tehlikeli - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

tehlikeli



Bedeutungen von dem Begriff "tehlikeli" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 54 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
tehlikeli hazardous adj.
tehlikeli dangerous adj.
General
tehlikeli pestilential adj.
tehlikeli precarious adj.
tehlikeli mean adj.
tehlikeli speculative adj.
tehlikeli hazardous adj.
tehlikeli desperate adj.
tehlikeli danger adj.
tehlikeli dangerous adj.
tehlikeli noxious adj.
tehlikeli treacherous adj.
tehlikeli ugly adj.
tehlikeli risky adj.
tehlikeli daring adj.
tehlikeli perilous adj.
tehlikeli pernicious adj.
tehlikeli unsafe adj.
tehlikeli compromised adj.
tehlikeli parlous adj.
tehlikeli fatal adj.
tehlikeli forbidding adj.
tehlikeli jeopardous adj.
tehlikeli serious adj.
tehlikeli dodgy adj.
tehlikeli vicious adj.
tehlikeli venturesome adj.
tehlikeli murderous adj.
tehlikeli grave adj.
tehlikeli pestilent adj.
tehlikeli breakneck adj.
tehlikeli wicked adj.
tehlikeli insecure adj.
tehlikeli adventurous adj.
tehlikeli acrid adj.
tehlikeli wildcat adj.
tehlikeli endangering adj.
tehlikeli touch-and-go adj.
Colloquial
tehlikeli hairy
Idioms
tehlikeli go hard with
tehlikeli white-knuckle
tehlikeli go hard for
Slang
tehlikeli hairy
Trade/Economic
tehlikeli risky
tehlikeli precarious
Technical
tehlikeli unsafe
tehlikeli noxious
tehlikeli precarious
tehlikeli dangerous
tehlikeli risky
tehlikeli hazardous
tehlikeli virulent
Construction
tehlikeli critical
British Slang
tehlikeli dicey

Bedeutungen, die der Begriff "tehlikeli" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 280 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
başkalarını etkilemek için tehlikeli hareketler yapmak hotdog v.
bile bile çok tehlikeli bir işe girişmek knowingly undertake a risky business v.
kendine faza güvenip tehlikeli bir işe kalkışmak be riding for a fall v.
tehlikeli bir durum ortaya çıkarmak pose a danger v.
tehlikeli bir durum ortaya çıkarmak pose a risk v.
tehlikeli bir durum ortaya çıkarmak pose a threat v.
tehlikeli bir durumdan kurtulmak breathe again v.
tehlikeli görülen bir kimseyi belirli yerde oturtmak intern v.
tehlikeli işi üzerine almak bell the cat v.
tehlikeli olmak become dangerous v.
tehlikeli olmak be dangerous v.
(tehlikeli sahnelerde oynayan) dublör stunt man n.
(tehlikeli sahnelerde oynayan) dublör stunt woman n.
çekici ancak tehlikeli şey enticement n.
çok tehlikeli bölge no man's land n.
karayolu ile tehlikeli atık taşıyan araçların belgelendirilmesi certification of vehicles carrying dangerous wastes via highways n.
sağlık için tehlikeli health-endangering n.
tehlikeli atık alanları hazardous waste sites n.
tehlikeli atık yönetimi endüstrisi hazardous waste management industry n.
tehlikeli atıklar hazardous substances n.
tehlikeli atıklar hazardous wastes n.
tehlikeli atmosfer miasma n.
tehlikeli bir durum distress n.
tehlikeli bir gelişmenin başlangıcı thin edge of the wedge n.
tehlikeli bölge hazardous area n.
tehlikeli bölge danger zone n.
tehlikeli durum state of distress n.
tehlikeli durum desperate straits n.
tehlikeli durum dangerous situation n.
tehlikeli durum/vaziyet insecure situation n.
tehlikeli eğim dangerous slope n.
tehlikeli gereç hazardous material n.
tehlikeli gerilim dangerous voltage n.
tehlikeli girişim venture n.
tehlikeli girişim leap in the dark n.
tehlikeli hal precariousness n.
tehlikeli ikili dangerous duo n.
tehlikeli iş venture n.
tehlikeli iş stunt n.
tehlikeli iş adventure n.
tehlikeli kadın dangerous woman n.
tehlikeli koşullar hazardous conditions n.
tehlikeli koşullar dangerous conditions n.
tehlikeli madde hazardous material n.
tehlikeli madde hazmat n.
tehlikeli madde hazardous substance n.
tehlikeli maddeler dangerous substances n.
tehlikeli maddeler hazardous substances n.
tehlikeli maddelerin muhafazası dangerous material management n.
tehlikeli mallar dangerous goods n.
tehlikeli müstahzarlar dangerous preparations n.
tehlikeli olan insecureness n.
tehlikeli oyun dangerous game n.
tehlikeli sporlar extreme sports n.
tehlikeli su dangerous water n.
tehlikeli suçlu desperate criminal n.
tehlikeli teşebbüs dangerous undertaking n.
tehlikeli viraj dangerous curve n.
tehlikeli viraj dangerous bend n.
tehlikeli vuruş nasty blow n.
tehlikeli yer dangerous place n.
teması tehlikeli hayvan dangerous contact animal n.
zor ve tehlikeli bir durumda desteksiz olma out on a limb n.
çok tehlikeli virulent adj.
çok tehlikeli dodgy adj.
çok tehlikeli perilous adj.
patlama tehlikeli explosion-hazardous adj.
son derece tehlikeli breakneck adj.
tehlikeli bir noktada olmayan noncritical adj.
tehlikeli iş touch and go adj.
tehlikeli olmayan nonhazardous adj.
tehlikeli ve bağımlılık yapan (madde) hard adj.
çok tehlikeli bir şekilde virulently adv.
tehlikeli bir biçimde venturesomely adv.
tehlikeli bir biçimde dangerously adv.
tehlikeli bir halde acridly adv.
tehlikeli bir şekilde perilously adv.
tehlikeli bir şekilde insecurely adv.
tehlikeli bir şekilde precariously adv.
tehlikeli bir şekilde menacingly adv.
tehlikeli bir şekilde unsafely adv.
tehlikeli bir şekilde hazardously adv.
tehlikeli bir şekilde murderously adv.
tehlikeli bir şekilde dangerously adv.
tehlikeli halde daringly adv.
tehlikeli olarak critically adv.
tehlikeli şekilde perilously adv.
Proverb
hiç kimse, aşkta geri çevrilmiş bir kadından daha tehlikeli olamaz hell hath no fury like a woman scorned
Colloquial
tehlikeli hamle a leap in the dark
tehlikeli iş leap in the dark
uğraşması tehlikeli a hot potato
Idioms
(soğuk/tehlikeli) bir yerden ayrılmak beat a retreat
(soğuk/tehlikeli) bir yeri terk etmek beat a retreat
(tehlikeli bir şeyi) sonuna kadar götürmek go the whole nine yards
çok tehlikeli as baleful as death
kendini tehlikeli bir duruma sokmak put one's head in a noose
kendini tehlikeli bir duruma sokmak place one's head in a noose
kendini tehlikeli bir duruma sokmak stick one's head in a noose
silahlı ve tehlikeli armed and dangerous
tehlikeli bir durumda bulunmak be on the ropes
tehlikeli durum on thin ice
tehlikeli olabilecek kadar yakın too close for comfort
tehlikeli olmak bad for
tehlikeli sularda on dangerous ground
tehlikeli sularda yüzmek sail close to the wind
tehlikeli yaşamak live dangerously
tehlikeli yaşamak live on the edge
Speaking
dışarısı tehlikeli it's dangerous out there
ne kadar tehlikeli olursa olsun however dangerous it may be
ne kadar tehlikeli olursa olsun no matter how dangerous it is
ne kadar tehlikeli olursa olsun no matter how dangerous it may be
şüpheliler silahlı ve tehlikeli suspects are armed and dangerous
tehlikeli olabilirim I can be dangerous
Slang
bir şirkette bazı tehlikeli değişiklikleri başlatan kişi lightning rod
tehlikeli erkek dog
Trade/Economic
ağır ve tehlikeli işler heavy and dangerous works
iki misli tehlikeli mal double dangerous goods
olağanüstü tehlikeli durum state of emergency
olağanüstü tehlikeli mal extremely dangerous goods
tehlikeli analiz ve kritik kontrol noktaları hazard analysis & critical control points
tehlikeli binalar dangerous structures
tehlikeli binalar dangerous premises
tehlikeli durumlar için ödenen para/tehlike ödemesi danger money
tehlikeli durumlar için ödenen para/tehlike ödemesi hazard pay
tehlikeli enflasyon runaway inflation
tehlikeli iş leap in the dark
tehlikeli madde hazardous substance
tehlikeli madde hazardous material
tehlikeli maddeler hazardous goods
tehlikeli maddeler dangerous goods
tehlikeli mal dangerous goods
tehlikeli nokta hükmü peril-point provisions
tehlikeli olmayan mallar non- dangerous goods
tehlikeli şeyler dangerous things
tehlikeli yapılar dangerous structures
Law
amme emniyeti için tehlikeli prejudicial to public security
normal şartlarda kendiliğinden tehlikeli olmayıp özel durumlarda tehlike arz eden fiiller a nuisance in fact
normal şartlarda kendiliğinden tehlikeli olmayıp özel durumlarda tehlike arz eden fiiller nuisance per accidens
tehlikeli iş hazardous occupation
tehlikeli silah deadly weapon
tehlikeli silah dangerous weapon
Politics
tehlikeli atık hazardous waste
tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınması ve bertaraf edilmesinin kontrolüne ilişkin basel sözleşmesi basel convention on the control of transboundary movements of hazardous wastes and their disposal
tehlikeli kimyasal ajanlar hazardous chemical agent
tehlikeli madde ve preparatların ticaretindeki teknik engellerin kaldırılması hakkındaki direktiflerin teknik ilerlemeye uyarlanması komitesi committee on the adaptation to technical progress of the directives for the elimination of technical barriers to trade in dangerous substances and preparations
tehlikeli maddelerin sınırlandırılması direktifi restriction of hazardous substances directive (roks)
tehlikeli malların taşınması komitesi committee on the transport of dangerous goods
tehlikeli silah offensive weapon
Institutes
tehlikeli mal ve kombine taşımacılık düzenleme genel müdürlüğü directorate general for dangerous goods and combined transport regulation
Insurance
hedef riziko büyük tehlikeli sigorta target risk
tehlikeli mallar dangerous goods
tehlikeli mallar hazardous goods
Technical
ayak ve bacakların tehlikeli bölgelere erişmesine karşı güvenlik mesafeleri safety distances to prevent danger zones being reached by the lower limbs
el ve kolların tehlikeli bölgelere erişmesine karşı güvenlik mesafeleri safety distances to prevent danger zones being reached by the upper limbs
karayolu ile uluslararası tehlikeli madde taşıma ile ilgili avrupa antlaşması adr
mahfaza içerisinde bulunan tehlikeli bölümlere erişime karşı insanların korunması protection of persons against access to hazardous parts inside the enclosures
makinelerden yayılan tehlikeli maddelerin sağlığa zararlı olma risklerinin azaltılması reduction of risks to health from hazardous substances emitted by machinery
tehlikeli akım çizgisi dangerous flow path
tehlikeli alanlarda elektrik tesisatı electrical installations in hazardous areas
tehlikeli arıza değerleri hazardous failure rates
tehlikeli atık hazardous waste
tehlikeli atık istasyonu hazardous waste station
tehlikeli boyutta sızma seepage of dangerous extent
tehlikeli canlı parçalar hazardous-live-parts
tehlikeli değer critical value
tehlikeli hız critical speed
tehlikeli madde hazardous chemical
tehlikeli madde içeren pil ve akümülatörler batteries and accumulators containing dangerous substances
tehlikeli maddeler taşıyan tanklar tanks transporting dangerous substances
tehlikeli maddelere karşı koruyucu elbise hazmat suit (hazardous materials suit)
tehlikeli maddelere karşı koruyucu elbise hazardous materials suit
tehlikeli maddeleri taşıma transport of dangerous goods
tehlikeli maddelerin nakil ambalajları transport packaging for dangerous goods
tehlikeli maddelerin taşınması carriage of dangerous goods
tehlikeli maddelerin taşınması transport of dangerous goods
tehlikeli malzemelerin stoklanması ve nakliyesi storage and transportation of dangerous goods
tehlikeli malzemelerin stoklanması ve taşınması storage and transportation of dangerous goods
tehlikeli olmayan malların ara işlemlerinde kullanılan dökme yük konteynerleri intermediate bulk containers for non-dangerous goods
tehlikeli yayım hazardous emission
Telecom
zayıf ancak tehlikeli akım sneak current
Construction
tehlikeli yapı işleri hazardous construction operations
Automotive
tehlikeli madde taşıma carriage of dangerous goods
tehlikeli madde taşıyan araçlar vehicles carrying dangerous goods
tehlikeli madde taşıyan taşıtlar vehicles carrying dangerous goods
Transportation
tehlikeli malların karayolu ile uluslararası taşımacılığına ilişkin avrupa anlaşması european agreement concerning the international carriage of dangerous goods by road (adr)
Traffic
sağa tehlikeli devamlı virajlar double curve
sağa tehlikeli viraj right hand curve
sağa tehlikeli viraj curve to right
sağa tehlikeli viraj işareti right hand curve
sola tehlikeli viraj left hand curve
sola tehlikeli viraj işareti left hand curve
tehlikeli araba kullanmak reckless driving
tehlikeli eğim dangerous slope
tehlikeli eğim (çıkış) steep hill upwards
tehlikeli eğim (iniş) steep hill downwards
tehlikeli madde taşıyan araçlar için mecburi yön direction for vehicles carrying dangerous goods
tehlikeli madde taşıyan taşıt giremez no vehicles carrying hazardous cargo
tehlikeli yük dangerous cargo
Railway
tehlikeli maddelerin taşınması carriage of dangerous goods
tehlikeli seyir teli yükselimi dangerous contact wire uplift
Aeronautic
arama kurtarma çalışmasının tehlikeli anı distress phase of rescue
tehlikeli bölge danger area
tehlikeli maddeler dangerous goods
tehlikeli saha danger area
tehlikeli yaklaşma near miss
uçuşta yakın tehlikeli geçiş airprox
uçuşta yakın tehlikeli geçiş near miss
uluslararası 'tehlikeli durum' sinyali mayday
Marine
son derece tehlikeli zehirli maddeler acute toxicant
tehlikeli bir kıyı boyu akıntısı sea puss
tehlikeli liman foul berth
tehlikeli mallar uluslararası denizcilik kodu imdg code
tehlikeli mallar uluslararası denizcilik kodu international maritime dangerous goods code
tehlikeli malların istif edildiği güverte dangerous deck
tehlikeli yük dangerous cargo
Medical
çok tehlikeli maddeler highly hazardous substances
tehlikeli hava kirliliği hazardous air pollution
tehlikeli maddeler hazardous substances
tehlikeli tümör dangerous tumour
yaşam alanları deniz suyu ve kabuklu deniz ürünleri olan yüksek ölüm oranına sahip son derece tehlikeli bir bakteri türü vibrio vulnificus
Chemistry
potansiyel olarak tehlikeli gaz halinde olmayan kimyasallar potentially hazardous non-gaseous chemicals
tehdit oluşturabilecek tehlikeli madde imminently hazardous substance
tehlikeli hazırlık maddelerine ilişkin detaylı bilgi sistemine yönelik detaylı listeleri belirleme ve oluşturma detailed arrangements for the system of specific information relating to dangerous preparations
tehlikeli kimyasal hazardous chemical
tehlikeli kimyasal maddeler hazardous chemicals
tehlikeli kimyasallar hazardous chemicals
Biology
biyolojik tehlikeli atık biological hazardous waste
Marine Biology
tehlikeli maddeler hazardous substances
tehlikeli ve zararlı maddeler tebliği the dangerous and harmful subtances communication
Environment
belirli tehlikeli maddelerden kaynaklanan kirlenme pollution caused by certain dangerous substances
çocuklar için tehlikeli olmayan childproof
hava ile taşınan tehlikeli maddelerin emisyonu emission of airborne hazardous substances
havayla taşınan tehlikeli maddelerin emisyon değerlendirmesi evaluation of the emission of airborne hazardous substances
heyelan tehlikeli alan landslide threatened area
tehlikeli alan hazardous area
tehlikeli alanların sınıflandırılması classification of hazardous areas
tehlikeli atık hazardous waste
tehlikeli atık dangerous waste
tehlikeli atıklar hazardous wastes
tehlikeli atıkların kontrolü yönetmeliği regulation on control of hazardous wastes
tehlikeli atıkların sınıflandırılması classification of dangerous wastes
tehlikeli emisyon/yayılma (gaz vb.) hazardous emission
tehlikeli hava kirletici hazardous air pollutant
tehlikeli kimyasal hazardous chemical
tehlikeli madde güvenlik danışmanı dangerous goods safety advisor
tehlikeli madde hasarı damage to dangerous objects
tehlikeli maddeler hazardous materials
tehlikeli olmayan atık non-hazardous waste
tehlikeli olmayan atıklar non-hazardous wastes
tehlikeli ultraviyole dangerous ultraviolet
Military
kimyasal tehlikenin ulaşabileceği tehlikeli bölge downwind hazard
kripto emniyeti için tehlikeli uygulama practice dangerous to crypto security
tehlikeli askeri faaliyetler anlaşması dangerous military activities agreement
tehlikeli batık dangerous wreck
tehlikeli bölge danger zone
tehlikeli bölge danger area
tehlikeli gemi enkazı dangerous wreck
tehlikeli girme critical penetration
tehlikeli güçler içeren fabrika ve tesisler works and installations containing dangerous forces
tehlikeli hava sahaları hazardous airspace
tehlikeli hava sahası danger airspace
tehlikeli hava sahası airspace danger area
tehlikeli ikmal maddeleri hazardous supplies
tehlikeli kısım danger space
tehlikeli madde hazardous material
tehlikeli maddelerin yayılması releases of hazardous materials
tehlikeli malzeme hazardous material
tehlikeli malzeme açık depolama sahası hazardous material open storage space
tehlikeli saha hot spot
tehlikeli saha surface danger area
tehlikeli yük dangerous cargo
tehlikeli yük hazardous cargo
tehlikeli yük labelled cargo
yasaklanmış tehlikeli hava yükü restricted dangerous air cargo
Sport
tehlikeli pozisyon position of danger
Cinema
tehlikeli sahne dublörü stuntman
tehlikeli sahne dublörü daredevil
tehlikeli sahne dublörü stuntperson
tehlikeli sahne dublörü stunt performer
tehlikeli sahnelerde aktörün yerine oynayan dublör stunt man