streak - Türkçe İngilizce Sözlük

streak

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

streak — Definition

Anlamı ve Tanımı:
iz, çizgi, seri
Okunuş (IPA):
(AmE /striːk/ – BrE /striːk/)
Terim Türü:
İsim: streak (streaks)
Görünür bir çizgiyi veya art arda gelen başarı/olay dizisini betimleyen kelimedir. Eski İngilizce strica kökü, çizgisel devamlılık algısını modern kullanıma taşır.
Eş Anlamlılar:
line, run
Zıt Anlamlılar:
interruption, break

"streak" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 77 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
streak i. düzensiz çizgi
The car's decals have lots of streaks.
Arabanın üzerindeki baskıda bolca düzensiz çizgi var.

More Sentences
streak i. çizgili
The streak is white, like most silicates.
Çizgi çoğu silikat gibi beyazdır.

More Sentences
streak i. iz
There is a streak of anger in her character.
Onun karakterinde öfkeden izler var.

More Sentences
streak i. çizgi
Many major technological breakthroughs were made by small-time entrepreneurs with an ingenious streak.
Birçok büyük teknolojik atılım, dahiyane bir çizgiye sahip küçük çaplı girişimciler tarafından gerçekleştirilmiştir.

More Sentences
streak i. seri
This lucky streak won't last forever.
Bu şanslı seri sonsuza dek sürmeyecek.

More Sentences
streak f. yol yol yapmak
The children's hands were streaked with the paint.
Çocukların elleri boyalardan yol yol olmuştu.

More Sentences
streak f. rüzgar gibi geçmek
The eagle streaked down from the heavens.
Kartal göklerden aşağıya doğru rüzgar gibi geçti.

More Sentences
Konuşma Dili
streak i. kamuya açık alanda çırılçıplak koşma
The protesters are planning to streak through the streets.
Protestocular kamuya açık alanda çırılçıplak koşmayı planlıyorlar.

More Sentences
Teknik
streak i. çizgi
Many major technological breakthroughs were made by small-time entrepreneurs with an ingenious streak.
Birçok büyük teknolojik atılım, dahiyane bir çizgiye sahip küçük çaplı girişimciler tarafından gerçekleştirilmiştir.

More Sentences
streak i. iz
There is a streak of anger in her character.
Onun karakterinde öfkeden izler var.

More Sentences
Otomotiv
streak i. iz
There is a streak of anger in her character.
Onun karakterinde öfkeden izler var.

More Sentences
Matbaa
streak i. iz
There is a streak of anger in her character.
Onun karakterinde öfkeden izler var.

More Sentences
Genel
streak i. taraf
streak i. yol yol boya
streak i. yön
streak i. şimşek
streak i. ışın
streak i. damar (ağaç)
streak i. damar (ağaç vb)
streak i. müddet
streak i. çevresinden farklı renkte olan ince çizgi
streak i. belirti
streak i. damar
streak i. özellik
streak i. maden damarı
streak i. eser
streak i. nişan
streak i. meç
streak i. şerit
streak i. süre
streak i. kısa süre
streak i. meç (saç)
streak i. huy
streak i. yol
streak i. çubuk
streak i. karakter
streak i. su
streak i. maden damarı
streak i. portatif merdivende basamak
streak i. (galibiyet, mağlubiyet) seri
streak f. hızlı gitmek
streak f. acele etmek
streak f. çizgileşmek
streak f. renkli çizgiler yapmak (bir yüzeyde)
streak f. çizgi çizgi boyamak
streak f. yıldırım gibi koşmak
streak f. hızla geçmek
streak f. hızla gitmek
streak f. meç yapmak (saça)
streak f. çizgilemek
streak f. bir yüzeyde renkli çizgiler yapmak
streak f. çizgilenmek
streak f. damarlanmak
streak f. kamusal alanda çırılçıplak koşmak
streak f. hızlıca koşmak
streak f. hızlı hızlı gitmek
streak f. hızlıca işini görmek
streak f. acele ile çalışmak
streak f. acele etmek
streak f. iki ayağını bir pabuca sokmak
streak f. tez hareket etmek
Teknik
streak i. çubuk
streak i. damar
streak i. borda kaplaması
streak yol
Medikal
streak i. ince yorulma çizgisi
streak i. striasyon çizgisi
Biyoloji
streak f. (kültür besiyerini) çizme plak yöntemi ile aşılamak
Tarım
streak i. sürme plak yöntemi ile aşılanan kültür
streak i. şiddetli mozaik hastalığı
streak i. çizgi virüsü hastalığı
streak i. bezelye çizgi virüsü hastalığı
Jeoloji
streak i. (mineral) çizgi rengi
streak i. mineral tozunda renk
Matbaa
streak i. damar
streak i. kanal
streak yol

"streak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 131 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
streak of lightning i. yıldırım
streak of lightning i. şimşek
visual streak i. optik kuşak
blue streak i. çok hızlı hareket eden
blue streak i. son sürat giden
blue streak i. dur durak bilmeden konuşma
blue streak i. hiç bitmeyecekmiş gibi konuşma
a streak of wins i. seri galibiyet
a streak of wins i. galibiyet serisi
winning streak i. seri galibiyet
a streak of winnings i. galibiyet serisi
a streak of winnings i. seri galibiyet
winning streak i. galibiyet serisi
streak of lightning i. yıldırım düşmesi
mineral streak i. yeşilimsi renk bozukluğu
losing streak i. mağlubiyet serisi
losing streak i. talihsizlikler serisi
losing streak i. yenilgi serisi
losing streak i. şanssızlıklar serisi
streak plate i. mineral çizgi rengi test plakası
swear a blue streak f. ana avrat dümdüz gitmek
swear a blue streak f. ana avrat düz gitmek
end his goalless streak f. gol orucunu bozmak
streak [obsolete] f. ovmak
streak [obsolete] f. bulamak
streak [obsolete] f. lekelemek
streak [obsolete] f. sürtmek
streak [obsolete] f. lekelendirmek
lap-streak s. üstüste geçen/örtüşen
like a streak of lightning zf. şimşek gibi
like a blue streak zf. süratle
like a blue streak zf. hızla
like a streak zf. süratle
like a streak zf. hızla
Öbek Fiiller
streak across something f. bir uçtan diğerine hızla geçmek
streak across f. etrafta çıplak koşmak
streak across f. hızla geçmek
streak across f. arkasında kalıntı/iz bırakarak kayıp gitmek
streak across f. ışık hızıyla geçmek
Konuşma Dili
winning streak i. galibiyet serisi
hot streak i. başarı serisi
hot streak i. sporda art arda gösterilen üst düzey performans dizisi
hot streak i. başarı zinciri
ruthless streak i. acımasız karakter
Deyim
streak of good luck i. bir dizi şanslı olay
streak of bad luck i. talihsizlik zinciri
streak of bad luck i. bir dizi şanssızlık
streak of bad luck i. bir dizi talihsizlik
lucky streak i. bir dizi şanslı olay
mean streak i. sert/haşin huy veya karakter
a yellow streak i. eziklik
yellow streak i. yüreksizlik
a yellow streak i. tabansızlık
a yellow streak i. yüreksizlik
a yellow streak i. pısırıklık
yellow streak i. ödleklik
yellow streak i. pısırıklık
a yellow streak i. tırsaklık
a yellow streak i. ödleklik
yellow streak i. tırsaklık
yellow streak i. tabansızlık
yellow streak i. eziklik
a streak of (good) luck i. bir dizi şanslı olay
a streak of bad luck i. talihsiz/şanssız bir dönem
a streak of bad luck i. talihsizlik zinciri
a streak of bad luck i. üst üste gelen talihsizlikler
a streak of (good) luck i. şansın yaver gittiği dönem
a streak of bad luck i. şanssızlıklar silsilesi
a streak of bad luck i. bir dizi şanssızlık/talihsizlik
a streak of bad luck i. üst üste şanssızlıkların yaşandığı bir dönem
a streak of (good) luck i. üst üste şanslı olayların gerçekleştiği dönem
a streak of (good) luck i. şanslı dönem
a streak of bad luck i. şanssızlıklar/talihsizlikler serisi
a streak of (good) luck i. talihin yüze güldüğü dönem
swear a blue streak f. ana avrat düz gitmek
swear a blue streak f. ana avrat dümdüz gitmek
swear a blue streak f. kalayı basmak
talk a blue streak f. jet gibi konuşmak
talk a blue streak f. çok konuşmak
talk a blue streak f. çok hızlı konuşmak
talk a blue streak f. çenesi düşmek
have a yellow streak down one's back f. çok korkak olmak
have a yellow streak down one's back f. gölgesinden bile korkmak
continue one's winning streak f. galibiyet serisine devam etmek
continue one's winning streak f. galibiyet serisini devam ettirmek
continue one's losing streak f. mağlubiyet serisine devam etmek
be on a lucky streak f. şansı yaver gitmek
have a yellow streak down one's back f. ödlek olmak
have a yellow streak down one's back f. korkak olmak
curse a blue streak f. sövüp saymak
curse a blue streak f. kalayı basmak
curse a blue streak f. ana avrat asfaltta koşmak
curse a blue streak f. küfrü basmak
curse a blue streak f. defteri kebirden okumak
curse a blue streak f. ana avrat düz gitmek
curse a blue streak f. kalaylamak
curse a blue streak f. ağızını açıp gözünü yummak
curse a blue streak f. sövüp saymak
curse a blue streak f. ağzına geleni saymak
be on a winning streak f. galibiyet serisi yakalamak
be on a winning streak f. seri galibiyet yaşamak
be on a winning streak f. arka arkaya kazanmak
Teknik
doctor streak i. rakle izi
pitch streak i. çıralı damar
Tekstil
doctor streak i. rakle izi
İnşaat
lap streak i. bindirme tahtalı
lap streak s. yalı bindirmeli
Denizcilik
streak line i. çubuk çizgi
lap-streak s. bindirme
lap-streak s. bindirme kaplamalı
Maden
pay streak i. verimli cevher damarı
pay streak i. verimli petrol tabakası
Gıda
streak plate technique i. sürme yöntemi
streak plate technique i. sürme plak yöntemi
streak culture i. sürme kültür
Biyoloji
primitive streak i. embriyolojide başlangıç çizgisi
Botanik
tomato streak i. çeşitli bitkileri etkileyen bir viral hastalık
Meteoroloji
streak lightning i. çubuk şimşek
Spor
winning streak i. seri galibiyet
a streak of winnings i. galibiyet serisi
a streak of wins i. seri galibiyet
a streak of wins i. galibiyet serisi
a streak of winnings i. seri galibiyet
winning streak i. galibiyet serisi
five-game winning streak i. beş maçlık galibiyet serisi
five-game unbeaten streak i. beş maçlık yenilmezlik serisi
Argo
cuss a blue streak f. sövüp saymak
cuss a blue streak f. ana avrat düz gitmek
İngiliz Argosu
lanky streak of piss i. sırık
lanky streak of piss i. sırık gibi tipi olan kimse
long streak of piss i. sırık gibi uzun ve ince kimse