cross - Türkçe İngilizce Sözlük

cross

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cross — Definition

Anlamı ve Tanımı:
haç, geçmek, kızgın
Okunuş (IPA):
(AmE /krɔːs/ – BrE /krɒs/)
Terim Türü:
İsim: cross (crosses); Fiil: cross (crosses – crossed – crossing)
Haç sembolünü, bir yerden karşıya geçmeyi veya kızgınlık hâlini anlatan çok anlamlı kelimedir. Latince crux kelimesinden İngilizceye geçmiştir ve modern kullanımda dini, mekânsal ve duygusal anlamları birlikte taşır.
Eş Anlamlılar:
traverse, angry
Zıt Anlamlılar:
avoid, pleased

"cross" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cross i. haç
I noticed her necklace had a cross on it.
Kolyesinde bir haç olduğunu fark ettim.

More Sentences
cross i. çarmıh
He was sentenced to die on a cross.
Çarmıha gerilerek ölüme mahkum edilmişti.

More Sentences
cross i. çarpı
I've put a cross on the page you need to sign.
İmzalamanız gereken sayfaya çarpı işareti koydum.

More Sentences
cross f. karşıya geçmek
Look out for cars when you cross the road.
Yoldan karşıya geçerken arabalara dikkat et.

More Sentences
cross s. çapraz
If the locking knob is cross threaded, too tight, or rusted shut, it will not open.
Kilitleme düğmesi çapraz dişli, çok sıkı veya paslanmışsa açılmayacaktır.

More Sentences
Genel
cross i. melez
Our cat is a cross between Siamese and British Shorthair.
Kedimiz Siyam ve British Shorthair melezidir.

More Sentences
cross i. çile
He left us with a couple of crosses to bear.
Bize çekmemiz gereken birkaç çile bıraktı.

More Sentences
cross i. çarpı işareti
Make a cross before your name.
İsminizin önüne çarpı işareti koyun.

More Sentences
cross f. kavuşturmak (kolları)
A policeman was watching it, with his arms crossed.
Bir Polis kollarını kavuşturmuş olanları izliyordu.

More Sentences
cross f. geçmek
We saw the castle as soon as we crossed over the river.
Nehrin karşısına geçer geçmez kaleyi gördük.

More Sentences
cross f. kesişmek
Meet me where Victory Lane crosses the 43rd.
Zafer Caddesi'nin 43. Cadde'yle kesiştiği yerde buluşalım.

More Sentences
cross f. geçirmek
Cross the left section over the middle section.
Sol bölümü orta bölümün üzerinden geçirin.

More Sentences
cross f. çizmek
Cross off the names of the people who have paid their dues.
Aidatlarını ödemiş olan kişilerin isimlerinin üzerini çizin.

More Sentences
cross f. karşıdan karşıya geçmek
Fadil was crossing the street.
Fadıl karşıdan karşıya geçiyordu.

More Sentences
cross f. (kol vb.) kavuşturmak
She listened to me with her arms crossed.
Kollarını kavuşturmuş beni dinliyordu.

More Sentences
cross f. melezleştirmek
They crossed plums with apricots and created a hybrid fruit called pluot.
Erikle kayısıyı melezleştirerek pluot adında hibrit bir meyve yaratmışlardır.

More Sentences
cross f. karşı gelmek
I'm warning you; do not cross me!
Seni uyarıyorum; bana karşı gelme!

More Sentences
cross s. kızgın
He's very cross.
Çok kızgın.

More Sentences
cross s. çaprazlama
This cross would result in five basic phenotypes and nine genotypes.
Bu çaprazlama beş temel fenotip ve dokuz genotiple sonuçlanacaktır.

More Sentences
cross s. küskün
Mayuko looks cross.
Mayuko küskün görünüyor.

More Sentences
cross s. gücenmek
Before you get cross, let me try to explain.
Siz gücenmeden evvel açıklamama izin verin.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
cross f. aşmak
You're not supposed to cross that line!
O çizgiyi aşmamanız lazımdı!

More Sentences
Teknik
cross f. karşıdan karşıya geçmek
Fadil was crossing the street.
Fadıl karşıdan karşıya geçiyordu.

More Sentences
cross s. çapraz
If the locking knob is cross threaded, too tight, or rusted shut, it will not open.
Kilitleme düğmesi çapraz dişli, çok sıkı veya paslanmışsa açılmayacaktır.

More Sentences
Biyoloji
cross i. çaprazlama
This cross would result in five basic phenotypes and nine genotypes.
Bu çaprazlama beş temel fenotip ve dokuz genotiple sonuçlanacaktır.

More Sentences
Spor
cross i. kros
She is the daughter of cross country skier Guidina Dal Sasso.
Kros kayakçısı Guidina Dal Sasso'nun kızıdır.

More Sentences
Genel
cross i. hile
cross i. elem
cross i. musibet
cross i. artı işareti
cross i. salip
cross i. geminin veya uçağın rotasına aykırı esen (rüzgar)
cross i. put
cross i. cefa
cross i. keder
cross i. istavroz
cross i. ıstavroz
cross i. çapraz işareti
cross i. dert
cross i. gam
cross i. kırma
cross i. istavroz parça
cross i. mukabil
cross i. haç benzeri şövalye arması
cross i. haç benzeri şövalye arması takan kimse
cross i. hanedanlık armalarında kullanılan bir figür
cross i. adil olmayan rekabet
cross i. hileli durum
cross i. sahtekarlık
cross i. yasa dışı uygulamalar
cross f. bozmak
cross f. çaprazlaştırmak
cross f. melezlemek
cross f. üst üste atmak
cross f. engellemek
cross f. geçişmek
cross f. geçmek (karşıdan karşıya)
cross f. çapraz çizgiler çizmek
cross f. karşılaşmak
cross f. haç işareti yapmak
cross f. atlatmak
cross f. darılmak
cross f. üstüne çizgi çizmek
cross f. kızmak
cross f. kesiştirmek
cross f. (karşıya) geçmek
cross f. melez ırk üretmek
cross f. çakışmak
cross f. öbür tarafına geçmek
cross f. -e karşı gelmek
cross f. çizgi çizmek
cross f. falcının eline bozuk para koymak
cross f. (şans getirmesi için) parmaklarını çapraz yapmak
cross f. doğru söylediğini göstermek için kalbinin üzerinde çarpı işareti yapmak
cross f. ata binmek
cross f. bacaklarını açarak binmek
cross s. dargın
cross s. hilekar
cross s. ters
cross s. huysuzlanmış
cross s. huysuz
cross s. aykırı
cross s. hırçın
cross s. kesişen
cross s. düzenbaz
cross s. zıt
cross s. gücenik
cross s. öfkeli
cross s. aksi
cross s. küs
cross s. titiz
cross s. karşıt
cross s. bir taraftan öbür tarafa geçen
cross zf. paralel olmayan
cross zf. çaprazlamasına
cross ed. boyunca
Ticaret/Ekonomi
cross i. çapraz işlem
Teknik
cross i. istavroz parçası
cross i. ikili müstakil devre iletkenleri arasındaki bir elektrik kontağı
cross i. maden giriş katı
cross i. melanj
cross i. kruva
cross f. çaprazlamak
cross s. karşıt
Bilgisayar
cross i. çapraz kesişme
Telekom
cross f. (telefon hatlarını) paralel bağlamak
Tekstil
cross i. haç şeklinde dikilmiş deri parçası
Havacılık
cross i. düz uçuş
cross i. uçak ve uçuş koşulları için en uygun sürat ve yükseklikteki uçuş
Denizcilik
cross f. (yelken) direğe bağlamak
cross f. başka geminin pruvaları önündeki yolu kesmek
Medikal
cross i. çapraz direnç
Biyoloji
cross i. melezleme
cross s. melezlenmiş
cross s. çaprazlanmış
cross s. çekinik karakteri heterozigot olarak taşıyan
Gökbilim
cross i. güneyhaçı (takımyıldızı)
Tarım
cross f. daha önceden sürülmüş araziyi sürmek
Dini
cross i. çarmıha germe
cross i. hazreti isa'nın çarmıha gerilmesi ve ölümü
cross i. hazreti isa'nın ölümü yoluyla kurtuluş müjdesi
cross i. dini seremonilerde kullanılan haçlı asa
cross i. hristiyanlık
cross i. hristiyan
cross f. üzerinde haç işareti yapmak
cross f. kutsamak
Coğrafya
cross i. irlanda'da yerleşim yeri
cross i. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
cross i. kamerun, nijerya ve gine'den geçen bir nehir
Spor
cross f. (at yarışı veya poloda) başka atın geçtiği yoldan geçmek
cross f. başka atın daha önce geçtiği yolda ilerlemek
Futbol
cross i. orta
cross f. (topu) sağ veya sol kanattan saha ortasına atmak
Boks
cross i. kroşe
İskambil
cross f. (euchre oyununda) çevrilen karttan farklı bir rengin kozu olarak adlandırmak
Müzik
cross f. çaprazlama yapmak
Tiyatro
cross i. tiyatro sahnesinin bir tarafından öbür tarafına doğru hareket etme
Eski Kullanım
cross i. madeni para üstündeki haç şeklindeki baskı
cross i. üzerinde haç şeklinde baskı olan madeni para
cross i. kesişim
cross zf. bir yandan öbür yana
cross zf. karşıdan karşıya
cross zf. karşıya
cross zf. bir baştan öbür başa
cross zf. tersine
cross zf. aksi yönde
cross zf. elverişsiz bir şekilde
cross zf. zararlı bir şekilde
Argo
cross i. hileli maç
cross i. hileli oyun

"cross" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cross-examine f. çaprazlama sorgulamak
be cross f. küsmek
get/be cross (with somebody) f. küsmek
Genel
cross haul i. halatla yükleme
cross site scripting i. siteler arası betik çalıştırma
cross level i. tekerlek eğriliği
cross action i. mukabil dava
cross section i. transeksiyon
cross reference i. dipnot
hot cross bun i. çörek
double cross i. aldatma
cross reference i. çapraz ilgi
papal cross i. papalık haçı
cross spar i. uçurtmalarda ortaya dik olarak gelen çıta
cross site scripting i. siteler ötesi betik çalıştırma
red cross i. kızılhaç
cross sectional data i. enlemesine veri
cross purposes i. çelişen amaçlar
cross vault i. haç tonoz
patriarchal cross i. patrik haçı
cross talk i. tartışma
cross breeding i. birbirinden farklı iki hayvan türünü çiftleştirme
cross border i. sınır ötesi
cross slide i. çapraz kızak
calvary cross i. kalvari haçı
cross correlation i. çaprazilinti
cross covariance i. çaprazdeğişinti
cross purposes i. aykırılık
cross breeding i. melezleme
cross talk i. cızırtı
cross word i. çapraz bulmaca
victoria cross i. kahramanlık nişanı
cross fire i. yaylım ateşi
cross eye i. şaşılık
the cross i. haç
red cross i. kızıl haç
the red cross i. kızılhaç
cross haul i. halatla yükleme (kamyonla vb)
cross breeding i. melez ırk yetiştirme
cross ply i. çapraz kat
tau cross i. haç
crooked cross i. gamalı haç
the sign of the cross i. haç işareti
cross foreign exchange rate i. çapraz döviz kuru
the cross i. haç hristiyanlığın simgesi
maltase cross i. malta haçı
cross current i. çapraz akım
the cross i. put
cross word i. bulmaca
cross examination i. sorguya çekme
cross boundary communication i. sınır ötesi haberleşme
cross boundary communication i. sınır ötesi iletişim
cross section i. kesit
cross street i. enine yol
cross section i. enkesit
cross reference i. gönderme
cross section i. enine kesit
cross street i. çapraz yanyol
cross-reference i. kitapta gönderme
cross examination i. çapraz sınama
cross-eye i. göz kayması
cross-country skiing i. kayak krosu
cross-section i. arakesit
cross-ball i. orta
cross-purposes i. zıtlık
cross reference i. çapraz-başvuru
cross-section study i. yatay inceleme
cross-section i. ortalama
cross-cousin marriage i. akraba evliliği
cross-language information retrival i. dillerarası bilgi geri alma
cross-country tyre i. arazi lastiği
cross-section i. profil
cross-bench i. parlementoda bağımsızların oturacak yerleri
cross-country race i. kır koşusu
cross-country i. kros
cross-grid i. çapraz ızgara
cross-dominance i. çapraz baskınlık
cross-cultural communication i. kültürlerarası iletişim
cross-purposes i. aykırılık
cross-purposes i. yanlış anlama
cross-cultural studies i. kültürlerarası çalışmalar
cross-country i. kayak krosu
cross-docking i. çapraz yükleme
criss-cross diagonals i. çift çapraz diyagonaller
cross-country running i. kros koşusu
cross-country i. kır koşusu
cross-reference i. gönderme
cross-sectional paper i. milimetrik kağıt
cross-examine i. çapraz sorgu
cross-arm i. çapraz kol
cross-reference i. iç gönderme
cross-country skiing i. kros kayağı
cross-roads i. kavşak
cross-country i. kros kayağı
cross-roads i. dörtyolağzı
multi-discipline and cross sectors i. çok disiplinli ve etkileşimli sektörler
cross participation i. karşılıklı katılım
cross-dominance i. her iki elini de kullanma
cross-examination i. sorgu
cross-cultural communication i. kültürler arası iletişim
cross stitch patterns i. kanaviçe örnekleri
cross stitch chart i. kanaviçe şema
cross-country skiing i. kır kayağı
red cross blood center i. kızılhaç kan merkezi
red cross doctor i. kızılhaç doktoru
stations of the cross i. çarmıh durakları
cross-cultural awareness i. kültürler arası farkındalık
inverted cross i. ters haç
cross rhyme i. çapraz kafiye
true cross i. hz. isa'nın gerildiği çarmıhın kalıntıları olduğuna inanılan parçalara verilen ad
cyclo cross i. bisiklet krosu
descent from the cross i. isa'nın çarmıhtan indirilmesi
cross-guard i. balçak
tau cross i. tau haçı
cross scheduling i. çapraz programlama
a cross from the left/right i. soldan orta
british red cross i. i̇ngiliz kızılhaçı
market cross i. pazar kurularak tebligatların verilmesi veya ilamların okunması gibi faaliyetlerin yürütüldüğü haç şeklinde bina
snowboard cross i. bir tür snowboard yarışı
millrind cross i. hanedan armalarında kullanılan bir tür haç
cross moline i. hanedan armalarında kullanılan bir tür haç
cross of lorraine i. lorraine haçı
cross of lorraine i. sahip olduğu dikey çubuğun orta noktasının üzerinde ve altında olmak üzere iki adet enine çubuk içeren haç
lorraine cross i. lorraine haçı
lorraine cross i. sahip olduğu dikey çubuğun orta noktasının üzerinde ve altında olmak üzere iki adet enine çubuk içeren haç
double cross i. didinip durma
double cross i. kazanma
double cross i. kazanmaya çalışma
double cross i. kazanmak için uğraşma
double cross i. yenilgiyi kabul etmeme
double cross i. galibiyet alma
cross section i. başkesit
cross section i. başkesit
cross fire i. çapraz ateş
cross talk [uk] i. hazırcevaplık
cross fire i. çatışmalı durum
cross-index i. çapraz indeks oluşturan not veya not dizisi
cross bottony i. (hanedan armalarında) kolları yonca oluşturan haç
cross [scotland] i. piyasa
cross fitche i. alt kolu sivri olan haç
cross-crosslet i. (hanedan armalarında) kollarının uçları artı şeklinde olan haç
cross file i. zımpara taşı düzeltme eğesi
cross stroke i. bir şeyi keserek üzerinden geçen çizgi
cross fire i. hararetli atışma
cross-classification i. çapraz sınıflandırma
cross purpose i. gülünç fikir kombinasyonlarının oluşturulduğu bir soru cevap oyunu
cross-check i. çapraz kontrol aracı
cross fire i. kıran kırana laf dalaşı
cross-check i. çapraz kontrol yapma
cross double fitché i. kollarının uçları iki sivri uca ayrılan haç