practical - Türkçe İngilizce Sözlük

practical

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

practical — Definition

Anlamı ve Tanımı:
pratik, kullanışlı, uygulamaya dönük
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpræktɪkəl/ – BrE /ˈpræktɪkəl/)
Terim Türü:
Sıfat: practical
Somut fayda üreten ve teoriden ziyade uygulamaya dayalı olanı tanımlayan sıfattır. Yunanca praktikos kökünden türeyerek Latince üzerinden İngilizceye geçmiştir. Eğitim, günlük yaşam ve mesleki beceri bağlamlarında işe yararlık ölçütünü vurgulamak için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
pragmatic, useful
Zıt Anlamlılar:
theoretical

"practical" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 46 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
practical s. kullanışlı
This car is spacious and practical.
Bu araba geniş ve kullanışlı.

More Sentences
practical s. pratik
I found a practical solution to our money problems.
Para sorunlarımıza pratik bir çözüm buldum.

More Sentences
practical s. tatbiki
Genel
practical s. iş bitirici
Let's try to be practical and get out of this mess.
İş bitirici olmaya çalışalım ve bu karmaşadan kurtulalım.

More Sentences
practical s. becerikli
My husband is very practical - he built our house without any help.
Kocam çok becerikli biridir; bizim evi hiç yardım almadan inşa etti.

More Sentences
practical s. uygulamalı
Lastly, businesses can give practical training.
Son olarak işletmeler uygulamalı eğitim verebilirler.

More Sentences
practical s. uygulanabilir
Studying in the living room is not practical at all.
Oturma odasında ders çalışmak hiç uygulanabilir değil.

More Sentences
practical s. uygulamaya yönelik
She has the training but lacks practical experience.
Eğitimi var ama uygulamaya yönelik deneyimi yok.

More Sentences
practical s. uygulamaya yönelik
She has the training but lacks practical experience.
Eğitimi var ama uygulamaya yönelik deneyimi yok.

More Sentences
Teknik
practical s. kullanışlı
This car is spacious and practical.
Bu araba geniş ve kullanışlı.

More Sentences
practical s. pratik
I found a practical solution to our money problems.
Para sorunlarımıza pratik bir çözüm buldum.

More Sentences
practical s. uygulamalı
Lastly, businesses can give practical training.
Son olarak işletmeler uygulamalı eğitim verebilirler.

More Sentences
Eğitim
practical i. uygulamalı sınav
We were asked to make lasagna for the cooking practical.
Yemek pişirme dersinin uygulamalı sınavında bizden lazanya yapmamız istendi.

More Sentences
Genel
practical s. nesnel
practical s. kılgısal
practical s. ameli
practical s. gerçekçi
practical s. pratik (kimse)
practical s. objektif
practical s. elverişli
practical s. el ile yapılan
practical s. kılgın
practical s. tecrübeli
practical s. gerçekten
practical s. işlek
practical s. takriben
practical s. deneyimli
practical s. işini bilir
practical s. icrası mümkün
practical s. tatbiki mümkün
practical s. fiilen ve aktif olarak yapılan
practical s. geçim kaynağı olarak meslek sürdüren
practical s. asıl
practical s. harekete geçirilmiş
practical s. uygulamada deneyimli (teorikten yoksun)
practical s. teorik eğitimi deneyimle destekleyen
practical s. uygulamalı eğitimle ilgili
practical s. ahlaka aykırı
practical s. (dini, felsefeyi, yaşam tarzını) uygulayan
practical s. olağan faaliyetlerle ilgili
practical s. monoton
practical s. uygulamaya dönük
Teknik
practical s. işlemsel
Medikal
practical s. praktikal
Dilbilim
practical s. kılgısal
Felsefe
practical s. kılgılı

"practical" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 107 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
practical sociology i. tatbiki sosyoloji
practical joke i. eşek şakası
practical joke i. el şakası
practical joke i. muziplik
licensed practical nurse i. ruhsatlı hemşire
practical application i. pratik uygulama
practical politics i. uygulamalı politika
practical experience i. pratik
practical use i. kullanışlı kullanım
practical use i. pratik kullanım
practical jokes i. el şakaları
compulsory practical training i. zorunlu staj
practical english i. pratik ingilizce
practical skill i. pratik beceri
practical joker i. şakacı
practical joker i. oyuncu
practical joker i. muzip
practical information i. uygulamaya dönük bilgi
practical difficulties i. uygulama güçlükleri
practical guide i. pratik rehber
practical example i. uygulamalı örnek
practical work i. pratik çalışma
practical hints i. pratik ipuçları
practical hints for use i. pratik kullanım ipuçları
practical purpose i. pratik amaç
practical purpose i. işe yarar/temel amaç
practical cooperation i. uygulamaya yönelik işbirliği
practical guide i. uygulama kılavuzu
practical guide i. uygulama rehberi
practical applications i. kullanışlı uygulamalar
practical reason i. pratik akıl
practical nurse i. hemşirelik bakımında pratik deneyimi olup hemşirelik diploması olmayan kimse
practical nurse i. uygulamalı deneyimi olan hemşire
become practical f. pratikleşmek
non-practical s. pratik olmayan
in practical terms zf. pratikte
in practical terms zf. uygulamada
in practical terms zf. pratik anlamda
İfadeler
as a practical matter expr. pratik anlamda
Konuşma Dili
practical joke i. eşek şakası
a practical turn of mind i. pratik zeka
a practical turn of mind i. pratik düşünce tarzı
a practical turn of mind i. pratik kafa yapısı
a practical turn of mind i. pratik bakış açısı
a practical turn of mind i. pratik zihin
for all practical purposes expr. nereden bakılırsa bakılsın
for all practical purposes expr. hangi açıdan bakılırsa bakılsın
Deyim
a practical joke i. muzipçe bir şaka
a practical joke i. muziplik
a practical joke i. muzip bir şaka
a practical joke i. eşek şakası
a practical joke i. el şakası
a practical joke i. sinsice bir şaka
play a practical joke (on one) f. (birine) sinsice bir şaka yapmak
play a practical joke (on one) f. (birine) eşek şakası yapmak
play a practical joke (on one) f. (birine) muzip bir şaka yapmak
play a practical joke (on one) f. (birine) eşek şakası yapmak
play a practical joke (on one) f. (birine) muziplik yapmak
play a practical joke (on one) f. (birine) el şakası yapmak
play a practical joke (on one) f. (birine) muzipçe bir şaka yapmak
for practical purposes expr. hangi açıdan bakılırsa bakılsın
for practical purposes expr. nereden bakılırsa bakılsın
Konuşma
do you have any practical experience? expr. hiç tecrübeniz var mı?
Ticaret/Ekonomi
practical capacity i. pratik kapasite
practical implications i. pratik uygulamalar
Hukuk
practical cooperation i. uygulamalı işbirliği
Siyasal
practical examination i. pratik imtihan
practical guide for a returnee i. gönüllü olarak yurda kesin dönüş yapanlar için el kitabı
Teknik
practical applications i. pratik uygulamalar
practical limit of elasticity i. pratik elastisite limiti
practical capacity i. pratik kapasite
practical applications i. pratik tatbikat
international practical temperature scale i. uluslararası uygulamalı sıcaklık ölçeği
practical guidance i. pratik kılavuz
practical guidance i. uygulama kılavuzu
practical performance tests i. uygulama ile ilgili performans deneyleri
Medikal
practical nursing i. uygulamalı hemşirelik
lpn (licensed practical nurse) kısalt. ruhsatlı hemşire
lpn (licensed practical nurse) kısalt. lisanslı hemşire
Psikoloji
practical intelligence i. pratik zeka
Mantık
practical reasoning i. eylemlerde ortaya çıkan argümanları yöneten ilkeler
practical reasoning i. eylemlerin göreceli değerlerine ilişkin muhakeme
practical reasoning i. insanların nasıl hareket edeceklerini belirleme yetisi
practical reason i. eylemlerin göreceli değerlerine ilişkin muhakeme
practical reason i. insanların nasıl hareket edeceklerini belirleme yetisi
practical reason i. eylemlerde ortaya çıkan argümanları yöneten ilkeler
Kimya
practical chemistry i. uygulamalı kimya
Gökbilim
spherical and practical astronomy i. küresel ve uygulamalı astronomi
Eğitim
practical training i. staj
practical applications in psychology i. psikolojide pratik uygulamalar
Edebiyat
practical criticism i. edebiyat eleştirisine uygulamalı yaklaşım
Felsefe
practical reason i. kılgılı us
practical materialism i. ameli maddecilik
practical materialism i. pratik materyalizm
practical atheism i. pragmatik ateizm
practical atheism i. pratik ateizm
practical atheism i. tanrıumursamazlık
practical wisdom i. pratik bilgelik
practical wisdom i. pratik akıl yürütme
practical wisdom i. çatışan maksatları ve prensipleri nasıl dengeleneceğinin bilinmesi
practical wisdom i. karşılaşılan durumlarda neyin iyi veya doğru olduğunu bilme
Askeri
practical training i. tatbiki eğitim
Sinema
practical effects i. elle yapılan efektler
practical effect i. elle yapılmış efekt
practical effect i. elle yapılan efekt
practical effects i. elle yapılmış efektler
Star Wars
book of practical lightsaber technique i. pratik ışın kılıcı teknikleri kitabı