angry - Türkçe İngilizce Sözlük

angry

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

angry — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kızgın, öfkeli
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈæŋɡri/ – BrE /ˈæŋɡri/)
Terim Türü:
Sıfat
Öfke duygusu yaşayan veya kızgınlık ifade eden durumu niteleyen sıfattır. Anger kök ailesinden gelir ve temel duygu sıfatlarındandır.
Eş Anlamlılar:
mad, irate, furious
Zıt Anlamlılar:
calm, pleased, unangry

"angry" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
angry s. kızmış
I don't see why you are angry with me.
Bana neden kızdığınızı anlamıyorum.

More Sentences
angry s. hiddetli
You look pretty angry.
Oldukça hiddetli görünüyorsun.

More Sentences
angry s. sinirli
She was angry because I hadn’t told her my plans.
Ona planlarımı anlatmadığım için sinirlenmişti.

More Sentences
angry s. kızgın
I came home late and my mother was angry.
Eve geç geldiğim için annem çok kızgındı.

More Sentences
angry s. öfkeli
Angry customers swamped the company with complaints.
Öfkeli müşteriler şirketi şikayet yağmuruna tuttu.

More Sentences
Genel
angry s. fırtınalı (hava)
Teri got anxious about her flight because of the angry sky.
Teri, fırtınalı hava nedeniyle uçuşu konusunda endişeliydi.

More Sentences
angry s. kızgın
I came home late and my mother was angry.
Eve geç geldiğim için annem çok kızgındı.

More Sentences
angry s. öfkeli
Angry customers swamped the company with complaints.
Öfkeli müşteriler şirketi şikayet yağmuruna tuttu.

More Sentences
angry s. iltihaplı
She had better get her angry wound on her arm checked.
Kolundaki iltihaplı yarayı kontrol ettirse iyi olur.

More Sentences
angry s. hırslı
angry s. dargın
angry s. gazaplı
angry s. kızarmış
angry s. gücenik
angry s. küs
angry s. (hava) fırtınalı
angry s. fırtınalı
angry s. azgın (su)
angry s. kudurmuş
angry s. huysuz

"angry" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 141 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
be angry f. kızmak
get angry f. öfkelenmek
get angry f. sinirlenmek
be angry f. küsmek
Genel
getting angry i. sinirlenme
angry crowd i. sinirli kalabalık
angry crowd i. öfkeli kalabalık
angry man i. kızgın adam
angry face i. kızgın yüz
angry customer i. kızgın müşteri
angry face i. kızgın surat
angry bees i. kızgın/öfkeli arılar
angry waves i. azgın dalgalar
twelve angry men i. on iki kızgın adam
angry language i. kızgın dil
angry language i. sinirli dil
angry population i. öfkeli nüfus
angry population i. öfkeli halk
angry walk i. sert veya tehditkar yürüyüş
make angry f. sinir etmek
get angry f. kızmak
make angry f. kafasını kızdırmak
be angry f. kızmak
get angry f. ateşlenmek
get very angry f. illet olmak
be very angry f. ateş püskürmek
get angry f. hiddetlenmek
get angry f. kafası bozulmak
get angry f. sinirlenmek
get angry f. kafası kızmak
be angry f. ateş püskürmek
become angry f. nevri dönmek
get angry to f. darılmak
make angry f. sinirlendirmek
make angry f. öfkelendirmek
get angry f. hırslanmak
be angry about f. sinir olmak
get angry f. sinir yapmak
make angry f. sinir bozmak
make angry f. küstürmek
be angry with f. küsmek
become angry f. sinirlenmek
be angry with someone f. birine gücenmiş olmak
be angry f. darılmak
get angry f. kızışmak
be angry at f. kızgın olmak
be angry f. bozuk çalmak
get angry f. kafası atmak
be angry with somebody f. kızmak
get angry with f. birisine sinirlenmek
get angry with f. birisine öfkelenmek
get angry f. sinir olmak
get angry f. siniri oynamak
be angry at f. -e kızmak
be violently angry at f. çok kızmak
become very angry f. çok sinirlenmek
calm down the angry crowd f. öfkeli kalabalığı sakinleştirmek
get angry easily f. kolay sinirlenmek
make someone angry on purpose f. birini bilerek sinirlendirmek
make someone angry f. birini sinirlendirmek
be angry at oneself f. kendine kızmak
be angry with someone for something f. bir şey için birine sinirli olmak
angry with s. kavgalı
angry with s. gücenmiş
angry with s. kızgın
angry with s. dargın
angry at s. -den dolayı kızmış
angry-looking s. kızgın görünümlü
angry-looking s. sinirli
angry-looking s. suratsız
angry-looking s. kızgın
İfadeler
you have every reason to be angry expr. kızmakta haklısın
you have every reason to be angry expr. sinirlenmekte haklısın
Atasözü
hungry man is an angry man aç insan sinirli insandır
hungry man is an angry man aç insan öfkeli insandır
a hungry man is an angry man insan açken sinirli/öfkeli olur
a hungry man is an angry man aç insan sinirli olur
a hungry man is an angry man açlık insanda sinir yapar
a hungry man is an angry man aç insan sinirli insandır
a hungry man is an angry man aç insan öfkeli insandır
Konuşma Dili
become very angry f. deliye dönmek
become very angry f. şalteri atmak
become very angry f. çılgına dönmek
become very angry f. şalterleri atmak
be a little angry f. biraz kızgın olmak
get really angry f. çok sinirlenmek
Deyim
angry young man i. geleneksel değerlerin ve toplumun karşısında duran genç adam
angry young man i. geleneksel değerlere ve topluma karşı isyan eden genç adam
angry young man i. yazılarında geleneksel toplumu eleştiren 20. yüzyıl ingiliz yazarlar grubu üyesi kimse
be violently angry at f. çiğ çiğ yemek
wax angry f. öfkeli konuşmak
be angry at someone f. birine kızmak/sinirlenmek
angry enough to chew nails expr. çok kızgın
angry enough to chew nails expr. öfke küpü
angry enough to chew nails expr. çok öfkeli
angry enough to chew nails expr. küplere binmiş
angry enough to chew nails expr. çok sinirlenmiş
angry enough to chew nails expr. çok sinirli
Konuşma
are you angry? ünl. kızgın mısınız?
I was angry ünl. kızgındım
are you angry? ünl. kızgın mısın?
I'm still angry at you expr. sana hala kızgınım
I am angry at you expr. sana kızgınım
I am angry with you expr. sana kızgınım
I am very angry with you expr. sana çok kızgınım
are you angry with me? expr. bana kızgın mısın?
are you still angry? expr. hala kızgın mısın?
I'm angry expr. kızgınım
I'm angry with you expr. sana kızgınım
I'm angry with you expr. kızgınım sana
are you still angry? expr. kızgın mısın hala?
don't be angry with me expr. lütfen kızma bana
why am I so angry? expr. niye mi bu kadar kızgınım?
why are you so angry? expr. niye bu kadar kızgınsın?
why are you so angry? expr. neden bu kadar kızgınsın?
what makes you angry? expr. seni ne sinirlendirir?
what makes you angry? expr. seni neler sinirlendirir?
I have never seen you angry expr. seni hiç sinirli görmedim
I am very angry expr. ben çok sinirliyim
I am very angry expr. ben çok kızgınım
you must have been so angry with me expr. bana çok kızmış olmalısın
I know you're angry expr. kızgın olduğunuzu biliyorum
I know you're angry expr. sinirli olduğunu biliyorum
I know you're angry expr. sinirli olduğunuzu biliyorum
I know you're angry expr. kızgın olduğunu biliyorum
I'm getting angry expr. sinirlenmeye başlıyorum
I'm getting angry expr. kızmaya başlıyorum
are you angry at me? expr. bana kızgın mısın?
are you angry at me? expr. bana kızdın mı?
if we're angry at them expr. eğer onlara kızgın isek
if we're angry at them expr. onlara kızgınsak
if we're angry at them expr. onlara kızgın isek
if we're angry at them expr. eğer onlara kızgınsak
I am so angry at you expr. sana çok kızgınım
she has every right to be angry at me expr. bana kızgın olmakta çok haklı
I am angry with you expr. sana kızıyorum
I am angry with you expr. sana kızgınım
Siyasal
angry young man i. ekonomik veya sosyal adaletsizliği sert bir şekilde eleştiren kimse
Bilgisayar
angry birds i. kızgın kuşlar
angry garden salad i. grafik olarak kötü yapılmış, işlevleri birbirine karıştıran kullanıcı arayüzü
Edebiyat
angry young man i. 1950'lerde ortaya çıkan bir grup ingiliz yazardan oluşan ve sosyal konuları protesto eden bir grup