kuzeye - Türkçe İngilizce Sözlük

kuzeye

"kuzeye" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 5 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kuzeye northwards zf.
As the earth heats up, tropical diseases are gradually migrating northward.
Dünya ısındıkça, tropikal hastalıklar yavaş yavaş kuzeye göç ediyor.

More Sentences
kuzeye up zf.
The clouds went up the north side.
Bulutlar kuzeye doğru ilerledi.

More Sentences
kuzeye up ed.
The clouds went up the north side.
Bulutlar kuzeye doğru ilerledi.

More Sentences
kuzeye northerly zf.
kuzeye septentrionally zf.

"kuzeye" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 53 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kuzeye doğru katedilen mesafe northing i.
kuzeye doğru alınan yol northing i.
kuzeye doğru olma northerliness i.
kuzeye doğru olma septentrionality i.
kuzeye gitmek go north f.
kuzeye doğru hareket etmek septentrionate f.
kuzeye meyletmek septentrionate f.
kuzeye doğru olan northerly s.
kuzeye ait northern s.
kuzeye bakan northward s.
kuzeye bakan north s.
kuzeye yönelen northbound s.
kuzeye giden northbound s.
kuzeye ait septentrion [obsolete] s.
tam kuzeye doğru due north zf.
kuzeye doğru bir şekilde northwardly zf.
tam kuzeye due north zf.
kuzeye doğru northward zf.
kuzeye doğru northerly zf.
kuzeye doğru north zf.
Öbek Fiiller
(bir şey) için kuzeye gelmek come up for (something) f.
aracı kuzeye sürmek drive up f.
kuzeye doğru sürmek drive up f.
kuzeye doğru gitmek/seyahat etmek drive up f.
kuzeye doğru götürmek drive up f.
bir araçla kuzeye doğru seyahat etmek drive up f.
araçla kuzeye doğru seyahat etmek drive up f.
bir aracı kuzeye sürmek drive up f.
kuzeye doğru gitmek track up f.
kuzeye doğru hareket etmek track up f.
kuzeye doğru ilerlemek track up f.
Otomotiv
kuzeye giden northbound s.
Ulaştırma
doğuya ya da kuzeye giden (yük treni/vagon) eastbound s.
Havacılık
uçağın burnunu kuzeye çevir! komutu face north i.
Deniz Biyolojisi
kuzeye özgü, planktonla beslenip yavaş yüzen büyük ve zararsız bir köpek balığı basking shark (cetorhinus maximus) i.
Gökbilim
aşağıdan yukarıya, kuzeye doğru harita üzerindeki değerlerin okunması northing i.
gökyüzündeki bir kütlenin göksel ekvatordan kuzeye olan mesafesi northing i.
19-21 mart tarihlerinde gerçekleşen, güneş'in kuzeye doğru yol alırken gök ekvatorunu geçmesi anı march equinox i.
ayın aylık dönüşünde kuzeye ve güneye aldığı yoldaki en uzak nokta lunistice i.
Sosyal Bilimler
kuzeye özgü kültürel özellikler north i.
Çevre
üreme alanından kuzeye doğru ilk yolculuğuna çıkan genç grönland foku beater [dialect] i.
Coğrafya
japonya kıyılarından tropik kuzeye taşıyan sıcak su akıntısı kuroshio i.
genellikle kuzeye ve batıya doğru obi Körfezi ve kara denizi'ne akan batı sibirya nehri ob river i.
kuzeye doğru olma northernness i.
kuzeydoğu abd'de yer alan ve kuzeye doğru akarak ohio nehri'ni oluşturan nehir monongahela i.
florida'nın kuzeydoğusundan kuzeye ve doğuya akan bir nehir st johns i.
kuzeye doğru olan northernly s.
kuzeye doğru olan northerly s.
kuzeye doğru bakan north-facing s.
doğu kerte kuzeye doğru east by north zf.
Meteoroloji
kuzeye esmek norther f.
İskambil
masada kuzeye karşılık gelen yöndeki oyuncu veya pozisyon north i.
Kuşbilim
kanada'nın britanya kolombiyası eyaletinden, abd'nin kaliforniya eyaletinin kuzeyine kadar uzanan bölgedeki balta girmemiş ormanlara özgü benekli baykuşun kuzeye özgü alt türü northern spotted owl (strix occidentalis subsp. caurina) i.