sosyal hayatı olan in the swim of things expr.
Ticaret/Ekonomi
faal nüfus labour force i.
bir sektörün en faal olduğu zaman veya mevsim high season i.
faal nüfus labor force i.
faal ortak active partner i.
faal nüfus economically active population i.
faal politika active policy i.
faal ortak acting partner i.
gayrı faal ortak sleeping partner i.
faal pazar active market i.
faal piyasa active market i.
gayri faal nüfus non-active population i.
faal şirket operating company i.
gayrı faal ortak silent partner i.
faal üye working partner i.
faal mükellef active taxpayer i.
faal hizmet active service i.
faal hizmet active duty i.
faal hisse senedi active stock i.
faal şerik active partner i.
faal şerik acting partner i.
faal görev active duty i.
faal şerik managing partner i.
uzun süredir faal işlem görmeyen hesap bakiyesi dormant balance i.
faal idare executive i.
faal idare yürütme yetkisi executive i.
faal olmayan şirket nonoperating company i.
faal ticaret active commerce i.
faal ortak working partner i.
faal şerik working partner i.
faal olmayan ortak silent partner i.
faal olmayan ortak sleeping partner i.
faal başkanlık active presidency i.
faal mutemetlik active trust i.
temel ilişkileri sabit kalsa da faal olarak kullanılan bir ekonomi çalışma alanı statics i.
Siyasal
faal hale getirme reactive i.
Kurum/Kuruluş
sovyetler'in 1946'dan 1954'e kadar faal olan gizli polis teşkilatı mgb (ministry of state security) kısalt.
Teknik
faal olmayan bileşen inactive component i.
üzerine bastırarak faal olup olmadığı kontrol edilen lamba push test light i.
yeniden faal göreve çağırmak recall to active duty f.
gayri faal unserviceable s.
Bilgisayar
aylık faal üye monthly active users i.
Telekom
faal telefon numarası working telephone number i.
İnşaat
faal inşaat metodu active method of construction i.
Otomotiv
cep telefonu modülü (bluetooth faal) cellular phone module (bluetooth enabled) i.
Havacılık
üzerine bastırarak faal olup olmadığı kontrol edilen lamba pushtest light i.
Denizcilik
abd kontrolündeki faal gemiler euscs (effective us controlled ships) i.
abd kontrolündeki faal gemiler effective us controlled ships i.
Biyoloji
(birden çok östrus döngüsüne sahip hayvan) cinsel olarak faal olmadığı döneminde bulunan dioestrus s.
(birden çok östrus döngüsüne sahip hayvan) cinsel olarak faal olmadığı döneminde bulunan dioestrual s.
(birden çok östrus döngüsüne sahip hayvan) cinsel olarak faal olmadığı döneminde bulunan diestrual s.
(birden çok östrus döngüsüne sahip hayvan) cinsel olarak faal olmadığı döneminde bulunan diestrous s.
(birden çok östrus döngüsüne sahip hayvan) cinsel olarak faal olmadığı döneminde bulunan dioestrous s.
Gökbilim
faal galaksi active galaxy i.
faal olmayan kara delik dormant black hole i.
Zooloji
faal avcı active predator i.
faal yırtıcı active predator i.
Sosyal Bilimler
19. yüzyılın ortasında putney, vermont, oneida ve new york'ta faal olan dini bir topluluk oneida perfectionists i.
Eğitim
öğrencilerin faal olarak katılım gösterdiği öğrenme biçimi engaged learning i.
(akademik üye) kurumda faal çalışılan dönem residence i.
Edebiyat
faal şair practicing poet i.
amerika'da birinci dünya savaşı'ndan sonra faal olmuş yazar nesli lost generation i.
Tarih
1555'te dağılana kadar cenevre'de faal olmuş ve kentin özgürlüğünü calvin'e ve fransız mültecilere karşı savunmuş siyasi bir partiye mensup kimse libertine i.
1555'te dağılana kadar cenevre'de faal olmuş ve kentin özgürlüğünü calvin'e ve fransız mültecilere karşı savunmuş siyasi bir partiye mensup kimse perrinist i.
Dini
dini bir inancın faal mensupları faithful i.