pop. - Turc Anglais Dictionnaire

pop.

Sens de "pop." dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 3 résultat(s)

Anglais Turc
General
pop. abrev. popüler
pop. abrev. popüler bir şekilde
pop. abrev. popülasyon

Sens de "pop." avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
pop rocks n. patlayan şeker
pop n. meşrubat
pop n. rehin
pop n. ateş etme
pop concert n. pop konseri
pop singer n. pop şarkıcısı
pop n. tabanca
pop gun n. mantar tabancası
pop n. babalık
soda pop n. gazoz
pop culture n. popüler kültür
nail pop n. pişmiş alçı taşı
pop art n. pop sanat
pop n. patlama sesi
pop music n. pop müzik
pop n. patlatma
pop n. hafif bir patlama
pop art n. popüler sanat
pop n. baba
pop n. hafif bir patlama sesi
pop n. gazoz
pop n. çat pat
pop n. pop müziği
pop n. pop şarkısı
pop-shop n. rehinci
pop up stopper n. pop-up önleyici
pop up stopper n. pop-up engelleyici
pop-up n. fırlatıcı
pop-up n. hoplatıcı
a mom-and-pop business n. aile tarafından yapılan iş
a mom-and-pop business n. karı koca tarafından yönetilen iş
pop singer n. popçu
soda pop n. meyveli gazoz
pop and lock n. ani duruş ve kısa hareketlerden oluşan bir break dans tarzı
cork pop gun n. mantar tabancası
orange pop n. portakal gazozu
orange pop n. portakallı gazoz
ring pop candy n. halka/halkalı şeker
pop song n. pop şarkısı
k-pop lovers n. k-pop severler
pop starting n. arabayı iterek çalıştırma
pop starting n. arabanın iterek çalıştırılması
pop-top n. teneke kutu kapağı
pop-up book n. 3 boyutlu çocuk kitabı
pop-pop boat n. bir tür oyuncak tekne
pop-pop boat n. pop pop tekne
pop band n. pop müzik grubu
pop band n. pop grubu
pop machine n. otomat
ice pop n. buzlu atıştırmalık
kpop (korean pop) n. kore popu
vox pop n. sıradan bir kişiye genel ilgi alanına giren bir konu hakkında fikrinin sorulduğu bir mülakat
mom and pop n. aile dükkanı
mom and pop n. küçük aile şirketi
pop n. anlık
pop n. kısa süre
pop n. pedal kontrol düğmesi
pop n. küçük bölüm
pop n. indirme
pop n. lahza
pop n. pop kültürü
pop n. benek
pop-top n. teneke kutu
pop n. öğrenci başkanları birliği
pop-top n. içecek kutusu
pop n. (eton college'da) sosyal kulüp
pop n. sorumlu öğrenci birliği
pop n. hız
pop tent n. taşıma kamp çadırı
pop n. eleştiri
pop n. torna aynası
pop-top n. konserve kutusu
pop n. vuruş
pop n. sözlü saldırı
pop bottle n. gazlı içecek şişesi
pop n. nokta
pop n. puantiye
pop n. an
pop n. (eton college'da) tartışma topluluğu
pop n. mümessiller birliği
pop-up n. açılır cihaz
pop-up n. katlanır cihaz
pop-up n. katlanır bileşen
pop-up n. çıkıntı yapan kısım
pop-up n. açılır bileşen
skin-pop n. deri altı uyuşturucu enjeksiyonu
pop n. pop müzik
pop n. pop
pop n. hafif patlama sesi
go pop v. patlamak
pop v. patlatmak (mısır)
pop v. çabucak giymek
pop v. bumlamak
pop v. çıtçıtlamak
go pop v. infilak etmek
pop v. ateş etmek
pop off v. nalları dikmek
pop in v. damlamak
pop v. sokuvermek
pop out v. ağızdan kaçmak
pop v. pat diye sormak
pop corn v. mısır patlatmak
pop off v. mortoyu çekmek
pop v. patlamak
pop v. patlatmak
pop a champagne bottle v. şampanya patlatmak
pop the question v. evlenme teklif etmek
pop up champagne v. şampanya patlatmak
pop off v. kakırdamak
pop for v. parayı çekmek
pop out v. birdenbire çıkmak
pop out v. fırlamak
pop v. rehine koymak
pop off v. ölmek
pop up champagne (bottle) v. şampanya patlatmak
pop off v. zıbarmak
pop off v. kıkırdamak
pop v. ateşlemek
pop in v. uğramak
pop for v. ısmarlamak
pop off v. çekip gitmek
pop in v. sokuvermek
pop off v. kıyameti koparmak
pop a pill v. hap yutmak
(an idea) pop into someone's head v. fikir gelmek
(an idea) pop into someone's head v. aklına bir fikir gelmek
pop zits v. sivilce patlatmak
pop zits v. sivilce sıkmak
make one's eyes pop v. akıllara durgunluk vermek
pop-out v. birden bire belirmek
skin-pop v. deri altına uyuşturucu enjekte etmek
pop-out v. çıkıvermek
pop in v. ansızın girmek
pop out v. aniden çekip gitmek
pop-up v. birden gelmek/gözükmek
pop v. pat diye açılmak
pop into v. bir yere uğramak
pop in v. bir yere uğramak
pop up like a cork v. mantar gibi fırlamak
pop v. ağzına atmak
pop up v. birdenbire ortaya çıkmak
pop up v. pat diye belirmek/ortaya çıkmak
pop up v. aniden belirmek
pop open v. aniden açılmak
pop v. atlamak
pop v. (özellikle gözler) yerinden fırlamak
pop v. yerinden çıkmak
pop v. çıkmak
pop v. (düzenli veya sık sık) ilaç almak
pop v. ödeme yapmak