atlamak - Turc Anglais Dictionnaire

atlamak

Sens de "atlamak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 55 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
atlamak jump v.
She jumped over the puddle carefully.
Su birikintisinin üzerinden dikkatlice atladı.

More Sentences
atlamak skip v.
I skipped the tutorial of the game.
Oyunun eğitim kısmını atladım.

More Sentences
atlamak leap v.
Look before you leap.
Atlamadan önce bak.

More Sentences
atlamak vault v.
General
atlamak jump at v.
Of course, I jumped at the proposition.
Tabii ki bu teklife atladım.

More Sentences
atlamak miss out v.
He missed out 'keep off the grass' and 'a miss is as good as a mile'.
"Çimlerden uzak durun" ve "Bir ıska bir mil kadar iyidir" sözlerini atladı.

More Sentences
atlamak leave out v.
She left out the fourth question on the examination.
Sınavdaki dördüncü soruyu atladı.

More Sentences
atlamak hop v.
You can hop in my car if you need a ride.
Seni bırakmamı istersen arabama atlayabilirsin.

More Sentences
atlamak hop on v.
Hop on and enjoy this ten-minute ride.
Atlayın ve bu on dakikalık yolculuğun tadını çıkarın.

More Sentences
atlamak leap at v.
Tom leaped at Mary and tried to strangle her.
Tom Mary'nin üzerine atladı ve onu boğmaya çalıştı.

More Sentences
atlamak dive v.
I am not brave enough to dive off a bridge.
Köprüden atlayacak kadar cesur değilim.

More Sentences
atlamak jump v.
She jumped over the puddle carefully.
Su birikintisinin üzerinden dikkatlice atladı.

More Sentences
atlamak omit v.
In his report, he takes the opportunity to himself express what the Council omits to say.
Raporunda, Konsey'in söylemeyi atladığı şeyi kendisi ifade etme fırsatını yakalıyor.

More Sentences
atlamak bypass v.
We therefore favour greater coordination, but not to the exclusion of politics and Parliament, bypassing us, as it were.
Bu nedenle daha fazla koordinasyondan yanayız, ancak siyaseti ve Parlamentoyu dışlayarak, bizi atlayarak değil.

More Sentences
Phrasals
atlamak jump up v.
Why do fish jump out of the aquarium?
Balıklar akvaryumdan neden atlar?

More Sentences
Idioms
atlamak leap at v.
Tom leaped at Mary and tried to strangle her.
Tom Mary'nin üzerine atladı ve onu boğmaya çalıştı.

More Sentences
Computer
atlamak skip v.
I skipped the tutorial of the game.
Oyunun eğitim kısmını atladım.

More Sentences
atlamak bypass v.
We therefore favour greater coordination, but not to the exclusion of politics and Parliament, bypassing us, as it were.
Bu nedenle daha fazla koordinasyondan yanayız, ancak siyaseti ve Parlamentoyu dışlayarak, bizi atlayarak değil.

More Sentences
Telecom
atlamak jump v.
She jumped over the puddle carefully.
Su birikintisinin üzerinden dikkatlice atladı.

More Sentences
General
atlamak spring v.
atlamak grasp at v.
atlamak snatch at v.
atlamak vault v.
atlamak browse v.
atlamak dove v.
atlamak nip v.
atlamak jouk v.
atlamak vaut v.
atlamak blip (out) v.
atlamak lowp [scotland] v.
atlamak by-pass v.
atlamak dance v.
atlamak dap v.
atlamak overskip v.
atlamak run v.
atlamak pop v.
atlamak praetermit v.
atlamak sprunt [dialect] [uk] v.
atlamak stoit [dialect] [uk] v.
atlamak supersede [obsolete] v.
atlamak sten v.
atlamak stend [scotland] v.
atlamak stot v.
atlamak elide v.
Phrasals
atlamak set aside v.
atlamak bog in v.
atlamak bounce around v.
atlamak skip about v.
atlamak pass over v.
Idioms
atlamak fly beneath the radar v.
atlamak fly beneath someone's radar v.
atlamak make a dive v.
Electric
atlamak arc v.
Automotive
atlamak spark-over v.
Slang
atlamak fuck v.

Sens de "atlamak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
(bir konudan diğerine) atlamak skip v.
General
haber atlamak fail to report a news item v.
paraşütle atlamak parachute v.
yüksekten atlamak leap off v.
atlamak (konu vb) skip over v.
sırıkla atlamak vault v.
üstünden atlamak jump over v.
bir yerden dışarı atlamak jump out of v.
yüksekten atlamak jump over v.
konudan konuya atlamak wander off v.
engelden atlamak jump a hurdle v.
haber atlamak miss the news v.
taksiye atlamak hack v.
üzerinden atlamak jump v.
yüksekten atlamak leap over v.
başka konuya atlamak skip v.
ip atlamak skip rope v.
yüksekten atlamak jump off v.
paraşütle atlamak (uçaktan) bail out v.
üstünden atlamak vault v.
tur atlamak get through to v.
balıklama atlamak dive headfirst v.
yanlışlıkla atlamak miss v.
(harf/hece) atlamak elide v.
trene atlamak jump a train v.
balıklama atlamak jump at something v.
paraşütle atlamak bale out v.
paraşütle atlamak bale v.
üzerinden atlamak leap v.
engel atlamak vault v.
ip atlamak jump rope v.
üzerinden atlamak fly v.
üzerinden atlamak leap over v.
paraşütle atlamak bail out v.
farkına varmadan atlamak overlook v.
havuza atlamak plunge into the pool v.
satır atlamak skip a line v.
otobüse atlamak get onto the bus v.
otobüse atlamak board the bus v.
trene atlamak jump on the train v.
otobüse atlamak get on the bus v.
trene atlamak jump aboard the train v.
haber atlamak miss a news scoop v.
haber atlamak fail to print an item v.
balıklama atlamak dive v.
çağ atlamak modernize v.
çağ atlamak move with the times v.
çağ atlamak step into new age v.
çağ atlamak get up to date v.
paraşütle uçaktan atlamak bale out v.
uçurumdan atlamak jump off a cliff v.
-i atlamak leave out v.
-den atlamak jump over v.
sırıkla atlamak pole-jump v.
suya atlamak dive v.
atlamak (bir şeye tutunarak) swing v.
kademe atlamak go on to the next stage v.
kademe atlamak be promoted (at work) v.
kademe atlamak be raised in rank v.
sınıf atlamak advance v.
kademe atlamak be upgraded v.
kademe atlamak go on to the next level v.
denize atlamak jump into the sea v.
üzerinden atlamak vault v.
sınıf atlamak move up the social ladder v.
sınıf atlamak climb the social ladder v.
üstüne atlamak fly at v.
bir şeyin üzerinden atlamak jump over v.
paraşütle atlamak bale out of v.
öğün atlamak skip a meal v.
üzerinden atlamak overleap v.
otobüse atlamak hop on a bus v.
yere atlamak jump to the floor v.
bir uçaktan paraşütle atlamak jump out of an airplane with a parachute v.
uçaktan paraşütle atlamak parachute out of a plane v.
okulda sınıf atlamak promote v.
bir şeyden bir şeye atlamak skip v.
ip atlamak skip v.
(uçaktan) paraşütle atlamak jump v.
balıklama atlamak dove v.
suya atlamak dove v.
çağ atlamak modernise v.
hareket halindeki bir arabadan atlamak jump out of a moving car v.
geriye atlamak jump back v.
havuza atlamak jump into the pool v.
çitten atlamak jump the fence v.
suya atlamak jump into the water v.
ip atlamak skip a rope v.
ödemeyi atlamak skip the payment v.
pencereden atlamak leap out of a window v.
pencereden atlamak jump out of a window v.
uçaktan atlamak jump out of the plane v.
uçaktan atlamak jump out of a plane v.
suya bombalama atlamak cannon-ball v.
suya bombalama atlamak cannonball v.
oraya buraya atlamak tittup v.
oraya buraya atlamak titup v.
daldan dala atlamak haw and gee v.
uçaktan atlamak eject v.
(bir şeyin) içine atlamak dive into (something) v.
konudan konuya atlamak jump from topic to topic v.
(masa oyunlarında) boş bir noktaya atlamak jump v.
uçaktan paraşütle atlamak bail v.
üstüne atlamak jump v.
bir sütun veya sayfadan bir diğerine atlamak jump v.
(şahin) kaçmaya çalışırken tüneğinden hızla atlamak bate v.
üzerinden atlamak beleap v.
karın üstü atlamak belly-flop v.
karın üstü atlamak belly flop v.
suya karın üstü atlamak belly-flop v.
(harfleri, sayıları) atlamak jump v.
üstüne atlamak leap (at) v.
kar kayağı faaliyetler sırasında engelin üzerinden atlamak huck v.
(engel) üzerinden atlamak hurdle v.
engel üzerinden atlamak hurdle v.
(video oyunlarında) kademe atlamak veya bir şey kazanmak için görevi tekrar yapmak grind v.
çok uzağa atlamak overjump v.
atlamak (konu overhip [obsolete] v.
aşırı ileriye atlamak overjump v.
üzerinden atlamak overslip [obsolete] v.
paraşütle atlamak chute v.
üzerinden atlamak clear v.
(belirli bir yükseklik veya mesafede) atlamak clear v.
(at, binici, tazı) çitten atlamak fence v.
engelden atlamak penetrate v.
balık gibi atlamak porpoise v.
kademe atlamak coronet v.
üzerinden atlamak over v.
yüksekten atlamak over v.
üzerinden atlamak over v.
üstünden atlamak over v.
sudan atlamak prime v.
üstüne atlamak sool v.
(konser sırasında) sahneden seyirciye doğru atlamak stage-dive v.
birden üstüne atlamak surprise v.
birden üstüne atlamak surprize v.
üstünden/içinden atlamak leap v.
den/dan atlamak leap v.
ödemeyi atlamak pass v.
üzerinden atlamak leapfrog v.
(uçaktan paraşütle atlamak için) özel donanımlı anlamına gelen ön ek para- pref.
(uçaktan paraşütle atlamak için) özel teçhizatlı anlamına gelen ön ek para- pref.
(uçaktan paraşütle atlamak için) özel eğitimli anlamına gelen ön ek para- pref.
Phrasals
(ata/bisiklete) atlamak get up v.
balıklama atlamak jump at v.
hop diye atlamak hop on v.
(araba vb'ye) atlamak hop in v.
(araba vb'ye) atlamak get into (a vehicle) v.
karşıya atlamak jump across v.
birinin üzerine atlamak jump at someone v.