silent - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

silent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"silent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
silent s. suskun
silent s. sessiz
General
silent s. süküti
silent s. içten içe güdülen
silent s. sakin
silent s. içinden okunan
silent s. dilsiz
silent s. sessiz
Technical
silent sessiz
silent gürültüsüz

"silent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 103 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be silent f. ağız açmamak
be silent f. susmak
keep silent f. ağzına kilit vurmak
keep silent f. sükut etmek
keep silent f. sessiz kalmak
be silent f. sessiz olmak
keep silent f. çıt çıkarmamak
keep silent f. susmak
stand in silent homage f. saygı duruşunda bulunmak
keep silent f. suspus olmak
cause to be silent f. sessiz olmasına yol açmak
use the right to remain silent f. susma hakkını kullanmak
use the right to remain silent f. konuşmama hakkını kullanmak
be on silent f. telefon sessizde olmak
be on silent f. (telefon) sessizde olmak
put the phone on silent f. telefonu sessize almak
stay silent f. sessiz kalmak
go silent f. sesi kesilmek
silent treatment i. bireyin karşındaki kişiye tepkisiz kalarak tepkisini göstermesi
silent films i. sessiz filmler
silent and cowering i. suspus
silent film i. sessiz film
silent treatment i. sessiz muamele
silent partner i. kuruluşun idaresine karışmayan ortak
silent movie i. sessiz film
silent partners i. sessiz ortaklar
silent motion pictures i. sessiz sinema
silent period i. sessiz dönem
the silent majority i. sessiz çoğunluk
silent scream i. sessiz çığlık
silent protest i. sessiz protesto
silent hill i. sessiz tepe
silent auction i. sessiz müzayede
silent lock i. sessiz kilit
silent lucidity i. sessiz berraklık
as silent as s. kadar sessiz
Idioms
as silent as the tomb mezar gibi sessiz
as silent as the grave mezar gibi sessiz
silent partner gizli ortak
silent partner sessiz ortak
silent as the grave ölü gibi sessiz
the silent majority sessiz çoğunluk
silent as the dead ölü gibi sessiz
as silent as the dead ölüm kadar sessiz
as silent as the grave ölüm kadar sessiz
silent partner (us) gizli ortak
the strong, silent type güçlü ve sessiz tip
fall silent sessizliğe bürünmek
Speaking
you have the right to remain silent konuşmama hakkına sahipsin
you have the right to remain silent, anything you say can and will be used against you in a court of law sessiz kalma hakkına sahipsin, söyleyeceğin her şey mahkemede aleyhinde delil olarak kullanılabilir
be silent sessiz ol
be silent susun
my phone was on silent telefonum sessizdeydi
be silent sus
you have the right to remain silent, anything you say can and will be used against you in a court of law sessiz kalma hakkına sahipsiniz, söyleyeceğiniz her şey mahkemede aleyhinizde delil olarak kullanılabilir
Trade/Economic
silent partner sessiz ortak
silent partner yönetime katılmayan küçük ortak
silent partner komanditer ortak
silent partner gayrı faal ortak
silent partner faal olmayan ortak
silent partner komanditer
Law
silent partner komandite ortak
right to remain silent susma hakkı
right to remain silent konuşmama hakkı
Politics
right to remain silent konuşmama hakkı
silent diplomacy sessiz diplomasi
Insurance
silent cyber bilinmeyen siber teminat
Technical
engine silent block süspansiyon lastiği
engine silent block motor süspansiyon takozu
silent operation test sessiz çalışma testi
silent running test sessiz çalışma testi
silent running sessiz çalışma
silent operation sessiz çalışma
Computer
silent rip sessiz rıp
Informatics
silent period sessiz dönem
silent period sessiz aralık
silent e-commerce sessiz e-ticaret
Telecom
silent monitoring sessiz denetim
silent zone sessiz bölge
silent radio sessiz radyo
silent alert sessiz alarm
silent period sükunet periyodu
Automotive
silent chain sessiz zincir
silent chain sessiz zincir
fail-silent arıza durumunda sessiz kalma
Medical
cortical silent period kortikal sessiz periyod
silent myocardial ischemia sessiz miyokard iskemisi
Psychology
silent areas sessiz alanlar
Biochemistry
silent mutation belirsiz mutasyon
silent gene çekinik kalıt
silent mutation çekinik türeşim
Linguistics
silent stress sessiz vurgu
silent reading sessiz okuma
silent way sessiz yöntem
silent letter sesletilmeyen harf
silent letter okunmayan harf
silent letter sessiz harf
Theatre
silent part i. sessiz tiyatro rolü
silent part i. konuşma gerektirmeyen tiyatro rolü
Latin
silent leges inter arma savaş sırasında kanunlar susar
British Slang
silent but deadly sessiz ama ölümcül (genellikle osuruk için kullanılır)
silent but violent sessiz ama ölümcül (genellikle osuruk için kullanılır)
s.b.d. (silent but deadly) sessizce yapılan ancak kokusu katlanılmaz olan osuruk