raised - Türkçe İngilizce Sözlük

raised

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

raised — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yükseltilmiş, yetiştirilmiş
Okunuş (IPA):
(AmE /reɪzd/ – BrE /reɪzd/)
Terim Türü:
Sıfat: raised
Yukarı alınmış veya büyütülmüş olma durumunu niteleyen sıfattır. Raise fiilinin geçmiş sıfat biçimidir. Sosyal ve fiziksel bağlamlarda kullanılır.
Eş Anlamlılar:
elevated
Zıt Anlamlılar:
flat

"raised" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
raised s. yükseltilmiş
They built a raised platform for the play.
Oyun için yükseltilmiş bir platform inşa ettiler.

More Sentences
raised s. yükselmiş
Raised TIBC is characteristic of iron deficiency anemia.
Yükselmiş TIBC demir eksikliği anemisinin karakteristiğidir.

More Sentences
raised s. kalkık
raised s. kabartma
raised s. mayalanmış
raised s. mayalı
raised s. zamlı
raised s. kabarık
raised s. yetiştirilmiş

"raised" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 107 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
well-raised/cared/nourished child i. iyi bakılmış çocuk
criticism raised against i. 'e karşı yöneltilen eleştiri
raised pay i. zamlı ücret
be raised in rank f. kademe atlamak
born and raised s. doğma büyüme
born and raised in s. doğma büyüme
raised high s. yüksek
home-raised s. evde yetiştirilen/büyütülen
farm-raised s. çiftlikte yetiştirilmiş
pasture-raised s. otlakta yetişmiş/yetiştirilmiş
range-raised s. otlakta yetişmiş/yetiştirilmiş
high-raised s. büyük umutlarla coşmuş
high-raised s. yükseltilmiş
high-raised s. havaya kaldırılmış
high-raised s. yukarı kaldırılmış
İfadeler
where such a question is raised expr. böyle bir sorunun gündeme geldiği durumlarda
where such a question is raised expr. bu tür bir sorunun gündeme gelmesi durumunda
Deyim
cause some raised eyebrows f. herkesi şaşırtmak
cause some raised eyebrows f. herkesi şok etmek
cause some raised eyebrows f. tepki almak
cause some raised eyebrows f. tepki çekmek
cause some raised eyebrows f. tepkiye neden olmak
cause some raised eyebrows f. tepki uyandırmak
cause (some) eyebrows to raise and cause some raised eyebrows f. insanları hayrete düşürmek
cause (some) eyebrows to raise and cause some raised eyebrows f. tepki çekmek
cause (some) eyebrows to raise and cause some raised eyebrows f. insanları şoka sokmak
cause raised eyebrows f. tepkiye neden olmak
cause some raised eyebrows f. tepki çekmek
cause raised eyebrows f. tepki uyandırmak
cause some raised eyebrows f. tepkiye neden olmak
cause raised eyebrows f. insanları şaşkına çevirmek
cause (some) eyebrows to raise and cause some raised eyebrows f. tepki uyandırmak
cause some raised eyebrows f. insanları şaşkına çevirmek
cause some raised eyebrows f. insanları şoka sokmak
cause raised eyebrows f. tepki çekmek
cause raised eyebrows f. insanları hayrete düşürmek
cause some raised eyebrows f. tepki uyandırmak
cause raised eyebrows f. insanları şoka sokmak
cause some raised eyebrows f. insanları hayrete düşürmek
cause (some) eyebrows to raise and cause some raised eyebrows f. tepkiye neden olmak
cause (some) eyebrows to raise and cause some raised eyebrows f. insanları şaşkına çevirmek
raised by wolves s. dağda büyümüş
raised by wolves s. dağdan/köyden gelmiş
raised by wolves s. köylü
raised in a barn expr. kapısız köyden mi geldin
Konuşma
my mother raised me expr. beni annem yetiştirdi
she raised hell expr. kıyameti kopardı
I guess it was just the way I was raised expr. yetiştirilme şeklim böyle sanırım
Ticaret/Ekonomi
debt raised i. borçlanma
raised check i. miktarı usulsüz artırılmış çek
raised seal i. kabartmalı damga/mühür
raised seal i. kabartma mühür
raised seal i. soğuk damga
debt raised expr. ödünç alma
Teknik
raised water table i. yükselmiş yeraltı su düzeyi
raised beach i. yükselmiş kıyı
raised water table i. yükselmiş yeraltı su seviyesi
raised separator i. ayırma eşiği
raised groundwater line i. yükselmiş yeraltı su seviyesi
raised idling speed i. yüksek rölanti
raised groundwater line i. yükselmiş yeraltı su düzeyi
raised face flange i. faturalı flanş
raised brushed finish i. fırçalanmış tüylü apre
raised head screws i. mercimek başlı cıvatalar
hexalobular socket raised countersunk head screw i. altı kanallı yuvalı havşa mercimek başlı cıvata
raised floor pedestal i. yükseltilmiş döşeme ayağı
raised cheese head s. mercimek başlı
Bilgisayar
raised effect i. kabarık etki
raised by i. yükseltme ölçütü
Tekstil
raised cloth i. şardonlu kumaş
raised brushed finish i. fırçalanmış tüylü apre
raised fabric i. tüylendirilmiş kumaş
both side-raised s. iki yüzü havlanmış
İnşaat
raised floor i. yükseltilmiş döşeme
raised door panel i. bombeli kapı aynası
raised skylight i. kule ışıklık
raised arch i. kalkık kemer
raised skylight i. çatı kulesi
raised grid flooring i. yükseltilmiş ızgara döşeme
raised flooring i. yükseltilmiş döşeme
raised flooring system i. yükseltilmiş döşeme sistemi
raised ceiling i. yükseltilmiş tavan
raised ceiling i. yüksek tavan
Otomotiv
raised white lettering i. kabartma beyaz harfler
raised pavement marker i. kabartma yol işareti
raised black lettering i. kabartma siyah harfler
Denizcilik
raised abrasion platform i. erozyon tarafından aşındırılmış bölgenin doldurularak su üstüne çıkarılması
raised coral reef i. su yüzeyine yükseltilen mercan resifi
raised quarter-deck vessel i. yükseltilmiş kıç güverteli gemiler
Medikal
raised level of synthetic folic acid i. yüksek yapay folik asit düzeyi
raised protein level i. protein yüksekliği
Patoloji
raised alphafetoprotein level i. yüksek alfafetoprotein düzeyi
Mutfak
raised doughnut i. mayalanmış donat
raised doughnut i. mayalanmış tatlı çörek
yeast-raised s. mayalı
Tarım
raised bed i. kabartılmış tarla yüzeyi
raised bed i. yükseltilmiş sebze bahçesi
raised bed i. yükseltilmiş sebze yatağı
raised bed i. tava
Hayvancılık
pasture-raised chicken i. gezen tavuk
Çevre
raised bed river i. yükselmiş nehir yatağı
Coğrafya
raised bog i. yükseltilmiş bataklık
Jeoloji
raised beach i. yükselmiş kıyı
Sanat
raised table i. kasis vb. gibi çıkıntı/tümsek
raised table i. kalkık veya çıkıntılı bölüm
Argo
raised in a barn? expr. ahırda mı büyüdün?
Star Wars
merchant's raised road i. tüccar'ın yükselmiş yolu