count - Turc Anglais Dictionnaire

count

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

count — Definition

Signification:
saymak, sayım, kont
Prononciation (IPA):
(AmE /kaʊnt/ – BrE /kaʊnt/)
Partie du discours:
İsim: count (counts); Fiil: count (counts – counted – counting)
Synonymes:
tally, enumerate
Antonymes:
ignore, miscount

Sens de "count" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 88 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
count n. sayı
You can see the particle count on the screen.
Parçacık sayısını ekranda görmeniz mümkün.

More Sentences
count v. saymak
We had a small but nice crowd; I counted 54.
Ufak ama güzel bir kalabalık olmuştuk; ben 54 kişi saydım.

More Sentences
General
count n. hesap
Don't forget to include me in the count.
Beni hesaba dahil etmeyi unutma.

More Sentences
count n. kont
In my own fevered imagination, I have always equated stakeholders with Count Dracula.
Kendi hayal dünyamda paydaşları her zaman Kont Drakula ile bir tutmuşumdur.

More Sentences
count n. sayım
This person must not be merely a witness to the vote count at election time.
Bu kişi sadece seçim zamanında oy sayımına tanıklık eden bir kişi olmamalıdır.

More Sentences
count n. sayı
You can see the particle count on the screen.
Parçacık sayısını ekranda görmeniz mümkün.

More Sentences
count v. sayılmak
Does what the previous European Councils have done not count?
Daha önceki Avrupa Konseylerinin yaptıkları sayılmıyor mu?

More Sentences
count v. önemi olmak
That's what counts.
Önemi olan budur.

More Sentences
count v. sayı saymak
The little boy was able to count to 15.
Küçük çocuk 15'e kadar saymayı becerebiliyordu.

More Sentences
count v. önemli olmak
It's not winning but the effort that counts.
Önemli olan kazanmak değil, çaba göstermektir.

More Sentences
count v. saymak
We had a small but nice crowd; I counted 54.
Ufak ama güzel bir kalabalık olmuştuk; ben 54 kişi saydım.

More Sentences
count v. güvenmek
Can I count on you both to be there?
İkinizin de orada olacağınıza güvenebilir miyim?

More Sentences
count v. (bir şey olarak) saymak
Internships are counted as work experience.
Stajlar da iş deneyiminden sayılıyor.

More Sentences
count v. dahil etmek
You're going to the beach? Count me in!
Plaja mı gidiyorsunuz? Beni de dahil etsenize!

More Sentences
Trade/Economic
count v. saymak
We had a small but nice crowd; I counted 54.
Ufak ama güzel bir kalabalık olmuştuk; ben 54 kişi saydım.

More Sentences
Law
count n. suçlama (dava dilekçesi veya iddianamede sayılan)
He appeared in court on two counts of security violations.
İki defa güvenlik ihlali suçlamasıyla mahkemeye sevk edilmiştir.

More Sentences
count v. saymak
We had a small but nice crowd; I counted 54.
Ufak ama güzel bir kalabalık olmuştuk; ben 54 kişi saydım.

More Sentences
Technical
count v. hesaplamak
Will they legislate without counting the cost?
Maliyeti hesaplamadan yasa çıkaracaklar mı?

More Sentences
Computer
count n. sayım
This person must not be merely a witness to the vote count at election time.
Bu kişi sadece seçim zamanında oy sayımına tanıklık eden bir kişi olmamalıdır.

More Sentences
count v. saymak
We had a small but nice crowd; I counted 54.
Ufak ama güzel bir kalabalık olmuştuk; ben 54 kişi saydım.

More Sentences
General
count n. sayma
count n. iddialar
count n. hesaba katma
count n. önemseme
count n. madde
count n. dava maddesi
count n. toplam
count n. örneği incelenerek toplam bulma
count n. nüfus sayımı
count n. dokuz veya daha fazla muz taşıyan sap
count n. tomardaki kağıt sayısı
count n. yığını oluşturan miktar
count v. hesaba katmak
count v. addetmek
count v. varsaymak
count v. sayısını bulmak
count v. kapsamak
count v. değeri olmak
count v. içermek
count v. gözü ile bakmak
count v. içine almak
count v. göz önünde tutmak
count v. tahmin etmek
count v. kıymet takdir etmek
count v. görüşü kaydetmek
count v. gruptaki birimleri saymak
count v. beklemek
count v. güvenle planlamak
count v. olarak değerlendirilmek
count v. statü veya mevkisinde olmak
count v. olarak sınıflandırılmak
count v. olarak görülmek
count v. (ben de) varım
count v. katmak
count adj. gerçek sayımla belirlenen (madde sayısı)
Trade/Economic
count n. hesap etme
count n. sayma
count v. hesap etmek
Law
count n. dava maddesi
count n. (teamül hukukunda) tek dava nedenine dayalı tek beyan
count v. hesap etmek
Politics
count n. rütbesi ingiliz kontuna karşılık gelen avrupalı asil
Technical
count n. iplik numarası
Computer
count expr. say
Textile
count n. atkı veya çözgü sayısı
count n. iplik numarası
Gastronomy
count n. (özellikle sayıyla satışlarda) standart veya minimum boyutun üstünde kabul edilen deniz ürünü
Physics
count n. iyonlaştırıcı olayın ölçüm cihazındaki göstergesi
count n. belirli bir sürede meydana gelen toplam iyonlaştırıcı olay sayısı
count n. tek bir iyonlaştırma olayı
History
count n. geç roma imparatorluğu'nda çeşitli resmi görevlilere verilen ad
count n. ortaçağ'ın başındaki çeşitli germen krallarına verilen ad
Religious
count n. papadan onur nişanı alan kimse
Sport
count n. bir önceki oyunda yedeklere eklenerek ilk vuruşta devrilen bovling kukası sayısı
count n. oyunda belirli bir zamana kadar alınan puanlar
count n. boksör veya güreşçinin yere serilmesi üzerine hakemin müsabakayı birkaç saniye uzatması
count v. puan almak
Baseball
count n. beyzbol atıcısının tek turda vurduğu top ve attığı atış sayısı
Boxing
count n. nakavttan itibaren birden ona kadar sayma
Card
count n. başka bir oyuncunun elindeki kartların tahmini
count n. briç oyununda alınan puan
count v. (belirli bir destedeki kartları) takip etmek
count v. (başka oyuncunun elindeki kartları) tahmin etmek
count v. (eldeki kartların) puanlarını saymak
Music
count v. (vuruşları veya zaman birimlerini) sesli söylemek
count v. bestedeki vuruşları sesli sayarak süreyi işaretlemek
Ottoman Turkish
count n. ta'dad
Archaic
count n. para, mal veya davranış tahmini

Sens de "count" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
complete blood cell count n. tam kan sayımı
General
count out n. sayma
blood count n. kan sayımı
metrical system based on a count of syllables n. parmak hesabı
count-down n. geriye sayım
hop count n. sekme sayısı
thread count n. dikiş sayısı
re-count n. ikinci sayım
re-count n. ikinci kez hesaplama
re-count n. ikinci kez sayma
re-count n. ikinci hesaplama
head count n. yoklamada çıkan kişi sayısı
head count n. nüfus sayımı
head count n. yoklama
head count n. güç toplamı
head count n. destek toplamı
count per minute n. dakika başı frekans
count on v. güvenmek
count in v. hesaba katmak
count on v. bel bağlamak
count down v. geriye doğru saymak
keep count v. sayısını tutmak
count up v. saymak
count on v. hesaba katmak
count backwards v. geriye doğru saymak
count up v. hesaplamak
count up v. hesap etmek
count in v. saymak
lose count of v. sayısını hatırlamamak
lose count v. hesabını şaşırmak
count up v. toplamını bulmak
count on v. beklemek
count down v. saymak
count in v. dahil etmek
not to count v. saymamak
count out v. saymamak
keep count of v. sayısını tutmak
count out money v. paraları birer birer saymak
count stars v. yıldızları saymak
count out v. katmamak
count in v. katmak
count out v. birer birer saymak
count one's chickens before they are hatched v. dereyi görmeden paçaları sıvamak
count someone out v. dahil etmemek
count someone in v. dahil etmek
count out v. yoksun bırakmak
count in v. içermek
be so few one can count them on the fingers of one hand v. parmakla gösterilmek
count upon v. bel bağlamak
count upon v. güvenmek
count on one's fingers v. elle hesaplamak
count on the fingers v. elle hesaplamak
not count your chickens before they hatch v. kasaptaki ete soğan doğramamak
count oneself fortunate v. kendini şanslı saymak
count on someone’s veracity v. birinin dürüstlüğünden şüphe duymamak
count on someone’s veracity v. birine inanmak
count on someone’s veracity v. birinin doğruluğuna güvenmek
count on fingers v. parmak hesabı yapmak
count the cards v. kart saymak
count the days v. gün saymak
count the days v. günleri saymak
count as v. olarak görmek
count as v. olarak saymak
count as v. gibi saymak
count off v. sağdan saymak
count someone among one's closest friends v. en yakın arkadaşlarından birisi olarak saymak
count for something v. para etmek
count for something v. kıymeti harbiyesi bulunmak/olmak
count for something v. dişe dokunmak
count for something v. bir değeri/önemi olmak
count one's beads v. tespih çekmek
count money v. para saymak
count off v. numaralamak
count off v. saymak
white blood cell count decrease v. akyuvar sayısı düşmek
count down from five v. beşten geriye saymak
lose count of v. sayısını unutmak
count on v. güven duymak
count down v. geriye saymak
count backwards v. geri saymak
count down v. geri saymak
count backwards v. geriye saymak
finger count v. parmakla saymak
count sheep v. koyun saymak
count the votes v. oyları saymak
count the votes v. oy saymak
re-count v. nakletmek
re-count v. anlatmak
re-count v. yeniden saymak
re-count v. yeniden hesaplamak
re-count v. hikayelemek
count in turn v. sırayla saymak
count off v. sırayla saymak
count out v. (çocuk oyunlarında) yandın çık komutu vermek
count (on) v. öngörmek
count (on) v. dikkate almak
out for the count adj. baygın
out for the count adj. derin uykuda
no-count adj. değmeyen
no-count adj. hak etmeyen
at last count adv. son sayımda
Phrasals
count out n. hakem sayması
count on v. kendinden saymak
count on v. bel bağlamak
count out v. birden ona kadar saymak
count on v. dayanmak
count upon v. bel bağlamak
count out v. ortalığa yayarak saymak
count out v. teker teker saymak
count upon v. güvenmek
count upon v. kendinden saymak
count on v. güvenmek
count upon v. dayanmak
count someone in v. birini bir planın içine dahil etmek
lose count of v. sayısını şaşırmak
lose count of v. sayarken geldiği sayıyı unutmak
lose count of v. sayarken şaşırmak
count against v. aleyhine dönmek
count against v. zararına olmak
count from something up v. -den doğru saymak
count someone or something up v. sayım yapmak
count someone or something off v. sayım yapmak
count someone out for something v. birisini bir organizasyona vb dahil etmemek
count for nothing v. hiçbir önemi olmamak
count for nothing v. hiçbir şey ifade etmemek
count back v. geri saymak
count on someone v. birine bel bağlamak
count towards something v. toplamı etkilemek
count towards something v. bütünü etkilemek
count on somebody v. birisine güvenmek
count on somebody v. birine güvenmek
count out v. (birini) dikkate almamak
count up to something v. belli bir tutara ulaşmak
count among v. birini ya da bir şeyi bir grubun parçası saymak
count among v. birini ya da bir şeyi bir grubun bir parçası olarak görmek
count up to something v. belli bir meblağa denk gelmek
count up to something v. belli bir sayıya kadar saymak
count up to (some number) v. (belli bir sayıya) kadar saymak
count among v. bir grubun bir parçası olarak değerlendirilmek
count someone among something v. birine ya da bir şeye bir şey gözüyle bakmak
count up to something v. toplamda belli bir meblağ olmak
count someone among something v. '-e göre bir şeyin arasında olmak
count someone among something v. birini bir şey arasında saymak
count among v. bir grubun parçası sayılmak
count someone among something v. birini bir şeyin arasına katmak
count (someone or something) among (something) v. (birine/bir şeye bir şey) arasında olarak bakmak
count (someone or something) among (something) v. (birini/bir şeyi bir şeyin) arasına katmak
count (someone or something) among (something) v. (birini/bir şeyi bir şeyin) arasında saymak
count (someone or something) among (something) v. (birini/bir şeyi bir şeyin) arasında olarak düşünmek/görmek
count (someone or something) among (something) v. (birini/bir şeyi bir şeyin) arasına dahil etmek