rousing - Türkçe İngilizce Sözlük

rousing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rousing — Definition

Anlamı ve Tanımı:
coşturucu, harekete geçirici
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈraʊzɪŋ/ – BrE /ˈraʊzɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat: rousing
Enerji ve heyecan uyandıran nitelikleri betimleyen sıfattır. Rouse fiilinin -ing biçiminden türeyerek etki vurgusu kazanmıştır. Hitabet ve müzik bağlamlarında güçlü duygusal tepkiyi ifade eder.
Eş Anlamlılar:
stirring, invigorating
Zıt Anlamlılar:
dull

"rousing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
rousing s. heyecan verici
The rousing speech inspired the crowd to take action.
Heyecan verici konuşma, kalabalığa harekete geçmeleri için ilham verdi.

More Sentences
rousing i. uyandırma
rousing i. ajitasyon
rousing i. kargaşa
rousing i. çalkantı
rousing i. tahrik etme
rousing i. galeyana getirme
rousing s. kocaman
rousing s. uyandırıcı
rousing s. büyük
rousing s. hareketlendirici
rousing s. faal
rousing s. canlı
rousing s. gelişmiş
rousing s. istisnai
rousing s. fevkalade
rousing s. müstesna
rousing s. aktif
rousing s. dinç
rousing s. hareketli
rousing s. gürbüz
rousing s. duygulu
rousing s. hazin
rousing s. hüzünlü
rousing s. içli
rousing s. dokunaklı
rousing s. heyecan yaratan
rousing s. heyecanlandıran
rousing s. coşturucu
rousing s. harekete geçirici

"rousing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
rabble-rousing s. kışkırtıcı
rabble-rousing s. isyana teşvik eden
Deyim
a rousing send-off i. veda partisi/kutlaması
a rousing send-off i. coşkulu uğurlama
Argo
rousing [australia] i. azarlama
rousing [australia] i. paylama