aktif - Türkçe İngilizce Sözlük

aktif

"aktif" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 44 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
aktif active s.
Active supporters of animal rights protested the new regulation.
Hayvan haklarının aktif destekçileri yeni düzenlemeyi protesto etti.

More Sentences
Genel
aktif assets i.
The four state-controlled commercial banks account for about 40% of the sector’s assets.
Devlet kontrolündeki dört ticari banka, sektördeki aktiflerin yaklaşık %40’ına sahiptir.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
aktif assets i.
The four state-controlled commercial banks account for about 40% of the sector’s assets.
Devlet kontrolündeki dört ticari banka, sektördeki aktiflerin yaklaşık %40’ına sahiptir.

More Sentences
aktif active s.
Active supporters of animal rights protested the new regulation.
Hayvan haklarının aktif destekçileri yeni düzenlemeyi protesto etti.

More Sentences
Kimya
aktif active s.
Active supporters of animal rights protested the new regulation.
Hayvan haklarının aktif destekçileri yeni düzenlemeyi protesto etti.

More Sentences
Genel
aktif deedy s.
aktif energetic s.
aktif nonpassive s.
aktif negotious s.
aktif unjaded s.
aktif volitant s.
aktif leish s.
aktif wimble [obsolete] s.
aktif hopping s.
aktif hot s.
aktif light-foot s.
aktif open s.
aktif robust s.
aktif rousing s.
aktif rushing s.
aktif feirie [scotland] s.
aktif pragmatical [obsolete] s.
aktif sprack [dialect] [uk] s.
aktif spruce s.
aktif sprunt [obsolete] s.
aktif strenuous s.
aktif vigorously zf.
Konuşma Dili
aktif bundle of energy i.
aktif yauld [scottish] s.
aktif high old s.
Deyim
aktif at play expr.
Ticaret/Ekonomi
aktif active wealth i.
aktif resource i.
aktif asset i.
aktif working asset i.
aktif credits exports i.
Siyasal
aktif commissive s.
Teknik
aktif live s.
Medikal
aktif sthenic s.
Kimya
aktif active agent i.
Eski Kullanım
aktif yern s.
aktif deliver s.
aktif sprag s.
Argo
aktif hepped up s.

"aktif" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
aktif olmayan inactive s.
Genel
aktif fay active fault i.
geriye dönük aktif çağrışım retroactive association i.
aktif işsizlik active unemployment i.
aktif içedönüklük active introversion i.
aktif sigortalı social insurant i.
aktif yönetimi asset management i.
aktif hesap active account i.
aktif dinlenme active recreation i.
aktif fantazi kurma fantasying i.
aktif sermaye active capital i.
aktif hacmi size of assets i.
dualistik çin felsefesinde aktif erkek öğe yang i.
aktif katılım active participation i.
aktif dinleme active listening i.
aktif madde active agent i.
aktif tedavi active treatment i.
aktif rehber active directory i.
aktif yaş active age i.
aktif silis peltesi activated silica gel i.
aktif gelişim active development i.
aktif-pasif yönetimi asset-liability management i.
psiko-aktif ilaçlar psychoactive drugs i.
aktif olmayan nüfus non-active population i.
aktif öğrenme active learning i.
aktif taraf active side i.
aktif taraf active party i.
aktif destek active support i.
aktif destek advocacy i.
aktif olarak iş arayan actively seeking work i.
aktif vatandaşlık ağı active citizenship network i.
aktif sorgulama active inquiry i.
aktif çalışma active working i.
aktif taşıma active transport i.
aktif itfaiyeci frontline firefighter i.
aktif doğum active birth i.
aktif olma hali activity i.
aktif plasebo active placebo i.
annenin aktif olmaya teşvik edildiği doğum active birth i.
çok aktif olma actuosity i.
aktif vatandaş active citizen i.
aktif olma negotiousness i.
en aktif kısım thick i.
aktif olmama unactiveness i.
aktif destekleyici bileşen base i.
çalışma alanında aktif olan genç youth leader i.
amaç veya inancın aktif olarak savunulması militancy i.
durağanken aktif hale gelme move i.
aktif olmayan durum delitescence i.
aktif hayat tarzı active lifestyle i.
serbest ve aktif sosyal yaşam circulation i.
aktif kulüp üyesi clubber i.
(bir bölgedeki) aktif insan gücü pool i.
optik olarak aktif organik molekülün asimetrik atomuna bağlı gruplardan birinin değiştirilmesi inversion i.
aktif olma strenuosity i.
aşırı aktif olma superactivity i.
aktif rol oynamak take an active role in f.
aktif olarak yer almak play an active role f.
aktif olmak be active f.
aktif rol oynamak play an active role in f.
aktif hale getirmek activate f.
aktif halde tutmak maintain something active f.
aktif olarak yer almak actively participate in something f.
aktif halde tutmak keep something active f.
aktif kılmak make (something) active f.
aktif rol üstlenmek take an active role in f.
aktif işbirliği yapmak pull one's weight f.
tekrar aktif hale getirmek reactivate f.
aktif görünmek seem active f.
aktif görünmek look active f.
aktif göreve başlamak begin active duty f.
aktif hale getirmek activate f.
bir ünlüyü/kişiyi aktif olarak takip etmek stan f.
aktif bir sosyal yaşam sürmek racket f.
aktif bir yaşam sürmek racket f.
(bir şeyi) aktif kılmak activize f.
(bir şeyi) aktif kılmak activise f.
(bir kişiyi) aktif olmayan bir hale getirmek unactive f.
aniden aktif hale getirmek jolt f.
aktif olmak move f.
aşırı aktif bir yaşam sürmek overlive f.
(gemiyi) aktif hizmete sokmak commission f.
aktif hale gelmek irrupt f.
aktif görevden almak shelf f.
aktif mücadele vermek crusade f.
aktif olarak yer almak stickle [obsolete] f.
aktif katılım sağlamak stickle [obsolete] f.
aktif kullanımdan çıkarmak survey f.
aktif görevine son vermek survey f.
yeniden aktif hale getirmek reactivate f.
aktif hale getirilmiş activated s.
aktif değil inactive s.
aktif sigortalı insured s.
aktif olmayan nonactive s.
aktif olmayan deedless s.
etkili ve aktif effective and active s.
cinsel olarak aktif sexually active s.
farmakolojik olarak aktif pharmaceutically active s.
aktif rol üstlenen assuming an active role s.
klinik olarak aktif clinically active s.
aktif olarak uygulanan actively applied s.
faali aktif practive s.
çok aktif abubble s.
çok aktif actuose s.
gece aktif olan night s.
aktif olmayan nonactivated s.
dinini aktif olarak yaşamayan nonpracticing s.
mesleğini aktif olarak uygulamayan nonpracticing s.
farmasötik olarak aktif pharmaceutically active s.
aktif olmayan unactive s.
yıl boyunca aktif year-around s.
aktif durumda energic s.
bittiği ya da sona erdiği açıklandığı halde aktif olmaya devam eden zombie s.
muhafazakar görüşlü, bakımlı, aktif ve hali vakti yerinde yaşlı kadınlara özgü blue rinse s.
aktif katılımlı hands-on s.
bir görev veya eylemin gerçekleştirilmesinde aktif rol oynayan yönetici ile ilgili hands-on s.
cinsel olarak aktif high s.
aşırı aktif hyperintense s.
hafif ve aktif kanatları olan light-winged s.
aktif şekilde yürütülen going s.
küçük ve aktif dapper s.
faalken veya aktif hizmetteyken yapılan on-line s.
faalken veya aktif hizmetteyken yapılan online s.
faalken veya aktif hizmetteyken tamamlanan on-line s.
faalken veya aktif hizmetteyken tamamlanan online s.
kimyasal olarak aktif olmayan inactive s.
sosyal anlamda aktif circulation s.
iş konusunda aktif circulation s.
sıvıda aktif olan fluid s.
fiilen ve aktif olarak yapılan practical s.
işte aktif rol almayan silent s.
aktif ve net olarak erkeksi priapic s.
toplumsal refah veya iyilikle aktif olarak ilgilenen social-minded s.
aşırı aktif superactive s.
süper aktif superactive s.
yeryüzünde aktif olan superterraneous s.
yeryüzünde aktif olan superterranean s.
aşırı aktif overactive s.
aktif edilmiş enabled s.
aktif olarak actively zf.
aktif bir şekilde spryly zf.
aktif bir şekilde vigorously zf.
aktif bir şekilde tepki verme yetisi olmadan helplessly zf.
aktif bir şekilde busily zf.
aktif olarak down zf.
aktif askerlik görevine başlayarak out zf.
aktif biçimde actively zf.
içsel dengede olduğu için aktif olmayan optik izomer anlamını veren bir ön ek meso- ök.
içsel dengede olduğu için aktif olmayan optik izomer anlamını veren bir ön ek mes- ök.
aktif hizmette oas (on active service) kısalt.