pop - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

pop

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "pop" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 44 résultat(s)

Anglais Turc
General
pop v. patlatmak
pop v. patlatmak (mısır)
pop v. pat diye sormak
pop v. rehine koymak
pop v. sokuvermek
pop v. ateş etmek
pop v. çabucak giymek
pop v. ateşlemek
pop v. çıtçıtlamak
pop v. bumlamak
pop v. patlamak
pop v. ağzına atmak
pop n. hafif bir patlama sesi
pop n. çat pat
pop n. baba
pop n. gazoz
pop n. babalık
pop n. patlatma
pop n. patlama sesi
pop n. içecek (alkolsüz)
pop n. hafif bir patlama
pop n. ateş etme
pop n. tabanca
pop n. rehin
pop n. pop şarkısı
pop n. pop müziği
pop adj. popüler
pop adj. pop müziğe ait
pop adj. pop
pop adv. birden
pop adv. pat diye
pop adv. ansızın
pop interj. pat
Phrasals
pop içki yuvarlamak
pop içki içmek
pop kadeh yuvarlamak
Colloquial
pop baba
Slang
pop cezaevi avlusundaki mahkumların oluşturduğu kalabalık
Technical
pop bilgi işleme
pop kümeden çıkarmak
Computer
pop hoplamak çıkma
pop hoplamak
pop çıkma
Automotive
pop nitrometanlı yarış yakıtı

Sens de "pop" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 1 résultat(s)

Turc Anglais
General
pop pop adj.

Sens de "pop" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 287 résultat(s)

Anglais Turc
General
pop off v. kıyameti koparmak
go pop v. infilak etmek
pop a champagne bottle v. şampanya patlatmak
pop off v. ölmek
pop in v. sokuvermek
pop off v. çekip gitmek
go pop v. patlamak
pop off v. nalları dikmek
pop for v. parayı çekmek
pop off v. zıbarmak
pop out v. ağızdan kaçmak
pop up champagne v. şampanya patlatmak
pop off v. mortoyu çekmek
pop in v. damlamak
pop up champagne (bottle) v. şampanya patlatmak
pop off v. kıkırdamak
pop corn v. mısır patlatmak
pop the question v. evlenme teklif etmek
pop out v. fırlamak
pop in v. uğramak
pop for v. ısmarlamak
pop off v. kakırdamak
pop out v. birdenbire çıkmak
pop a pill v. hap yutmak
(an idea) pop into someone's head v. aklına bir fikir gelmek
(an idea) pop into someone's head v. fikir gelmek
pop zits v. sivilce sıkmak
pop zits v. sivilce patlatmak
make one's eyes pop v. akıllara durgunluk vermek
skin-pop v. deri altına uyuşturucu enjekte etmek
pop-out v. çıkıvermek
pop-out v. birden bire belirmek
pop in v. ansızın girmek
pop out v. aniden çekip gitmek
pop-up v. birden gelmek/gözükmek
pop in v. bir yere uğramak
pop into v. bir yere uğramak
pop up like a cork v. mantar gibi fırlamak
pop up v. pat diye belirmek/ortaya çıkmak
pop up v. aniden belirmek
pop up v. birdenbire ortaya çıkmak
pop open v. aniden açılmak
pop culture n. popüler kültür
pop concert n. pop konseri
pop rocks n. patlayan şeker
pop singer n. pop şarkıcısı
pop art n. popüler sanat
pop art n. pop sanat
pop music n. pop müzik
nail pop n. pişmiş alçı taşı
pop gun n. mantar tabancası
soda pop n. gazoz
pop-shop n. rehinci
pop up stopper n. pop-up engelleyici
pop up stopper n. pop-up önleyici
pop-up n. fırlatıcı
pop-up n. hoplatıcı
a mom-and-pop business n. aile tarafından yapılan iş
a mom-and-pop business n. karı koca tarafından yönetilen iş
pop singer n. popçu
soda pop n. meyveli gazoz
pop and lock n. ani duruş ve kısa hareketlerden oluşan bir break dans tarzı
cork pop gun n. mantar tabancası
orange pop n. portakallı gazoz
orange pop n. portakal gazozu
ring pop candy n. halka/halkalı şeker
pop song n. pop şarkısı
k-pop lovers n. k-pop severler
pop starting n. arabayı iterek çalıştırma
pop starting n. arabanın iterek çalıştırılması
pop-top n. teneke kutu kapağı
pop-up book n. 3 boyutlu çocuk kitabı
pop-pop boat n. pop pop tekne
pop-pop boat n. bir tür oyuncak tekne
pop band n. pop grubu
pop band n. pop müzik grubu
pop machine n. otomat
ice pop n. buzlu atıştırmalık
kpop (korean pop) n. kore popu
pop eyed adj. patlak gözlü
pop-eyed adj. patlak gözlü
Phrasals
pop back v. aniden geri dönmek
pop back v. aniden geri gelmek
pop off to bağırmak
pop off to patlamak
pop off to tahtalı köye gitmek
pop off to karalamak
pop off to patlatmak
pop off to dikkatsizce
pop off to ruhunu teslim etmek
pop off to yazmak çiziktirmek
pop off to ölmek
pop off to eşek cennetini boylamak
pop off to kızgınlıkla konuşmak
pop across geçerken uğramak
pop in geçerken uğramak
pop down bir yere damlamak
pop by geçerken uğramak
pop in kısa bir süre için gelmek
pop by şöyle bir uğramak
pop across şöyle bir uğramak
pop down şöyle bir uğramak
pop someone (on something) (vücudunun bir yerine) vurmak
pop someone off öldürmek
pop something into something (bir şeyi bir yere) bastırmak/iteklemek
pop back (for something) bir süreliğine geri dönmek
pop something in (bir şeyi bir yere) bastırmak/iteklemek
pop out (of something) (bir yerden) fırlamak
pop something out (şişe kapağı vb) çıkartmak
pop something out of something (şişe kapağı vb) çıkartmak
pop round birini ziyaret etmek
pop in birini ziyaret etmek
Phrases
with a pop pat diye
Colloquial
pop a wheelie v. bisikletin/motorun önünü kaldırmak
pop a wheelie v. bisikleti/motoru önünü kaldırarak sürmek
pop-eyed adj. lokmagöz
pop-eyed adj. dışarı çıkık göz
pop off tahtalıköyü boylamak
pop off to nalları dikmek
pop the question evlenme teklif etmek
pop the question evlilik teklif etmek
pop the question evlenme teklifinde bulunmak
a pop kişi başı
a pop kişi başına
pop a spot sivilce patlatmak
pop the champagne şampanyayı patlatmak
pop it back in (çıkan kol vb) tekrar yerine oturtmak
pop in some holes birkaç delik açmak
has-been pop star eski pop star
Idioms
make one's eyes pop v. akıllara durgunluk vermek
blow this pop stand v. (bir yerden) kurtulmak
blow this pop stand v. … çöplüğü terk etmek
pop (one's) bubble v. hayallerini yıkmak
pop (one's) bubble v. düş kırıklığına uğratmak
pop (one's) bubble v. umudunu boşa çıkarmak
pop (one's) bubble v. umudunu kırmak
pop (one's) bubble v. umudunu köreltmek
pop (one's) bubble v. hevesini söndürmek
pop (one's) bubble v. hevesini kursağında bırakmak
pop (one's) bubble v. hevesini kırmak
pop (one's) bubble v. keyfini bozmak/kaçırmak
pop the bubble of (someone) v. hayallerini yıkmak
pop the bubble of (someone) v. düş kırıklığına uğratmak
pop the bubble of (someone) v. umudunu boşa çıkarmak
pop the bubble of (someone) v. umudunu kırmak
pop the bubble of (someone) v. umudunu köreltmek
pop the bubble of (someone) v. hevesini söndürmek
pop the bubble of (someone) v. hevesini kursağında bırakmak
pop the bubble of (someone) v. hevesini kırmak
pop the bubble of (someone) v. keyfini bozmak/kaçırmak
pop (one's) bubble v. hayallerini yıkmak
pop (one's) bubble v. hayallerini yerle bir etmek
pop (one's) bubble v. balonunu patlatmak
pop (one's) bubble v. balonunu söndürmek
pop (one's) bubble v. hevesini kırmak
pop (one's) bubble v. umutlarını suya düşürmek
pop up mantar gibi yerden bitmek
pop off ölmek
pop off ruhunu teslim etmek
pop off öbür dünyayı boylamak
pop one's clogs ölmek
pop one's clogs nalları dikmek
eyes pop out of head şaşkınlıktan ağzı açık kalmak
eyes pop out of head şaşırmak
pop around for a visit (ziyaret etmek için) uğramak
pop over (for a visit) (ziyaret etmek için) uğramak
pop in (for a visit) (ziyaret etmek için) uğramak
pop by (for a visit) (ziyaret etmek için) uğramak
take a pop at someone birine vurmak/yumruk atmak/geçirmek
pop pills hap almak
pop pills bir sürü hap almak
pop one's cork çıldırmak
pop one's cork tepesinin tası atmak
pop one's cork tepesi atmak
pop one's cork kafayı yemek
pop one's cork küplere binmek
pop one's cork delirmek
pop one's cork dinden imandan çıkmak
Speaking
pop the trunk bagajı açmak
can you pop the trunk? bagajı açabilir misin?
can you pop the trunk? bagajı açar mısın?
Slang
pop a cap in (someone's) ass v. kıçında delik açmak
pop a cap in (someone's) ass v. kıçına pamuk tıkmak/pamuğu tıkamak
pop a cap in (someone's) ass v. tabancayla/silahla vurmak/öldürmek
pop (one's) cherry v. bir işi ilk kez yapıyor olmak
pop (one's) cherry v. işin acemisi olmak
pop (one's) cherry v. işin çömezi olmak
pop off mortu çekmek
joy-pop damardan uyuşturucu almak
pop off mortoyu çekmek
pop tops bira içmek
pop some tops bira içmek
pop your clogs nalları dikmek
pop shot üstüne/yüzüne boşalma
pop the hood kaputu açmak
pop someone birine yumruk atmak
pop one's cork cozutmak
pop one's cork tozutmak
pop out yırtık dondan çıkmak
gen pop genel hücre bölümü
wobbly pop içki
pop a joke şaka yapmak
pop a joke şaka patlatmak
pop chart pop müzik listesi
pop to the loo hızlıca tuvalete gidip gelmek
Trade/Economic
mom-and-pop store küçük ve yerel dükkan
mom-and-pop store mahalle bakkalı
mom-and-pop store küçük ölçekli iş
pop-up shop portatif mağaza
pop-up shop gezici mağaza
pop-up retail gezici mağaza
pop-up retail portatif mağaza
pop-up store portatif mağaza
pop-up store gezici mağaza
Technical
pop up message n. açılır ileti
pop rivet pop perçin
pop directional formatting pop yönlü biçimlendirme
pop safety valve emniyet valfi
pop out dışarı çıkmak
pop-off kalkma
pop-off emaye kalkması
pop gate delikli yolluk
pop-off yüzey kopması
pop-outs çıkıntılar
pop-ins girintiler (yüzey)
Computer
pop-up text n. açılan metin
pop-ups n. açılır pencereler
pop-up menu n. açılır menü
pop-up window n. açılır pencere
pop up menu n. açılır menü
pop up window n. açılır pencere
pop up adj. açılan
pop server pop sunucusu
pop account pop hesabı
pop up message beliren ileti
pop up window beliren pencere
calendar pop-up takvim açılır listesi
message pop-up ileti penceresi
pop-up window beliren pencere
prompt list pop-up bilgi istemi penceresi
pop e-mail pop e-posta
pop-up patlayan
pop-up message beliren ileti
Informatics
pop-up menu n. açılgel menü
pop up menu n. açılır menü
pop-up menu yerel menü
pop-up menu bağlamsal menü
pop-up window bağlamsal pencere
pop up message beliren ileti
pop-up menu çıkgel menü
pop up window beliren pencere
pop-up keyboard sanal klavye
Telecom
pop-up menu bağlamsal menü
pop-up window bağlamsal pencere
pop-up menu yerel menü
Automotive
pop-up sun roof itmeli açılır tavan
pop-top caravan tavanı yükselen karavan
pop tester enjektör test aleti
pop-up piston bombeli piston
pop rivet pop perçin
pop rivet gun pop perçin tabancası
Traffic
pop starting v. arabayı vurdurmak
pop starting n. arabayı vurdurma
pop starting n. arabanın itilerek veya yokuş aşağı bir yolda serbest bırakılarak çalıştırılması
pop starting (arabayı) vurdurarak çalıştırma
pop starting (arabayı) vurdurarak çalıştırmak
Aeronautic
pop out v. atmak
Gastronomy
pop corn patlamış mısır
Marine Biology
pop-up tag pop-ap marka
Education
pop quiz habersiz sınav
Linguistics
pop quiz n. anlık sınav
pop quiz n. anlık sınama
Basketball
pop shot dripling sonunda aniden atılan şut
Music
chamber pop n. orkestra düzenlemelerini de içeren melodik pop müzik türü
alterna-pop n. alternatif pop
alternative pop n. alternatif pop
alt-pop n. alternatif pop
pop rock bir müzik türü
orchestral pop 1960'larda popüler olmuş bir hafif müzik türü
British Slang
pop someone's cherry birinin bekaretini bozmak
corporation pop su
council pop su
have a pop at (someone) hakaret etmek
have a pop at (someone) sözle saldırmak
pop one's clogs nalları dikmek
pop one's clogs ölmek
have a pop at (someone) birine sataşmak