hareketli - Türkçe İngilizce Sözlük

hareketli

"hareketli" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 132 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
hareketli dynamic s.
Most agents are believed to have dynamic lives.
Çoğu ajanın hareketli bir yaşamı olduğuna inanılır.

More Sentences
hareketli mobile s.
It's crucial to keep the patient mobile during recovery.
İyileşme sırasında hastayı hareketli durumda tutmak çok önemlidir.

More Sentences
hareketli moving s.
The moving parts of the machine make too much noise.
Makinenin hareketli parçaları çok fazla ses çıkarıyor.

More Sentences
Genel
hareketli active s.
The stock market is very active.
Borsa çok hareketlidir.

More Sentences
hareketli bustling s.
The bustling nightlife at Stureplan is 1 km away.
Stureplan'ın hareketli gece hayatı 1 km uzaklıktadır.

More Sentences
hareketli swinging s.
The actor enjoyed a swinging lifestyle.
Aktörün hareketli bir yaşam tarzı vardı.

More Sentences
hareketli vigorous s.
Vigorous exercise makes you sweat.
Hareketli egzersizler insanı terletir.

More Sentences
hareketli brisk s.
The teens enjoyed the brisk pop songs at the party.
Gençler partide hareketli pop şarkılarının tadını çıkardı.

More Sentences
hareketli hectic s.
It was a slightly hectic month.
Biraz hareketli bir aydı.

More Sentences
hareketli bouncing s.
You were a bouncing little kid.
Hareketli küçük bir çocuktun sen.

More Sentences
hareketli lively s.
Osmanbey Metro Station offers easy access to other sites in the city, including the lively Taksim Square.
Osmanbey Metro İstasyonu, hareketli Taksim Meydanı da dahil olmak üzere şehrin diğer bölgelerine kolay erişim imkanı sunmaktadır.

More Sentences
hareketli motile s.
The third motile stage is the Copepodid stage.
Üçüncü hareketli aşama Copepodid aşamasıdır.

More Sentences
hareketli animated s.
It was an animated, very convivial game.
Hareketli, çok keyifli bir oyundu.

More Sentences
hareketli vibrant s.
CapitaGreen is strategically located within the vibrant business area of Singapore.
CapitaGreen, Singapur'un hareketli iş bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir.

More Sentences
hareketli colourful s.
The colourful parade filled the streets with music and excitement.
Hareketli geçit töreni sokakları müzik ve heyecanla dolduruyordu.

More Sentences
hareketli movable s.
A similar design has a movable version.
Benzer bir tasarımın hareketli bir versiyonu vardır.

More Sentences
hareketli lively s.
Osmanbey Metro Station offers easy access to other sites in the city, including the lively Taksim Square.
Osmanbey Metro İstasyonu, hareketli Taksim Meydanı da dahil olmak üzere şehrin diğer bölgelerine kolay erişim imkanı sunmaktadır.

More Sentences
Teknik
hareketli movable s.
A similar design has a movable version.
Benzer bir tasarımın hareketli bir versiyonu vardır.

More Sentences
hareketli moving s.
The moving parts of the machine make too much noise.
Makinenin hareketli parçaları çok fazla ses çıkarıyor.

More Sentences
Bilgisayar
hareketli mobile s.
It's crucial to keep the patient mobile during recovery.
İyileşme sırasında hastayı hareketli durumda tutmak çok önemlidir.

More Sentences
hareketli animated s.
It was an animated, very convivial game.
Hareketli, çok keyifli bir oyundu.

More Sentences
Bilişim
hareketli mobile s.
It's crucial to keep the patient mobile during recovery.
İyileşme sırasında hastayı hareketli durumda tutmak çok önemlidir.

More Sentences
Gıda
hareketli vibrant s.
CapitaGreen is strategically located within the vibrant business area of Singapore.
CapitaGreen, Singapur'un hareketli iş bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir.

More Sentences
Genel
hareketli zippy s.
hareketli bright s.
hareketli lilting s.
hareketli gamesome s.
hareketli rattling s.
hareketli energetic s.
hareketli full of action s.
hareketli breezy s.
hareketli dramatic s.
hareketli restless s.
hareketli sliding s.
hareketli busy s.
hareketli spry s.
hareketli sprightly s.
hareketli shifting s.
hareketli animate s.
hareketli live s.
hareketli dashing s.
hareketli buoyant s.
hareketli moveable s.
hareketli alive s.
hareketli go-go s.
hareketli jet-propelled s.
hareketli abuzz s.
hareketli flippy s.
hareketli colorful s.
hareketli agoing s.
hareketli alacrious s.
hareketli alacritous s.
hareketli trig [scottish] s.
hareketli yeasty s.
hareketli zappy s.
hareketli unjaded s.
hareketli excited s.
hareketli unsteadfast s.
hareketli unstill s.
hareketli veerable s.
hareketli vegete s.
hareketli vegetous s.
hareketli volitant s.
hareketli birkie s.
hareketli masala [hinglish] s.
hareketli wick s.
hareketli light-heeled s.
hareketli movent [obsolete] s.
hareketli locomotory s.
hareketli rousing s.
hareketli popping s.
hareketli feather-heeled s.
hareketli feirie [scotland] s.
hareketli peart [dialect] s.
hareketli peert [dialect] s.
hareketli planetary s.
hareketli pacey s.
hareketli cocktail s.
hareketli flexile s.
hareketli flexuous s.
hareketli fluid s.
hareketli slashing s.
hareketli sprack [dialect] [uk] s.
hareketli spriteful s.
hareketli staggery s.
hareketli strenuous s.
hareketli supercharged s.
hareketli teeming s.
hareketli spanking s.
hareketli sparkful s.
hareketli spirity s.
hareketli stayless s.
hareketli pert s.
hareketli sparkish s.
hareketli sparky s.
hareketli eventful s.
hareketli racy s.
hareketli stirring s.
hareketli vigorously zf.
Konuşma Dili
hareketli bundle of energy i.
hareketli yauld [scot] s.
hareketli high old s.
hareketli high-pressure s.
hareketli showbizzy s.
Deyim
hareketli alive and kicking expr.
hareketli like a jack-in-the-box expr.
hareketli like a monkey on a stick expr.
Ticaret/Ekonomi
hareketli buoyant i.
Teknik
hareketli hinged s.
hareketli kinetic s.
hareketli manoeuvrable s.
hareketli maneuverable s.
hareketli live s.
Bilgisayar
hareketli in motion s.
hareketli busy s.
Diş Hekimliği
hareketli removable s.
Fizik
hareketli kinetic s.
hareketli unconstant s.
hareketli pulsating s.
Mitoloji
hareketli yale i.
Eski Kullanım
hareketli yare s.
hareketli brag s.
hareketli sprag s.
hareketli spirituous s.
Argo
hareketli charged up s.
hareketli charged (up) s.
hareketli high-octane s.
hareketli va-va-voom s.
hareketli hepped up s.
hareketli kicking s.
hareketli happening s.
hareketli buzzy s.

"hareketli" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
hareketli şölen moveable feast i.
müziği varolan hareketleri bilinmeyen 13.yüzyılda napoli'de yaygın olan hareketli bir dans türü saltarello i.
hareketli bir cismin çevresinde oluşan yüzey periptery i.
hareketli sinyalizasyon trafficator i.
hareketli göbek plunger i.
hareketli yük load i.
hareketli şölen movable feast i.
hareketli şarkı lilt i.
hareketli destek ekibi mobile support team i.
hareketli kum quicksand i.
güney italya'ya özgü hareketli bir müzik veya dans tarantella i.
hareketli bölme operable partition i.
hareketli bina panel house i.
hareketli aksam moving parts i.
hareketli tekerlek castering wheel i.
hareketli merdiven escalator i.
hareketli kısım walking part i.
hareketli geçme running fit i.
hareketli kamera movable camera i.
hareketli kamera moving camera i.
hareketli kamera mobile video camera i.
aynı hareketli kaslar congenerous muscles i.
hareketli saç kesimi pixie cut i.
80'lerde çıkmış hareketli bir dans break dance i.
hareketli şehir vivid city i.
dönen cam bir tabaka üzerine monte edilmiş görüntülerin kullanılarak hareketli resim efekti yaratılan bir çeşit resim tüpü tachyscope i.
iki kişilik hareketli bir italyan dansı tarantelle i.
güney italya'ya özgü hareketli bir müzik veya dans tarantelle i.
iki kişilik hareketli bir italyan dansı tarantella i.
19. yüzyılda fransa'da ortaya çıkmış hareketli bir dans cancan i.
19. yüzyılda fransa'da ortaya çıkmış hareketli bir dans can-can i.
bir makinenin hareketli aksamları the works i.
eski yüzyıllara ait hareketli bir köylü dansı trenchmore [obsolete] i.
hareketli cadde lively street i.
hareketli olma unrestfulness i.
daktiloda hareketli yazı çubuğu basket i.
canlı ve hareketli huy vitality i.
hareketli ve enerjik kimse birkie i.
hareketli ve enerjik erkek birkie i.
askeri geçit töreninde birlikler yürürken çalınan hareketli marş martial music i.
çok hareketli kimse whirlwind i.
hareketli sosyal etkinlik whoop-de-doo i.
hareketli sosyal etkinlik whoop-de-do i.
hareketli ve hızlı tur merry-go-round i.
kuzey iskoçya'da ortaya çıkmış hareketli bir halk dansı highland fling i.
tek dilli üflemeli enstrümanla çalınan hareketli bir halk dansı müziği hornpipe i.
hareketli parça mobile i.
hareketli organ mobile i.
genellikle tel ve sac levhadan şekillerden olup hareketli parçalara sahip hassas dengede duran yapı mobile i.
bahar dansını andıran hareketli ve ritmik bir hareket morris dance i.
bahar dansını andıran hareketli ve ritmik bir hareket morris i.
hareketli şey mover i.
aşırı hareketli kimse hyperactive i.
havaalanında bagaj dağıtımı gerçekleştiren hareketli bant luggage carousel i.
havaalanında bagaj dağıtımı gerçekleştiren hareketli bant luggage carrousel i.
hareketsizken hareketli hale gelme move i.
hareketli ama anlamsız aktivite busyness i.
hareketli kimse rustler [canada] [us] i.
insanlara cazip gelen renkli, hareketli ve geniş yer disneyland i.
hareketli akıntının donması veya ayrılmasından kaynaklı düğümlenme clot i.
belirli bir noktada yoğunlaşan hareketli etkinlik feeding frenzy i.
üzerinde dini piyesler sahnelenen hareketli açık hava platformu pageant i.
hareketli bir çubuğa asılan ve indirip kaldırılabilen ince ve uzun parça flag i.
hareketli parça flail [obsolete] i.
hareketli açıp kapama çerçevesi olan geçiş açıklığı gate i.
açılır kapanır kanadın hareketli destek parçası gateleg i.
geçidi kapatan hareketli bariyer gate i.
hareketli eski bir dans gay gordons [uk] i.
hareketli at prancer i.
ucunda küçük, yuvarlak ve hareketli naylon, plastik veya metal bilye bulunan bir kalem rollerball i.
bir dizi hareketli ve dağınık olay içeren eser veya yapım romp i.
film çekim tahtasının tepesine bir ucundan menteşelenmiş hareketli çubuk slapstick i.
fransa ve ingiltere'de popüler olan hareketli bir dans türü passepied i.
hareketli beton karıştırıcı paver i.
hareketli at stepper i.
(kutu oyunlarında hamle sayısının belirlenmesinde kullanılan) hareketli ok spinner i.
hareketli metropol bustling metropolis i.
hareketli ve uyanık tip swankie [scotland] i.
hareketli ve uyanık tip swanky [scotland] i.
hareketli şehir vibrant city i.
hareketli günler yaşamak have lively times f.
hareketli bir araç/uçak grubundan ayrılarak farklı yöne gitmek peel f.
canlı, hareketli bir şekilde (eylemi) gerçekleştirmek rattle f.
hareketli köylü dansı etmek trenchmore [obsolete] f.
(bir şeyi) hareketli hale getirmek mobilise f.
(bir şeyi) hareketli hale getirmek mobilize f.
doğaçlamadan, hareketli ve ilginç özelliklerden veya teşvik etme kapasitesinden mahrum bırakmak desiccate f.
şen ve hareketli hale gelmek gay f.
hareketli olmak percolate f.
hareketli bir şekilde tamamlamak skelp [dialect] [uk] f.
kadar hareketli as unstable as s.
düzensiz hareketli jerkier s.
hareketli olmayan nonmobile s.
kısmen hareketli semiactive s.
çok hareketli quicksilver s.
gündüz hareketli olan diurnal s.
ileri geri hareketli reciprocative s.
ileri geri hareketli reciprocatory s.
aşırı hareketli ultraenergetic s.
hareketli olmayan undynamic s.
hareketli olmayan unfired s.
agresif ve hareketli bantam s.
oldukça hareketli briskish s.
zıplama hareketli hoppy s.
tek bir kinetik enerjiye sahip (hareketli parçacık) monochroic s.
hareketli olmayan low-pressure s.
fazla hareketli chocolate-box s.
(hareketli) dansa benzeyen dancy s.
(hareketli) dansı anımsatan dancy s.
geç hareketli delayed-action s.
fazla hareketli overenergetic s.
(düğüm atmada) hareketli kısmı sabit duran kısmın üzerinde olan overhand s.
aşırı hareketli rush s.
hareketli araçta meydana gelen drive-by s.
ardışık hareketli parallel s.
(köpek) hareketli corky s.
son derece hareketli flying s.
(müzik) hareketli skippy s.
en hareketli spriest s.
daha hareketli sprier s.
aşırı hareketli stocked with s.
aşırı hareketli superactive s.
hareketli cismi çevreleyen hava hareketleri ile ilgili peripteral s.
vücudun hareketli kısmında olan resident s.
hareketli cismi çevreleyen (hava hareketleri) peripteral s.
aşırı hareketli frenetic s.
hareketli bir şekilde bustlingly zf.
hareketli bir şekilde briskly zf.
hareketli bir şekilde liltingly zf.
hareketli bir şekilde animatedly zf.
hareketli olarak eventfully zf.
hareketli bir şekilde vigorously zf.
hareketli bir şekilde alacriously zf.
hareketli bir şekilde rattlingly zf.
hareketli bir şekilde unsteadfastly zf.
hareketli bir şekilde vividly zf.
hareketli şekilde louchely zf.
hareketli bir şekilde busily zf.
hareketli bir şekilde down zf.
hareketli bir şekilde spruntly zf.
hareketli bir şekilde spirity zf.
hareketli bir şekilde sparkishly zf.
kendinden hareketli anlamı veren ön ek zoo- ök.
hareketli anlamı veren ön ek plano- ök.
hareketli anlamı veren ön ek plan- ök.
hareketli görsel gIF N.
Öbek Fiiller
hareketli bir şarkıya/rock and roll müziğine eşlik edip dans etmek rock along f.
Konuşma Dili
hareketli mobilya movable furniture i.
insanların belli bir süre bir manken gibi hareketsiz durup hareketli bir kamera vasıtasyla bu anların filme alındığı bir internet video virali mannequin challenge i.
bir tür hareketli dans boogie i.