dour - Türkçe İngilizce Sözlük

dour

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dour — Definition

Anlamı ve Tanımı:
somurtkan, kasvetli, sert mizaçlı
Okunuş (IPA):
(AmE /dʊr/ – BrE /ˈdaʊə/)
Terim Türü:
Sıfat
Neşesiz, sert ve kolay gülmeyen mizacı niteleyen sözcüktür; özellikle BrE’de “ketum-kasvetli” tonuyla kullanılır. Muhtemelen İskoç/İskoç İngilizcesi kökenli bir gelişim çizgisi taşır; modern kullanımda dour, “soğuk ama dayanıklı” karakter portresi çizerken edebî bir tat da verir.
Eş Anlamlılar:
grim, stern
Zıt Anlamlılar:
cheerful, genial

"dour" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dour s. suratsız
His dour expression intimidated those who approached him.
Suratsız ifadesi, ona yaklaşanların gözünü korkuturdu.

More Sentences
dour s. sıkıcı
The small town had a dour atmosphere.
Ufak kasabanın sıkıcı bir atmosferi vardı.

More Sentences
dour s. sert
dour s. haşin
dour s. ters
dour s. inatçı
dour s. asık suratlı
dour s. aksi
dour s. asık yüzlü
dour s. soğuk
dour s. kapalı ve kasvetli (hava)
dour s. çorak ve verimsiz (toprak)
dour s. sert mizaçlı
dour s. kasvetli
dour s. somurtkan