activate - Türkçe İngilizce Sözlük

activate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

activate — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ˈæktəveɪt/ – BrE /ˈæktɪveɪt/)
Terim Türü:
Fiil: activate (activates – activated – activating)
Bir sistemi/işlevi çalışır hâle getirmeyi veya bir süreci başlatmayı ifade eden fiildir. Latince activus (“faal”) kökünden türeyerek teknoloji ve biyolojide teknik kullanım kazanmıştır.
Eş Anlamlılar:
enable, trigger, energize
Zıt Anlamlılar:
deactivate, disable, stop

"activate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
activate f. çalıştırmak
I had activated the machine seconds before you appeared inside it.
Sen içinde görünmeden saniyeler önce makineyi çalıştırmıştım.

More Sentences
activate f. etkinleştirmek
She can activate her account by phone or over the internet.
Hesabını telefonla veya internet üzerinden etkinleştirebilir.

More Sentences
activate f. faaliyete geçirmek
Notwithstanding this, the Czech Republic is trying, by activating the reactor, to present us with a fait accompli.
Buna rağmen Çek Cumhuriyeti reaktörü faaliyete geçirerek bize bir oldu bitti sunmaya çalışıyor.

More Sentences
activate f. etkin kılmak
Genel
activate f. aktif hale getirmek
So I could not activate my account.
Bu yüzden hesabımı aktif hale getiremedim.

More Sentences
activate f. aktive etmek
T cells, which are part of the immune system, activate the enzyme telomerase.
Bağışıklık sisteminin bir parçası olan T hücreleri telomeraz enzimini aktive eder.

More Sentences
activate f. etkinleştirmek
She can activate her account by phone or over the internet.
Hesabını telefonla veya internet üzerinden etkinleştirebilir.

More Sentences
activate f. aktive olmak
The first to activate are white blood cells.
İlk aktive olan beyaz kan hücreleridir.

More Sentences
activate f. harekete geçirmek
And we have also ensured that the citizens can activate popular initiative when the law so establishes.
Ayrıca, yasaların öngördüğü durumlarda vatandaşların halk inisiyatifini harekete geçirebilmelerini de sağladık.

More Sentences
activate f. aktifleştirmek
She activated an account.
Bir hesabı aktifleştirdi.

More Sentences
activate f. aktif hale getirmek
So I could not activate my account.
Bu yüzden hesabımı aktif hale getiremedim.

More Sentences
Teknik
activate f. aktifleştirmek
She activated an account.
Bir hesabı aktifleştirdi.

More Sentences
activate f. harekete geçirmek
And we have also ensured that the citizens can activate popular initiative when the law so establishes.
Ayrıca, yasaların öngördüğü durumlarda vatandaşların halk inisiyatifini harekete geçirebilmelerini de sağladık.

More Sentences
Genel
activate f. hareketlendirmek
activate f. başlatmak
activate f. etkin hale getirmek
activate f. fiilen teşkil etmek
activate f. devreye sokmak
activate f. faal hale getirmek
activate f. savaşa hazır hale getirmek
activate f. kimyasal reaksiyonu hızlandırmak
activate f. kimyasal reaksiyonu çabuklaştırmak
activate f. (organik maddelerin mikroorganizmalarca çözülmesi için) lağımları havalandırmak
activate s. faaliyet içinde
activate s. faaliyet halinde
activate s. gayret gerektiren
activate s. karlı
activate s. çabuk etki gösteren
activate s. çabuk tesir eden
activate s. çabuk tesir gösteren
activate s. aynı amaçla hareket eden
Siyasal
activate f. radyoaktif hale getirmek
activate f. radyoaktifleştirmek
Teknik
activate f. etkili hale getirmek
activate f. radyoaktif yapmak
Bilgisayar
activate expr. etkinleştir
Kimya
activate f. kimyasal reaksiyonları hızlandırmak
activate f. aktivitesini artırmak
Çevre
activate f. (kanalizasyonu) ayrışmaya yardımcı olmak için havalandırmak
Askeri
activate f. birlikleri savaşa hazırlamak

"activate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
activate manually f. el ile çalıştırmak
Bilgisayar
activate task list i. etkin görev listesi
activate a window f. pencereyi etkinleştirmek
workbook activate expr. çalışmakitabını etkinleştir
activate scope expr. kapsamı etkinleştir
activate contents expr. içeriği etkinleştir
activate as expr. etkinleştir
activate task list expr. görev listesi'ni etkinleştirir
activate ruler expr. cetveli etkinleştir
activate object expr. nesne etkinleştir
activate as expr. etkinleştirme şekli
activate contents expr. içerik etkinleştir
activate a window expr. pencere etkinleştir
activate server expr. sunucuyu etkinleştir
auto activate expr. kendiliğinden etkinleştir
auto activate expr. otomatik etkinleştir
how to activate expr. nasıl aktive edilir