moving - Türkçe İngilizce Sözlük

moving

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

moving — Definition

Anlamı ve Tanımı:
duygulandırıcı, hareket eden
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈmuːvɪŋ/ – BrE /ˈmuːvɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Hem fiziksel hareket hâlinde olmayı hem de duygusal etki yaratmayı açıklayan kelimedir. Move kökünden günümüze ulaşmıştır ve anlamı bağlama göre genişlemiştir. Edebi ve sinema anlatılarında izleyicide güçlü duygular uyandıran sahneleri belirtir.
Eş Anlamlılar:
touching, emotional
Zıt Anlamlılar:
static, indifferent

"moving" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 46 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
moving s. hareketli
The moving parts of the machine make too much noise.
Makinenin hareketli parçaları çok fazla ses çıkarıyor.

More Sentences
Genel
moving s. etkileyici
It was really moving.
Gerçekten etkileyiciydi.

More Sentences
moving s. dokunaklı
I found the last scene of the movie deeply moving.
Filmin son sahnesini son derece dokunaklı buldum.

More Sentences
moving s. hareket halindeki (motorlu araç)
My work keeps me moving all the time.
İşim beni sürekli hareket halinde tutuyor.

More Sentences
Teknik
moving s. hareketli
The moving parts of the machine make too much noise.
Makinenin hareketli parçaları çok fazla ses çıkarıyor.

More Sentences
Genel
moving i. hareket ettirme
moving i. taşınma
moving i. duygulandırma
moving i. hareket etme
moving i. oynama
moving s. etkili
moving s. tesirli
moving s. muharrik
moving s. duygulandırıcı
moving s. devinimli
moving s. oynak
moving s. ilerleyen
moving s. harekete geçiren
moving s. insanı duygulandıran
moving s. içli
moving s. hareket eden
moving s. acıklı
moving s. devingen
moving s. oynar
moving s. müteharrik
moving s. taşınmaya ait
moving s. taşınmayla ilgili
moving s. taşınma için kullanılan
moving s. başlatıcı
moving s. azmettirici
moving s. kışkırtıcı
moving s. kişinin ikametgahının değişmesi ve özellikle mobilyalarının taşınmasına ait
moving s. kişinin ikametgahının değişmesi ve özellikle mobilyalarının taşınmasıyla ilgili
moving s. mobilyaların bir konuttan diğerine taşınmasıyla ilgili
moving s. hareket halindeki motorlu taşıtı içeren
moving s. hareket halindeki motorlu taşıta ilişkin
moving s. çalıştıran
moving s. harekete geçiren
moving s. kışkırtıcı
moving s. son derece etkili
Hukuk
moving i. yer değiştirme
Teknik
moving s. devinen
moving s. hareket eden
Bilgisayar
moving expr. taşınıyor
moving expr. taşıyor
Biyokimya
moving s. devingen

"moving" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
moving day i. taşınma günü
moving platform i. hareket eden platform
moving staircase i. yürüyen merdiven
moving net i. hareket eden ağ
moving picture camera i. film kamerası
moving power i. muharrik kuvvet
moving stairway i. yürüyen merdiven
moving fast i. hızlı hareket etme
moving parts i. hareketli aksam
auto regressive moving average i. özbağlanımlı yürüyen ortalama
earth moving i. toprak işi
earth moving i. toprak kaldırma
moving picture i. sinema filmi
moving pavement i. yürüyen kaldırım
moving walkway i. yürüyen kaldırım
moving sidewalk i. yürüyen kaldırım
moving-picture show i. sinema filmi
moving-picture i. sinema
moving-picture producers and directors i. sinema yapımcıları ve yönetmenleri
moving-picture actors and actresses i. sinema aktörleri ve aktrisleri
moving rush i. taşınma telaşı
rush of moving i. taşınma telaşı
moving camera i. hareketli kamera
a slow moving river i. yavaş akan bir nehir
moving company i. nakliye şirketi
moving company i. taşıma şirketi
moving company i. taşıma firması
moving company i. nakliye firması
moving company i. evden eve nakliye şirketi
moving company i. evden eve nakliye firması
moving company i. evden eve nakliyat şirketi
moving company i. evden eve nakliyat firması
moving parable i. iç acıtan/ibret veren/ibret alınacak öykü
moving van i. nakliye aracı
moving moment i. dokunaklı an
moving in i. taşınma
moving in i. (bina) sahip olma
moving sidewalk i. yürüyen bant
moving sidewalk i. yayaların kısa mesafeleri kat etmesi için tasarlanmış uzun ve geniş yürüyen bant
moving ridge i. dalga sırtı
moving in i. binaya el koyma
smv (slow-moving vehicle) i. yavaş hareket eden araç
consider moving out of the city f. şehir dışına taşınmayı düşünmek
moving walkway f. yürüyen bant
moving walkway f. yürüyen yol
jump out of a moving car f. hareket halindeki bir arabadan atlamak
slow moving s. yavaş hareket eden
forward moving s. ileriye giden
slow moving s. ağır
moving backward s. geriye giden
moving backward s. gerileyen
non-moving s. hareketsiz
non-moving s. hareket etmeyen
(moving) crabwise s. yampiri
moving-in s. taşınan
moving–coil s. döner bobinli
moving–coil s. elektrodinamik
moving-in s. taşınmayla ilgili
moving-in s. taşınmaya ait
inward-moving s. (özellikle eğri içinde) merkeze yönelmiş
outward-moving s. merkezden uzağa hareket eden
outward-moving s. merkezden uzağa yönlendirilen
slow-moving s. ağır hareket eden
slow-moving s. yavaş ilerleyen
slow-moving s. yavaş satan
slow-moving s. yavaş işleyen
moving incessantly zf. fıldır fıldır
without moving zf. kıpırdamadan
without moving zf. kımıldamadan
moving forward zf. şu andan itibaren
moving forward zf. ileride
moving forward zf. gelecekte
moving forward zf. bundan sonra
İfadeler
target is moving expr. hedef hareket halinde
target is moving expr. hedef hareket ediyor
Atasözü
moving three times is as bad as a fire bütün taşları aynı anda oynatırsan duvar/bina (başına) yıkılır
moving three times is as bad as a fire üç göç bir yangın yerini tutar
moving three times is as bad as a fire bütün taşları aynı anda oynatırsan duvar/bina (başına) yıkılır
moving three times is as bad as a fire üç göç bir yangın yerini tutar
Konuşma Dili
get moving f. harekete geçmek
get something moving f. bir şeyi harekete geçirmek
get something moving f. bir şeyi ilerletmek
keep that line moving expr. sıra ilerlesin
(one had) better get moving expr. (biri) gitse iyi olur
(one had) better get moving expr. (biri) hızlansa iyi olur
better get moving expr. kalksa iyi olur
better get moving expr. gitse iyi olur
better get moving expr. yola koyulsa iyi olur
got to get moving expr. gitmem gerekiyor
got to get moving expr. (acilen) kaçmam lazım
the bar keeps moving higher expr. çıta daha da yükselmeye devam ediyor
Deyim
the moving spirit i. (bir şeyin) itici gücü
the moving spirit i. (bir şeyin ardındaki) itici güc
the moving force i. (bir şeyin) itici gücü
the moving force i. (bir şeyin ardındaki) itici güc
moving the goalposts i. genellikle ulaşılmasını zor kılmak için bir durum içerisinde adil olmayan bir şekilde kuralların değiştirilmesi
get (something) moving f. (bir şeyi, işi, projeyi) başlatmak
get (something) moving f. (bir şeyi, işi, projeyi) ilerletmek
get (something) moving f. (bir şeyi, işi, projeyi) geliştirmek
have to be moving along f. kaçmak zorunda olmak
have to be moving along f. ayrılmak zorunda olmak
have to be moving along f. gitmek zorunda olmak
moving on up s. seviyesi yüksek
moving on up s. seviye atlamış
moving on up s. terfi etmiş
moving on up s. sosyal/finansal statüsü yüksek
moving on up s. hiyerarşide yükselmiş
Konuşma
let´s get moving! expr. haydi gidelim!
we're moving expr. taşınıyoruz
get moving! expr. hadi oradan!
I'd better get moving expr. ayrılsam iyi olur
I'd better get moving expr. gitsem iyi olur
you'd better get moving expr. gitsen iyi olur
I'd better get moving expr. kalksam iyi olur
would you mind moving up just a little? expr. (arabayı vb) biraz ileri alabilir misiniz?
I'm moving into a new flat expr. yeni bir daireye taşınıyorum
I've got to get moving expr. (acilen) kaçmam lazım
I've got to get moving expr. gitmem gerekiyor
I have to be moving along expr. kaçmam/ayrılmam lazım
I have to be moving along expr. gitmem lazım
what do you think about me moving here? expr. buraya taşınmama ne dersin?
Ticaret/Ekonomi
fast moving items i. hızlı sarf parçaları
moving averages i. hareketli ortalamalar
fmcg (fast moving consumer goods) i. hızlı tüketim ürünleri
ideal moving average length i. ideal ortalama süresi
fast moving items i. hızlı giden parçalar
the moving average convergence/divergence i. macd göstergesi
moving budget i. esnek bütçe
moving total i. hareketli toplam
moving budget i. değiştirilebilir bütçe
moving average method i. hareketli ortalama
moving average i. hareketli ortalama
moving insurance i. taşınma sigortası
medium-slow moving items i. orta-yavaş sarf parçaları
moving budget i. devamlı bütçe
moving budget i. daimi bütçe
moving budget i. sürekli bütçe
moving average i. müteharrik ortalama
moving seasonal variation i. hareketli sezonsal değişim
moving seasonal variation i. hareketli mevsimsel değişme
fast moving consumer goods i. hızlı tüketim malları
obsolete or slow-moving goods i. demode veya yavaş giden mallar
fast moving industry i. hızla gelişen endüstri
moving company i. evden eve eşya taşıma şirketi
fast moving product i. hızlı satılan ürün
moving expense i. taşınma masrafı
moving expense i. bir yerden başka yere taşınmanın maliyeti
fmcg (fast-moving consumer goods) kısalt. hızlı tüketim ürünleri
Hukuk
moving out notice i. tahliye taahhütnamesi
non-moving party i. başvurmayan taraf