bouncing - Türkçe İngilizce Sözlük

bouncing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bouncing — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zıplayan, capcanlı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbaʊnsɪŋ/ – BrE /ˈbaʊnsɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Zıplayan hareketi veya mecazen “capcanlı/enerjik” hâli niteleyen sözcüktür. “Bounce” + -ing yapısı, hem fiziksel hareketi hem üslup tonunu (“bouncing baby”) taşıyacak şekilde sıfatlaşmıştır

"bouncing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bouncing s. hareketli
You were a bouncing little kid.
Hareketli küçük bir çocuktun sen.

More Sentences
bouncing i. sıçrama
bouncing i. sürekli geri tepme
bouncing s. gürbüz
bouncing s. sıçrayan
bouncing s. sağlam
bouncing s. gürültücü
bouncing s. güçlü
bouncing s. sağlıklı
bouncing s. sağlıklı (bebek)
bouncing s. abartılmış
bouncing s. gürültülü
bouncing s. canlı
bouncing s. zıplayan
bouncing s. capcanlı
Otomotiv
bouncing i. sallanma
bouncing i. zıplama
bouncing i. zıplama

"bouncing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bouncing seat i. yaylanan bebek koltuğu
bouncing seat i. bebek oturağı
bouncing cradle i. yaylanan bebek beşiği
bouncing chair i. ana kucağı
bouncing putty i. oyun hamuru
Deyim
be bouncing off the walls f. ele avuca sığmamak
be bouncing off the walls f. heyecandan yerinde duramamak
Teknik
bouncing putty i. zıplayan hamur
Otomotiv
stop bouncing i. zıplama sonu
Botanik
bouncing bess i. sabun otu
bouncing bet i. sabun otu
Askeri
bouncing betty i. sıçrayan mayın