dangerous - Türkçe İngilizce Sözlük

dangerous

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dangerous — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tehlikeli, riskli
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdeɪndʒərəs/ – BrE /ˈdeɪndʒərəs/)
Terim Türü:
Sıfat
Zarar verme veya zarar görme olasılığı yüksek olan durumu niteleyen sözcüktür; fiziksel, psikolojik ve toplumsal bağlamlarda rahatça kullanılır. Danger köküne -ous eklenerek türetilmiştir ve modern dilde uyarı işlevi güçlü, net bir niteleme sağlar.
Eş Anlamlılar:
hazardous, risky
Zıt Anlamlılar:
safe, harmless

"dangerous" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
dangerous s. tehlikeli
It is dangerous to ride motorcycles without protective gear.
Koruyucu kıyafet olmadan motosiklet kullanmak tehlikelidir.

More Sentences
Genel
dangerous s. riskli
The new economic policy was pretty dangerous in terms of inflation and exchange volatility, according to some experts.
Bazı uzmanlara göre yeni ekonomi politikası enflasyon ve döviz oynaklığı bakımından oldukça riskliydi.

More Sentences
dangerous s. tehlikeli
It is dangerous to ride motorcycles without protective gear.
Koruyucu kıyafet olmadan motosiklet kullanmak tehlikelidir.

More Sentences
Teknik
dangerous s. tehlikeli
It is dangerous to ride motorcycles without protective gear.
Koruyucu kıyafet olmadan motosiklet kullanmak tehlikelidir.

More Sentences
Genel
dangerous s. korkulu
dangerous s. çekinceli
dangerous s. yaralayabilir
dangerous s. zarar verebilir
dangerous s. hasar verebilir
Ticaret/Ekonomi
dangerous s. muhataralı

"dangerous" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 118 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dangerous undertaking i. tehlikeli teşebbüs
dangerous contact animal i. teması tehlikeli hayvan
dangerous material management i. tehlikeli maddelerin muhafazası
certification of vehicles carrying dangerous wastes via highways i. karayolu ile tehlikeli atık taşıyan araçların belgelendirilmesi
dangerous voltage i. tehlikeli gerilim
dangerous preparations i. tehlikeli müstahzarlar
dangerous substances i. tehlikeli maddeler
dangerous goods i. tehlikeli mallar
dangerous curve i. tehlikeli viraj
dangerous bend i. tehlikeli viraj
dangerous place i. tehlikeli yer
dangerous water i. tehlikeli su
dangerous game i. tehlikeli oyun
dangerous woman i. tehlikeli kadın
dangerous conditions i. tehlikeli koşullar
dangerous situation i. tehlikeli durum
dangerous slope i. tehlikeli eğim
dangerous duo i. tehlikeli ikili
dangerous weapon i. tehlikeli silah
not be afraid of dangerous situations f. gözünü budaktan sakınmamak
escape (from a dangerous situation) with little or no harm f. ucuz kurtulmak
escape (from a dangerous situation) with little or no harm f. ucuz atlatmak
put (someone) in a dangerous position f. ateşe atmak
be dangerous f. tehlike taşımak
be dangerous f. tehlikeli olmak
become dangerous f. tehlikeli olmak
dangerous [dialect] s. durumu kritik olan
dangerous [dialect] s. çok hasta
dangerous [dialect] s. ağır hasta
Atasözü
diseases of the soul are more dangerous than those of the body f. ruhsal acı bedensel acıdan daha zordur/tehlikelidir
diseases of the soul are more dangerous than those of the body f. ruhsal rahatsızlıklar bedensel rahatsızlıklardan daha acı vericidir
diseases of the soul are more dangerous than those of the body f. ruhsal rahatsızlıklar bedensel rahatsızlıklardan daha zordur
diseases of the soul are more dangerous than those of the body f. ruh hastalıkları bedensel hastalıklardan daha tehlikelidir
a little knowledge is a dangerous thing yarı cahilden kork
little learning is a dangerous thing yarı cahilden kork
little knowledge is a dangerous thing az bilmek tehlikelidir
little learning is a dangerous thing az bilmek tehlikelidir
little knowledge is a dangerous thing yarı cahilden kork
a little learning is a dangerous thing yarı cahilden kork
a little learning is a dangerous thing az bilmek tehlikelidir
Konuşma Dili
on dangerous ground s. sağlam zemine oturtulmamış
on dangerous ground expr. desteksiz (fikir/görüş)
on dangerous ground expr. altı boş (görüş/düşünce)
Deyim
dangerous ground i. başkalarının hoşuna gitmeme ihtimali olan bir konu/düşünce
dangerous ground i. birilerini rahatsız edebilecek bir konu/düşünce
dangerous ground i. tehlikeli sular
armed and dangerous s. silahlı ve tehlikeli
on dangerous ground expr. tehlikeli sularda
Konuşma
it's dangerous out there expr. dışarısı tehlikeli
however dangerous it may be expr. ne kadar tehlikeli olursa olsun
no matter how dangerous it is expr. ne kadar tehlikeli olursa olsun
no matter how dangerous it may be expr. ne kadar tehlikeli olursa olsun
suspects are armed and dangerous expr. şüpheliler silahlı ve tehlikeli
I can be dangerous expr. tehlikeli olabilirim
snakes are more dangerous than dogs expr. yılanlar köpeklerden daha tehlikeldir
Ticaret/Ekonomi
dangerous goods i. tehlikeli maddeler
dangerous goods i. tehlikeli mal
double dangerous goods i. iki misli tehlikeli mal
extremely dangerous goods i. olağanüstü tehlikeli mal
dangerous things i. tehlikeli şeyler
dangerous chattels i. tehlike arz eden mallar
dangerous premises i. tehlikeli binalar
dangerous structures i. tehlikeli binalar
dangerous structures i. tehlikeli yapılar
non- dangerous goods i. tehlikeli olmayan mallar
heavy and dangerous works i. ağır ve tehlikeli işler
Hukuk
dangerous weapon i. ölümcül silah
dangerous weapon i. tehlikeli silah
dangerous offender [us/canada] i. müebbet hapis cezasına çarptırılan suçlu
cause death by dangerous driving f. bilinçli taksirle trafik kazası sonucu ölüme sebebiyet vermek
Siyasal
committee on the adaptation to technical progress of the directives for the elimination of technical barriers to trade in dangerous substances and preparations i. tehlikeli madde ve preparatların ticaretindeki teknik engellerin kaldırılması hakkındaki direktiflerin teknik ilerlemeye uyarlanması komitesi
committee on the transport of dangerous goods i. tehlikeli malların taşınması komitesi
Kurum/Kuruluş
directorate general for dangerous goods and combined transport regulation i. tehlikeli mal ve kombine taşımacılık düzenleme genel müdürlüğü
Sigortacılık
dangerous goods i. tehlikeli mallar
Teknik
dangerous flow path i. tehlikeli akım çizgisi
seepage of dangerous extent i. tehlikeli boyutta sızma
batteries and accumulators containing dangerous substances i. tehlikeli madde içeren pil ve akümülatörler
transport of dangerous goods i. tehlikeli maddeleri taşıma
carriage of dangerous goods i. tehlikeli maddelerin taşınması
transport of dangerous goods i. tehlikeli maddelerin taşınması
tanks transporting dangerous substances i. tehlikeli maddeler taşıyan tanklar
intermediate bulk containers for non-dangerous goods i. tehlikeli olmayan malların ara işlemlerinde kullanılan dökme yük konteynerleri
transport packaging for dangerous goods i. tehlikeli maddelerin nakil ambalajları
storage and transportation of dangerous goods i. tehlikeli malzemelerin stoklanması ve taşınması
storage and transportation of dangerous goods i. tehlikeli malzemelerin stoklanması ve nakliyesi
Otomotiv
carriage of dangerous goods i. tehlikeli madde taşıma
vehicles carrying dangerous goods i. tehlikeli madde taşıyan araçlar
vehicles carrying dangerous goods i. tehlikeli madde taşıyan taşıtlar
Ulaştırma
european agreement concerning the international carriage of dangerous goods by road (adr) i. tehlikeli malların karayolu ile uluslararası taşımacılığına ilişkin avrupa anlaşması
Trafik
dangerous slope i. tehlikeli eğim
dangerous cargo i. tehlikeli yük
direction for vehicles carrying dangerous goods i. tehlikeli madde taşıyan araçlar için mecburi yön
Demiryolu
carriage of dangerous goods i. tehlikeli maddelerin taşınması
dangerous contact wire uplift i. tehlikeli seyir teli yükselimi
Havacılık
dangerous goods i. tehlikeli maddeler
controlled dangerous air cargo i. son derece tehlikeli kabul edilip yalnızca yüksek güvenlikli kargo uçaklarıyla taşınabilen kargo
Denizcilik
dangerous cargo i. tehlikeli yük
dangerous deck i. tehlikeli malların istif edildiği güverte
international maritime dangerous goods code i. tehlikeli mallar uluslararası denizcilik kodu
international maritime dangerous goods code i. imdg kodu
Medikal
immediately dangerous to life or health i. hayata ya da sağlığa ivedi tehdit
dangerous tumour i. tehlikeli tümör
Kimya
detailed arrangements for the system of specific information relating to dangerous preparations i. tehlikeli hazırlık maddelerine ilişkin detaylı bilgi sistemine yönelik detaylı listeleri belirleme ve oluşturma
Deniz Biyolojisi
the dangerous and harmful subtances communication i. tehlikeli ve zararlı maddeler tebliği
Çevre
dangerous ultraviolet i. tehlikeli ultraviyole
damage to dangerous objects i. tehlikeli madde hasarı
dangerous waste i. tehlikeli atık
classification of dangerous wastes i. tehlikeli atıkların sınıflandırılması
pollution caused by certain dangerous substances i. belirli tehlikeli maddelerden kaynaklanan kirlenme
dangerous goods safety advisor i. tehlikeli madde güvenlik danışmanı
Askeri
dangerous wreck i. tehlikeli gemi enkazı
dangerous cargo i. tehlikeli yük
dangerous military activities agreement i. tehlikeli askeri faaliyetler anlaşması
works and installations containing dangerous forces i. tehlikeli güçler içeren fabrika ve tesisler
dangerous wreck i. tehlikeli batık
restricted dangerous air cargo i. yasaklanmış tehlikeli hava yükü
practice dangerous to crypto security i. kripto emniyeti için tehlikeli uygulama
Spor
dangerous play i. top veya sopanın vuruştan sonra omuz hizasının üstüne çıkması