precarious - Türkçe İngilizce Sözlük

precarious

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

precarious — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tehlikeli, güvencesiz, hassas
Okunuş (IPA):
(AmE /prɪˈkɛriəs/ – BrE /prɪˈkɛərɪəs/)
Terim Türü:
Sıfat: precarious
Küçük bir değişiklikle bozulabilecek dengesiz durumu niteleyen sıfattır. Latince precarius (“yalvarmaya bağlı”) kökünden gelmiştir. Ekonomi, sosyoloji ve risk analizlerinde kırılgan koşulları ifade etmek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
unstable, risky
Zıt Anlamlılar:
secure

"precarious" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
precarious s. istikrarsız
As has already been mentioned, the refugees' plight remains precarious.
Daha önce de belirtildiği gibi, mültecilerin durumu hala istikrarsız.

More Sentences
Genel
precarious s. şüpheli
My position in the company is still precarious.
Şirketteki durumum hâlâ şüpheli.

More Sentences
precarious s. tehlikeli
The path became precarious after the earthquake.
Depremden sonra yol tehlikeli hale geldi.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
precarious s. şüpheli
My position in the company is still precarious.
Şirketteki durumum hâlâ şüpheli.

More Sentences
precarious s. tehlikeli
The path became precarious after the earthquake.
Depremden sonra yol tehlikeli hale geldi.

More Sentences
precarious s. güvencesiz (iş)
How long will those who have lost their homes and are living in precarious conditions have to wait to be housed?
Evlerini kaybeden ve güvencesiz koşullarda yaşayanlar ev sahibi olmak için ne kadar beklemek zorunda kalacak?

More Sentences
Teknik
precarious s. tehlikeli
The path became precarious after the earthquake.
Depremden sonra yol tehlikeli hale geldi.

More Sentences
Genel
precarious s. rizikolu
precarious s. riskli
precarious s. belirsiz
precarious s. nazik
precarious s. riziko
precarious s. kararsız
precarious s. asılsız
precarious s. esassız
precarious s. tutarsız
precarious s. kırılgan
precarious s. precarium akdine ait
precarious s. precarium akdi ile ilgili
precarious s. ayni akde ait
precarious s. ayni akit ile ilgili
precarious s. hassas
precarious s. güvencesiz
Ticaret/Ekonomi
precarious s. belirsiz
precarious s. gayrimuayyen
Teknik
precarious s. güvenilmez
Eski Kullanım
precarious s. isteğe bağlı
precarious s. birinin keyfine bağlı
precarious s. birinin takdirinde olan
precarious s. rızaya bağlı
precarious s. kesin olmayan
precarious s. güven vermeyen

"precarious" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
precarious balance i. istikrarsız denge
precarious [obsolete] s. yalvaran
precarious [obsolete] s. ısrarcı
precarious [obsolete] s. sırnaşık
precarious [obsolete] s. sülük gibi yapışan
Ticaret/Ekonomi
precarious loan i. alacaklının istediğinde ödenecek olan vadesiz borç
precarious employment i. sendika vb. herhangi bir yasal ya da sosyal anlamda bir güvencesi olmaksızın çalışan insanların oluşturduğu istihdam
precarious employment i. güvencesiz istihdam
Sosyal Bilimler
precarious work i. güvencesiz çalışma biçimi