| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | back i. | arkalık | ||
|
He accidentally broke the back of the chair. Yanlışlıkla sandalyenin arkalığını kırdı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | back i. | sırt | ||
|
She needs surgery on her back to walk again. Tekrar yürüyebilmesi için sırtından ameliyat olması gerekiyor. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | back i. | arka | ||
|
You can check the answer at the back of the book. Cevabı kitabın arkasından kontrol edebilirsiniz. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | back i. | geri | ||
|
Oh, ok, I take it all back. Tamam, hepsini geri alıyorum. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | back zf. | arkadaki | ||
|
Brush your tongue from back to front. Dilinizi arkadan öne doğru fırçalayın. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | back i. | art | ||
| Yaygın Kullanım | back i. | ters | ||
| Genel | ||||
| Genel | back i. | arka taraf | ||
|
We will meet after 5 pm in the back of the building. Saat 17:00'den sonra binanın arka tarafında buluşacağız. More Sentences |
||||
| Genel | back i. | kitap sırtı | ||
|
Tom put his books back into his knapsack. Tom kitaplarını sırt çantasına geri koydu. More Sentences |
||||
| Genel | back i. | elin tersi | ||
|
She got so angry that she belted him in the face with the back of her hand. O kadar sinirlendi ki, elinin tersiyle adamın yüzüne vurdu. More Sentences |
||||
| Genel | back i. | arka | ||
|
You can check the answer at the back of the book. Cevabı kitabın arkasından kontrol edebilirsiniz. More Sentences |
||||
| Genel | back i. | geri | ||
|
Oh, ok, I take it all back. Tamam, hepsini geri alıyorum. More Sentences |
||||
| Genel | back i. | bek (savunma, müdafaa) | ||
|
He passed the ball at the backs. Topu beklere pas attı. More Sentences |
||||
| Genel | back i. | arka kısım | ||
|
You can find my article at the back. Yazımı arka kısımda bulabilirsiniz. More Sentences |
||||
| Genel | back f. | oynamak | ||
|
He backed Liverpool for the next match. Bir sonraki maç için Liverpool'a oynamıştı. More Sentences |
||||
| Genel | back f. | destek olmak | ||
|
This too could be clarified if we were to back the rapporteur in her just endeavours to secure openness. Sözcünün açıklığı güvence altına almaya yönelik adil çabalarına destek olursak bu da açıklığa kavuşabilir. More Sentences |
||||
| Genel | back f. | desteklemek | ||
|
Her accusations weren't backed by the witnesses. Suçlamaları tanıklar tarafından desteklenmedi. More Sentences |
||||
| Genel | back f. | gerilemek | ||
|
He slowly backed as he saw the giant dog in the middle of the street. Sokağın ortasındaki dev köpeği görünce yavaşça geriledi. More Sentences |
||||
| Genel | back f. | geriye gitmek | ||
|
And, just for effect, if you back away a little bit. Ve, sadece efekt için, eğer biraz geriye gidersen. More Sentences |
||||
| Genel | back f. | gerisinde/arkasında uzanmak | ||
|
This is a small town backed by an extinct volcano. Burası arkasında sönmüş bir volkanın uzandığı küçük bir kasabadır. More Sentences |
||||
| Genel | back f. | eşlik etmek (müzisyene) | ||
|
James Brown gave a concert backed by a 60-piece orchestra. James Brown 60 parçalık bir orkestra eşliğinde konser verdi. More Sentences |
||||
| Genel | back s. | uzak | ||
|
We should also stand back from the details to remember the purpose behind these measures. Ayrıca bu tedbirlerin ardındaki amacı hatırlamak için ayrıntılardan uzak durmalıyız. More Sentences |
||||
| Genel | back s. | eski | ||
|
The whole history of huge estates, owned by the capituleros, goes back much further. Kapitulerosların sahip olduğu büyük mülklerin tarihi çok daha eskilere dayanır. More Sentences |
||||
| Genel | back s. | arkasında | ||
|
There was a strong wind at our backs. Arkamızda kuvvetli bir rüzgar vardı. More Sentences |
||||
| Genel | back s. | geçmiş | ||
|
This suspicion dates back to the 1993 bomb attack on the World Trade Centre in New York. Bu şüphenin geçmişi 1993 yılında New York'taki Dünya Ticaret Merkezine yapılan bombalı saldırıya kadar uzanmaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | back s. | arka | ||
|
The president sneaked through the back gate. Başkan arka kapıdan gizlice girdi. More Sentences |
||||
| Genel | back s. | ağzın arka kısmında üretilen (ses) | ||
|
Children can sometimes replace back sounds (k, g, ng) in words with sounds made at the front of the mouth (t, d, n). Çocuklar bazen kelimelerdeki ağzın arka kısmında üretilen sesleri (k, g, ng) ağzın ön tarafından çıkarılan seslerle (t, d, n) değiştirebilirler. More Sentences |
||||
| Genel | back zf. | yine | ||
|
You're back again. Yine döndün. More Sentences |
||||
| Genel | back zf. | geçmişte | ||
|
A new artefact dating back to the 1200s was found in the dig site. Kazı alanında geçmişte 1200'lü yıllara tarihlenen yeni bir eser bulunmuştur. More Sentences |
||||
| Genel | back zf. | karşılık olarak | ||
|
"I'll handle it", she shouted back. "Ben hallederim," diye bağırdı karşılık olarak. More Sentences |
||||
| Genel | back zf. | arkaya | ||
|
Tom wants to sit in the back. Tom arkaya oturmak ister. More Sentences |
||||
| Genel | back zf. | geriye | ||
|
She looked back at her old home before she left. Ayrılmadan önce geriye dönüp eski evine baktı. More Sentences |
||||
| Genel | back zf. | arkada | ||
|
Tom and Mary will enter from the back. Tom ve Mary arkadan girecekler. More Sentences |
||||
| Genel | back zf. | önce | ||
|
Their use goes back over millennia. Kullanımları binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | back zf. | geride | ||
|
This political architecture is back to front. Bu siyasi mimari artık geride kalmıştır. More Sentences |
||||
| Genel | back zf. | yerine | ||
|
Wait, let me put these back. Bekle, bunları yerine koyayım. More Sentences |
||||
| Genel | back zf. | geri | ||
|
Click exit to go back to the desktop. Masaüstüne geri dönmek için çıkış butonuna tıklayın. More Sentences |
||||
| Genel | back zf. | geriye | ||
|
She looked back at her old home before she left. Ayrılmadan önce geriye dönüp eski evine baktı. More Sentences |
||||
| Genel | back zf. | arkaya | ||
|
Tom wants to sit in the back. Tom arkaya oturmak ister. More Sentences |
||||
| Genel | back zf. | geriye doğru | ||
|
A transparent system of traceability and labelling will allow blood to be traced from donor to recipient and back. Şeffaf bir izlenebilirlik ve etiketleme sistemi, kanın donörden alıcıya ve geriye doğru izlenebilmesini sağlayacaktır. More Sentences |
||||
| Genel | back zf. | arkaya doğru | ||
|
Wash your genital area from front to back. Genital bölgenizi önden arkaya doğru yıkayın. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | back i. | arka | ||
|
You can check the answer at the back of the book. Cevabı kitabın arkasından kontrol edebilirsiniz. More Sentences |
||||
| Teknik | back i. | sırt | ||
|
She needs surgery on her back to walk again. Tekrar yürüyebilmesi için sırtından ameliyat olması gerekiyor. More Sentences |
||||
| Teknik | back zf. | tekrar | ||
|
Go back over your paper before handing it in. Teslim etmeden önce kağıdınızı tekrar gözden geçirin. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | back i. | geri | ||
|
Oh, ok, I take it all back. Tamam, hepsini geri alıyorum. More Sentences |
||||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | back i. | arka | ||
|
You can check the answer at the back of the book. Cevabı kitabın arkasından kontrol edebilirsiniz. More Sentences |
||||
| Tekstil | back i. | sırt | ||
|
She needs surgery on her back to walk again. Tekrar yürüyebilmesi için sırtından ameliyat olması gerekiyor. More Sentences |
||||
| Anatomi | ||||
| Anatomi | back i. | omurga | ||
|
Keep your back straight! Omurganı dik tut! More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | back i. | defans oyuncusu | ||
| Genel | back i. | tekne | ||
| Genel | back i. | ters taraf | ||
| Genel | back i. | müdafi | ||
| Genel | back i. | gıyap (konuşma/dedikodu) | ||
| Genel | back i. | arka (konuşma/dedikodu) | ||
| Genel | back i. | geniş su kabı | ||
| Genel | back i. | mavna | ||
| Genel | back i. | kitabın sırtı | ||
| Genel | back i. | sırt (kitap) | ||
| Genel | back f. | sırtına binmek | ||
| Genel | back f. | ciro etmek | ||
| Genel | back f. | kayırmak | ||
| Genel | back f. | geri yürütmek | ||
| Genel | back f. | geri sürmek | ||
| Genel | back f. | arka çıkmak | ||
| Genel | back f. | takviye etmek | ||
| Genel | back f. | geri geri gitmek | ||
| Genel | back f. | yardım etmek | ||
| Genel | back f. | geriye doğru sürmek | ||
| Genel | back f. | astarlamak | ||
| Genel | back f. | kaplamak (kitap) | ||
| Genel | back f. | sırtlamak | ||
| Genel | back f. | vazgeçmek | ||
| Genel | back f. | geriye götürmek | ||
| Genel | back f. | -e arka olmak | ||
| Genel | back f. | -e yardım etmek | ||
| Genel | back f. | arkasını imzalamak | ||
| Genel | back f. | korumak | ||
| Genel | back f. | himaye etmek | ||
| Genel | back f. | sahip çıkmak | ||
| Genel | back f. | üzerine bahse girmek | ||
| Genel | back f. | sırt geçirmek | ||
| Genel | back f. | sırt yerleştirmek | ||
| Genel | back f. | sırt kaplamak | ||
| Genel | back f. | rüzgarın yönü sağdan sola doğru değişmek | ||
| Genel | back f. | kuzey yarımkürede saat yönünün tersine yönde ve güneyde saat yönünde yön değiştirmek | ||
| Genel | back f. | rüzgarı doldurarak ve boşaltarak yelkenleri manevra yapmak | ||
| Genel | back s. | eski tarihli | ||
| Genel | back s. | arkaya doğru olan | ||
| Genel | back s. | arkasındaki | ||
| Genel | back s. | ödemesi gecikmiş | ||
| Genel | back s. | geriye doğru giden | ||
| Genel | back s. | ödenmemiş | ||
| Genel | back s. | evvelki | ||
| Genel | back s. | uzakta | ||
| Genel | back s. | gerideki | ||
| Genel | back s. | gerisindeki | ||
| Genel | back s. | gerisinde | ||
| Genel | back s. | geçmiş tarihli | ||
| Genel | back s. | ters yönde | ||
| Genel | back s. | zıt yönde | ||
| Genel | back zf. | ters | ||
| Genel | back zf. | eski yerine | ||
| Genel | back zf. | eski yerinde | ||
| Genel | back zf. | geçmişe | ||
| Genel | back zf. | geri geri | ||
| Genel | back zf. | mazide | ||
| Genel | back zf. | maziye | ||
| Genel | back zf. | sahibine | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | back zf. | eğin | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | back f. | kaşelemek | ||
| Teknik | back f. | tersten esmek | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | back i. | desen | ||
| Bilgisayar | back s. | önceki | ||
| Maden | ||||
| Maden | back i. | yüzeye en yakın geçit veya katmanın kenarı | ||
| Anatomi | ||||
| Anatomi | back i. | belkemiği | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | back s. | art | ||
| Dilbilim | back s. | dil ardı | ||
| Dilbilim | back s. | kalın | ||
| Futbol | ||||
| Futbol | back i. | bek | ||
| Osmanlıca | ||||
| Osmanlıca | back s. | zahir | ||