mind - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

mind

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"mind" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 57 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
mind f. önemsemek
mind f. aldırmak
mind i. akıl
mind i. kafa
mind i. zihin
General
mind f. endişelenmek
mind f. itiraz etmek
mind f. kulak vermek
mind f. saymak
mind f. dikkatli olmak
mind f. dikkat etmek
mind f. önem vermek
mind f. sözünü dinlemek
mind f. kafaya takmak
mind f. aldırış etmek
mind f. bakmak
mind f. itaat etmek
mind f. ilgilenmek
mind f. karşı çıkmak
mind f. kulak asmak
mind f. aldırmak
mind f. gözetmek
mind f. umursamak
mind f. sakıncalı bulmak
mind i. zeka
mind i. murat
mind i. meram
mind i. anlık
mind i. nefes
mind i. anlak
mind i. istek
mind i. şuur
mind i. ruh
mind i. öz
mind i. idrak
mind i. dimağ
mind i. hatır
mind i. anlayış
mind i.
mind i. düşünce
mind i. us
mind i. gönül
mind i. bellek
mind i. hafıza
mind i. fikir
mind i. arzu
mind i. dikkat
mind i. kanı
mind i. akıl
mind i. irade gücü
mind i. sakınca
mind i. izan
Trade/Economic
mind umursamak
mind bakmak
mind aldırış etmek
mind zihin
Medical
mind an

"mind" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
come to mind f. akla gelmek
General
have a quick mind f. kafası işlemek
be out of one's mind f. aklı yerinde olmamak
bear in mind f. hatırda tutmak
keep in mind f. hatırda tutmak
have a mind to f. niyeti olmak
bear in mind f. akıldan çıkarmamak
turn over in one's mind f. düşünüp taşınmak
keep something in one's mind f. aklından çıkarmamak
be of the same mind f. hemfikir olmak
bring to mind f. hatırlamak
dismiss from one's mind f. düşünmemek
bear in mind f. unutmamak
call something to mind f. birine bir şeyi hatırlatmak
speak one's mind f. ne düşündüğünü açıkça söylemek
stick in (one's) mind and bother f. akla takılmak
know one's own mind f. kararlı olmak
put something in someone's mind f. bir şeyi birinin aklına koymak
read one's mind f. aklını okumak
put somebody in mind of f. hatırlatmak
keep one's mind f. kafasına takmak
be in one's right mind f. aklı başında olmak
strain one's mind f. zihnini kurcalamak
flash through one's mind f. birden aklından geçmek
prey on someone's mind f. içini kemirmek
keep in mind f. hesaba katmak
be kept in mind f. akılda tutulmak
know one's own mind f. emin olmak
set one's mind on f. kafasına koymak
put out of mind f. aklından çıkarmak
have a quick mind f. kafası çalışmak
come to one's mind f. esmek
come to mind f. aklına gelmek
be out of one's mind f. kafadan kontak olmak
keep something in a corner of one's mind f. aklının bir köşesinde tutmak
set someone's mind at rest f. birinin kuşkularını ortadan kaldırmak
stick in (one's) mind f. akla takılmak
call to mind f. hatırlatmak
bring to mind f. hatırlatmak
call back to mind f. aklına getirmek
make up one's mind f. karara varmak
set somebody's mind at rest f. yüreğine su serpmek
make up one's mind f. karar vermek
take into ones mind f. ısrar etmek
come to mind f. hatırına gelmek
be of one mind f. hemfikir olmak
mind one's p's and q's f. terbiyesini takınmak
(for an idea) to find a niche in one's mind f. aklında yer etmek
read someone's mind f. birinin ne düşündüğünü yüzünden okumak
come to mind f. hatırlamak
prey on someone's mind f. rahat bırakmamak
occur one's mind f. aklından geçmek
bring (something) to mind f. çağrıştırmak
put somebody's mind at rest f. yüreğine su serpmek
have made up one's mind to f. aklına koymak
set one's mind on f. çok istemek
change one's mind f. vazgeçmek
take into one's mind f. ısrar etmek
(something) to never cross (one's) mind f. aklının ucundan geçmemek
have in mind f. aklında olmak
change somebody's mind f. fikrini değiştirmek
bear in mind f. dikkate almak
give a piece of one's mind f. ağzına geleni söylemek
make up one's mind f. kararını vermek
mind one's p's and q's f. adımını denk almak
go out of one's mind f. aklını oynatmak
put somebody in mind of f. kafasına sokmak
change one's mind f. dönmek
cross one's mind f. aklından geçmek
change one's mind f. niyeti bozmak
bear in mind f. aklında tutmak
boggle the mind f. insanı hayrete düşürmek
have in mind f. hatırında tutmak
know one's own mind f. kendi fikrini bilmek
bear in mind f. göz önünde tutmak
take a load off one's mind f. endişesini gidermek
pass out of one's mind f. hatırından çıkarmak
not to mind f. aldırmamak
set someone's mind at rest f. birini rahatlatmak
keep one's mind on f. kafasına takmak
be out of one's mind f. çok öfkeli olmak
bear in mind f. zihinde tutmak
pass through one's mind f. aklından geçmek
keep something in a corner of one's mind f. aklının bir köşesinde bulundurmak
turn one's mind to f. kafasına takmak
set one's mind on f. baş koymak
call to mind f. hatırlamak
bear in mind f. göz önünde bulundurmak
let something prey on one's mind f. dert etmek
be in one's right mind f. kendini bilmek
put somebody's mind at ease f. yüreğine su serpmek
bear in mind f. hesaba katmak
be acceptable to the mind f. mantıklı gelmek
mind your business f. sen kendi işine bak
give someone a piece of one's mind f. birine verip veriştirmek
bear in mind f. akılda tutmak
go out of one's mind f. keçileri kaçırmak
use one's mind f. aklını kullanmak
drive someone out of his mind f. çileden çıkarmak
bring to mind f. akla getirmek
keep in mind f. akılda tutmak
know one's own mind f. ne istediğini bilmek
keep in mind f. aklında tutmak
go out of one's mind f. aklını kaçırmak
relieve one's mind f. rahatlatmak
turn one's mind f. kafasına takmak
be in one's mind f. akılda bulunmak
bear in mind f. hatırlamak
have peace of mind f. kendiyle barışık olmak
call back to mind f. hatırına getirmek
change one's mind f. fikrini değiştirmek
keep in mind f. unutmamak
set somebody's mind at rest f. rahatlatmak
blow one's mind f. deli etmek
change one's mind f. caymak
keep in mind f. dikkate almak
set one's mind on something f. kafasına koymak
dismiss from one's mind f. aklından çıkarmak
have in mind f. akılda tutmak
be out of one's mind f. aklını kaçırmış olmak
arrange in the mind f. akılda düzenlemek
have in mind f. niyet etmek
remain in one's mind f. aklında kalmak
cross one's mind f. hatırına gelmek
put something out of one's mind f. aklından çıkarmak
set one's mind f. baş koymak
call to mind f. akla getirmek
mind one's step f. ayağını denk almak
tell somebody one's mind f. azarlamak
tell somebody one's mind f. ağzına geleni söylemek
make up one's mind f. seçmek
not to mind f. aldırış etmemek
bring to mind f. aklına bir şey getirmek
occur one's mind f. aklına gelmek
come to one's mind f. aklına gelmek
cross one's mind f. aklına gelmek
mind one's business f. işin başında bulunmak
stick in the mind f. akılda kalmak
keep popping in one's mind f. zihnini kurcalamak
lose one's mind f. akıl sağlığını yitirmek
get pissed out of one's mind f. zil zurna sarhoş olmak
get pissed out of one's mind f. haddinden fazla içip sarhoş olmak
get pissed out of one's mind f. çok içip sarhoş olmak
(a certain thing) slip one's mind f. aklından çıkmak
be at the back of your mind f. aklının bir köşesinde bulunmak
(a certain thing) slip one's mind f. akıldan çıkmak
stick in one's mind f. aklında yer etmek
be imprinted on one's mind f. aklına kazınmak
be in the back of one's mind f. aklının bir köşesinde bulunmak
be at the back of someone's mind f. aklının bir köşesinde bulunmak
occupy one's mind f. zihnini meşgul etmek
stick in one's mind f. zihninde yer etmek
keep in mind f. hafızada tutmak
be imprinted on one's mind f. zihninde yer etmek
bore somebody out of their (tiny) mind f. içini baymak
change one's mind f. fikir değiştirmek
change mind f. fikir değiştirmek
(an idea) come into someone's mind f. fikir gelmek
be at the back of someone's mind f. belleğinde yer etmek
be imprinted on one's mind f. belleğine almak
(an idea) come into someone's mind f. aklına bir fikir gelmek
stick in one's mind f. belleğine almak
stick in one's mind f. belleğine kazımak
be imprinted on one's mind f. belleğine kazımak
have in mind f. niyeti olmak
bear in mind f. gözönünde bulundurmak
put somenone's mind at ease f. içine su serpmek
set someone's mind at ease f. içine su serpmek
set someone's mind at rest f. içine su serpmek
read one's mind f. aklından geçeni okumak
be kept in mind f. öngörülmek
change one's mind f. kararını değiştirmek
read mind f. akıl okumak
bear something in mind f. akılda tutmak
mind over matter f. irade gücüyle bedensel bir zorluğu yenmek
be imprinted on one's mind(s) f. beyinlere kazınmak
give someone a piece of one's mind f. ağzının payını vermek
weigh on someone's mind f. birinin kafasını kurcalamak
be a load off your mind f. sorundan kurtulmuş olmak
be a weight off your mind f. sorundan kurtulmuş olmak
be a load off your mind f. problemi çözmüş olmak
be a weight off your mind f. problemi çözmüş olmak
have a good mind to f. -eceği gelmek
have half a mind to f. -eceği gelmek
have half a mind to f. -esi gelmek
have a good mind to f. -esi gelmek
have a mind to f. -esi gelmek
have a one-track mind f. bir konuyu tutturmak
have a mind to f. -eceği gelmek
set one's mind on f. -i çok arzu etmek
get out of one's mind f. beyninden kazımak
get out of one's mind f. kafasından atmak
get out of one's mind f. akıldan çıkarmak
make up one's mind to f. karar vermek
make up one's mind to f. aklına koymak
keep something in mind f. akılda tutmak
keep one's mind on f. zihnini toplamak
be scared out of one's mind f. çok korkmak
keep one's mind on f. kafasını belli bir yere vermek
keep one's mind on f. düşüncelerini belli bir nokta üzerinde yoğunlaştırmak
be scared out of one's mind f. yusuf yusuf etmek
have a mind to f. niyetinde olmak
set one's mind on doing something f. kafasına koymak
set one's mind on doing something f. kafaya koymak
set one's mind on something f. kafaya koymak
make up one's mind f. kafasını toplamak
slip one's mind f. aklından uçup gitmek
have a mind of one's own f. kendi düşüncesine sahip olmak
have a mind of one's own f. kendi fikrine sahip olmak
keep in mind f. aklına yazmak
bear in mind f. aklına yazmak
bear in mind f. aklına kazımak
keep in mind f. aklına kazımak
sleep with peace of mind f. vicdanen rahat olmak
sleep with peace of mind f. başını yastığa rahat koymak
sleep with peace of mind f. yatağa girince huzurlu uyumak
mind out f. ilgilenmek
mind out f. gözlemek
mind out f. dikkat etmek
keep in mind f. akıldan çıkarmamak
slip one's mind f. aklından gitmek
slip one's mind f. hatırlayamamak
slip one's mind f. unutmak
be out of one's mind f. çıldırmak
be out of one's mind f. aklını kaçırmak
speak one's mind f. düşündüğünü dosdoğru söylemek
pay no mind f. boş vermek
pay no mind f. aldırmamak
pay no mind f. önemsememek
pay no mind f. aldırış etmemek
pay no mind f. umursamamak
get inside the mind of f. zihnine girmek
have an agile mind f. kıvrak bir zekası olmak
have an agile mind f. kıvrak zekalı olmak
bear in mind f. derpiş etmek
be all of one mind about f. hemfikir olmak
be all of one mind about f. aynı fikirde olmak
be of the same mind f. aynı kafadan olmak
expand one's mind f. zihnini genişletmek
be great at anything he/she sets one's mind to f. aklına koyduğu her şeyde çok iyi olmak
engage both the mind and the eye f. hem göze hem akla hitap etmek
engage both the mind and the eye f. hem gözü hem aklı meşgul etmek
get a child's mind f. bir çocuğun zekasına sahip olmak
have a child's mind f. bir çocuğun zekasına sahip olmak
come into someone's mind f. birinin aklına gelmek
read mind f. zihin okumak
read one's mind f. zihnini okumak
have peace of mind f. huzurlu olmak
have a broad perspective/an open mind f. ufku geniş olmak
speak someone's mind f. aklındakini söylemek
come to my mind f. aklıma gelmek
clear the mind f. zihni boşaltmak
broaden the mind f. zihni genişletmek
idea in mind i. imge
presence of mind i. aklı başında olma
habit of mind i. ruh hali
turn of mind i. zihniyet
cast of mind i. düşünce tarzı
ease of mind i. hafiflik
agility of mind i. zeka kıvraklığı
habit of mind i. ruhsal durum
absence of mind i. dalgınlık
idea in mind i. imaj
frame of mind i. düşünce yapısı
equal mind i. soğukkanlılık
state of mind i. ruh hali
cast of mind i. düşünüş şekli
strength of mind i. akıl
mind share i. akıl payı
frame of mind i. ruh hali
mind and body i. akıl ve beden
change of mind i. düşünüşü değiştirme
frame of mind i. ruhsal durum
state of mind i. ruhsal durum
mind mapping i. zihin haritalama
frame of mind i. mizaç
frame of mind i. durum
turn of mind i. düşünce tarzı
mind reader i. zihin okuyucu
presence of mind i. soğukkanlılık
time out of mind i. öteden beri
state of mind i. haleti ruhiye
open mind i. açık fikir
inquiring mind i. öğrenmeye meraklı
savage mind i. yaban düşünce
time out of mind i. eskiden beri
frame of mind i. ruhi hal
path of mind i. aklın yolu
bearing in mind i. akılda tutma
mind developing toys i. zeka geliştirici oyuncaklar
mind game i. zeka oyunu
twisted mind i. mantıksız düşünce
twisted mind i. sapmış fikir
twisted mind i. yanlış düşünce
collective mind i. müşterek akıl
common mind i. ortak akıl
mind over matter i. sorunların üstesinden gelmek için iradesini kullanma
mind over matter i. irade gücünü kullanarak güçlükleri kontrol edebilme
acute mind i. keskin zeka
keep in mind that i. unutmamamız gerekir ki
unsound mind i. akıl hastalığı
frame of mind i. halet-i ruhiye
mind-bender i. şaşırtıcı şey
state of mind i. halet-i ruhiye
mind unsoundness i. akıl bozukluğu
state of mind i. haletiruhiye
business mind i. ticari zeka
business mind i. ticaret zekası
body mind harmony i. beden-zihin ahengi
body mind harmony i. vücut-kafa uyumu
mind gym i. zihin egzersizi
mind gym i. beyin jimnastiği
mind exercise i. zihin egzersizi
mind exercise i. beyin jimnastiği
mind exercise i. zihin jimnastiği
mind gym i. zihin jimnastiği
empty mind i. boş zihin
civil servant mind-set i. memur zihniyeti
child's mind i. çocuk aklı
child's mind i. çocuğun aklı
business mind i. iş zekası
a criminal mind i. suç işlemeye eğilimli/meyilli
a criminal mind i. suç işlemeye yatkınlığı olan
young mind i. toy zihin
a clear mind i. salim kafa
a clear mind i. zihin açıklığı
mind abuse i. beyin yıkama/zorla ikna etme
mind map i. kavram haritası
mind map i. akıl haritası
foggy mind i. bulanık/karışık zihin
human mind i. insan aklı
bearing in mind i. göz önünde bulundurma
bearing in mind i. hatırlama
bearing in mind i. dikkate alma
bearing in mind i. göz önüne alma
bearing in mind i. hesaba katma
bearing in mind i. hatırda tutma
mind-body medicine i. akıl vücut tıbbı
mind-eraser i. hafıza silici
superior mind i. üst akıl
mind games i. akıl oyunları
peace of mind i. iç rahatlığı
unconscious mind i. bilinç dışı/bilinç altı
conscious mind i. bilinçli zihin
union of mind and body i. akıl ve beden birlikteliği
theory of mind i. zihin kuramı
the question in my mind i. aklımdaki soru
western mind i. batı aklı
hive mind i. kolektif fikir
quickness of mind i. çabuk kavrama yeteneği
of sound mind s. aklı başında
in his right mind s. aklı başında
out of one's mind s. kaçık
in one's right mind s. aklı başında
out of one's mind s. deli
mind developing s. zeka geliştirici
mind-blowing s. akıllara durgunluk veren
mind-bending s. hayal gördüren
mind-boggling s. parmak ısırtan
mind-boggling s. akıllara durgunluk veren
mind-bending s. bunaltıcı
mind-numbing s. sıkıcı
mind-numbing s. bezdirici
mind-numbing s. usandırıcı
mind-controlled s. zihinle/akılla/düşünceyle/düşünmeyle/düşünerek kontrol edilen
mind-bending s. akıl almaz
in a corner of his mind zf. aklının bir köşesinde
on one's mind zf. hatırında
on one's mind zf. vicdanında
to one's mind zf. fikrine göre
on one's mind zf. aklında
mind at peace zf. gönül rahatlığıyla
with this in mind zf. bunu akılda tutarak
never mind ünl. boş ver
mind! ünl. sakın
never mind! ünl. aldırma!
never mind! ünl. sağlık olsun
never mind! ünl. adam sen de
never mind ünl. olsun
never mind ünl. salla gitsin
never mind! ünl. sağlık olsun!
never mind! ünl. boş ver!
never mind! ünl. takma kafana!
a month mind ölümden bir ay sonraki anma töreni
a month mind güçlü veya anormal arzu
a year's mind ölümden bir yıl sonraki anma töreni
Phrases
in body and mind zf. bedensel ve ruhsal olarak
with this object in my mind bu niyetle
i have half a mind to şeytan diyor ki
it must be born in mind that hatırlanmalıdır ki
i have a good mind to şeytan diyor ki
mind your p's and q's davranışlarına dikkat et
with this object in my mind bu amaçla
first thing come to mind akla ilk gelen
bearing in mind eğer
bearing in mind göz önüne alınacak olursa
bearing in mind göz önünde tutulursa
keep in mind that unutmamak gerekir ki
mind your p's and q's söz ve hareketlerine dikkat et
out of one's mind kaçık
out of one's mind kafası yerinde değil
out of one's mind kafası karışık
out of one's mind küfelik
out of one's mind aklı yerinde değil
out of one's mind aklını kaçırmış
out of one's mind delirmiş
with this purpose in mind bu amaç doğrultusunda
bearing in mind that -i akılda tutarak
bearing in mind that -i dikkate alarak
bear in mind that unutmamak gerekir ki
bearing in mind that -i göz önüne alarak
bearing in mind that -i göz önünde bulundurarak
bearing in mind that -i hatırlayarak
bearing in mind that -i hesaba katarak
bearing in mind that -i hatırda tutarak
bearing/keeping this situation in mind bu durumu düşünerek
bearing/keeping this situation in mind bu durumu göz önüne alarak
having all these in mind tüm bunlar göz önüne alındığında
if you don't mind me saying sormamda sakınca yoksa
if you don't mind me saying söylememde bir sakınca yoksa
if you don't mind me saying sormamda bir sakınca yoksa
mind you düşünecek olursak
mind you ne var ki
mind you gerçi
friendship is one mind in two bodies dostluk aynı düşünceleri paylaşmaktır
travel broadens the mind seyahat etmek ufku genişletir
bearing these facts in mind bu gerçekleri unutmadan
bearing these facts in mind bu gerçekleri akılda bulundurarak
mind your manners terbiyeni takın
mind your manners uslu dur
mind your manners terbiyesizlik yapma
mind your manners kibarlığı elden bırakma
keep in mind that aklında bulunsun
Proverb
out of sight out of mind gözden uzak gönülden uzak olur
travel broadens the mind çok gezen çok bilir
contented mind is a perpetual feast huzurlu insan mutludur
a healthy mind in a healthy body sağlam kafa sağlam vücutta bulunur
out of sight out of mind gözden uzak olan, gönülden uzak olur
Colloquial
be scared out of one's mind üç buçuk atmak
keep in mind aklında olsun
be in one's right mind aklını kullanabilmek
be in one's right mind mantığını kullanabilmek
be in one's right mind mantıklı olmak
be in one's right mind aklı başında olmak
be in one's right mind kafası yerinde olmak
be in one's right mind akılcı olmak
master mind planlayıcı kişi
master mind fikir babası
call to mind anımsatmak
a one-track mind sabit fikirli
call to mind hatırlamak
call to mind anımsamak
call to mind hatırlatmak
mind your p's and q's davranışlarına dikkat et
mind your p's and q's sözlerine dikkat et
a piece of one's mind samimi fikir
a piece of one's mind samimi düşünce
mind the gap aralığa dikkat et
mind the gap boşluğa dikkat et
a sound mind in a sound body sağlam kafa sağlam vücutta bulunur
make up your mind kararını ver
make up your mind karar ver
speak your mind ne düşünüyorsan söyle
speak your mind aklından geçeni söyle
bear in mind aklında bulunsun
keep in mind aklında bulunsun
pay no mind önemseme
pay no mind takma kafana
pay no mind dikkate alma
one's mind went blank beyni durmak
one's mind goes blank beyni durmak
say the first thing that comes into your mind aklına gelen ilk şeyi söyle
being of sound mind and body ruh ve beden sağlığı yerinde
mind blowing insanın aklını başından alan
pay no mind aldırış etme
make your mind up ver kararını
use your mind aklını kullan
use your own mind kendi aklını kullan
use your own mind kendi kafanı kullan
inside my mind kafamın içinde
inside my mind aklımın içinde
in case you change your mind fikrini değiştirmen halinde
in case you change your mind fikrini değiştirecek olursan
in case you change your mind fikrini değiştirebileceğini düşünerek
in case you change your mind fikrini değiştirme ihtimaline karşılık
in case you change your mind fikrinizi değiştirmeniz halinde
confused mind bulanık zihin
blurry mind bulanık zihin
foggy mind bulanık zihin
confused mind karışık zihin
cloudy mind bulanık zihin
blurred mind bulanık zihin
put your mind to it aklını ver
set your mind to it aklını ver
mind how you go kendine dikkat et/iyi bak
mind-boggling kabul edilmesi/hayal edilmesi/anlaşılması çok zor
mind-boggling inanması zor
Idioms
lose one's mind aklını kaybetmek
out of sight, out of mind gözden ırak olan gönülden de ırak olur
out of sight, out of mind gözden uzak olan gönülden de uzak olur