feature - Turc Anglais Dictionnaire

feature

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

feature — Definition

Signification:
özellik, nitelik
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈfiːtʃər/ – BrE /ˈfiːtʃə/)
Partie du discours:
İsim: feature (features); Fiil: feature (features – featured – featuring)
Synonymes:
characteristic
Antonymes:
defect

Sens de "feature" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 99 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
feature n. özellik
The most distinctive feature of whales is their size.
Balinaların en belirgin özelliği büyüklükleridir.

More Sentences
General
feature n. yüzün bir bölümü
Christine's eyes are her best feature.
Christine'in gözleri yüzünün en güzel parçasıdır.

More Sentences
feature n. özellik
The most distinctive feature of whales is their size.
Balinaların en belirgin özelliği büyüklükleridir.

More Sentences
feature n. unsur
Hedges are a significant feature of the landscape in most housing developments in Florida.
Çitler, Florida'daki konut sitelerinin çoğunda peyzajın önemli bir unsurdur.

More Sentences
feature n. yazı
Tonight's feature is on the presidential election.
Bu gecenin yazısı başkanlık seçimleri.

More Sentences
feature n. film
There were a lot of commercials before the main feature.
Ana filmden önce çok sayıda reklam vardı.

More Sentences
feature v. ön plana çıkarmak
His movies often feature strong female characters.
Onun filmleri genellikle güçlü kadın karakterleri ön plana çıkarır.

More Sentences
feature v. içermek
Features rich sound effects and 14 custom music tracks.
Zengin ses efektleri ve 14 özel müzik parçası içerir.

More Sentences
feature v. öne çıkarmak
There are several issues which will feature throughout this year's UN Commission.
Bu yılki BM Komisyonu'nda öne çıkacak birkaç konu var.

More Sentences
feature v. öne çıkmak
The sad love story seems to feature heavily in all of his films.
Görünüşe göre hüzünlü aşk hikayesi onun tüm filmlerinde yoğun bir şekilde öne çıkıyor.

More Sentences
feature v. yer vermek
The History Channel will feature films by Steven Spielberg this week.
History Channel bu hafta Steven Spielberg'in filmlerine yer verecek.

More Sentences
feature v. yer almak
What does worry me is the fact that the agenda of London also featured the Middle East policy.
Beni endişelendiren Londra'nın gündeminde Orta Doğu politikasının da yer almasıdır.

More Sentences
Linguistics
feature n. özellik
The most distinctive feature of whales is their size.
Balinaların en belirgin özelliği büyüklükleridir.

More Sentences
General
feature n. şekil
feature n. hal
feature n. çehre
feature n. yüz hattı
feature n. yüz
feature n. nitelik
feature n. yüzdeki organlardan biri
feature n. asıl şey
feature n. uzun makale
feature n. asıl film
feature n. hususiyet
feature n. makale
feature n. öznitelik
feature n. uzun film
feature n. yüzün herhangi bir tarafı
feature n. yer
feature n. belirleyici nitelik
feature n. sunuş
feature n. belirleyici özellik
feature n. ayırt edici özellik
feature n. bir şeyin göze çarpan tarafı
feature n. -in belirleyici
feature n. baş makale
feature n. ana makale
feature n. parça
feature n. element
feature n. eleman
feature n. yapı elemanı
feature n. öğe
feature n. kamuya sergilenen şey
feature n. müşteriye pazarlanan şey
feature n. sergi öğesi
feature n. temsili nesne
feature n. yüzün göze çarpan kısımları
feature v. yayınlamak
feature v. karakterize etmek
feature v. başrolde oynatmak
feature v. belirtmek
feature v. özellik taşımak
feature v. önem vermek
feature v. bir şeyde önemli bir rolü olmak
feature v. rol vermek
feature v. göze çarpan özelliği olmak
feature v. rol almak
feature v. (göze çarpan bir özellik olarak) içermek
feature v. -in göze çarpan özelliği olmak
feature v. -i ön plana çıkarmak
feature v. -e ağırlık vermek
feature v. önemli bir öğesi olmak
feature v. (özellik olarak) barındırmak
feature v. özelliği olmak
feature v. hayal etmek
feature v. zihinde canlandırmak
feature v. tahayyül etmek
feature v. özelliği yapmak
feature v. önem atfetmek
feature v. … ile öne çıkmak
feature v. özelliği olmak
feature v. özel nitelik kazandırmak
feature v. özgün bir özellik sunmak
feature adj. ilgi uyandıran
feature adj. dikkat çeken
feature adj. değişik bir özellik sunan
Trade/Economic
feature n. karakteristik
Media
feature n. ana hikaye
feature n. olağandışı öykü
feature n. sansasyonel hikaye
feature n. göze çarpan fotoğraf
feature n. olağandışı hikaye
feature n. olağandışı gazete yazısı
feature n. sansasyonel fotoğraf
feature n. öne çıkan eser
Technical
feature n. vasıf
Computer
feature n. özel aksam
Construction
feature n. olgu
Linguistics
feature n. dilbilgisi özelliği
feature n. dil özelliği
feature n. ayırt edici dilbilgisel özellik
Archaeology
feature n. insan yaşamının varlığını gösteren arkeolojik bulgu
Geography
feature n. harita detayları
Military
feature n. harita ayrıntıları
Archaic
feature n. silüet
feature n. biçimi olan şey
feature n. görünür form
feature n. hayalet
Slang
feature v. düşünmek

Sens de "feature" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
differential feature n. ayırt edici özellik
double feature n. iki film birden
short feature n. fıkra
special feature n. özellik
true lagoon feature n. tam lagün özelliği
characteristic feature n. tipik özellik
characteristic feature n. karakteristik
striking feature n. göze çarpan özellik
physical feature n. fiziki özellik
key feature n. temel özellik
key feature n. ana özellik
favorable feature n. olumlu özellik
positive feature n. olumlu özellik
key feature n. kilit özellik
essential feature n. temel nitelik
design feature n. tasarım özelliği
distinguishing feature n. alamet-i farika
unique feature n. tek özellik
tool feature n. alet özelliği
distinguishing feature n. ayırt edici özellik
distinguishing feature n. ayırt edici vasıf
double feature n. iki film bir arada
the most important feature n. en önemli özellik
core feature n. çekirdek özellik
similar feature n. benzer özellik
feature writer n. makale yazarı
feature phones n. (kamera gibi) birtakım ek özelliklere sahip olmayan telefonlar
distinctive feature n. ayırt edici özellik
a feature absent in n. -de olmayan bir özellik
water feature n. su ögesi
water feature n. su öğesi
facial feature n. yüz özelliği
feature phone n. akıllı telefonlardan önceki telefon grubu
feature phone n. akıllı telefon dışında kalan temel fonksiyonlu cihaz
feature phone n. akıllı telefon özelliğine sahip olmayan sadece temel özelliklere sahip cep telefonu
feature on demand n. istenilen özellik
feature article n. baş makale
feature article n. ana makale
cultural feature n. kültürel özellik
feature player n. baş aktör
unique feature n. eşsiz özellik
attractive feature n. cezbeden özellik
attractive feature n. zevk veren özellik
distinctive feature n. dikkat çeken özellik
distinctive feature n. öne çıkan özellik
distinctive feature n. alamet-i farika
feature story n. esas hikaye
feature story n. kapak konusu
feature [obsolete] n. fiziksel güzellik
feature [obsolete] n. vücut bölümü
feature [obsolete] n. uzuv
feature article n. öne çıkan dergi makalesi
feature story n. ana hikaye
feature article n. olağandışı gazete yazısı
feature in v. -de önemli bir rolü olmak
feature in v. (bir şeyin) önemli bir öğesi olmak
feature in v. konu olarak yayınlanmak
be a feature of v. bir özelliği olmak
have the feature of v. özelliği taşımak
have the feature of v. özelliğinde olmak
feature in v. -de rol almak
feature in v. -de önemli rolü olmak
feature in v. -de yayımlanmak (magazin vb)
feature in v. -de baş rol oynamak
share a similar feature v. benzer bir özelliği paylaşmak
feature video footage v. video kaydı/ görüntüsü yayınlamak
feature video footage v. video görüntüsüne yer vermek
feature [dialect] v. benzemek
feature [dialect] v. andırmak
feature-rich adj. zengin özellikli
feature-rich adj. özellik açısından zengin
Phrasals
feature someone as something v. başrolü vermek
feature someone as something v. olarak hayal etmek/düşünmek/görmek
feature (one) as (something) v. başrolü vermek
feature someone as something v. gözünde/kafasında canlandırmak
feature someone as something v. başrolde oynatmak
feature (one) as (something) v. başrolde oynatmak
feature (one) as (something) v. bir rol için seçmek
feature (one) as (something) v. rolünü vermek
feature someone as something v. rolünü vermek
feature someone as something v. bir rol için seçmek
feature (one) as (something) v. (birini bir şey olarak) başrollerden birinde oynatmak
feature someone as something v. birini gözünde bir şey olarak canlandırmak
feature (one) as (something) v. (birine bir şey olarak) başrollerden birini vermek
feature someone as something v. birini bir şey olarak hayal etmek
feature someone as something v. birine bir şey olarak önemli bir rol vermek
feature (one) as (something) v. (birine bir şey olarak) önemli bir rol vermek
feature someone as something v. birini bir şey olarak düşünmek
feature (one) as (something) v. (birini) bir yıldız rolde oynatmak
feature (one) as (something) v. (birine) bir yıldız rol vermek
feature someone as something v. birini kafasında bir şey olarak canlandırmak
feature (one) as (something) v. (birine bir şey olarak) başrolü vermek
feature (one) as (something) v. (birini bir şey olarak) başrolde oynatmak
feature someone as something v. birini bir şey olarak önemli bir rolde oynatmak
feature (one) as (something) v. (birini bir şey olarak) önemli bir rolde oynatmak
feature (one) as (something) v. (birine) en önemli rollerden birini vermek
feature someone in something v. birini bir şey giyerken düşünmek/hayal etmek
feature as v. olarak hayal etmek/düşünmek/görmek
feature as v. gözünde/kafasında canlandırmak
feature as v. rolünde oynatmak
feature as v. bir rol için seçmek
feature someone in something v. bir şeyin içinde hayal etmek/düşünmek
feature someone in something v. birini bir yerde düşünmek/hayal etmek
feature someone in something v. birini bir kıyafet içinde hayal etmek/düşünmek
feature as v. rolünü vermek
Idioms
redeeming feature n. iyi yönlerinden/taraflarından biri
a redeeming feature n. iyi yönlerinden/taraflarından biri
redeeming feature n. kötü olan özelliği örten iyi özellik
a redeeming feature n. kötü olan özelliği örten iyi özellik
creature feature n. yaratık filmi
creature feature n. odağı yaratıklar olan korku filmi
redeeming feature n. kusurların görmezden gelinmesini sağlayan özellik
redeeming feature n. kusurları örten/kapatan özellik
redeeming feature n. kurtaran özellik
redeeming feature n. telafi edici özellik
redeeming feature n. iyi yön
redeeming feature n. kötü özelliklerini telafi eden iyi özellik
redeeming feature n. kusurları gideren/dengeleyen özellik
redeeming feature n. kötü yönlerin/kusurların tolere edilmesini sağlayan özellik
redeeming feature n. diğer tüm özelliklerine bedel özellik
redeeming feature n. kötü özelliklerinin önüne geçen iyi özellik
Trade/Economic
call feature n. itfaya çağrı özelliği
discretionary participation feature n. isteğe bağlı katılım şekli
call feature n. tercihli hisse senetlerinin ya da tahvillerin vadesinden önce şirket tarafından geriye satın alınma özelliği
call feature n. geri çağrılma özelliği (tahvil)
product feature n. ürün özelliği
feature writer n. makale yazarı
feature creep n. proje kapsamının kontrol edilemeyecek ölçüde büyüyüp genişlemesi
Technical
software feature n. yazılım özniteliği
feature extraction n. özellik çıkarımı
feature extraction n. öznitelik çıkarma
feature vector n. özellik vektörü
characteristic feature n. özellik
feature extraction n. öznitelik çıkarımı
feature extraction n. özellik çıkarma
expansion gate feature n. genişletme geçidi özelliği
feature card n. işlem kartı
characteristic feature n. karakteristik nitelik
feature card n. çip kartı
feature code n. özellik kodu
feature vector n. öznitelik vektörü
feature space n. öznitelik uzayı
feature extraction n. öznitelik bulma
digital feature analysis data n. sayısal şekil analiz verileri
protection feature n. koruma özelliği
feature set n. özellik seti
obstruction detection feature n. engel algılama özelliği
safety feature n. yapı veya esere kullanıcı güvenliğini sağlamak amacıyla eklenen özellik
regardless of feature size (rfs) expr. karakteristik/özellik büyüklüğünden bağımsız (tolerans)
regardless of feature size (rfs) expr. karakteristiğin/özelliğin büyüklüğüne göre değişmeyen (tolerans)