disabled - Türkçe İngilizce Sözlük

disabled

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

disabled — Definition

Anlamı ve Tanımı:
engelli, işlevsiz
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪsˈeɪbəld/ – BrE /dɪsˈeɪbəld/)
Terim Türü:
Sıfat: disabled
Fiziksel, zihinsel veya işlevsel kısıtlılık durumu. Disable fiilinden türeyen sıfat, engellenmişliği belirtir. Sosyal ve teknik dilde, erişim kısıtıyla ilişkilidir
Eş Anlamlılar:
impaired
Zıt Anlamlılar:
able-bodied

"disabled" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
disabled s. engelli
The whole subway system will be much more suitable for disabled people at the end of this year.
Bu yılın sonunda tüm metro sistemi engellilere çok daha uygun hale gelecek.

More Sentences
disabled s. özürlü
We have to have funding for major research into the status of disabled people.
Özürlülerin durumuna ilişkin büyük araştırmalar için fon sağlamalıyız.

More Sentences
Genel
disabled s. özürlü
We have to have funding for major research into the status of disabled people.
Özürlülerin durumuna ilişkin büyük araştırmalar için fon sağlamalıyız.

More Sentences
disabled s. devre dışı
If they were disabled for that purpose, the payments system would be seriously damaged.
Bu amaçla devre dışı bırakılmaları halinde ödemeler sistemi ciddi şekilde zarar görecektir.

More Sentences
disabled s. engelli
The whole subway system will be much more suitable for disabled people at the end of this year.
Bu yılın sonunda tüm metro sistemi engellilere çok daha uygun hale gelecek.

More Sentences
disabled i. fiziksel veya zihinsel engelli bireyler
disabled s. malul
disabled s. etkisiz kılınmış
disabled s. elverişsiz
disabled s. çürük
disabled s. ehliyetsiz
disabled s. kullanışsız
disabled s. etkisiz kılınan
disabled s. seçilemez
disabled s. erksiz
disabled s. etkisiz
disabled s. etkin değil
disabled s. geçersiz kılınmış
disabled s. devreden çıkarılmış
disabled s. çalışamaz
disabled s. sakatlar
disabled s. menedilmiş
disabled s. hizmet dışı kalmış
disabled s. özrü olan
disabled s. işlevsiz
Hukuk
disabled s. resmen yetkisiz kılınmış
disabled s. yasal olarak diskalifiye edilmiş
Teknik
disabled s. çalışamaz
Bilgisayar
disabled s. devredışı
disabled s. seçilemez kılınmış
Bilişim
disabled s. seçilemez kılınmış
Otomotiv
disabled i. hizmet dışı araç
Medikal
disabled s. malül
Argo
disabled s. sakat

"disabled" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 101 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
disabled person i. malul
disabled children i. özürlü çocuklar
disabled soldier i. harp malulü
learning disabled teenagers i. öğrenme özürlü ergenler
learning disabled children i. öğrenme özürlü çocuklar
learning disabled youth i. öğrenme özürlü gençler
communication aids for disabled i. sakatlar için iletişim araçları
disabled state i. çalışamazlık durumu
disabled time i. çalışamazlık süresi
elevator for disabled i. engelli asansörü
lift for disabled i. engelli asansörü
dog for the disabled i. rehber köpek
technical aids for disabled persons i. engelli kişiler için teknik yardım malzemeleri
disabled toilet i. engelli tuvaleti
disabled access ramp i. özürlü rampası
disabled access ramp i. engelli rampası
disabled chair i. tekerlekli sandalye
disabled chair i. engelli arabası
disabled person i. engelli kişi
disabled student i. engelli öğrenci
be disabled f. devre dışı kalmak
become disabled f. sakatlanmak
be physically disabled f. eli ayağı tutmamak
become disabled f. iş göremez hale gelmek
become permanently disabled f. sakat kalmak
walking disabled s. yürüme özürlü
walking disabled s. yürüme engelli
physically disabled s. fiziksel özürlü
physically disabled s. bedensel özürlü
mentally disabled s. zihinsel engelli
gravely disabled s. ağır engelli̇
disabled-friendly s. engelli dostu
intellectually disabled s. zihinsel engelli
visually disabled s. görme engelli
dav (disabled american veterans) kısalt. engelli amerikan gazileri
d.a.v. (disabled american veterans) kısalt. engelli amerikan gazileri
İfadeler
please give your seat to an elderly or disabled person expr. lütfen yaşlı ve sakatlara yer veriniz
please give your seat to an elderly or disabled person expr. yaşlılara ve sakatlara yer veriniz
Konuşma
I'm disabled expr. ben engelliyim
are there any restrooms for the disabled? expr. engelliler için tuvalet var mı?
are there any toilets for the disabled? expr. engelliler için tuvalet var mı?
Ticaret/Ekonomi
production centre for the disabled i. engelliler üretim merkezi
disabled employee i. özürlü çalışan
disabled staff i. engelli personel
disabled employee i. engelli personel
disabled workers i. sakat işçiler
disabled workers i. bedensel engelli işçiler
mandatory employment of disabled persons i. özürlü işçi çalıştırma zorunluluğu
Hukuk
mentally disabled person i. zihinsel engelli kişi
Siyasal
disabled refugee i. engelli mülteci
council of disabled people i. engelliler meclisi
council of disabled people i. engelliler konseyi
convention on the rights of disabled people i. engeli hakları sözleşmesi
registered disabled s. (eskiden ingiltere'de) kronik hasta ve engelliler yasası uyarınca yerel bir otorite siciline kayıtlı olan (engelli)
registered disabled s. işgücü hizmet komisyonunca yeşil kimlik verilerek özel istihdam hakları kazanan (engelli)
Kurum/Kuruluş
administration for disabled people i. özürlüler idaresi başkanlığı
solidarity association for the physically disabled i. bedensel engellilerle dayanışma derneği
foundation for disabled people i. fiziksel engeliler vakfı
prime ministry department of the administration of the disabled i. başbakanlık özürlüler idaresi başkanlığı
directorate general of services for the elderly and disabled i. özürlü ve yaşlı hizmetleri genel müdürlüğü
Teknik
disabled state i. çalışamazlık durum
disabled drivers control i. etkisiz olan sürücü kontrolleri
disabled vessel i. hareket edemeyen gemi
technical aids for disabled persons i. özürlü kişiler için teknik yardımlar
technical aids for disabled persons i. engelli kişiler için teknik yardımcılar
Bilgisayar
user disabled i. kullanıcı tarafından devre dışı
adapter disabled i. bağdaştırıcı devre dışı
disabled state i. erksiz durum
disabled link i. devre dışı bağlantı
disabled time i. çalışamazlık süresi
disabled device i. devre dışı aygıt
disabled actions i. devre dışı kalmış işlemler
disabled text i. etkin olmayan metin
disabled items i. devre dışı öğeler
disabled state i. çalışamazlık durumu
snmp disabled expr. snmp devre dışı bırakıldı
system disabled expr. sistem tarafından devre dışı
icm disabled expr. icm devre dışı
Bilişim
disabled state i. erksiz durum
disabled state i. çalışmaz durum
disabled time i. çalışmazlık süresi
Telekom
carrier-off state and transmission disabled state i. taşıyıcısız durum ve göndermenin yapılmadığı durum
İnşaat
disabled refuge call system i. engelli yardım çağrı sistemi
Otomotiv
disabled driver i. engelli sürücü
Denizcilik
disabled ship i. manevradan aciz gemi
Medikal
communication aids for disabled i. sakatlar için iletişim araçları
disabled individual i. sakat kişi
sight-disabled person i. görme engelli birey
non-disabled s. engelli olmayan
Psikoloji
learning-disabled s. öğrenme güçlüğü olan
Sosyal Bilimler
turkey disabled's education and solidarity foundation i. türkiye özürlüler eğitim ve dayanışma vakfı
disabled care i. engelli bakımı
Eğitim
learning disabled youth i. öğrenme özürlü gençler
learning disabled children i. öğrenme özürlü çocuklar
learning disabled teenagers i. öğrenme özürlü ergenler
Askeri
disabled on active duty i. vazife malulü
disabled war veteran i. harp malulü
service-disabled s. vazife malulü
Spor
international sports organisation for the disabled (isod) i. uluslararası özürlüler spor organizasyonu
the disabled list [usa] i. takımdaki sakat oyuncu listesi
disabled list [us] i. (beyzbolda) sakatlık veya hastalık nedeniyle maça çıkamayacak oyuncuların listesi