dot - Türkçe İngilizce Sözlük

dot

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dot — Definition

Anlamı ve Tanımı:
nokta, benek, noktalamak
Okunuş (IPA):
(AmE /dɑːt/ – BrE /dɒt/)
Terim Türü:
İsim: dot (dots); Fiil: dot (dots – dotted – dotting)
Küçük yuvarlak işareti/benekleri; fiil olarak da noktalar koymayı veya bir yüzeyi benek benek yapmayı tanımlayan sözcüktür. Orta İngilizcedeki “küçük nokta” anlamından gelişmiştir; modern dijital dilde dot, alan adları ve uzantılar (.com) gibi bağlamlarla teknik önem de kazanmıştır.
Eş Anlamlılar:
point, speck
Zıt Anlamlılar:
line, streak

"dot" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 47 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
dot i. nokta
A dot on the map marked the plane's position.
Haritadaki bir nokta uçağın konumunu gösteriyordu.

More Sentences
Genel
dot i. ufacık şey
All the trees became dots as we drove farther.
Arabayla uzaklaştıkça ağaçlar ufacık şeylere dönüştü.

More Sentences
dot f. nokta koymak
Why don't you dot the i's?
Neden i'nin üzerine nokta koymuyorsun?

More Sentences
dot f. her yeri kaplamak
The park was dotted with skaters and bikes.
Kaykay ve bisikletler parkın her yerini kaplamıştı.

More Sentences
Bilgisayar
dot i. nokta
A dot on the map marked the plane's position.
Haritadaki bir nokta uçağın konumunu gösteriyordu.

More Sentences
Mutfak
dot f. (tereyağı) sürmek
After that, dot the chicken with butter.
Ardından, tavuğun üzerine tereyağı sürün.

More Sentences
Genel
dot i. puan
dot i. benek
dot i. çok küçük şey
dot i. oldukça küçük porsiyon
dot i. küçük numune
dot i. küçük örnek
dot i. minicik şey
dot i. belirli bir zaman
dot i. belirli bir yer
dot i. belirli bir alan
dot i. belirli an
dot i. o an
dot i. çarpma
dot i. vurma
dot i. çarpma sesi
dot i. vurma sesi
dot f. serpiştirmek
dot f. beneklemek
dot f. noktalamak
dot f. dağıtmak
dot f. nokta nokta kaplamak
dot f. yazmak
dot f. not etmek
dot f. not karalamak
dot f. hızla not düşmek
dot f. (tereyağı, sos) sürmek
Hukuk
dot i. çeyiz
dot i. kadın için ödenen başlık parası
Teknik
dot i. küçük bir dairesel leke
dot i. ondalık nokta
dot i. (telgraftan çıkan) kısa klik sesi
dot i. (harf veya harfin bir bölümünü ifade eden sinyal lambasının aniden açılması ile ortaya çıkan) ani ışık parlaması
dot i. 90 derece açılı bayrak dalgası
Bilgisayar
dot i. boncuk
dot i. dot
Mutfak
dot f. (tereyağı) dokundurmak
Mantık
dot i. ve işareti
dot i. birbirine ait ifade grubunun başını veya sonunu gösteren bir işaret
Müzik
dot i. çoğaltma noktası
dot i. uzatma notası
Argo
dot i. asit (lsd)

"dot" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Bilgisayar
dot dot i.
dot linest i.

"dot" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dot printer i. nokta basıcı
polka dot i. kumaşta büyük puan
dot plot i. noktasal grafik
dot printer i. nokta yazıcı
aim dot steering i. hedef nokta yönlendirici
red dot i. kırmızı nokta
polka dot i. benekli kumaş
dot generator i. nokta üreteci
dot graphics i. benekli grafik
green dot i. yeşil nokta
make a dot f. nokta koymak
dot the i's f. açıklamak
dot somebody one f. yumruk atmak
dot somebody one f. geçirmek
dot somebody one f. koymak
dot-spot f. beneklemek
polka-dot f. puantiye eklemek
polka-dot f. beneklendirmek
dot-like s. noktaya benzeyen
dot-like s. nokta gibi
dot com s. internetten satış yapan (firma)
dot com s. sanal ticaret firmasına ait veya ilgili
on the dot zf. elifi elifine
on the dot zf. tam vaktinde
on the dot zf. dakikası dakikasına
on the dot zf. tam da olması gerektiği gibi
Konuşma Dili
get somewhere on the dot f. tam zamanında varmak
arrive somewhere on the dot f. tam vaktinde gelmek
be somewhere on the dot f. tam zamanında varmak
arrive somewhere on the dot f. tam zamanında ulaşmak
be somewhere on the dot f. tam zamanında ulaşmak
show up on the dot f. tam vaktinde gelmek
show up on the dot f. tam zamanında ulaşmak
arrive somewhere on the dot f. tam vaktinde varmak
get somewhere on the dot f. tam vaktinde varmak
be somewhere on the dot f. tam vaktinde gelmek
get somewhere on the dot f. tam zamanında ulaşmak
be somewhere on the dot f. tam vaktinde varmak
get somewhere on the dot f. tam vaktinde gelmek
arrive somewhere on the dot f. tam zamanında varmak
show up on the dot f. tam vaktinde varmak
show up on the dot f. tam zamanında varmak
off (one's) dot expr. aklını kaçırmış
off (one's) dot expr. çıldırmış
off (one's) dot expr. aklını yitirmiş
off (one's) dot expr. aklını kaybetmiş
off (one's) dot expr. kafayı yemiş
Deyim
cross the 't's and dot the 'i's f. kılı kırk yarmak
cross the 't's and dot the 'i's f. noktası virgülüne kadar yapmak
dot the i's and cross the t's f. kılı kırk yarmak
dot the i's and cross the t's f. en küçük ayrıntıya dikkat etmek
cross the 't's and dot the 'i's f. son rötuşları yapmak
cross the 't's and dot the 'i's f. küçük dokunuşlar yapmak
go off (one's) dot f. aklını kaçırmak
go off (one's) dot f. çıldırmak
go off (one's) dot f. kafayı yemek
go off (one's) dot f. aklını kaybetmek
go off (one's) dot f. aklını yitirmek
be off (one's) dot f. aklını oynatmak
be off (one's) dot f. kafayı üşütmek
be off (one's) dot f. çıldırmak
be off (one's) dot f. kafayı yemek
be off (one's) dot f. tozutmak
be off (one's) dot f. kafadan kontak olmak
be off (one's) dot f. aklını kaçırmak
be off (one's) dot f. fıttırmak
be off (one's) dot f. sigortası atmak
be off (one's) dot f. delirmek
cross (one's) t's and dot (one's) i's f. kılı kırk yarmak
cross (one's) t's and dot (one's) i's f. noktası virgülüne kadar yapmak
cross (one's) t's and dot (one's) i's f. son rötuşları yapmak
cross (one's) t's and dot (one's) i's f. en ince ayrıntısına kadar dikkat ederek yapmak
dot the I's and cross the t's f. kılı kırk yarmak
dot (one's) I's f. noktası virgülüne kadar yapmak
dot (one's) I's f. son rötuşları yapmak
dot (one's) I's f. en ince ayrıntısına kadar dikkat ederek yapmak
dot (one's) I's f. kılı kırk yarmak
dot your I's and cross your t's f. en küçük ayrıntıya dikkat etmek
dot the I's and cross the t's f. en küçük ayrıntıya dikkat etmek
dot your I's and cross your t's f. kılı kırk yarmak
dot the i f. kılı kırk yarmak
dot the i f. açık şekilde ifade etmek
dot the i f. belirgin ifade kullanmak
dot the i f. fazla titiz davranmak
dot the i f. detaylara boğmak
dot the i f. fazla bilgi vermek
the year dot expr. fi tarihinde
from the year dot (brit) expr. en başından beri
since the year dot (brit) expr. en başından beri
since the year dot (us) expr. en başından beri
on the dot expr. tam zamanında
at the dot expr. dakika sektirmeden
at the dot expr. tam olarak
at the dot expr. tam saatinde
at the dot expr. saniyesi saniyesine
at the dot expr. tam vaktinde
at the dot expr. dakikası dakikasına
at the dot expr. tam zamanında
the year dot expr. başından beri
year dot expr. bildik bileli
in the year dot [brit] expr. başından beri
year dot expr. tanıdığımdan beri
the year dot expr. çok uzun zamandan beri
year dot expr. bildim bileli
year dot expr. tanıdığımızdan beri
from the year dot [us] expr. çok uzun zaman önceden
since the year dot [us] expr. çok uzun zaman önceden
Konuşma
dot your i's and cross your t's expr. işin doğru yapıldığından emin ol
dot your i's and cross your t's expr. çok dikkatli ol
Ticaret/Ekonomi
dot-com company i. internet şirketi
dot-com i. internet şirketi
dot com i. internet şirketi
dot-com boom i. internet şirketleri patlaması
dot-com i. internet üzerinden satış yapan firma
dot-com i. sanal ticaret firması
dot-com i. ticari faaliyetlerini internet üzerinden yürüten firma
dot-com s. sanal ticaret firmasına ait veya ilgili
dot-com s. internetten satış yapan (firma)
Kurum/Kuruluş
dot (department of transportation) kısalt. ulaştırma bakanlığı
Teknik
phosphor dot i. fosfor noktası
dot frequency i. nokta frekansı
phosphor dot i. renkli benek
dot pitch i. nokta sıklığı
dot map i. nokta haritası
dot cycle i. nokta periyodu
dot matrix printer i. iğneli yazıcı
dot punch i. nokta zımbası
bedding dot i. sıva arası ayar harcı
dot-matrix printer i. nokta-matris yazıcı
dot-matrix i. nokta matris
dot per inches i. inç başına nokta sayısı
tip-induced quantum dot i. uç dürtülü nicem noktası
dot-matrix i. nokta-nokta
dot mapping i. noktalı haritalama
dot matrix i. nokta matris
small dot-like areas i. küçük nokta benzeri alanlar
quantum dot i. kuantum noktası
floating mark or dot i. (stereoskopik incelemede) fotoğraf ile ölçüm noktası arasına yerleştirilen özel bir işaret
floating mark or dot i. (stereoskopik incelemede) ölçü markası
Bilgisayar
single dot i. tek nokta
square dot i. kare nokta
thick dot dash i. kalın nokta çizgi
thick dot i. kalın nokta
round dot i. yuvarlak nokta
blue dot i. mavi nokta
dash dot i. tire nokta
dash dot i. çizgi nokta
dash dot dot i. çizgi nokta nokta
design dot i. tasarım noktası
dot dot dash i. nokta nokta çizgi