vibrant - Türkçe İngilizce Sözlük

vibrant

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

vibrant — Definition

Anlamı ve Tanımı:
canlı, dinamik
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈvaɪbrənt/ – BrE /ˈvaɪbrənt/)
Terim Türü:
Sıfat
Enerji, renk ya da etkinlik bakımından güçlü bir canlılık durumu. Latince vibrare (“titreşmek”) kökünden türeyen yapı, duyusal yoğunluğu betimleyen dile yerleşmiştir. Sanat, şehir yaşamı ve sosyal bağlamlarda hareket ve tazelik algısı oluşturur.
Eş Anlamlılar:
lively, dynamic
Zıt Anlamlılar:
dull, lifeless

"vibrant" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
vibrant s. enerjik
James was a smart and vibrant boy.
James akıllı ve enerjik bir çocuktu.

More Sentences
vibrant s. titreşimli
Genel
vibrant s. canlı
She bought a vibrant red dress for the party.
Parti için canlı kırmızı bir elbise aldı.

More Sentences
vibrant s. hareketli
The London Waterloo Hostel is a 25-minute walk from vibrant South Bank.
London Waterloo Hostel, hareketli South Bank'a 25 dakikalık yürüme mesafesindedir.

More Sentences
Gıda
vibrant s. canlı
She bought a vibrant red dress for the party.
Parti için canlı kırmızı bir elbise aldı.

More Sentences
vibrant s. hareketli
The London Waterloo Hostel is a 25-minute walk from vibrant South Bank.
London Waterloo Hostel, hareketli South Bank'a 25 dakikalık yürüme mesafesindedir.

More Sentences
Genel
vibrant s. coşkun
vibrant s. yankılanan
vibrant s. titrek
vibrant s. gür
vibrant s. canlı (renk)
vibrant s. dolgun
vibrant s. çınlayan
vibrant s. coşkunca
vibrant s. heyecanlı
vibrant s. hayat dolu
vibrant s. dolgun (ses)
vibrant s. ateşli
vibrant s. parlak
vibrant s. dinamik
Teknik
vibrant s. titreşimli
vibrant s. titreşen
Medikal
vibrant s. vibran
Dilbilim
vibrant i. (fonetik) titreşimli ses
vibrant s. titremli

"vibrant" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
vibrant colours i. canlı renkler
vibrant nightlife i. renkli/canlı/hareketli gece hayatı
vibrant colors i. canlı renkler
vibrant city i. hareketli şehir
vibrant city i. canlı şehir
make vibrant sounds f. titrek ses çıkarmak
make vibrant sounds f. (kedi) mırlayarak keyif aldığını belli etmek
vibrant with s. dolu
vibrant with s. ile dolu
Bilgisayar
crisp and vibrant color graphics i. net ve canlı renkli grafikler