burning - Turc Anglais Dictionnaire

burning

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

burning — Definition

Signification:
yanan, yakıcı, yanma
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈbɝːnɪŋ/ – BrE /ˈbɜːnɪŋ/)
Partie du discours:
Sıfat/İsim: burning

Sens de "burning" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 57 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
burning n. yakma
Burning waste and calling it recovery is stretching the imagination to the extreme.
Atık yakmak ve buna geri kazanım demek hayal gücünü aşırı derecede zorlamaktır.

More Sentences
burning adj. yanan
They ran away from the burning garage.
Yanan garajdan kaçtılar.

More Sentences
burning adj. yakıcı
The active compounds in green tea can aid in this process by increasing the effects of some fat burning hormones.
Yeşil çaydaki aktif bileşikler, bazı yağ yakıcı hormonların etkilerini artırarak bu sürece yardımcı olabilir.

More Sentences
General
burning n. yanık
Tom said that he thought he smelled something burning.
Tom bir yanık kokusu aldığını düşündüğünü söyledi.

More Sentences
burning adj. yanmakta olan
The sailors abandoned the burning ship.
Denizciler yanmakta olan gemiyi terk etti.

More Sentences
Technical
burning n. yakma
Burning waste and calling it recovery is stretching the imagination to the extreme.
Atık yakmak ve buna geri kazanım demek hayal gücünü aşırı derecede zorlamaktır.

More Sentences
burning adj. yanan
They ran away from the burning garage.
Yanan garajdan kaçtılar.

More Sentences
burning adj. yakıcı
The active compounds in green tea can aid in this process by increasing the effects of some fat burning hormones.
Yeşil çaydaki aktif bileşikler, bazı yağ yakıcı hormonların etkilerini artırarak bu sürece yardımcı olabilir.

More Sentences
Automotive
burning n. yakma
Burning waste and calling it recovery is stretching the imagination to the extreme.
Atık yakmak ve buna geri kazanım demek hayal gücünü aşırı derecede zorlamaktır.

More Sentences
General
burning n. fırınlama
burning n. yakış
burning n. yanma
burning n. yangı hissi
burning n. maddenin oksijenle tepkimeye girerek dışarıya ısı ve ışık verme süreci
burning n. elektrik vererek idam etme
burning n. yakarak idam etme
burning n. vücutta sigara söndürme
burning n. yakmanın neden olduğu etki
burning n. sürtünme sonucu kesilme veya yıpranma
burning n. aşınma nedeniyle malzemelerin sertleşmesi veya renginin solması
burning n. ısınma sonucu sertleşme
burning n. yaprakların solup kahverengileşmesi
burning adj. şiddetli
burning adj. yanıcı
burning adj. acil
burning adj. büyük
burning adj. ateşli
burning adj. hararetli
burning adj. yakan
burning adj. mühim
burning adj. önemli
burning adj. kızgın
burning adj. çözüm bekleyen
burning adj. ivedi
burning adj. tutuşmuş
burning adj. tutuşturulmuş
burning adj. aşırı sıcak
burning adj. coşkun
burning adj. parlak
burning adj. öne çıkan
burning adj. şoke edici
burning adj. heyecan verici
burning adj. gergin
burning adj. alev alev yanan
burning adj. çakmak çakmak olmuş
Technical
burning n. yanma
burning n. yalazla yakma
burning n. seramik malzemeleri sertleştiren bir tür ısıl işlem
burning n. ısıl işlem sırasında alaşımı aşırı ısıtma
burning n. belirli mücevher türlerinin rengini değiştiren ısıl işlem
burning n. ısıya veya yanan bir maddeye maruz kalma
burning n. kireç taşı veya cevherin kalsine edilmesi
burning n. cevherleri eritmeye hazırlamak için havasız ortamda ısıtma
burning n. seramik malzemeleri pişirme
burning n. tütün yatakları için toprağın sterilize edilmesi
Textile
burning n. pişirme
Automotive
burning n. yanma

Sens de "burning" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
burning glass n. büyüteç
burning down of villages n. köy yakma
appliances burning gaseous fuels n. gaz yakan aletler
burning glass n. pertavsız
burning zone lining n. pişirme bölgesi örgüsü
edge burning n. etek yangını
burning point n. yanma noktası
burning ratio n. yanma oranı
burning forest n. yanan orman
burning smell n. yanık kokusu
burning oil n. gazyağı
gas-burning domestic cooking appliances n. gaz yakan ev tipi pişirici cihazlar
burning sun n. yakıcı güneş
burning of dead body n. cesedin yakılması
burning a dead body n. cesedin yakılması
a passion like the burning of the sun n. hiç bitmeyen büyük bir tutku
burning barrel n. yanan fıçı
burning building n. yanan bina
burning issue n. acil çözüm veya ilgi bekleyen bir konu
burning issue n. gündemdeki sorun
burning ambition n. şiddetli hırs
burning at the stake n. yakarak idam etme
burning [obsolete] n. iltihaplı hastalık
burning [obsolete] n. zührevi hastalık
smell of burning v. yanık kokmak
start burning v. yanmaya başlamak
wbfp (wood-burning fireplace) abrev. içinde odun yakılan şömine
Colloquial
bulb burning out n. ampul patlaması
burning rubber v. hızlı koşmak
burning rubber v. hızlı sürmek
be burning with curiosity v. meraktan çatlamak
be burning with curiosity v. meraktan çatlamak
are your ears burning? expr. kulakların mı çınladı?
were your ears burning? expr. kulakların çınlamıştır herhalde?
were your ears burning? expr. kulakların çınladı mı?
are your ears burning? expr. kulakların çınladı mı?
ears must be burning expr. kulakları çınlıyor olmalı
ears must be burning expr. kulakları çınlıyordur
ears must be burning expr. kulakları çınlıyordur
Idioms
burning question n. çok tartışılan sorun
the burning question n. cevabı merakla beklenen soru
the burning question n. hemen ele alınması gereken sorun
the burning question n. çok tartışılan sorun
the burning question n. hemen cevaplanması gereken soru
burning question n. hemen ele alınması gereken sorun
burning question n. cevabı merakla beklenen soru
burning question n. hemen cevaplanması gereken soru
burning desire n. büyük bir/şiddetli istek
burning desire n. coşkuyla arzulama/isteme
burning desire n. büyük bir/şiddetli arzu
burning desire n. aşırı istek/arzu
burning desire n. bir şey için ölüp bitme
burning desire n. yanıp tutuşma
the burning question n. can alıcı konu/sorun/mesele
the burning question n. asıl konu/sorun/mesele
the burning question n. kritik konu/sorun/mesele
the burning question n. acil konu/sorun/mesele
the burning question n. hemen ele alınması gereken konu/sorun/mesele
the burning question n. önemli konu/sorun/mesele
keep the home fires burning v. çekip çevirmek
feel one's ears burning v. kulakları çınlamak
keep the home fires burning v. evi çekip çevirmek
have something burning a hole in your pocket v. cebi delik olmak
have money burning a hole in (one's) pocket v. cebindeki/elindeki parayı illa harcamak
have money burning a hole in (one's) pocket v. cebinde para durmamak
have money burning a hole in (one's) pocket v. har vurup harman savurmak
have money burning a hole in (one's) pocket v. para harcama isteği duymak
have money burning a hole in (one's) pocket v. cebi delik olmak
have money burning a hole in (one's) pocket v. cebindeki/elindeki parayı tutamamak
be burning a hole in (one's) pocket v. elinden/cebinden uçup gitmek
be burning a hole in your pocket v. elinden/cebinden uçup gitmek
be burning a hole in (one's) pocket v. elinden/cebinden akıp gitmek
be burning a hole in (one's) pocket v. suyunu çekmek
be burning a hole in your pocket v. cebi delik olmak
be burning a hole in your pocket v. elinden/cebinden akıp gitmek
be burning a hole in your pocket v. nereye harcayacağını şaşırmak
be burning a hole in your pocket v. çarçur olmak
be burning a hole in (one's) pocket v. harcamak için yanıp tutuşmak
be burning a hole in (one's) pocket v. nereye harcayacağını şaşırmak
be burning a hole in (one's) pocket v. cebi delik olmak
be burning a hole in (one's) pocket v. çarçur olmak
be burning a hole in your pocket v. cebinde durmamak
be burning a hole in your pocket v. harcamak için yanıp tutuşmak
be burning a hole in your pocket v. suyunu çekmek
be burning a hole in (one's) pocket v. cebinde durmamak
hate with a burning passion v. aşırı derecede nefret etmek
keep the home fires burning v. geçimini sağlamak
his ears are burning expr. kulakları çınlıyor
have something burning a hole in your pocket expr. harcanacak para cepte durmaz
(one's) ears are burning expr. (birinin) kulakları çınlıyor
Speaking
I hope his ears are burning expr. kulakları çınlasın
my ears are burning expr. birisi beni anıyor
my ears are burning expr. kulaklarım çınlıyor
his ears must have been burning expr. kulakları çınlamıştır
your ears must have been burning expr. kulakların çınlamıştır
your ears must have been burning expr. kulaklarınız çınlamıştır
her ears must have been burning expr. kulakları çınlamıştır
your ears must be burning expr. kulakların çınlıyordur
his ears must be burning expr. kulakları çınlıyordur
her ears must be burning expr. kulakları çınlıyordur
your ears must have been burning expr. kulakların çınlamış olmalı
your ears must have been burning expr. kulaklarını çınlattık
is your mouth burning? expr. ağzın yanıyor mu?
my ears are burning expr. biri beni anıyor
Trade/Economic
burning ratio n. yanma oranı
Law
burning to defraud insurer n. sigorta şirketini dolandırmak amacıyla sigortalanmış malın yakılması
Insurance
burning cost n. hasar maliyeti
Technical
burning quality n. yanma kalitesi
burning behaviour n. yanma karakteri
burning coal n. kömür yakılması
screen burning n. ekran yanması
lime burning n. kireci yakma
burning voltage n. yanma gerilimi
burning in horizontal position n. yatay durumda yanma
burning glass n. yakma camı
burning period n. pişme süresi
vertical burning test n. dikey yanma deneyi
burning behavior n. yanma özelliği
appliances burning gaseous fuels n. gaz yakan cihazlar
burning point n. yanma noktası
burning point n. yanma sıcaklığı
after-burning n. art yanma
burning test n. yakma deneyi
burning behaviour n. yanma davranışı
strip burning n. şerit yangını
solid fuel burning device n. katı yakıt yakma ocağı
solid fuel burning device n. katı yakıt yakma cihazı
gas burning devices n. gaz yakan cihazlar
gas burning appliances n. gaz yakan aletler
burning plants n. yakma tesisleri
gas burning appliances n. gaz yakan ev aletleri
coal burning stove n. kömür sobası
wood burning stove n. odun yakan soba
coal burning stove n. kömür yakan soba
wood burning stove n. odun sobası
vertical burning test n. düşey yanma deneyi
risk of burning n. yanma riski
burning tests n. yakma deneyleri
measurement of the density smoke emitted from burning cables n. yanan kablolardan yayılan duman yoğunluğunun ölçülmesi
gas burning appliances n. gaz yakan cihazlar
measurement of smoke density of electric cables burning under defined conditions n. belirtilen şartlar altında yanan elektrik kablolarında duman yoğunluğunun ölçülmesi
powder burning n. toz yakma
burning off n. sıcak kesme
burning glass n. büyüteç
burning on n. destek yamaması
sand burning n. kum yakması
burning bars n. fırınlama çubukları
free burning coal n. uzun yalazlı kömür
burning on n. ek kalıplama
burning mirror n. dev aynası