para etmek - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

para etmek



Sens de "para etmek" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 6 résultat(s)

Turc Anglais
General
para etmek tell v.
para etmek be worth v.
para etmek work v.
para etmek cost v.
para etmek count for something v.
Phrasals
para etmek count for v.

Sens de "para etmek" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 46 résultat(s)

Turc Anglais
General
para vermek (bir işi finanse etmek için) put up v.
para ile yardım etmek subsidize v.
para karşılığında seks teklif etmek accost v.
tayin etmek (para miktarını) assess v.
para tahsil etmek take in money v.
talep etmek (bir miktar para) assess v.
havale etmek (para) remit v.
para talep etmek demand money v.
para tahsis etmek endow v.
birinden para talep etmek demand money from someone v.
birisinden para talep etmek demand money from someone v.
para ile yardım etmek subsidise v.
para transfer etmek transfer money v.
para transfer etmek wire money v.
para transfer etmek transfer money v.
para iade etmek refund v.
para karşılığında seks teklif etmek accoast [obsolete] v.
tayin etmek (para miktarını) affeer v.
Phrasals
(para/ödeme) tahsil etmek collect on something v.
(para) etmek appraise at v.
bir şey için belirli bir miktar para ayırmak/tahsis etmek appropriate something for something v.
Colloquial
kripto para piyasalarında alınan kripto veya tokeni değişken fiyatlar karşısında satmamak, böylece mevcut pozisyonu uzun süre koruyarak yüksek getiri elde etmek istemek hodl v.
Idioms
geçici tedbirlerle nakit para tedarik etmek raise the wind v.
bir şeyi para ile elde etmek buy one's way in to something v.
başarısız olmuş bir işe para harcamaya devam etmek throw good money after bad v.
başarısız olmuş bir işe para harcamaya devam etmek pour good money after bad v.
para işlerini idare etmek hold the purse strings v.
para işlerini idare etmek control the purse strings v.
dünya para etmek cost/pay the earth v.
hızlı fayda/para elde etmek için değerli bir bir şeyi elden çıkarmak sell the family silver v.
değerli insanları beş para etmez insanlardan ayırt etmek separate the wheat from the chaff v.
değerli insanları beş para etmez insanlardan ayırt etmek sort the wheat from the chaff v.
bir şeye çok fazla para sarf etmek dig deep v.
bol para/kaynak sarf etmek dig deep v.
çalışanları satışa teşvik etmek için ödenen para push money n.
Trade/Economic
elde etmek/toplamak (para, fon, sermaye vb.) raise v.
para iade etmek re-fund v.
daha fazla para teklif etmek outbid v.
para iade etmek refund v.
para tahsil etmek receive money v.
hisseleri satın almak isteyen kişinin çoğunluğu elde etmek adına kalan hisselerin değerine kıyasla çok daha fazla para önerdiği bir satın alım teklifi two-tier bid n.
para arzını kontrol etmek üzere amerikan hükümeti'nden yetkili on iki bankadan her biri federal reserve bank n.
Law
para iade etmek refund v.
para cezasını iptal etmek remit v.
Politics
hükümetin bir projesini finanse etmek için başka bir projenin gideriymiş gibi gösterilen para black money n.
Archaic
içki alışkanlığından ötürü para israf etmek tipple n.